‘ gebelikte saç dökülmesi ’

Hamilelikte saç dökülmesi

By on Aralık 12, 2012

Bilgiler dermatoloji dergisinden alınmıştır.Gebelik döneminde, birtakım kompleks fizyolojik hormonal degisiklikler meydana gelmektedir. Bu degisiklikler kılgelisimine de etki etmektedir. Hirsutismus, saçlı derininkalınlasması, gebelik sonrası telojen e$uvium ve androgenetikalopesi gebeligin fizyolojik degisiklikleri olarak ele alınmaktadır

. Gebelikte, saçın miktarı, yapısı ve büyümesi üzerinde birçokfaktör etki etmektedir. Hormonal degisimlerin yanı sıra çesitlibeslenme eksiklikleri ile ilgili faktörler, psikolojik nedenler, gebeliksırasında gelisebilen tiroid bezi hastalıkları (tiroidit gibi)saç dökülmesini baslatabilmektedir. Gebelik sonrasında gelisentelojen e$uvium geçici olmakla birlikte bazı kisilerde dökülmesüreci uzamakta ve androgenetik alopesi gelismektedir .Gebelikte hormon metabolizması karmasıktır. Östrojen ve progesteronungebelikte artısı, saç özelliklerinin degismesindeönemli role sahiptir. Benzer sekilde dogum sonrası hormondüzeylerindeki (östrojen) ani düsme de saç kayıpları ilesonuçlanmaktadır. Androjenlerin ve androjen reseptörlerininandrojenik alopesideki yeri iyi bilinmektedir. Son yıllardaöstrojenlerin gerek deri gerekse saç üzerindeki etkisiyle ilgiliarastırmalar artmaktadır. Birçok hormonun deri ve saç üzerinde

etkisi vardır ve hedef steroid reseptör gen süper ailesidir. Bureseptörlere androjenler, östrojenler, progestinler, glukokortikosteroidler,tiroid hormonları, retinoidler ve deltanoidlerbaglanmaktadır. Gebelik olmadıgı durumda östrojen, primerolarak gonadlardan salınır iken beyin, meme, deri de bu hormonu

üretebilir. Deri #broblastları ve adipozitler de süreklidüsük düzeyde östrojen üretirler . Bu dokulardaki aromatazenzimi androjen/östrojen metabolizmasında interaktif bir yoldur. Gebelik döneminde, artan östrojen hormonu için hedefdokular, vasküler doku, deri, meme ve uterustur. Diger hedefdokular, tiroid bezi, paratiroid bezi, adrenal bezler ve kıldır. Budokular östrojen reseptör- beta için primer hedef dokulardır.Bununla birlikte, erkek sıçanlarda yapılan çalısmalarda saçkalınlıgında ve kıl follikül siklus regülasyonunda östrojenreseptör-alfa’nın etkin oldugu bildirilmistir .Östrojen reseptörleri temel olarak, uterus, meme, placenta,karaciger, santral sinir sistemi, kardiyovasküler sistem, kemik,overler, prostat, testis, tiroid, paratiroidler, adrenal bezler, pankreas,safra kesesi ve en önemlisi deri ve kılda bulunurlar .Östrojenlerin kıl folliküllerine etkileri gebelikte belirgin olarakkarsımıza çıkmaktadır. Saçlı deri kıl follikül sikluslarında hormonyönetimli degisiklikler meydana gelmektedir. Postpartumdönemde anagen fazdaki folliküllerde sabit artıs, telogenfazdaki foliküllerde azalma görülmektedir. Postpartum dönemdenormal dökülme hızından 2-3 kat fazla saç kaybı meydana

gelmektedir .Postpartum alopesi telogen saç dökülmesinin en sık tanımlanantipidir. Pecoraro, Barman ve Astore gebeligin ikinci ve üçüncü

trimesterinde, gebe olmayan kadınlara oranla (%84) anagensaç kıllarda progresif bir artma (%90 ve %94) saptamıslardır. Dogumu takiben anagen kılların yüzdesinde, telogen kılyüzdesindeki artmaya paralel olarak hızlı bir azalma olur. Postpartumtelogen saç oranı %24-65 arasında degismektedir .Saç dökülmesi postpartum bir ile dördüncü ay arasında baslarve bir yıl kadar uzun sürede sonlanabilir. Sıklıkla dökülme süresi6 aydan kısadır .

Gebelikte kıl yogunlugunda artıs ya da hirsutismus, kıl siklusununuzamasıyla günlük saç dökülmesinde azalma izlenir.Posterior saçlı deride östrojen, kıl saftı uzamasını azaltarak,büyümeyi yavaslatır. Frontal bölge saçlarında ise, androjen hormonlarayanıt olarak incelme ve büyümenin yavaslaması görülür.Saçların uzaması, gebelikte telojen dönemin uzaması ileiliskilidir. Gebelikte artan tiroid hormonları, koriyonik tirotropin,tirotropin releasing hormon, ACTH benzeri madde ve androjen-Derleme71Dermatoz 2012 ; 3: 70-72.Derlemeler de saç üzerinde etkilidirler. Plasenta tarafından salgılanırlar,geç gebelik döneminde fazla üretilirler ve dogumda hızladüserler .Kıl siklusu temel olarak üç fazda incelenmektedir: anajen, katajen

ve telojen. Yapılan çalısmalarda östrojenin anajen ve telojendönemde etkisinin oldugu saptanmıstır . Gebeligin geçdöneminde telojen oranı %35’ten yaklasık %50 oranına yükselmektedir.Dogum sonrası dönemde ise, telojen e$uviumzamanla normale dönmektedir . Çogunlukla kabul gören,

gebelik süresince yüksek olan östrojen seviyelerinin trikogramdakifoliküler siklusun anajen fazının uzamasından sorumlututulmasıdır. Ilk trimesterdeki gebe kadında %81, gebe olmayankadında ise %84 oranında anagen kıl mevcuttur. Ikincive üçüncü trimester boyunca sırasıyla %90 ve %94 oranında

anagen kıl mevcut iken, saç kılı sayımı ilk trimesterdekindendaha azdır. Gebelerde pariyetal saçlı derideki saç yogunluguilk trimesterla karsılastırıldıgında (246.7/cm2) ikinci ve üçüncütrimesterda (166,3/cm2 ve 195,8/cm2) belirgin olarak daha azsaptanmıstır. Ayrıca, gebe olmayanlara oranla gebe kadınlarda

kalın saç oranının arttıgı ve saç uzamasının yavasladıgıbildirilmistir Kıl siklusunda mevsimsel degisiklikler olabilmektedir. Daha ılıkmevsimlerde kıl büyümesi artar. Eylülde büyüme pik yaparkenaralık-haziran arasında büyüme hızının daha düsük oldugu bilinmektedir.Bu nedenle, sonbaharda dogum yapanlarda dahafazla dökülme olabilmektedir (hormonal+mevsimsel etki) Gebelikte kıl yogunlugunda artıs beklenen bir durumdur. Hirsutismus

ile birlikte akne ve diger virilizasyon bulgularınınolması diger hastalıklar açısından ayrıntılı inceleme gerektirir(sekretuvar tümörler, luteoma, lutein kist, polikistik overler).Asırı kıllanmada maskülinize kız fetüs olma riski bulunmaktadır.Hipertrikozis genellikle gebeligin 2. yarısında belirgindir. Virilizasyona

neden olan tümörlerin varlıgında androgenetik alopesigörülmektedir. Dogumdan hemen sonra belirginlesir. Gebeliksırasında fark edilmeyebilir. Hastada hem telojen e$uviumhem de androgenetik alopesi izlenebilir. Kıl artısı, östrojen anajendönemi uzattıgı için generalize olabilir, yeni kıl olusumunu

uyarabilir ve generalize hipertrikoz gözlenir. Hormon düzeyigebelik öncesi düzeye indiginde ise telojen miktar artmaktadır.Bazı kadınlarda oral kontraseptif kullanımı kesildiginde diffüzalopesi görülebilmektedir. Bazen de, oral kontraseptifkullanımı sırasında saç dökülmesi görülebilir. Oral kontraseptifkullanımından sonra alopesi gelisen hastalarda telogen saçoranları ölçülmüstür. Bazı hastalarda yüksek telogen oranlarıvarken digerlerinde saptanmamıstır. Postpartum saç dökülmesiile postkontraseptif saç kaybını iliskilendirilmeye çalısılmıs,ancak ikisi arasında anlamlı bir iliski saptanamamıstır. Oralkontraseptif kullanımı süresince olan saç kaybı ile ilgili olarakGri&ths altı hasta tanımlamıstır. Altı hastadan üçünde ilaçları

degistirdikten 1-5 ay sonra saç dökülmesi olmus, diger üç hastadaise tedaviden 6-28 ay sonra saç dökülmesi tanımlanmıstır.Altı hastanın kullandıgı kontrasepti’erdeki progestinlerin ılımlıandrogenik potense sahip olmaları nedeniyle, ilaçların alttayatan androgenetik alopesiyi alevlendirdigi düsünülmüstür.Saçlı deri biyopsisi altı hastadan da alınmıs ve hiçbir karakteristikbulgu gözlenmemistir . Zaun ve ark bazı kadınlarda

oral kontraseptif kullanımının erken aylarında telogenyüzdesindeki artısı göstermislerdir . Bir baska hastada ise,östrojen+progestin alımından bir ay sonra saçlarda dökülmebaslamıs ve ilacın kesilmesini takiben saç dökülmesinde azalmave yeni saç olusumu gözlenmistir . Saç dökülmesinde kontrasepti’erin rolününün açıklanması için daha fazla çalısmayaihtiyaç vardır.Hayvan çalısmalarında, östrojenler kıl büyümesini arttırırken,

tiroksinin tersine etki gösterdigi bildirilmistir.Tiroid eksikliklerikıl çapında azalma ve saç kaybı ile sonuçlanır. Genellikle tiroidhormonu verilmesi ile klinik tablo düzelir. Gebelik dönemindetiroid bezi hastalıkları özellikle tiroidit sık görülmektedir. Herne kadar tiroid hormon düzeyleri ve alopesi derecesi arasındakorelasyon saptanmasa da di(üz alopesinin bir sebebi olarakhipotiroidizm net olarak tanımlanmıstır. Neden bazı bireylerinetkilenip digerlerinin ise etkilenmedigi bilinmemektedir Östradiol (E2) düzeyleri gebelikte artar. Bunun yanı sıra tiroidbaglayan globulin (TBG) de artmaktadır. Gebelikte human koriyonikgonadotropin (HCG) etkisiyle T4 artmaktadır. GebelikteT4 düzeylerini degerlendirmek zordur. Çünkü %99’u artmısTBG’ e baglıdır. Ancak, fonksiyonel olarak gebelik dısı T4 ileaynıdır. Depoda daha fazla T4 oldugu TBG’ den çabuk salındıgıve dolayısıyla etkin olduguna dair görüsler de vardır. Yeterli T4düzeyi olmadan östradiolün etkinligi belirgin olarak azalır. Postnatalyetersiz tiroksin ve östradiol düzeyleri #zyolojik olarak

gelisen postnatal anterior pitüiter disfonksiyona baglıdır Düsük tiroksin ve östrojen düzeylerinin postpartum e$uvium,premenstrüel sendrom, infertilite, zayıf plasental fonksiyon, osteoporoz,postpartum depresyon gibi birçok tablodan sorumluoldugu düsünülmektedir .Pringle ve ark. transdermal 25 mcg etinil östradiol (ovülasyonuve laktasyonu baskılamayacak dozda) ve düsük doz tiroksin(25mcg) ile saatler içinde mental durumda ve halsizlikte sonrakigünlerde ise saç ve tırnaklarda iyilesme gözlemistir.Postpartum saç kaybı ile ilgili diger faktörler, stres, kan kaybı,emzirme dönemindeki prolaktin artısı gibi hormonal faktörlerolabilir Gebelik sırasında bazı beslenme ile ilgili sorunlar da saç dökülmesine

katkıda bulunabilir. Gebelerde demir (Fe) eksikligisık gözlenen bir durumdur. Demir eksikliginin saç dökülmesineyol açtıgına inanılmakla birlikte bu konudaki verilerdegiskendir. Ayrıca kan Fe düzeylerinin normal oldugu durumlardademir depolarının düsük olmasının da saç dökülmesine

yol açabilecegi ileri sürülmektedir. Bunun mekanizması açıkolmamakla birlikte demirin DNA sentezinde hız kısıtlayıcı birenzim olan ribonükleotid redüktaz enziminin kofaktörü olması72Dermatoz 2012 ; 3: 70-72.nedeniyle, hızlı bölünen hücrelerin oldugu kıl folliküllerinin Feeksikliklerine hassas oldugu ileri sürülmüstür. Ancak her saçdökülmesinde demir tedavisi verilmesi tartısmalıdır .Çinko eksikligi herediter veya edinsel olabilir. Çinko eksikligisemptomları; saç dökülmesi, akral ve periori#syal dermatit,diyare, enfeksiyonlara yatkınlık ve azalmıs hücresel immunite,ruh durumu degisiklikleri, anoreksi, nörolojik bozukluklar vebüyüme geriligidir .Razagui ve ark. anne ve yenidogan saçında çinko (Zn), bakır(Cu), kadmiyum (Cd), kursun (Pb) düzeylerini plazma-kütle(mass) spektrofotometrisi ile incelemisler ve bu düzeylereyasam stilinin etkisini arastırmıslardır. Sigara içmenin, düsük Zn,yüksek Cd ve Pb saç konsantrasyonlarına yol açtıgı saptanmıstır.Alkol alımı ya da prenatal Fe ya da folik asid desteginin anneya da yenidogan elementel konsantrasyonlarında fark edilir biretkisinin olmadıgı bildirilmistir Sigara içen gebelerde saççinko konsantrasyonu düsebilecegi için saç dökülme oranınınartması beklenebilir. Yine de Zn ve saç dökülmesi iliskisi bu durumdaoldukça tartısmalıdır.Gebeligin diger saç hastalıkları ile belirgin etkilesimibildirilmemistir. Bununla birlikte bir yayında alopesi üniversalisli32 yasında kadın hastada gebelikte prednizolon kullanımıile birlikte remisyon oldugu gözlenmistir . Moniletrix gibibazı kıl gövdesi anomalileri ile giden hastalıklarda geçici ve tamolmayan iyilesme izlenebilmektedir .

TedaviGebelikte çogu saç dökülmesi #zyolojiktir ve tıbbi tedaviçogunlukla gerekli degildir. Hastaya dökülme nedenleri vebeklenilen dökülme süresi açıkça anlatılmalıdır.Belirgin bir eksiklik olmadan tiroid hormonu verilmesi ve lokalöstrojen veya östrojen ve progesteron uygulamasının kalıcı bir

yararı gösterilememistir. Hastaların çogunda, androgenetikalopesi ile iliskileri yoksa saç normal yogunluguna geri döner.Gebelik sonrasında izlenen saç dökülmesinde herhangi tedaviedilebilir bir durumun varlıgı (tiroid hastalıgı, demir ve çinkoeksikligi gibi) gözden kaçırılmamalıdır ve gereginde bu yönde

tedavi baslanmalıdır.Tedavi seçimi hastaya göre hastayla birlikte belirlenmelidir.