Author Archive

Aşırı Terleme Neden Olur

By on Haziran 7, 2018

Aşırı terleme (hiperhidroz – hyperhidrosis ) normal seviyelerde olduğu zaman vücudun ısı düzenlenmesini sağlayan tamamen normal bir durumdur. Ancak tedavi edilmesi gereken ciddi hastalıkların bir belirtisi olabildiği gibi; tek başına varlığıyla da cilt tahrişi, depresyon, özgüven kaybı ve en basit haliyle uygun kıyafet bulamama gibi sorunlara neden olabilmektedir.
Aşırı terleme, bilimsel adıyla “hiperhidrozis” veya “polihidrozis” iki ana sınıfa ayrılmaktadır. Bunlardan ilki “fokal hiperhidrozis” yani koltuk altı, el ve ayaklar, kafa gibi belirli bir alana lokalize olan; ikincisiyse “generalize hiperhidrozis” yani tüm vücudun terlemesi durumudur.

Aşırı Terleme Neden Olur
Aşırı terleme birçok sistemik, sinirsel hastalıklar veya enfeksiyonlar nedeniyle olabilmekle birlikte; özellikle fokal hiperhidrozis en sık idiyopatik yani nedeni bilinmeyen şekilde ortaya çıkmaktadır. Bilinen nedenleri maddeler halinde sıralayacak olursak
• Obezite:
• Gut:
• Menopoz:
• Tümörler:
• Civa zehirlenmesi
• Diyabet:
• Hipertiroidi:
Yukarıda anlatılan sistemik sağlık durumlarındaki terlemenin öncelikli tedavisi sebebe yönelik olmalıdır. Bunların dışında kalan primer yani idiyopatik terlemedeyse sebep bulunamadığı için terlemeyi azaltmak veya tamamen durdurmak için günümüzde birçok tıbbi çözüm sunulmaktadır.

Aşırı Terleme Tedavisi
Tedavi sadece bölgeye uygulanan topikal ürünlerle sağlanabileceği gibi, ameliyat dahi gerektirebilmektedir. Bu nedenle hiperhidrozis tedavisinde terlemenin yoğun olduğu bölgeye uygun basamak tedavisi tercih edilmelidir. Bu yazımda terlemenin tedavilerini en zahmetsiz olandan en girişimsel olana doğru sıralayacağım.
1. Antiperspirantlar: marketlerde bulunabilecek sprey ve roll-onların yanı sıra dermokozmetik ürünler satan eczanelerde bulunan OTC (off-the-counter) ürünler tercih edilebilir.
2. Alüminyum klorid: yukarıda belirttiğim ürünlerin yeterli olmadığı durumlarda ve koltuk altı dışı bölgelerde tercih edilmektedir. Etkili bir tedavi olmasına rağmen meme kanserine neden olduğu tartışılmaktadır.
3. İyontoforez: 1940’lardan beri uygulanmaktadır. Uygulama yöntemi nedeniyle el, ayaklardaki terleme için tercih edilen bir yöntemdir. İlk uygulamayı doktorunuzun kullanım metodunu anlatmasıyla evde tedaviye devam edebilirsiniz. İyontoforez kabına konulan musluk suyuna eklenen antikolinerjik ilacın (terlemeyi azaltan, ağızdan alınarak da kullanılabilen ilaçlar) 15-25 miliamperlik elektrik akımlarıyla ciltteki terlemenin olduğu kanallarını tıkayarak etki etmesi amaçlanır. Eğer su yeterince sert değilse iletkenliği azalır, tuz veya karbonat eklenmesi gerekebilir. Etkisi görülene kadar haftada birkaç kere tekrarlanan, sonrasında haftada bir olmak üzere 15-40 dakika seanslarla terleme kontrol altına alınabilir. Etkili bir tedavidir ancak süreklilik gerektirdiği, hasta uyumuyla doğrudan ilişkili olduğu için diğer yöntemler kadar sık tercih edilmemektedir.


4. Miradry: Cihazın markasıdır. Mikrodalga enerjisiyle ter bezlerini ısıtarak harap etmek amaçlanır. Kalıcı bir yöntemdir. Cilt altına lokal anestezik enjeksiyonu yapıldıktan sonra 40 dakika ve tek seans uygulanır. Uygulama sonrasında 1 haftaya kadar ciltte kızarma, hassasiyet, yanma, ağrı olabilir. Sadece koltuk altına uygulanabilmektedir.
5. Botulinum toksin enjeksiyonu: Ağrısız, zahmetsiz, uzun süre etkili, ucuz olması nedeniyle en sık önerilen ve tercih edilen yöntemdir. Uygulama basit enjeksiyon şeklinde yapılır. 100 ünite botox yapılır. Yapıldıktan sonraki 6-8 ay boyunca sorun yaşanmaz. İdea Klinik şubelerinde yapılmaktadır.
6. Cerrahi yöntemler: Tek başlarına etkinliği diğer yöntemler gibi kanıtlanmadığı için tercih edilmemektedir. Eksizyon (çıkarma), küretaj (kazıma), lazer, liposuction yöntemleri uygulanmaktadır. Etkinliklerini artırılması için kombine tedaviler uygulanır.
Eksizyon/küretaj: Ter bezlerinin kesilerek/kazınarak çıkarılması işlemidir. Ter bezleri özellikle el, ayaklarda çok küçük olduğu için yeterli etkinlik çoğu zaman sağlanamamakta, kesiler sonrası kalan izler nedeniyle tercih edilmemektedir.
Lazer: Küçük kesilerden aparatlar koyularak ter bezlerini etkisiz hale getirmek amaçlanmaktadır. 1 saatten kısa süren bir prosedürdür.
Liposuction: Yine küçük kesilerden yağ emme aparatlarıyla ter bezlerinin çıkarılması amaçlanır.

Terleme İçin Ameliyat
Terlemenin nedeni olan sempatik sinirler omur ilkten çıktıktan sonra koltk altı ve ellere doğru ilerler. Bu sinirler omur ilekten çıktığı yerlerden kesilirse sempatik aktivite azalır ve terlemenin azalmasına hatta neredeyse bitmesine neden olur. Tedavi kalıcıdır. Eskiden göğüs boşluğu yarılarak yapılırdı ancak endoskopik cerrahide göğüs yarılmadan 1 cm lik deliklerden sokulan kamera ve uzun cerrahi aletlerle yapılabilmektedir. Bu uygulamaya torakoskopik sempatektomi denir.

Aşırı Terleme Hangi bölüme Gider
Genellikle cildiye bölümüne gidilir ancak cildiyede daha çok günlük kullanılan ürünler önerilir, bunun yerine botox konusunda tecrübeli cerraha botox yaptırmaktır. Hastanelerde uygulanan tedaviler olmadığı için daha çok bu konuda tecrübeli kliniklerde uygulanır.

Botoxla Terleme Tedavi Fiyatları
İlaç dahil 1450 TL dir. Online randevu linki: www.ideaklinik.com/online-randevu

Bu yazımızda sizlere varis hastalığının yanlış bilinen tedavi uygulamaları hakkında bilgi vereceğiz. Maalesef ki hiçbir iyileştirici özelliği bulunmayan pek çok uygulama halk arasında sıkça tercih edilmektedir.   Bu yanlış uygulamalar yüzünden insanlar hem paralarını hem umutlarını boşa harcamaktadır. Bu yazımız ile amacımız insanların bu tür uygulamalar ile vakitlerini kaybetmelerini engellemek ve asıl tedavi süreçlerini başlatmalarını sağlamaktır.  Hatalı uygulamalardan bahsetmeden önce hastalığın yapısını tanımak yöntemlerin neden işe yaramayacağını anlamamız konusunda yardımcı olacaktır.

Varis Nedir?

Varis bir toplardamar genişlemesi rahatsızlığıdır. İnsan vücudunda bulunan toplardamar kirli kanın kalbe pompalanmasını sağlamaktadır. Bu damarlar üzerinde kirli kanın taşınırken sızmasını engellemek amacı ile yerleştirilmiş kapakçıklar bulunmaktadır. Bu kapakçıkların çeşitli sebeplerle işlevini yerine getirememesi sonucunda damar genişlemesi  meydana gelmektedir. Ailesinde bu sağlık problemi bulunanlar ve uzun süreli sabit pozisyonlarda çalışanlar bu hastalığın birincil dereceden risk grubunu oluşturmaktadır.

Varis Teşhisi Nasıl Konulur?

Damar genişlemesi sinsi ilerleyen bir hastalık değildir. Belirtileri oldukça ayırt edicidir. Bireyler kendileri de kolaylıkla ön teşhis koyabilirler. Hastalığın en sık gözlenen belirtileri bacaklarda ağrı, kramp, sızlama, kaşıntı ve ileri aşamalarda kanama ve bacak yaralarıdır. Ayrıca damarlarda oluşan fizyolojik bozulmalar deri üzerinde rahatlıkla görülebilmektedir. Hastaların bu belirtiler üzerine koydukları teşhisler büyük çoğunlukla doğru olmaktadır.

Hastalar kendi teşhislerini koymuş olsalar dahi mutlaka uzman bir hekim tarafından muayene olmaları tavsiye edilmektedir.  Muayene hastanın sedyenin üzerinde ayakta duracak pozisyonu alması ile yapılır. Bu pozisyon varislerin en rahat gözleneceği pozisyondur.  Çok büyük oranda teşhis için bu muayene yeterlidir. Uzman hekimin muayeneyi yeterli görmemesi durumunda ise damar ultrasonu adı verilen doppler çekimi yapılmaktadır.

Varis Teşhis ve Tedavisi Hangi Doktor Tarafından Yapılmaktadır?

Varis hastalığı damarlarda meydana gelen bir sağlık problemidir. Ve hastalık damarlarda fizyolojik bozulmalara sebep olmaktadır. Bu sebeple tedavinin cerrahi bir müdahale ile cerrahlar tarafından yapılması gerekmektedir. BU sebeple bu hastalığın teşhis ve tedavisi için en uygun branş kalp damar cerrahisidir.

Yanlış Bilenen Varis Tedavi Uygulamaları

            Damar genişlemesi fizyolojik bir bozulmadır bu sebeple hastalığın tedavisi yalnızca cerrahi müdahale ile söz konusudur. Ancak halk arasında masaj, sülük, ilaç gibi yüzeysel uygulamaların bu sorunu ortadan kaldırdığı düşünülmektedir. Bu ve benzeri uygulamalar maalesef ki hastalığı iyileştirmekten oldukça uzaktır. Bu tür uygulamalar yalnızca hastalığın sebep olduğu şikayetleri aza indirmektedir. Bu sebeple de hastalığı iyileştirdiği düşünülmektedir. Ancak bunlar tıpkı yaşanan bir ağrı için ağrı kesici kullanılması gibidir. Yaşanan acıya geçici bir çözüm sunmaktadır.

Masajla Varis Tedavisi Olur mu?

            Toplardamarlar üzerindeki kapakçıkların görevini yerine getirememesi sonucunda kirli kan damarda birikerek pıhtılaşır. Pıhtılaşan bu kan ağrı, kaşıntı gibi şikâyetlere sebep olmaktadır. Yüzeysel olarak yapılan masaj ise geçici olarak kan akışını sağlaması sebebi ile yaşanan şikayetleri aza indirmektedir. Ancak bu geçici bir durumdur. Masajın sağladığı etki geçtikten sonra yaşanan belirtiler aynen devam edecektir. Kanın damarda pıhtılaşması engellenmedikçe hastalığın tedavisini yapmaöz edilemez.

Sülükle Varis Tedavisi Olur Mu?

Sülük bataklıkta yaşayan ve kan emen bir canlıdır. Yaşadığı yer göz önüne alınırsa pek temiz bir hayvan olduğunu söylemek mümkün olmayacaktır. Kirli kanın damarda kalmasının çeşitli şikayetlere sebep olduğundan bahsetmiştik. Sülüklerinde kan emme özelliği göz önüne alınınca halk arasında sülüklerle hastalığın tedavisinin yapılacağıgörüşü yayılmıştır. Ancak tıpkı masaj uygulamasının yüzeysel bir şekilde uygulanması yüzünde işe yaramaması gibi kirli kanın damardan sülük vasıtası ile boşaltılması da işe yaramayacaktır. Damar tamir edilmeden kanın boşaltılması ise yarıyor olsa idi zaten uzman hekimler bunu sülüklere ihtiyaç duymadan kolaylıkla yapabilirlerdi.

Hacamat İle Varis Tedavi Edilir Mi?

Hacamat eski dönemlerden beri kullanılan bir uygulamadır. Mantık olarak bakıldığında varies tedavisinde işe yaramamasında ki mantık sülük uygulaması ile tamamen aynıdır. Sülük uygulamasında da amaç kirli kanın boşaltılmasıdır. Ancak damarlardaki bozulma tamir edilmediği için bu uygulama da malesef ki yalnızca hastalara geçici rahatlama sağlamakla kalacaktır.

Krem İle Varis Geçer Mi?

Krem, merhem gibi karışımlar cilde yüzeysel olarak uygulanmaktadır. Ancak varies bir deri hastalığı değil damarlarda meydana gelen bir hastalıktır. Bu sebeple deri üzerinde uygulanacak krem, merhem, bitkisel karışımlar hastalığın tedavisinde işe yaramayacaktır. Bu tür ürünler piyasada yüksek meblağlarla satılmaktadır.  ancak bu ürünler yalnızca kişilerin para ve zamanlarının boşa harcanmasına sebep olmaktadır.

Varis Çorabı ile Varis Tedavi Edilir Mi?

Varis çorabı, hastalığın tedavisinden sonra uzman hekimin gerekli görmesi ile hastaya ek ürün olarak tavsiye edilmektedir. bu ürünler basınçlı çoraplardır. Ve bu basınç sayesinde tedavi sonrasındaki süreci destekleyici niteliktedirler. Ayrıca henüz tedavi sürecine başlayana aşamalarda hastalığın ilerlemesini yavaşlatması sayesinde doktorlar tarafından tavsiye edilmektedir. Ancak unutulmamalıdır ki bunlar tedavi edici ürünler değil tedaviyi destekleyici ürünlerdir.

Varis Nasıl Tedavi Edilir?

Yazımızda pek çok kez hastalığın fizyolojik bir rahatsızlık olduğundan bahsettik. Tedavi sürecisinde bu fizyolojik bozulmayı ortadan kaldıracak bir şekilde olması gerekmektedir. Hastalığın bilinen en eski tedavi uygulaması sorunlu damarın kesilerek çıkarıldığı ameliyat uygulamasıdır. Ancak günümüzde bu uygulama pek tercih edilmemektedir. Günümüzde güncel olarak kullanılan ameliyatsız tedavi seçenekleri ile tedai kolaylıkla uygulanmaktadır. Güncel olarak kullanılan yöntemler ise lazer, radyo frekans, köpük ve skleroterapi uygulamalarıdır. Tedavi uygulamaları ile alakalı ayrıntılı bilgileri sitemizde bulabilirsiniz.

Hamilelikte saç dökülmesi

By on Mart 18, 2018

Bilgiler dermatoloji dergisinden alınmıştır.Gebelik döneminde, birtakım kompleks fizyolojik hormonal degisiklikler meydana gelmektedir. Bu degisiklikler kıl gelisimine de etki etmektedir. Hirsutismus, saçlı derinin kalınlasması, gebelik sonrası telojen e$uvium ve androgenetik alopesi gebeligin fizyolojik degisiklikleri olarak ele alınmaktadır
Kabaca şu söylenebilir, bir çok nedeni olsa da hamilelikta saçı dökülen kadınların saçları doğumdan sonraki bir kaç ayda geri çıkar. Ancak bazen doğum sonrası dökülmelerle de karşılaşabilmekteyiz.

Hamilelikte Saç Dökülmesine Ne İyi Gelir
Hamilelik süresinde mümkün olduğunca ilaç kullanılmaz, günlük bir tane 5 mg B7 vitamini almak sorunu çözebilir. Doğumdan sonra dökülme devam ediyorsa o zaman xpecia gibi daha etkili ilaçlar tercih edilmelidir.

. Gebelikte, saçın miktarı, yapısı ve büyümesi üzerinde birçokfaktör etki etmektedir. Hormonal degisimlerin yanı sıra çesitlibeslenme eksiklikleri ile ilgili faktörler, psikolojik nedenler, gebeliksırasında gelisebilen tiroid bezi hastalıkları (tiroidit gibi)saç dökülmesini baslatabilmektedir. Gebelik sonrasında gelisentelojen e$uvium geçici olmakla birlikte bazı kisilerde dökülmesüreci uzamakta ve androgenetik alopesi gelismektedir .Gebelikte hormon metabolizması karmasıktır. Östrojen ve progesteronungebelikte artısı, saç özelliklerinin degismesindeönemli role sahiptir. Benzer sekilde dogum sonrası hormondüzeylerindeki (östrojen) ani düsme de saç kayıpları ilesonuçlanmaktadır. Androjenlerin ve androjen reseptörlerininandrojenik alopesideki yeri iyi bilinmektedir. Son yıllardaöstrojenlerin gerek deri gerekse saç üzerindeki etkisiyle ilgiliarastırmalar artmaktadır. Birçok hormonun deri ve saç üzerinde

etkisi vardır ve hedef steroid reseptör gen süper ailesidir. Bureseptörlere androjenler, östrojenler, progestinler, glukokortikosteroidler,tiroid hormonları, retinoidler ve deltanoidlerbaglanmaktadır. Gebelik olmadıgı durumda östrojen, primerolarak gonadlardan salınır iken beyin, meme, deri de bu hormonu

üretebilir. Deri #broblastları ve adipozitler de süreklidüsük düzeyde östrojen üretirler . Bu dokulardaki aromatazenzimi androjen/östrojen metabolizmasında interaktif bir yoldur. Gebelik döneminde, artan östrojen hormonu için hedefdokular, vasküler doku, deri, meme ve uterustur. Diger hedefdokular, tiroid bezi, paratiroid bezi, adrenal bezler ve kıldır. Budokular östrojen reseptör- beta için primer hedef dokulardır.Bununla birlikte, erkek sıçanlarda yapılan çalısmalarda saçkalınlıgında ve kıl follikül siklus regülasyonunda östrojenreseptör-alfa’nın etkin oldugu bildirilmistir .Östrojen reseptörleri temel olarak, uterus, meme, placenta,karaciger, santral sinir sistemi, kardiyovasküler sistem, kemik,overler, prostat, testis, tiroid, paratiroidler, adrenal bezler, pankreas,safra kesesi ve en önemlisi deri ve kılda bulunurlar .Östrojenlerin kıl folliküllerine etkileri gebelikte belirgin olarakkarsımıza çıkmaktadır. Saçlı deri kıl follikül sikluslarında hormonyönetimli degisiklikler meydana gelmektedir. Postpartumdönemde anagen fazdaki folliküllerde sabit artıs, telogenfazdaki foliküllerde azalma görülmektedir. Postpartum dönemdenormal dökülme hızından 2-3 kat fazla saç kaybı meydana

gelmektedir .Postpartum alopesi telogen saç dökülmesinin en sık tanımlanantipidir. Pecoraro, Barman ve Astore gebeligin ikinci ve üçüncü

trimesterinde, gebe olmayan kadınlara oranla (%84) anagensaç kıllarda progresif bir artma (%90 ve %94) saptamıslardır. Dogumu takiben anagen kılların yüzdesinde, telogen kılyüzdesindeki artmaya paralel olarak hızlı bir azalma olur. Postpartumtelogen saç oranı %24-65 arasında degismektedir .Saç dökülmesi postpartum bir ile dördüncü ay arasında baslarve bir yıl kadar uzun sürede sonlanabilir. Sıklıkla dökülme süresi6 aydan kısadır .

Gebelikte kıl yogunlugunda artıs ya da hirsutismus, kıl siklusununuzamasıyla günlük saç dökülmesinde azalma izlenir.Posterior saçlı deride östrojen, kıl saftı uzamasını azaltarak,büyümeyi yavaslatır. Frontal bölge saçlarında ise, androjen hormonlarayanıt olarak incelme ve büyümenin yavaslaması görülür.Saçların uzaması, gebelikte telojen dönemin uzaması ileiliskilidir. Gebelikte artan tiroid hormonları, koriyonik tirotropin,tirotropin releasing hormon, ACTH benzeri madde ve androjen-Derleme71Dermatoz 2012 ; 3: 70-72.Derlemeler de saç üzerinde etkilidirler. Plasenta tarafından salgılanırlar,geç gebelik döneminde fazla üretilirler ve dogumda hızladüserler .Kıl siklusu temel olarak üç fazda incelenmektedir: anajen, katajen

ve telojen. Yapılan çalısmalarda östrojenin anajen ve telojendönemde etkisinin oldugu saptanmıstır . Gebeligin geçdöneminde telojen oranı %35’ten yaklasık %50 oranına yükselmektedir.Dogum sonrası dönemde ise, telojen e$uviumzamanla normale dönmektedir . Çogunlukla kabul gören,

gebelik süresince yüksek olan östrojen seviyelerinin trikogramdakifoliküler siklusun anajen fazının uzamasından sorumlututulmasıdır. Ilk trimesterdeki gebe kadında %81, gebe olmayankadında ise %84 oranında anagen kıl mevcuttur. Ikincive üçüncü trimester boyunca sırasıyla %90 ve %94 oranında

anagen kıl mevcut iken, saç kılı sayımı ilk trimesterdekindendaha azdır. Gebelerde pariyetal saçlı derideki saç yogunluguilk trimesterla karsılastırıldıgında (246.7/cm2) ikinci ve üçüncütrimesterda (166,3/cm2 ve 195,8/cm2) belirgin olarak daha azsaptanmıstır. Ayrıca, gebe olmayanlara oranla gebe kadınlarda

kalın saç oranının arttıgı ve saç uzamasının yavasladıgıbildirilmistir Kıl siklusunda mevsimsel degisiklikler olabilmektedir. Daha ılıkmevsimlerde kıl büyümesi artar. Eylülde büyüme pik yaparkenaralık-haziran arasında büyüme hızının daha düsük oldugu bilinmektedir.Bu nedenle, sonbaharda dogum yapanlarda dahafazla dökülme olabilmektedir (hormonal+mevsimsel etki) Gebelikte kıl yogunlugunda artıs beklenen bir durumdur. Hirsutismus

ile birlikte akne ve diger virilizasyon bulgularınınolması diger hastalıklar açısından ayrıntılı inceleme gerektirir(sekretuvar tümörler, luteoma, lutein kist, polikistik overler).Asırı kıllanmada maskülinize kız fetüs olma riski bulunmaktadır.Hipertrikozis genellikle gebeligin 2. yarısında belirgindir. Virilizasyona

neden olan tümörlerin varlıgında androgenetik alopesigörülmektedir. Dogumdan hemen sonra belirginlesir. Gebeliksırasında fark edilmeyebilir. Hastada hem telojen e$uviumhem de androgenetik alopesi izlenebilir. Kıl artısı, östrojen anajendönemi uzattıgı için generalize olabilir, yeni kıl olusumunu

uyarabilir ve generalize hipertrikoz gözlenir. Hormon düzeyigebelik öncesi düzeye indiginde ise telojen miktar artmaktadır.Bazı kadınlarda oral kontraseptif kullanımı kesildiginde diffüzalopesi görülebilmektedir. Bazen de, oral kontraseptifkullanımı sırasında saç dökülmesi görülebilir. Oral kontraseptifkullanımından sonra alopesi gelisen hastalarda telogen saçoranları ölçülmüstür. Bazı hastalarda yüksek telogen oranlarıvarken digerlerinde saptanmamıstır. Postpartum saç dökülmesiile postkontraseptif saç kaybını iliskilendirilmeye çalısılmıs,ancak ikisi arasında anlamlı bir iliski saptanamamıstır. Oralkontraseptif kullanımı süresince olan saç kaybı ile ilgili olarakGri&ths altı hasta tanımlamıstır. Altı hastadan üçünde ilaçları

degistirdikten 1-5 ay sonra saç dökülmesi olmus, diger üç hastadaise tedaviden 6-28 ay sonra saç dökülmesi tanımlanmıstır.Altı hastanın kullandıgı kontrasepti’erdeki progestinlerin ılımlıandrogenik potense sahip olmaları nedeniyle, ilaçların alttayatan androgenetik alopesiyi alevlendirdigi düsünülmüstür.Saçlı deri biyopsisi altı hastadan da alınmıs ve hiçbir karakteristikbulgu gözlenmemistir . Zaun ve ark bazı kadınlarda

oral kontraseptif kullanımının erken aylarında telogenyüzdesindeki artısı göstermislerdir . Bir baska hastada ise,östrojen+progestin alımından bir ay sonra saçlarda dökülmebaslamıs ve ilacın kesilmesini takiben saç dökülmesinde azalmave yeni saç olusumu gözlenmistir . Saç dökülmesinde kontrasepti’erin rolününün açıklanması için daha fazla çalısmayaihtiyaç vardır.Hayvan çalısmalarında, östrojenler kıl büyümesini arttırırken,

tiroksinin tersine etki gösterdigi bildirilmistir.Tiroid eksikliklerikıl çapında azalma ve saç kaybı ile sonuçlanır. Genellikle tiroidhormonu verilmesi ile klinik tablo düzelir. Gebelik dönemindetiroid bezi hastalıkları özellikle tiroidit sık görülmektedir. Herne kadar tiroid hormon düzeyleri ve alopesi derecesi arasındakorelasyon saptanmasa da di(üz alopesinin bir sebebi olarakhipotiroidizm net olarak tanımlanmıstır. Neden bazı bireylerinetkilenip digerlerinin ise etkilenmedigi bilinmemektedir Östradiol (E2) düzeyleri gebelikte artar. Bunun yanı sıra tiroidbaglayan globulin (TBG) de artmaktadır. Gebelikte human koriyonikgonadotropin (HCG) etkisiyle T4 artmaktadır. GebelikteT4 düzeylerini degerlendirmek zordur. Çünkü %99’u artmısTBG’ e baglıdır. Ancak, fonksiyonel olarak gebelik dısı T4 ileaynıdır. Depoda daha fazla T4 oldugu TBG’ den çabuk salındıgıve dolayısıyla etkin olduguna dair görüsler de vardır. Yeterli T4düzeyi olmadan östradiolün etkinligi belirgin olarak azalır. Postnatalyetersiz tiroksin ve östradiol düzeyleri #zyolojik olarak

gelisen postnatal anterior pitüiter disfonksiyona baglıdır Düsük tiroksin ve östrojen düzeylerinin postpartum e$uvium,premenstrüel sendrom, infertilite, zayıf plasental fonksiyon, osteoporoz,postpartum depresyon gibi birçok tablodan sorumluoldugu düsünülmektedir .Pringle ve ark. transdermal 25 mcg etinil östradiol (ovülasyonuve laktasyonu baskılamayacak dozda) ve düsük doz tiroksin(25mcg) ile saatler içinde mental durumda ve halsizlikte sonrakigünlerde ise saç ve tırnaklarda iyilesme gözlemistir.Postpartum saç kaybı ile ilgili diger faktörler, stres, kan kaybı,emzirme dönemindeki prolaktin artısı gibi hormonal faktörlerolabilir Gebelik sırasında bazı beslenme ile ilgili sorunlar da saç dökülmesine

katkıda bulunabilir. Gebelerde demir (Fe) eksikligisık gözlenen bir durumdur. Demir eksikliginin saç dökülmesineyol açtıgına inanılmakla birlikte bu konudaki verilerdegiskendir. Ayrıca kan Fe düzeylerinin normal oldugu durumlardademir depolarının düsük olmasının da saç dökülmesine

yol açabilecegi ileri sürülmektedir. Bunun mekanizması açıkolmamakla birlikte demirin DNA sentezinde hız kısıtlayıcı birenzim olan ribonükleotid redüktaz enziminin kofaktörü olması72Dermatoz 2012 ; 3: 70-72.nedeniyle, hızlı bölünen hücrelerin oldugu kıl folliküllerinin Feeksikliklerine hassas oldugu ileri sürülmüstür. Ancak her saçdökülmesinde demir tedavisi verilmesi tartısmalıdır .Çinko eksikligi herediter veya edinsel olabilir. Çinko eksikligisemptomları; saç dökülmesi, akral ve periori#syal dermatit,diyare, enfeksiyonlara yatkınlık ve azalmıs hücresel immunite,ruh durumu degisiklikleri, anoreksi, nörolojik bozukluklar vebüyüme geriligidir .Razagui ve ark. anne ve yenidogan saçında çinko (Zn), bakır(Cu), kadmiyum (Cd), kursun (Pb) düzeylerini plazma-kütle(mass) spektrofotometrisi ile incelemisler ve bu düzeylereyasam stilinin etkisini arastırmıslardır. Sigara içmenin, düsük Zn,yüksek Cd ve Pb saç konsantrasyonlarına yol açtıgı saptanmıstır.Alkol alımı ya da prenatal Fe ya da folik asid desteginin anneya da yenidogan elementel konsantrasyonlarında fark edilir biretkisinin olmadıgı bildirilmistir Sigara içen gebelerde saççinko konsantrasyonu düsebilecegi için saç dökülme oranınınartması beklenebilir. Yine de Zn ve saç dökülmesi iliskisi bu durumdaoldukça tartısmalıdır.Gebeligin diger saç hastalıkları ile belirgin etkilesimibildirilmemistir. Bununla birlikte bir yayında alopesi üniversalisli32 yasında kadın hastada gebelikte prednizolon kullanımıile birlikte remisyon oldugu gözlenmistir . Moniletrix gibibazı kıl gövdesi anomalileri ile giden hastalıklarda geçici ve tamolmayan iyilesme izlenebilmektedir .

TedaviGebelikte çogu saç dökülmesi #zyolojiktir ve tıbbi tedaviçogunlukla gerekli degildir. Hastaya dökülme nedenleri vebeklenilen dökülme süresi açıkça anlatılmalıdır.Belirgin bir eksiklik olmadan tiroid hormonu verilmesi ve lokalöstrojen veya östrojen ve progesteron uygulamasının kalıcı bir

yararı gösterilememistir. Hastaların çogunda, androgenetikalopesi ile iliskileri yoksa saç normal yogunluguna geri döner.Gebelik sonrasında izlenen saç dökülmesinde herhangi tedaviedilebilir bir durumun varlıgı (tiroid hastalıgı, demir ve çinkoeksikligi gibi) gözden kaçırılmamalıdır ve gereginde bu yönde

tedavi baslanmalıdır.Tedavi seçimi hastaya göre hastayla birlikte belirlenmelidir.

Kadınlarda Erkek Tipi Saç Dökülmesi

Kadınlarda görülen saç dökülmelerinin % 50 si erkek tipi yani hormonlara bağlı dökülmedir. Erkek tipi dökülme kadında olduğunda da sebep yine aynı şekilde erkeklik hormonu olan DHT (Di Hidro Testosteron) dir. DHT erkelerde olduğu gibi kadında da testosterondan oluşturulur. Kadınlardaki bu şekilde saç dökülmesi erkeklerde olduğu gibi ön, üst ve tepe kısmından olur diğer dökülme sebeplerinde dökülme tüm kafada eşit dökülme şeklindedir. Kadınlarda görülen erkek tipi dökülme tedavisi erkeklerdeki gibi yapılır ancak burada dikkat edilmesi gereken en önemli sorun hamileliktir. Bu tip dölükmelerde hamilelik süresince tedavi yapılmamalıdır.

Kadınlarda Görülen Saç Dökülmesinin Nedenleri

Bu dökülmelerin çoğu telogen effulium denilen tiptedir ve genellikle tedavi gerektirmeden kendiliğinden düzelir.

Kansızlık (anemi) ;oldukça sık konulan bir teşhistir ama bu teşhislerin büyük çoğunluğu hastayı ikna etmek amaçlı üretilmiş gerçek olmayan teşhistir ve tedavisi  dökülmeyi durdurmaz.

Stres ;yaşanacak ağır stresler dökülme sebebi olabilir, burada daha çok üniversite sınavına hazırlananlar gençler ilk bunu düşünmektedir ama gerçek genellikle bundan farklıdır. Şöyleki üniversite sınavına hazırlanan bir genç 18-20 yaşlarındadır ve doğal olarak DHT etkinliğinin en yüksek olduğu yaşlardadır ve doğal olarak genetik dökülmenin de başladığı yaşlardır. Her ne kadar akla ilk stres gelse de genellikle sebep hormonlardır ve tedavi buna göre planlanmalıdır.

Doğum ;doğum esnasındaki stres, kan kaybı ve hormonal değişimler saçı dökebilir

Hamilelik ;kadın vücudu üzerinde ağır bir strestir bu stres, hamilelik sebebiyle ortaya çıkan kansızlık ve beslenme alışkanlığının değişmesi.

Guatr ;iki tipi vardır hormonun düşük olması (hipotiroidi) durumunda kalite kaybı olur, parlaklığını yitirir, soluklaşır ve kökten dökülme olur. Hormon fazlalığı (hipertiroidi – zehirli guatr) bu durumda dökülem değil daha çok kırılma vardır, saçlar incelmiştir daha küçük travmalarla saçlar kırılır.

Hormonal bozukluklar ;diğer endokrin hastalıkların bazılarında saçlarda dökülme olabilmektedir.Arşatırmak gerekir.

Östrojen azlığı ;kadında kadınlık hormonunun azalması dökülme sebebi olabilmektedir. Bunun en tipik örneği menapozda saç dökülmesinin artmasıdır. Yumurtalıkların artık hormon üretemediği bu dönemde saç sorunları oldukça sıktır.

Ağır diyet ;kilolu kadınların katı diyet uygulaması beslenme bozukluğuyla saç dökülmesine sebep olabilir, bunu önlemek için ya diyet yaparken Xpecia Tablet gibi saçla ilgili tüm maddeleri içeren geniş spektrumlu bir ialaç alınmalı yada diyete ara verilmelidir.

Yanlış bağlama ;saçların arkada toplanırken gergin bir şekilde bağlanması kalıcı dökülmeye sebep olabilir, bunu en çok şakaklardan kayıp olarak görmekteyiz. Özellikle kaşlarını saçı gererek kadırmaya çalışanlarda ve çekik gözlü görünmek için gerenlerde görülür ve bu tip dökülmelrin ilaçla tedavisi yoktur, tek çözüm saç ekimidir..

Yanlış uygulamalar ; sık boyama, perma, sık dişli tarak kullanımı, sık fön çekme saça zarar verebilir.

Kadınlardaki Saç Dökülmesi Tedavisi

Tabiki öncelikle temel sorun ortadan kaldırılmaya çalışılmalıdır. PKO varsa jinekologla görüşülmeli, yanlış bağlama, yanlış kuaförlük uygulamaları sonlandırılmalı, guatr tedavi edilmeli, kansızlık için ilaç alınmalı ağır diyet sonlandırılmalıdır. Bunların dışındaki dökülmede en etkili ürün procapildir, doğurganlık yaşında % 2 doğurganlık dönemi geçmişse % 3 procapil içeren spreylerden biri kullanılmalıdır. Bölgesel kullanılan bu ürüne ek olarak 2 mg B7 vitamini günde bir tablet veya biotine yanı sıra saç dökülmesini önlediği bilinen keratin L-sistin gibi başka maddelerde içeren xpecia tablet kullanılabilir. Bu önerilen ürünlerin yan etkisi yoktur,hamilelik dönemi dışında güvenle kullanılabilir.

PKO Nasıl Geçer?

Poli Kistik Over kelimelerinin baş harfleriyle oluşturulmuş bir hastalık ismidir, Türkçesi yumurtalıklarda çok sayıda kist olduğunu ifade eder. Hastanın doğurganlık yaşına göre yumurtalıklar cerrahi olarak çıkarılabilir veya patlatılabilir. Burada jinekoloji branşı devreye girer. Hastalıkta temel sorun oluşan bu kistler kontrolsüz bir şekilde testosteron denilen hormon salgılanır. Salgılanan bu hormon DHT ye dönüşerek istenmeyen kıllar çıkmasına kadında sakal, bıyık, favori, göğüs kılı gibi ve bar olan kol bacak kıllarında canlanma olur. Bu şekilde kıllar atraken testosteron DHT ye dönüşerek saçlarda tepeden ve üstten dökülmelere neden olur.

Konu Türkiye’nin saç sorunlarına yönelik ilaç üreten tek ilaç üreticisi Hair Pharma İlaç Sanayi sayfalarından derlenmiştir. http://www.hairpharma.com.tr/

https://www.ideaklinik.com/sac-dokulmesi.html

https://www.ideaklinik.com/sac-dokulmesi.html

https://www.sachastaliklari.com/sac-dokulmesi-nedenleri/#kadinlarda-sac-dokulmesi

Safra Kesesi Tedavisi

By on Mart 17, 2018

Safra Kesesi Nasıl Bir Organdır?
Karnımızda bulunan karaciğere yapışık halde duran küçük, armut şeklinde bir organdır. Karaciğerden gelen safranın vücutta depolanmasını sağlar. (Safra diğer adıyla öd, karaciğerde üretilip on iki parmak bağırsağına dökülen bir salgıdır. Yağ ve yağda eriyen vitaminlerin emilmesini sağlar. )
Kesenin temel iki görevi, salgısını depolamak, gerektiğine on iki parmak bağırsağına göndermek ve yağda emilen vitaminlerin emilimini sağlamaktır. Vücutta bulunan ana organlardan değil de, onlara yardımcı organ niteliğinde bir yapıdadır. Vücutta ki fonksiyonların işlevsel bir şekilde devam etmesi için olmazsa olmaz bir organ değildir. Bu organın herhangi bir sebeple yokluğu veyahut işlevini yapamaması durumunda karaciğer herhangi bir aksamaya sebep olmayacak şekilde safra kesesinin işlevini yerine getirebilmektedir.

Safra Kesesi Hastalıkları Nelerdir?
Bu organın hastalıkları sonradan meydana gelebilecekleri gibi doğuştan da olabilmektedir. Doğuştan olan hastalıklarda problem ya kesenin olmaması ya da birden fazla olmasıdır. Sonradan olan hastalıklar ise 3 grupta incelenmektedir. Bunlar; kese iltihabı, taşı, polipleri (ben denilen çıkıntı şeklinde yapılardır) ve urlarıdır.

 

Safra Kesesi Taşı Nedir?
Safra kesesinin içerisinde kolesterol ve pigmentler bulunmaktadır. Bunların çökelti oluşturması ile ortaya çıkan sert yapılara kese taşı denilmektedir. Bu maddelerin bozulma oranına göre oluşan yapılar farklılık gösterebilir. İlk oluştuklarında pigment veya birikinti şeklindedir. Zaman içerisinde safra taşı haline gelmektedir. Oluşan taşların çoğu kolesterol taşları, diğerleri billirubin taşlarıdır.
Kesede oluşan taş, kumlar bazı durumlarda hastada hiçbir şikayete neden olmazken bazı durumlarda da oldukça ağrılı olabilmektedir.
Kesede karşılaşılan hastalıkların neredeyse tamamı yaklaşık % 95 i taşl tır. Değişik taşlar oluşabilmektedir.
En sık karşılaşılan taş türleri
Kalsiyum taşı
Bilirübin taşı
Pigment taşı
Taşlar arasındas fark olsa da tedavisi aynıdır.

Safra Kesesinde Ben
Latince polip denilen bu hastalıkta kesenin içinde derideki et benine benzer çıkıntılar vardır. Saplı üzüm tanesi gibi görünür. Pilava konulan kuş üzümü büyüklüğündedir ama tedavi edilmezse giderek büyür. Ben gibi çıkıntıların yani poliplerin zamanla kanserleşme ihtimali olduğu yönünde çok sayıda bilimsel çalışma vardır. Ben varsa taş olmasa bile kese alınmalıdır.

Kimlerde Görülür?
Bağlık problemi erkeklere nazaran kadınlarda daha sık gözlenir. Özellikle doğum yapmış kadınlarda gözlenme oranı daha sıktır. Ayrıca kilolu bireylerde, hamilelerde ve yaşı ilerleyen bireylerde görülme ihtimali daha fazladır.

Belirtileri Nelerdir?
Oluşan taşlar genellikle hastalarda herhangi bir şikâyete sebep olmazlar. Ancak bazı hastalarda ise şiddetli ağrıların olduğu gözlenmiştir. Karın bölgesinin sağ üst bölümünde ve sırta vuran ağrılar, şişkinlik, kusma ve bulantı hastalığın belirtilerindendir.

Safra Kesesi İltihabı Nedir?
Bu hastalığın tıbbi ismi kolesistittir. Safra kesesinin tıkanması ile meydana gelir. Organda oluşmuş taş ve kum kesenin ağzını tıkar bu sebeple kese boşaltılamaz. Bu durum dolaşım bozukluğuna, ödem oluşumuna hatta çürüme, delinmeye sebep olabilmektedir.
Oluşan iltihapların 2 farklı türü bulunmaktadır.

Belirtileri Nelerdir?
İltihabın neden olduğu en büyük şikayet karnın üst bölümünde oluşan şiddetli, batma hissi veren, sürekli olan bir ağrıdır. Hastaların çoğu ağrıyı nefesle birlikte artan, iki kürek kemiğine kadar uzanan şiddetli bir ağrı şeklinde tanımlamaktadır. Kusma, bulantı, şişkinlik, yüksek ateşte hastalığın belirtilerindendir.

Safra Kesesi Uru Nedir?
Bu urlar iyi huylu ve kötü huylu olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. İyi huylu urlar genellikle iltihaplanma sonrasında gözlenir. Genellikle herhangi bir belirti ve şikayete sebep olmazlar. Başa bir hastalığın tespitinde veya kesenin radyolojik muayenesinde tespit edilirler. Kötü huylu urlar ise kanserlerdir. Genellikle uzun yıllar taşı veya kumu olan, kese iltihabına maruz kalan hastalarda görülmektedir ancak hiçbir sorun yaşamayanlarda da görülebilir.

Belirtileri Nelerdir?
Kese kanserinde rastlanan en sık belirti giderek şiddetlenen ve zaman içerisinde geçmeyen ağrıdır. Böyle bir ağrının ilaçla geçirilmesi mümkün değildir. Ayrıca hasta giderek kilo kaybetme eğilimindedir. Bulgulara rağmen tedavi başlatılmazsa hastalığın ileri evresi olarak sarılıkta meydana gelebilmektedir.

 Hastalıkları Neden Olur?
Hastalıklarının oluşmasının pek çok sebebi olabilmektedir. Safra miktarının ve yoğunluğunun artması, çeşitli kan hastalıkları, safra taşlarının sebep olduğu tıkanıklıklar, kanda bazı maddelerin fazlalaşması en önemli faktörlerdir.  İleri yaş ve yüksek kolesterol de hastalığın sebepleri arasındadır. Tüketilen yiyecek ve içeceklerin taş oluşmasına veya hastalıklarına doğrudan etkisi bulunmamaktadır. eğer taş oluşumu zaten gerçekleşmiş ise bazı yiyecekler ağrı yaşanmasına sebep olabilmektedir.

Hastalığın Teşhisi Nasıl Konulur?
Hastalığın tanısı muayene, kan tetkikleri ve karın USG’siyle konur. İlk aşama muayene ile hastanın karnının sağ bölgesindeki ağrının tespiti ile yapılır. Ardından kan tahlilleri yapılır. Bu tahlillerde beyaz küre denilen hücrelerdeki artış gözlenir.  Karın USG ile de kese duvarındaki değişimler, varsa taş, kum oluşumu saptanabilmektedir.

Kesenin Hastalıklarının Tedavisi Nasıl Yapılmaktadır?
Tercih edilen tedavi seçeneği organın alınmasıdır. İltihaplı durumlarda ilk etapta antibiyotik ile iltihabi durum hafifletilerek ardından cerrahi müdahale yapılmaktadır.
kesenin alınması için yapılan cerrahi müdahaleler 2 farklı yolla yapılmaktadır. Bunlar açık, kapalı yöntem olarak adlandırılmaktadır. Günümüzde kapalı olarak nitelendirilen yöntem tercih edilmektedir. Bu yöntemin tıbbi ismi laparoskopik tekniktir.

Safra Kesesi Ameliyatı

İki şekilde yapılmaktadır
Açık ameliyat (eski yöntem)
Kapalı ameliyat (laparoskopik, kansız bıçaksız yöntem de denir)

Laparoskopik Teknik Nasıl Uygulanır?
 Tedavide amaç kesenin sorunsuz bir şekilde karaciğere yapışık yüzünün ayrılması ve kesenin ( oluşan kum ve taş ile beraber) vücuttan çıkarılmasıdır. Bu tedavi uygulamasında işlem karına 3 4 delik açılarak uygulanır. Tedavi için hastaya genel anestezi uygulanmaktadır. Açılan deliklerden birine kamera yerleştirilir. Bu sayede müdahaleyi yapacak doktor görüntüyü büyüterek, istenilen açıdan görebilmektedir.
İşleme açılan deliklerden birisinden küçük bir boru sokup karın bölgesinin gazla şişirilmesi ile başlanır. Ardından sağ kaburganın altından da 3 küçük çubuk şeklinde alet vücuda sokulur. Bu aletler yardımı ile karaciğere yapışık olduğu karaciğer ve damarlardan bağımsız hale getirilir. Ardından açılmış olan kesilerden birinden bu kese çıkartılır. Karna doldurulan gazın tamamının boşaltılması ve açılan kesilerin gizli dikiş ile kapatılması ile işlem tamamlanır.
Hasta konforunun daha iyi olması ve işlem sonrasında daha az iz kalması bu yöntemin tercih edilmesini sağlamaktadır.

Safra Kesesi Kanseri
Seyrek görülen ancak çok tehlikeli kanserlerdendir, ciddi bir şikayet yapmadığı için sıkça geç fark edilir. Belirtileri safra kesesi taşı ile benzerdir, yol gösterici şikayetler olmaz.
Tedavisi cerrahidir, kese ameliyatla alınır ancak ilerleyip başka organlara sıçramışsa ameliyat önerilmez, daha çok kemoterapi gibi ameliyatsız yöntemler tercih edilir.

Ödü Patlamak
Çok korkmayı tanımlayan bir deyimdir. Korkuya bağlı olarak öd kesesinin yanisafra kesesinin patladığını ifade etmektedir ama bilimsel yönü yoktur. yani insan çok korksa da ödü patlamaz. Öd aslında zehir kadar zararlı bir sıvıdır, kaza, yaralanma veya ameliyata bağlı olarak karın içine akarsa ciddi sağlık sorunu yaratan ve çok acil durum olan peritonit ortaya çıkar.

Yüzeysel leke tedavisi

By on Mart 6, 2018

Özellikle yüzeysel farklı renkte oluşumlar ciddi görsel şikayet oluşturmaktadır.Leke gibi görünen yüzeysel ben veya benzeri yapıların tedavisinde bir çok tedavi seçeneği kullanılmaktadır bunlardan en yaygın olanları;kimyasal peeling, lazer ve radyo frekans yöntemleridir. Kimyasal peelingdir , bu yöntem sürekli yapmayı gerektirir buna rağmen gerçek bir tedavi değildir. Leke kısmen açılsa da kısa sürede tekrar eskisi gibi olur diğer taraftan tedavi sonrası devamlı yüksek faktörlü güneş koruyucular kullanmak gerekir. Diğer bir yöntem lazer tedavisidir lazerle leke tedavisi de 4-10 seans sürebilir, dikkatli uygulanmaması durumunda leke daha da büyüyüp koyulaşabilir. Radyo frekansla lazer tedavisi % 95 tek seansta lekeyi kalıcı olarak yok eder. Tedavinin sonucu saniyeler içinde görülür. Tedavi edilen lekeler en uygun cilt katmanına kadar indiği için tekrarlamaz ancak % 5 ihtimalle 2.seans gerekebilir. Uygulamada lazer ve kimyasal peeling ve lazerde her seansta ücret alınırken radyo frekansla tedavide sonraki seanslarda ücret alınmaz.Radyo frekans yerine lekenin buharlaştırılması da mümkündür, tecrübeli ellerde iz kalmadan uygulanabilir.

Yukarıdaki yazıyı 2014 yılında yazmışım. Son yıllarda plazma ile leke tedavisi tarif edildi ve cihazlar 2017 yılında Türkiye’ye de geldi. Plexr tedavisi  de denmektedir ancak teknoloji maddenin 4. hali olan plazma ile etkili olduğu için  plazma daha doğru bir tanımlamadır. Plexr bu yöntemde kullanılan onlarca marka cihazdan biridir. Türkiye’ye ilk gelen olma avantajı ile ismini öne çıkarmış ve yöntemin bu cihaz adıyla popülerize olması sağlanmıştır. Ama markası ne olursa olsun plazma konusunda tecrübesi yeterli olan her doktora güvenle tedavi olabilirsiniz. Piyasa ücret uygulamasını araştırırsanız yönteme ismini vermeye çalışanların nasıl bir ücret politikası uyguladıklarını hayretler içinde görebilirsiniz. yöntem , etki ve sonuçlar aynı olmasına rağmen marka olma çabasıyla reklam yapanlar reklam parasını tüketiciden çıkarmak için aynı işi 10 kat bedelle yapıyorlar. Araştırırken dikkat edin gereksiz kazık yemeyin.
Plazma enerjisi leke yanı sıra üst göz kapağında fazlalık, ben, kırışıklık tedavilerinde de kullanılmaktadır.

Kılcal Varis

By on Şubat 25, 2018

Kılcal varis kıl kadar ince varisleri tarif eder. Normalde görünmeyecek kadar damarların cildin altında görünür hale gelecek kadar genişlemesidir. Çapları 1 mm nin onda biri kadar olabildiği gibi 1.5 mm kadar olanlar bu sınıfa girer daha kalın olanlara retiküler veya kalın varisler denir.
Kalınlığından bağımsız olarak kırmızı veya mora çalan mavi renkli olabilir. Bu da bacak estetiğinde ciddi görsel kirlilik yapar. Erkeklerde çok önemsenmeyen bu durum kadınlarda özellikle etek giyen kadınlarda ciddi sosyal sorun yaratabilmektedir.

Nerelerde olur ?burunda kılcal damar
Aslında damar olan her yerde olur ama özellikle şuralarda görülür
Bacaklar
Ayak bilekleri
Burun ucu
Yüz bölgesi özellikle elmacık kemiklerinin üstü
Burun içi (burunda kanama yapar)
Çok seyrek olarak ellerde görülür

Tedavi Seçenekleri
Farklı yöntem ve teknolojiler vardır
Radyofrekansla ile tedavi; En başarılı ve pratik yöntemdir. Radyo dalgalarının çok ince iğne ile damara iletilmesi lazerle kılcal damar çatlaması tedavisişeklinde yapılan bir tedavi şeklidir. Damara uygulanan bu enerji damarın ısınarak tahrip olmasını sağlar, tahrip olan damar vücut tarafından emilerek yok edilir. Tedavi genellikle tek seansta tamamlanır ve sonuç kesindir. Uygulamada hafif acı olabilir. Radyo frekans daha çok damar cerrahisi merkezlerinde bulundurulmaktadır. Devlet hastanelerinde bu tür estetik yönü ağır basan durumlar tedavi edilmemektedir.

Kılcal damar köpük tedavisi;
İğne girebilecek kadar olanların yok edilmesinde kullanılır, ilaç damara verilir ve mümkün olan hepsine dağıtılmaya çalışılır. Başarı oranı yüksektir ve herkese uygulanabilir. Köpük yöntemi kalın olanlarda da yaygın bir şekilde kullanılmaktadır.

Mikro Skleroterapi
Kılcal damar çatlamalarının tedavisi için en son geliştirilen ve en etkili yöntemdir. Kılcallar çamaşır suyu ile yıkıyormuşçasına saniyeler içinde kaybeder. Mikro skleroterapide en önemli şey yapan kişinin bu yöntem konusunda ne kadar tecrübeli olduğudur.

Lazerle Varis Tedavisi :
Yüksek ısı taşıyan bir tür ışıktır. Uygulandığı alanda deriyi etkilemeden daha derindeki koyu renkli kısımları ısıtarakayakta varis yok etme şeklinde etkilidir. Lazer uygulamaları daha çok varis tedavisine yoğunlaşmış kliniklerde uygulanmaktadır.
Cildin üzerinden uygulanan ışık cilde zarar vermeden geçer ve daha derindeki renkli (kırmızı-mor) alanları ısıtarak (termokoagülasyon) damarın tahrip olmasını sağlar.Tahrip olan bu damar vücut tarafında yok edilir ve sonsuza kadar yok edilmiş olur.
Tüm bu yöntemlerde başarı kesindir, uygulanan damar çürük dişin çekilmesi gibi mutlak etkidir.

Kılcal Varis Tekrarlar mı ?
Yukarda bahsedildiği gibi çürük dişin çekilmesi şeklinde bir etki olduğu için tekrarlamaz ancak nasıl bir dişin çekilmesi başka dişlerin çürümesine engel olmuyorsa benzer şekilde yıllar içinde başka damarlarda yeniden ortaya çıkabilir. Bu tekrarlama değil yenilerinin çıkmasıdır.

kılcal damar tedavisi kaç liraSGK Kılcal Damar Tedavilerini Karşılar mı ?
Evet SGK anlaşmalı kliniklerde yapılanların bir kısmını karşılar, ancak hastadan katkı payı alınır. Alınacak katkı payı hastalığın yaygınlığına ve kliniklerin fiyat politikasına göre değişmektedir.
Varis İlaçları ;
İnternette bir çok ürün özellikle krem satışı yapılmaktadır ancak kesinlikle hiçbir etkisi olmaz. İlaçlardan fayda beklemek hüsranla sonuçlanır. İyileştirici etkisi yoktur ancak şikayetleri azaltabilir. Bunu ağrıyan çürük diş için ağrı kesici almaya benzetebiliriz.

Kılcal Damar Hangi Bölüme Girer ?Kalp damar cerrahisi branşına girer, bazı güzellik merkezleri tedavi ettiğini yazsa da son derece riskli bir seçim olur çünkü kalın olanlara dokunmayacakları için sorun tam anlamıyla çözülmemiş olur. Bazı hastanelerin radyoloji gibi farklı klinikleri de bir şeyler yapmaya çalışsa da asıl branş kadar başarılı olamaz.Tüm hastalıklar gibi bu hastalıkta da teknolojinin olduğu spesifik kliniklerden hizmet almanız daha çok memnun kalmanızı sağlayacaktır.

Kılcal Damar Tedavi Ücreti ; Ayrıntılı fiyatlar için http://www.ideaklinik.com/tedavi-ucretleri.html linkine bakılabilir.

Varis Tedavi Ücreti

Burada yazılacak olan tedavi ücreti tüm varis tedavi merkezlerini bağlamaz sadece bilgilerin alındığı İdea Kliniği bağlayan fiyatlardır. Varis tedavi ücreti bir çok faktöre bağlı olarak çok değişebilmektedir.

Bunlar;

Hastanın resmi kurum üyeliği; Resmi kurum (SGK vs) üyelerine % 50oranında indirim uygulanır.

Varisin yaygınlığı; Hastalık bir bacakta dar alanda olabileceği gibi her iki bacağını tümüyle saracak kadar yaygın olabilmektedir. Yaygınlık ücreti etkileyen en önemli faktördür.

Varisin tipi; Kılcal varisler, retüküler varisler ve kalın varislerin tedavi ve takipleri birbirinden farklıdır, farklı teknolojiler ve yöntemler kullanılması ücretler de yansımaktadır.

Varisin yeri, genişliği ve uzunluğu; Daha geniş damarların tedavisi daha zor ve uzun olabilmektedir aynı durum uzunluk içinde geçerlidir. Kalın olanlarda ek teknolojiler kullanmak gerekebilmektedir.

Tedavide kullanılacak teknoloji veya teknikler; Damarın durumuna göre lazer veya radyo frekans yada her ikisi kullanılabilir bunun yanı sıra aynı kişiye köpük veya skleroterapide gerekebilir. Kalın olanlarda yapıştırma, EVLA, EVRFA gibi yöntemler de uygulanabilir.

Varis Ameliyatı Fiyatı;
bilekte kılcal varis Genel olarak bakıldığında ameliyat ek yük getirdiği için daha pahalı olmaktadır ve yapılacak ameliyata göre değişmektedir. Zamk tedavisi, damar içi lazer ve damar için radyo frekans yöntemleri 3500-5000 TL arasında değişir.
Ameliyatsız yöntemler genel ortalamada daha ekonomik olmaktadır, hastalığın yaygınlığı ve çeşidine göre tedavinin ücreti  400 TL ile 8000 TL arasında değişir. Hafif düzeyde 1-2 seansta düzelecek varisler genellikle 400-500 TL civarında tutarken her iki bacakta yaygın ve  çok çeşitli kalınlıkta olan ileri düzey varislerin tedavisi 8000 TL ye kadar çıkabilmektedir.
Varisin çeşidi, yaygınlığı ve kullanılacak teknolojiler ne olursa olsun tüm resmi hastalara (SSK, Bağkur, Emekli Sandığı, TSK) belirlenen fiyattan % 50 indirim uygulanır.
Varis tedavisinde ücretlendirme yapılacak muayene sonucu belirlenir. Uygulama sanslar halinde (1-5 seans) yapılır ancak ücret seans sayısından bağımsız bir şekilde bir defaya mahsus ödenir ve tedavi bitene kadar bir daha ücret ödenmez. Uygulamalar 1 yıl boyunca olabilecek tüm varis sorunlarına karşı garantili yapılmaktadır.
Belirlenen ücret varisin tamamen yok edilmesini içerir yani kılcal veya kalın olması değişmeksizin tüm varisler tedavi edilir.
Fiyatlar Türkiye’deki 6 şubede de geçerlidir. https://www.ideaklinik.com/tedavi-ucretleri-bilgisi.html den alıntıdır. Fotoğraf göndererek alacağınız ücret her altı şube için geçerli ücrettir.

Fotoğrafı aynı sitenin sanal muayene sayfasından gönderebileceğiniz gibi aşağıdaki size yakın şubenin cep telefonundan whatsapp aracılığı ile de gönderebilirsiniz.

Bakırköy: 0542 621 0888
İzmir: 0542 295 52 54
Ankara: 0505 119 3690
Kadıköy: 0542 231 2823
Şişli: 0532 463 9682
Bursa: 0532 152 26 75

 

Hipertansiyona Ne İyi Gelir

By on Şubat 19, 2018

Bu yazımızda sizlere hipertansiyon ile alakalı bilgiler vereceğiz. Hipertansiyondan bahsetmeden önce tansiyonun ne olduğunu tanımlamak faydalı olacaktır.
Kalbimiz dolaşım sistemimizin en önemli organlarından biridir. Kirli ve temiz kanın vücudumuzda devinimini sağlar. Kanın bu dolaşım esnasında uyguladığı basınca ise tansiyon adı verilmektedir. Kalp kanı damarlara pompalayabilmek için belli bir düzeyde kasılmaktadır. Bu esnada damar içerisindeki basınç maksimum düzeye ulaşmaktadır. Buna sistolik basınç yani büyük tansiyon denilmektedir. Basınçla kan akımını sağlayan damarın gevşeyerek kan akışını sağlaması esnasında görülen en düşük seviye ise küçük tansiyon olarak adlandırılmaktadır.
Hipertansiyon Nedir?
Kanın kalp tarafından pompalanabilmesi için gereken basıncın standart miktardan fazla olması hipertansiyon yani yüksek tansiyon anlamına gelmektedir. Büyük ve küçük her iki tansiyon değerinin yüksek olması hipertansiyon olarak değerlendirilmektedir. Toplumun yaklaşık %25inde görülen bu sağlık problemi oldukça ciddi sonuçlara sebep olabilmektedir. Bu sebeple mutlaka doktor tarafından kontrol altına alınmalıdır.
Hipertansiyon Belirtileri Nelerdir?
Yüksek tansiyon ile birlikte karşılaşılan belirtiler ; burun kanaması, kulaklarda çınlama, halsizlik, baş dönmesi, baş ağrısı, ense ve tepe zonklaması, çarpıntı ve bulantı hissidir. Bu bulgular kişiden kişiye değişebilmektedir. Uzun süredir hipertansiyon yaşayan bireylerde tansiyon yükseldiği durumlarda bu belirtilerin hiçbiri görülmeyebilir. Bu iyi bir şey olarak değerlendirilse de maalesef ki hastalar acısından olumsuz bir durumdur. Kişi herhangi bir sorun hissetmese dahi organları ve vücudu bu durumda hasar görmeye devam edecektir.
Hipertansiyon Teşhisi Nasıl Konulur?
Yetişkin bir bireyde hipertansiyon teşhisi koyulabilmesini için bir defa yapılan ölçümde değerlerin yüksek çıkması yeterli değildir. En az 3 kez ayrı ayrı yapılan doktor kontrolünde sistolik kan basıncının 140mmhg, distolik kan basıncının 90 mmhg den yüksek olması gerekmektedir. Buna ek olarak sağlıklı bir tanı koyulabilmesi için detaylı bir fiziksel muayene, 24 saatlik izlem, elektrokardiyogram, ekokardiyografi ve çeşitli kan testleri yapılmaktadır.
Hipertansiyon Neden Olur?
Kalp ve damar sistemlerinin sağlıklı bir şekilde çalışması için kan basıncının dengede olması gerekmektedir. hipertansiyonda ise basıncın aşırı yüksek olması bu dengenin bozulmasına sebep olmaktadır. Hastalığın ilk aşamalarında basınç artışı heyecan, yorulma gibi durumlarda ortaya çıkarken, ilerlen aşamalarda normal zamanlarda bile denge sağlanamamaktadır. Bu tarz durumlarda tansiyona müdahale edilmediği takdirde yüksek kalmaya devam etmektedir.
Hipertansiyon Kimlerde Daha Sık Görülür?
Hastalığın kalp-damar düzeneğinin oluşturduğu ve basıncın dengelenmesini sağlayan sistemin bozulmasından kaynaklı olduğundan bahsetmiştik. Ailesinde bu sağlık problemi görülen bireyler risk grubunda yer almaktadır. Ailesinde tansiyon olan bireyde mutlaka bu problem görülecek değil elbette ama hastalık büyük oranda genetik kodlarla taşınmaktadır. Hastalığın görülmesine zemin hazırlayan bazı durumlar ise şu şekilde sıralanabilir; şişmalık, hareketsiz yaşam, fazla tuz tüketimi, yaşlılık, sigara ve alkol kullanımı, stres, şeker hastalığıdır. Hastalığı bunlarda yalnızca birine bağlamak doğru bir yaklaşım değildir. Bunlar yalnızca hastalığın oluşumunu kolaylaştıran faktörlerdir.
Hipertansiyonun Zararları
Tansiyonun yükseldiği durumlarda hastalarda ciddi şikayetler gözlenebilmektedir. Baş ağrısı, nefes darlığı, ateş basması karşılaşılan sorunlar arasındadır. Basıncın ani arttığı durumlarda bilinç kaybı, beyin kanaması, felç dahi yaşanabilmektedir. Bunlar tansiyonun yüksek olmasına bağlı kısa vadeli yaşanan sağlık problemleridir. Birde hipertansiyonun uzun vadede insan bedenine verdiği zararlar vardır. Uzun vadede kalp damar, dolaşım sistemi zarar görebilmektedir. Zamanla kalp genişleyerek kalp yetmezliği hastalığı ortaya çıkabilmektedir. Damar sisteminin zarar görmesine bağlı olarak kalp damar hastalıkları, beyin damar hastalıkları, felç, böbrek yetersizliği gibi sağlık sorunlarına meydana gelebilmektedir.
Hipertansiyon Tedavisi Nasıl Olmalıdır?
Hastalığın tedavisinde amaç kan basıncının normal seyrinde tutulmasıdır. Kişilerde tansiyon problemine ek olarak şeker hastalığı, böbrek rahatsızlığı gibi bulgular yoksa amaç kan basıncını 140/90 mm hg altında tutmaktır. Eğer bahsedilen hastalıklar kişide mevcut ise bu değerlerin daha aşağı çekilmesi amaçlanır. Değerlerin bu seviyelerde tutulabilmesi için hayat tarzında bazı değişiklikler yapılması ve ilaç kullanımı önerilmektedir. Düzenli egzersiz yapılması, tuz tüketiminin azaltılması ve kilo kontrolü tansiyon kontrolü için önem arz etmektedir. Bunlara ek olarak ihtiyaç duyulan durumlarda ilaç kullanımı önerilmektedir. Kullanılacak ilaçlar uzun vadede kullanılan ilaçlardır. Kişiler bazı durumlarda uzun vadeli ilaç kullanımının getirdiği zararlardan kaçınmak adına ilaç kullanımını kendi kendilerine bırakmaktadır. Bu oldukça yanlış bir tutumdur. Tansiyonun düzensiz olması kısa vadeli şikayetlere sebep olmasının yanı sıra uzun vadede de organlara zarar vermektedir. Ki bu durum bazen geri dönüşü olmayan sağlık problemlerine sebep olmaktadır. ilaçlar ancak doktor kontrolünde ve tansiyon dengesinin sağlandığı durumlarda bırakılmalıdır.
Tedavi ne kadar sürer? İlaçlar bağımlılık yapar mı?
Hipertansiyon problemi yaşayan kişiler bu hastalıkla ömür boyu mücadele etmelidir. Yaşam şeklinde yapılan değişiklerle kan basıncını düzenleyebilen hastalar bu uygulamalara ömür boyu devam etmelidir. Kan basıncındaki dengeyi ilaç ile sağlayan hastalar ise ilaç kullanımına doktor aksi bir şey söylemedikçe ömür boyu devam etmelidir. Uzun vadede bu ilaçların bağımlılık yapması gibi bir durum söz konusu değildir.
Hipertansiyona Ne İyi Gelir
– Bu sağlık sorununu yaşayan bireyler tuz kullanımına mutlaka dikkat etmeli ve tuz tüketimini minimum seviyede tutmalıdır.
– Ayrıca aşırı kilo tansiyonu tetikleyen bir durum olması sebebi ile istenmeyen bir durumdur.
– Kişilerin diyet uygulayarak kilolarını kontrol altına almaları önerilmektedir.
– Sigara ve alkol kullanımı da hastalığa zemin hazırlayan faktörler olması sebebi ile tüketilmesi uygun olmayan maddelerdir.
– Ayrıca streste ireylerin tansiyonunun yükselmesine sebep olan faktörlerden bir tanesi olması sebebi ile kaçınılması gereken bir durumdur.

Elektronik Tansiyon Aletleri Güvenilirmidir?
Evet arızası veya sorunu yoksa güvenle kullanılabilir. Diğer manuel tansiyon aletlerine en büyük üstünlüğü pratik olmasıdır. pratik olması sayesinde her hasta kendi takibini yapabilmektedir. Son derece uygun fiyatlara satılmaktadır. Her marka güvenilir sonuç verir ama kaliteli ve bilindik markalar daha uzun süre kullanılabilir.
Hepsinin 2 yıl garantisi vardır ancak ucuz aletler olduğu için garantiyi uygulatmak genellikle mümkün olmamakta ya da hasta garantiyle uğraşmak yerine yenisini almaktadır.
Arıza durumunda onarımı yoktur denilebilir. Arızalı olma ihtimaline karşı arada bir farklı bir tansiyon aletinin sonucuyla karşılaştırm ayapmak akıllıca bir davranış olur.
Redaksiyon Sevde KAPU

Hemoroidin dışarı çıkması

By on Şubat 16, 2018

Hemoroidin makattan çıkması birkaç türlü olabilir. Hastanın tarifine ve muayene bulgularına göre bu çıkış farklı isimlerle anılır ve tedavi yaklaşımı da farklıdır.
1-Hemoroid (basur) memelerinin dışarı çıkıp ayağa kalkınca kendiliğinden geri içeri girmesi, bu 2.derece iç basurdur.
2-Memelerin dışarı çıktıktan sonra ancak elle içeri konulabilmesi, bu duruma da 3.derece basur denir.
3- Hemoroidin dışarı çıkıp şiddetli ağrı yapması, şişmesi ve hiçbir şekilde geri içeri girmemesi bu durma da boğulmuş basur diğer adıyla tromboze hemorrhoid denir.
Hemoroidin dışarı çıkması olarak tarif edilen asıl durum işte bu 3. durumdur yani boğulmuş basurdur. Konu içeriği de buna göre belirlenmiştir.
Hemoroid Neden Dışarı Çıkar ?
* Kabızlık sorunu en sık görülen sebeptir, dışkıyı çıkarmak için çok şiddetli ıkınmaya bağlı olarak içerideki basur cildin altından makatın dışına doğru çıkar ve geri dönemediği için makat kasları tarafından kan dolaşımı bozulacak sıkılır bir anlamda boğulur. Bu anormal durumu parmağı iple sıkmaya benzetebiliriz. Kan dolaşımı bozulduğu için dayanılmaz düzeyde ağrı olur.
dışarı çıkmış hemoroid memesi* Doğum; normal doğum sırasında hastanın ıkınmasına bağlıdır.
* Acı tüketimi; aşırı acı yendiğinde acının yaptığı yanmadan olan şiddetli ıkınmaya bağlıdır.
* İshal; yoğun ishallerde sık tuvalete çıkmaya bağlıdır.
* Amip; ishal gibi sık dışkılamadan olur.

Dışarı Çıkan Hemoroid Tedavisi
dışarı çıkmış hemoroid memesi nasıl içeri girerEn doğru yaklaşım cerrahi müdahale yapmadan ağrıyı azaltmaya yönelik tedavi planlanmasıdır. Ağrı kesici tabletler ve özellikle sıcak su oturma banyosu rahatlatıcı etki yapar ancak ağrının tam geçmesi 1-2 hafta sürebilir. Anestol adlı merhem uyuşturucu etkisiyle ağrıyı azaltmaya yardımcı olur. Bu dönemde kullanılacak basur kremleri, fitilleri ve hapları iyileşme sürecini ve hastanın şikayetlerini değiştirmez yani hiçbir faydası yoktur aynı durum bitkisel ilaçlar için de geçerlidir. Ağrı 1-2 haftada şişlik ise 5-8 haftada tamamen kaybolur ve hasta eski fazla şikayet yapmayan basurlu durumuna döner.eski sorunsuz hale geldikten sonra lazer,lastikle boğma ve THD gibi zahmetsiz yöntemlerle basur tedavi edilir.
Anüsten çıkan hemoroid ağrısı çok fazlaysa şu şekillerde de yaklaşılabilir;
Memelerin içini boşaltmak; işelm 5-7 dakika sürer hastanın ağrısı %70-80 oranında azalır.
Memeleri alma; ağrı yapan hemoroid memesi kesilerek tümden alınır yani klasik ameliyat yapılır, zahmetli ve dışkı kaçırma, makat darlığı, kanama gibi komlikasyonların daha sık yaşandığı bir yaklaşımdır.
Sülük yapıştırma; Sülük tedavisinin etkili olabileceği tek sorundur, içindeki pıhtıyı emerek rahatlama sağlar, iyileştirici etkisi yoktur ama doku içindeki pıhtıdan kaynaklanan basıncı düşürerek rahatlık verir.

Dışarı Çıkan Basur Memesi Nasıl Girer
Buraya kadar yazılanlar ağrılı, kısa süre önce çıkanlar içindi, bir de her tuvalette dışarıya çıkma durumu vardır. Hasta tuvaletini yaparken memeler makattan dışarıya çıkar. Bu memeler kalkınca kendiliğinden içeri giriyorsa 2.derece iç hemoroid denir. Memeler kendiliğinden girmiyor ve hastanın eliyle içeri itmesi gerekiyorsa bu 3. derece iç basurdur. Yukarıda tarif edildiği gibi tromboz durumu varsa içeri girmez, zorla sokulsa da hemen geri çıkar.

Benzer Hastalıklar

Anal hematom; ıkınmaya bağlı olarak deri altına kanama olur , ciddi ağrılı bir sorundur. Cerrahların % 90 ı bu durumu hemoroidle karıştırır.
Makat Apsesi; iltihabi bir durumdur, boşaltılarak tedavi edilir.

Basur Ağrısı Nasıl Geçer
Yukardaki hastalıklar makat bölgesinin en ağrılı hastalıklardır. En etkili ve pratik uygulama sıcak su oturma banyosudur. Hafif can yakacak sıcaklıkta suya 10-15 dakika oturmak rahatlama sağlar, sınırsız sayıda oturulabilir. Tedavi edici etkisi yoktur. Sıcak su yerine o bölgeyi ısıtacak başka şeyler de kullanılabilir.
Ağrı kesiciler, bütün ağrılarda olduğu gibi ağrıyı azaltır.
Anestol merhem, bölgesel olarak uyuşma sağlar.
Basur kremleri; Çok sık reçete edilse de etkileri olmaz.

Şapka saç dökermi

By on Şubat 16, 2018

Bu tür yanlış bilgiler çok yaygın olsa da inanmadan önce bilimsel desteği olup olmadığına bakılmalıdır. Yapılan istatistiki çalışmalarda şapka veya kafa derisini kapatan diğer aksesuarlardan takanlarda saçlarda dökülme sorununun daha fazla olmadığı görülmüştür.

Şapka saç döker diyenlerin iddiası şu şekildedir;
Saçın kökü hava alamaz
Gözenekler tıkanır
Kan dolaşımını engeller
Bu üç görüş de doğru değildir şöyle ki ;
İlkokulda öğretilen deri oksijen alır görüşü sadece o yaş gurubuna bir şeyleri anlatabilmek amacıyla söylenir. Aslında deri asla oksijen veya hava alamaz, insan derisinin böyle bir yeteneği yoktur.
Saçın gözenekleri içeriden dışarı doğru salgıların çıktığı küçük deliklerdir ve dışarıdan bir şeyle kapatılması bu salgının çıkışını engellemez yani gözeneklerin tıkanması diye bir şey söz konusu değildir. Daha çok kozmetologların insanları ikna etme amacıyla kullandığı bilimsellikle ilişkisi olmayan yanlış bir görüştür.
Kan dolaşımının bu kadar sıkı bir şapka takmak mümkün değildir.
Tüm bunların yanında kişi başını kapattığı için saç ve saçlı deri hijyenine dikkat etmezse bakımsızlıktan olumsuz etkilenme olabilir.Bu durumda saçı döken örtü değil bakımsızlıktan kaynaklanan kirlenmedir.

Sonuç olarak şapka, başörtüsü, türban, bere ve kep gibi saçı kapatan giysilerin saçı dökmek gibi bir etkisi yoktur.Saç dökülmeniz varsa bunları suçlamak yerine bilimsel ilaçlarla tedavi etmeniz daha yararlı olacaktır.
Tedavi konusunda öneri için saç dökülmesine en etkili ilaç hangisi sayfasına bakabilirsiniz. Saç hastalıkları ve dökülmesi tedavisi üzerine yoğunlaşmış ve sadece saçla ilgili ilaçlar geliştiren Türkiye’nin tek ilaç firması Hair Pharma nın ürünlerini incelemeden kullanacağınız ürüne karar vermeyin.
Tüm bu bilgiler yanı sıra şunu da gözardı edemeyiz; sürekli kapalı tutulan kafa derisi yeterli havalanamadığı ya da yeterli sıklıkta yıkanmadığı için çeşitli deri hastalığına maruz kalabilir ve bu cilt hastalığı sebebiyle dökülme sorunu yaşanabilir. Mesela mantar hastalıkları nemli ortamı daha çok sever, kapalı alanda nem fazla olur.

Kıl Dönmesi Ameliyatları

By on Şubat 15, 2018

Kıl dönmesi hastalığı çok fazla tekrarlaması sebebiyle en çok ameliyat tekniği geliştirilen hastalıklardandır halihazırda uygulanan 15 farklı yöntem vardır, sadece 7-8 çeşit flap yöntemi vardır.. Tarif edilen her ameliyat bazı avantajlar eklemiştir ama iş gücü kaybı, tekrarlama gibi sorunlar bir çok yöntemde aşılamamıştır.

Çağdaş Kıl Dönmesi Ameliyatları
Mikro Sinüsektomi
Mikro sınüsektomide; mikro kelimesi işlemin küçüklüğünü, sınüsektomi ise kıl yumağının (sinüs) çıkarılmasını ifade etmektedir. Normal ameliyatlarda cilt 12-30 cm kesilirken, mikro sınüsektomide 1-2 cm cilt kesisi yeterli olmaktadır. Bu sayede ciltte görünür yara ve dikiş izi kalmaz. Kıl dönmesinde dikiş izi önemsenmese de kadın hastaların arkasında kocaman bir Z harfi şeklinde iz kalması ciddi sıkıntı yapabilmektedir. Çağdaş kıl dönmesi ameliyatları sınıfındandır. D.ğer çağdaş amelitarlar Bascom procedür, pit picking ve sinsotomi yöntmeleine benzer.
Mikro Sınüsektomi Avantajı
Kıl dönmelerinin % 90 dan fazlası 1-2 cm lik bir alandadır ve ameliyat 1-2 cm lik küçük bir alandan gerçekleştirilebilir. Doğal olarak başvuran kıl dönmesi hastalarının yaklaşık % 90’ı bu yöntemle işine, okuluna ara vermeden ayaktan tedavi edilebilir. Ağrı kesici almayı gerektirmeyecek düzeyde hafif ağrı olabilir, iyileşme tamamlandığında görünür bir iz kalmaz. Hastanede yatmayı gerektirmediği için daha ekonomiktir. Mikro sinüsektomide en önemli sorun bilen cerrah sayısının yetersiz olmasıdır. Giderek yaygınlaşsa da ne yazıkki hala klasik ameliyat yapan yerler vardır.
Mikro sinüsektomi dışında Bascom procedür, pit picking ve sinüsotomi ameliyatları da vardır. Hepsinin avantajları yaklaşık aynıdır. Bu yöntemler ayrı sayfalarda yazılmıştır.

Bascom Ameliyatı
John Bascom tarafından tanımlanmışitır, nüans farkları olmakla birlikte mikro sinsektomi ve diğer çağdaş yöntemlere benzer şekilde uygulanır. Sonuçları da bu ameliyatlara benzer. Yani hasta aynı gün işine dönebilir, tekrarı azdır, ağrı minimaldir.

Pit Picking Ameliyatı
Pit delik picking toplamak anlamına gelir, yani kılların giriş deliklerini almak şeklinde tarif edilebilir. Bu delikler alınır ve bu deliklerden içeri girilip kıllar temizlenir. Sinüsotomi denilen ameliyatsız yöntem olarak lanse edilen yönteme benzer.
Klasik Kıl Dönmesi Ameliyatı
Uzun yıllardır yapılan bir ameliyattır. Kıl dönmesinin olduğu alan genişçe çıkarılır, oluşan açıklık cilt uç uca gelecek şekilde kalın iplerle dikilir. Rutin pansumanlar sonrası 12-14.günlerde dikişler alınır.
Klasik Ameliyatın Avantajları ;
Her hastaya uygulanabilir
Ameliyat süresi kısadır(25-30 dakika).
Klasik Ameliyatın Dezavantajları
Tekrarlama ihtimali çok yüksektir % 30 (% 50 ye çıktığını yazan yayınlar mevcuttur)
Narkoz gerektirir
2-4 Hafta pansuman ve bakım gerektirir
10-15 gün iş gücü kaybı olur
Yataklı tedavi kurumu gerektirir.
Ameliyatın sonrası ağrı çok fazladır, giderek azalan şekilde 10-15 gün devam eder.
Geniş yara izi kalır.
Yüzde 10-15 enfeksiyon gelişebilir
Ameliyat sonrası erken dönemde yara açılabilir.
Ameliyat sonrası zorunlu yatış pozisyonu gerekir.
Yarı Kapama Tekniği
Kıl dönmesinin olduğu alan kesilerek çıkarılır; oluşan boşluk yanlardaki cilt uç uca değil, zemine dikilir. Uç uca dikilmediği için açık kalır ama açık yönteme kıyasla daha küçük bir yara kalır.Çok tercih edilen bir yöntem değildir.
Yarı Kapama Tekniği Avantajları
Cerrah açısından kolay uygulanan bir tekniktir.
Diğer ameliyatlardan kısa sürer ( 20-25 dakika)
Bölgesel uyuşturmayla yapılabilir.
Hasta açık yara olmasına rağmen 4-10 günde işine dönebilir
Her vakaya uygulanabilir.
Yarı Kapama Tekniği Dezavantajları
İş gücü kaybı fazladır
3-6 ay pansuman gerektirir
Ağrı fazladır.
Geniş yara izi kalır.
Yüzde yüze yakın ihtimalle iltihap gelişir ama genellikle ciddi sorun yaratmaz
İltihaba bağlı aylarca akıntı ve koku olur.
Ameliyat sonrası erken dönemde kanama olabilir.
Tekrar etme yada hiç düzelmeme ihtimali % 10 kadardır
Açık Bırakma Tekniği
Kıl dönmesinin olduğu alan genişçe çıkarılır, oluşan boşluk kendi haline dolmaya bırakılır. Boşluk alttan dolarken aynı anda ciltle kapanır, bu süre zarfında rutin pansumanlar yapılır. Yeni oluşan cilt kılın batmasına karşı daha dirençli olduğundan tekrar kıl dönmesi olma ihtimali diğer ameliyatlardan azdır.
Avantajları;Ameliyatlar arasında en az tekrarlayan tedavi şekillerinden biridir ( % 5 )
Cerrah açısından kolay uygulanan bir tekniktir.Diğer ameliyatlardan kısa sürer ( 20-25 dakika)
Bölgesel uyuşturmayla yapılabilir.
Hasta açık yara olmasına rağmen 4-10 günde işine dönebilir
Her vakaya uygulanabilir.
Açık Bırakma Tekniği Dezavantajları
İş gücü kaybı fazladır
3-6 ay pansuman gerektirir
Yataklı tedavi kurumu gerektirebilir.
Ağrı fazladır ancak 3-5 günde azalır
Geniş alanda çukur şeklinde yara izi kalır.
İltihaba bağlı aylarca akıntı ve koku olur.
Ameliyat sonrası erken dönemde kanama olabilir.
Ameliyat sonrası zorunlu yatış pozisyonu gerekir.
Kapalı Pansumansız Teknik
7-8 yıldır uygulanan bir tekniktir. Kıl dönmesinin olduğu alan vücudun tam ortasından değil de bir tarafa kaydırılarak yapılan kesiyle çıkarılır ve cilt karşı tarafa kaydırılarak derinden yüzeye doğru kat kat dikilir. Cilt dikişi estetik dikiş denen şekilde gizli konulur bu sayede ameliyat bitiminde belirgin bir açıklık kalmaz.
Kapalı Pansumansız Teknik Üstünlükleri
Ameliyat süresi kısadır
Kalan iz daha kabul edilebilir düzeydedir
Tekrarlama ihtimali % 7 dir
Pansuman ve bakım gerektirmez
Kapalı Pansumansız Teknik Dezavantajları
İş gücü kaybı fazladır(kapalı dense de açılma riski ve ağrı sebebiyle 10 gün)
Narkoz gerektirir
Sonrası ağrı fazladır.
Yara izi olur .
Yüzde 12 civarında enfeksiyon gelişebilir
Ameliyat sonrası erken dönemde yara açılabilir.
Ameliyat sonrası zorunlu yatış pozisyonu gerekir.
Ameliyat sonrası vakum aleti konmazsa kanama ve enfeksiyon riski çok artar.
Kıl Dönmesi Flap Yöntemi
Çok farklı flap tekniği vardır ,farkları çevrilen cildin şekli farklıdır.Genel olarak orta hattaki kıl dönmesini çıkarıp yerine yanlardan daha dayanıklı kılsız bir cilt parçasını getirip dikme işlemini içerir.Kıl dönmesi çıkarıldıktan sonra oluşan boşluğa yan taraftan cilt, cilt altı ve kasın zarını içeren bir parça dil şeklinde kökü vücuda bağlı olarak getirilip dikilir. En büyük üstünlüğü tekrarı diğer ameliyatlara oranla daha azdır. Limberg, rhomboid, eliptik, karydakis, modifiyelimberg, V-Y flap, Z plasti gibi çeşitli isimler verilmiştir. En iyi flep yöntemi karidakis’tir.
Karidakis Ameliyatı
D flap te denmektedir. Deri büyük D harfi şeklinde kesilerek bir kısım deri yana kaydırılır. Flaplar arasında en pratik olandır. İşe dönüş erkendir.
Flap Yöntemi Avantajları
Tekrarlama ihtimali düşüktür(% 7- 8 )
Gerginlik olmadığından daha az ağrılıdır ancak kesilen alan çok fazla olduğu için uzun süren ğrı olur
Flap Yöntemi Dezavantajları
İş gücü kaybı fazladır (10-15 gün yatak istirahatş gerektirebilir)
Narkoz gerektirir(bölgesel uyuşturmayla yapılabilir ama kalite düşer)
Yataklı tedavi kurumu gerektirir bu da maliyeti artırır
Abartılı bir yara izi olur ( 10-12 cm uzunluğunda büyük bir “Z” harfi şeklinde
Yüzde 12 civarında enfeksiyon gelişebilir, bazi iltihaplarda yara açılır ve iyileşme süresi aylarca sürebilir
Erken dönemde yara açılabilir, zorunlu yatış pozisyonu gerekir.
Vakum aleti konmazsa kanama ve enfeksiyon riski çok artar.
Teknik olarak zor bir ameliyattır çünkü çok kesik yapılır ve 20-30 dikiş atmak gerekir.
Uzun sürer (40-45 dakika)
Bütün bunlar ve artık uygulanmadığı için burada bahsedilmeyen ameliyatlardan sonra Idea Kliniği tarafından geliştirilen mikro sinüsektomi ile kıl dönmesi tedavisi avantajları sebebiyle giderek yaygınlaşan bir tekniktir. Orta vadede uygun vakalarda standart tedavi haline gelecektir.
Ameliyat olmaya karar verilmeden önce yöntemlerin farkları iyi algılanmalıdır

Ameliyatsız Kıl Dönmesi Tedavisi
Geçmişte uygulanan fenol ve gümüş nitrat tedavileri gerçek bir tedavi olmamaları ve neredeyse hastaların hepsinin yıllar içinde ameliyat olmak zorunda kaldığı için uygulayıcısı pek kalmamıştır. Bu fenol ve gümüş nitrat uygulamaları sorunu gerçek anlamda çözemez çünkü hastalığın asıl nedeni olan kılların giriş delikleri ve sinüs olduğu gibi kalır.
bilinen tek etkili ameliyatsız yöntem sinüsotomidir. Sinüsotomi ayrı sayfada ayrıntılı ele alınmıştır.
www.kildonmesi.com.tr den özetlenerek alıntıdır.

Makat apsesi

By on Şubat 15, 2018

Bölgenn en şiddetli ağrıya neden olan hastalıklarındandır, hasta oturamaz hatta bazen kalçalar sıktığı için ayağa bile kalkamaz. Makat bölgesi apselerinin sebebi makat bölgesinin nemini sağlayan 4-6 adet tükürük bezi benzeri bezlerin salgı deliğinin tıkanması sonucu salgının doku içinde birikmesine ve apseye (perianal apse) sebep olur. Bilinen kesin bir sebebi olmasa da kabız insanlarda daha sık görülür.

Randevu almak için

Anal apse (perianal apse) belirti ve bulguları:
Sıkça hemoroidle karıştırılır ama bulgular hemoroidden çok farklıdır.
– Anüs bölgesinde aniden başlayan ve 2-4 günde giderek artan ağrı.
– Makata yakın alanda ağrılı şişlik.
– Ateş (olmayabilir)
– Dışkılama isteği (huzursuz edici bir dolgunluk hissedilir)
– Ağrılı dışkılama
– Makata yakın alanda kızarıklık.
– Derin plandaysa bu bulguların tamamı olmayabilir.

Makat apsesi nasıl teşhis edilir
Genellikle direk muayeneyle doğru teşhis konur, rektal tuşe (parmak muayenesi ) daha derin apselerin tesbitine yarar. Apse yüksekte veya derin plandaysa rektal ultrasonografi teşhise yardımcı olur. İğne ile apse içeriği çekilerek apsenin yerinden tam emin olunur. Daha derin ve daha yukarda olduğunda teşhis zor olabilir bu durumda anal ultrason yapılması gerekir. Seyrek olarak MR veya tomoğrafi gibi teknolojilere ihtiyaç duyulur. Böge hastalıklarına yoğunlaşmış proktoloji uzmanları anoskop ve makat endoskopisi ile % 100 yakın doğrulukla teşhis koyabilir.
Makat apsesi tedavisi
Bütün apseler gibi acil tedavi gerektiren bir hastalıktır. Bütün apseler hipokrattan beri aynı şekilde en kısa sürede açılarak tedavi edilir. Açma işleminde iltihabın rahat akacağı kadar (2-2.5 cm) cilt kesilir. Cilt kesildiği anda artmış doku içi basıncı düşeceği için o anda ciddi bir rahatlama olur. Ameliyat sonrası antibiotik başlanır. Apsenin boşaltılmadan tek başına antibiotik tedavisile iyileştirmeye çalışılması yeterli olmaz sorunun büyümesini engellemez.

Makat Apsesi Fistül
Apsenin tedavisinin ne zaman yapıldığının yani şikayetlerden ilk başladıktan ne kadar sonra boşaltıldığının çok önemi vardır. Şöyle ki; Apseya ait bulgular başladıktan sonraki 3 gün içinde tedavi edilirse % 30 fistül gelişirken 5.gün tedavi edilmesi halinde % 50 fistül gelişir. Kendi haline patlaması halinde % 80-90 fistül gelişir. Fistül gelişmemesi için şikayetler başladığında hemen profesyonel yardım alınmalıdır. Kendi haline patlaması ya da toplumda yaygın bir şekilde kullanılan haşlanmış soğan veya lokum konması fistülle sonuçlanmasına neden olabilir. Fistül tedavisi özellikle de komplike fistül tedavisi apseye kıyasla çok daha zordur bu sebeple zamanında ve doğru bir şekilde boşalttırmak akıllıca bir tutum olur.

Makat Apsesi Fiyatları Bu konuda internet ortamında ücretlerini paylaşan tek kurum Idea Kliniktir, SGK sı olan hastalara 550, SGK sı olmayan hastalara 1100 TL uygulanmaktadır. Ayrıntılı ücretler Idea Klinik resmi sitesinden alınabilir. Belki aynı kalitede hizmet alınamayacağı düşünülebilir ancak devlet hastaelerinde ücretsiz boşaltılmaktadır.

Rektal Apse
Mkattaki apsenin bir formu gibi değerlendirilebilir. Makattan 4-5 cm yukarıdaki kısımda olur. Teşhisi de tedavisi de daha zordur. Narkoz gerekebilir. Bu tip apselerden sonra komplike tip fistül dediğimiz daha sorunlu fistüller gelişebilmektedir. Tedavisi yine en kısa sürede boşaltma şeklinde yapılır.

Üryani Eriği Faydaları

By on Şubat 12, 2018

Bu yazımda hamileliğin olmazsa olmazı demesek de çok önemli yararları olan doğal bir üründen erikten daha doğrusu çok yaygın bilinmeyen bir erik türünden bahsedeceğim, yazdığım faydalarını göreceğinizi ümit ediyorum. Sağlıklı bir hamilelik geçirmeniz dileğimle.

HAMİLELİKTE BESLENME ÖNERİLERİ :

ÜRYANİ ERİĞİ
 Hamilelik döneminde anne adayları bir çok sağlık şikayeti yaşarlar ve bu sorunlarla mücadelede de doğal yöntemleri tercih etmeye çalışırlar. Günümüzde de anneler çok daha bilinçli tercihler yapıyorlar. Olabildiğince en doğalı ve hatta organik olanı da seçmeye özen gösteriyorlar.

Günümüzde, yeni yeni insanlar tarafından fark edilmeye ve tüketilmeye başlanan çok kıymetli ve değerli bir meyve, hamilelik döneminde yaşanan sorunlara ve şikayetlere çözüm sunuyor : ÜRYANİ ERİĞİ SATIŞ https://www.enbifamily.com/organik-uryani-erigi-kurusu

ÜRYANİ ERİĞİ NEDİR ?
 Bir çok insan tarafından bilinmeyen bir meyvedir üryani eriği, aslında Ala eriği. Sadece Kastamonu’da yetişen bir erik türü olan, Üryani Eriği, kuru meyve, komposto, marmelat ya da pestil olarak tüketilir. Hafif ekşimsi tadı ile, her yaştan insan için hem sağlıklı hem de lezzetli bir besin kaynağıdır.

Üryani Eriği, Ala eriği olarak da bilinir. Bu erik çeşidi Ağustos ayı başında olgunlaşmaya başlar ve Eylül ayı içinde olgunlaşır ve toplanır. Ala erik, kabukları soyulduktan sonra çam tahtalar üzerinde kurutulur ve Üryani erik ismini alır. Kabukların soyulma aşaması elle tek tek yapılır. Hem sadece Kastamonu’da çok az yerde ve sayıda yetişmesi hem de özel bir el emeğinin ürünü olması nedeniyle de çok kıymetli ve özeldir.

Ala eriği, normal siyah eriklere göre daha küçük, daha yuvarlağa yakın şekilde, daha koyu renkli ve ince kabukludur. Kabuğun altında ise altın sarısı rengindedir ve aslında yaş hali ile de tatlı bir meyvedir. Kurudukça da ekşi bir tat almaya başlar.

Tüketirken de suda bekletilerek suyunun içilmesi ya da kompostosunun yapılması tavsiye edilir. Ayrıca, pelverdesi (marmelatı) ve pestili de yapılabilir.

ÜRYANİ ERİK FAYDALARI
 Üryani eriğinin içinde kalsiyum, demir, magnezyum, fosfor, potasyum, sodyum, çinko, bakır, manganez, selenyum ve florür mineralleri bulunur. Vitaminler açısından da oldukça zengindir. İçeriğindeki bol miktardaki magnezyum, potasyum, B vitaminleri ve demir sayesinde siz ve aileniz için çok zengin bir besleyici kaynaktır.

Uryani erik, lifli yapısı sayesinde bağırsakları yumuşatır. Özellikle, hamilelik döneminde sindirim sistemine, kabızlığa iyi gelir. İçerdiği potasyum, fosfor, magnezyum ve B vitamini sayesinde hem enerji verir hem de vücudu güçlendirir.

Yoğun miktarda flavonoid içerir ve önemli bir antioksidan kaynağıdır. Bu özellikleri ile, hafızaya iyi gelir ve de sinirsel hastalıklara karşı da önleyici özelliğe sahip olduğu düşünülmektedir. İçeriğindeki bol miktardaki B6 vitamini ile sadece yetişkinlere değil, aynı zamanda çocuklara için de oldukça faydalıdır. Çünkü, beyin gelişimini destekler. Uyku düzenini sağlayan, iştah kontrolünde ve konsantrasyonda etkin rol oynayan serotoninin de salgılanmasında katkısı vardır.

Çok az miktarda şeker içermesinden dolayı da, hem diyabet hastaları tarafından hem de fazla kiloları ile mücadele edenler tarafından tüketilmesi önerilir.

Uryani erik, vücudumuzdaki kırmızı kan hücreleri için de oksijen deposu olarak kabul edilmektedir. Vücutta hemoglobin üretimine yardımcı olur ve de kılcal damar zayıflığına iyi gelir. Vücuttan zararlı maddelerin atılmasına ve de böbreklerin sağlıklı şekilde çalışmasına da yardımcı olur.

Çölyak hastaları da, günlük lif ihtiyaçlarını, yüksek lif içeriği nedeniyle üryani eriğini tüketebilirler.

Yetişkinler için günde bir avuç ve de çocuklar için günde 2 adet uryani erik tüketilmesini tavsiye ediyoruz.

100 gram üryani eriğinin kalorisi yaklaşık olarak 200 kaloridir.

HAMİLELİK VE ÜRYANİ ERİĞİ

 Hamilelik döneminde en çok karşılaşılan şikayetler, sindirim sorunları ve halsizlik şikayetleridir. Üryani erik, işte tam da bu sorunlara doğal bir ilaçtır. Çünkü, hem sinir hem de sindirim sisteminin iyi çalışmasına destek sağlar. Beden ve zihin yorgunluğuna karşı ilaç niyetine tüketilebilir. Bağırsakların da düzenli çalışmasını sağlayarak, kabızlık şikayetinde de hem önleyici hem de iyileştirici etkisi vardır.

Hamilelik döneminde zamanla rahim büyür, bu sebeple de sindirim sistemi de olumsuz şekilde etkilenir. Sindirim sistemi yavaşlar. Bu yavaşlama da şişkinlik, ödem ve kabızlık gibi şikayetlere neden olur. Ve hatta hamilelik döneminde hemoroid şikayeti de yaşanabilir. Üryani eriğinin zengin lifli yapısı, bağırsak hareketlerini hızlandırır ve de kabızlığı engeller. Hemoroid (basur) olma ihtimali de olabildiğince aza indirgenir.

Özellikle hamilelik ve emzirme dönemlerinde, anneler kabızlık ile mücadelede doğal yöntemler, besinler ararlar. Üryani eriği de, bu doğal yöntemlerden en sağlıklılarından biridir. Anne adayları için hem sindirim sistemlerini düzenleyici hem de iyi bir enerji kaynağıdır. Hamilelik ile birlikte anne adayları, değişen hormonlar yüzünden yorgun, halsiz, stresli hissedebilirler ve sürekli uyuma ihtiyacı duyabilirler. Üryani eriği de, bu süreçte iyi bir enerji kaynağı besindir.

Yüksek miktarda magnezyum içeren üryani eriği sayesinde kaslar rahatlar. Bu sayede hem erken doğum riski hem de doğum öncesi kasılmalar büyük oranda engellenir.

Gebelik döneminde karşılaşılan bir diğer sorun ise demir eksikliğidir, yani kansızlıktır. Annelerin kalbi, hamilelik sürecinde daha çok kan pompalar. Bu da, anne adaylarında kansızlığa neden olur. Demir eksikliğinde hamileler için doğal kaynaklardan biri de, demirin vücut tarafından daha fazla emilimini sağladığı, aynı zamanda da C vitamini içerdiği için Üryani Eriğidir. C vitamini bağışıklık sistemi için de en önemli vitaminlerden biridir.

Gebelik döneminde yaşanan bir diğer sorun ise kalsiyum ve D vitamini düzeylerinin düşmesidir. Üryani eriği, kalsiyum ve D vitamini açısından da çok zengin bir besindir.

Üryani erik, sadece hamilelik döneminde değil, aynı zamanda emzirme döneminde de zengin bir vitamin ve mineral kaynağı olarak hem size hem de bebeğinize faydası olan bir besindir.

Üryani Eriğini, sadece hamileler ve emziren anneler değil, herkes tüketmelidir.

Kaynak : Enbi Family

www.enbifamily.com

 

Karidakis flap

By on Ocak 30, 2018

Kıl dönmesi 10 dan farklı klasik ameliyat, 4 çağdaş ameliyat çeşidiyle yapılabilmektedir. Bu yöntemlerden biri de Karidakis flap yöntemidir. Yöntemi ilk defa tarif eden Yunan bir cerrahın adıyla anılan bir işlemdir. Çok değişik şekilde yapılan flap ameliyatları arasında en kolay uygulanan, az tekrarlayan ve en az iz bırakan yöntemdir. Farklı bir şekilde cilt kaydırma işlemdir. Yan taraftan kaydırılan cilt ayrı bir parça halinde değil cildi yana doğru kaydırma şeklinde yapılır.
Karidakis falp ameliyatında kıl yumağını (pilonidal sinüs) içeren cilt kesiği tam ortadan değil ortanın bir tarafından daha fazla olacak şekilde yapılır ve az kesilen tarafın cildi karşı tarafa doğru kaydırılıp o şekilde dikiş atılır. En hasta lüksünün en iyi olduğu yöntemdir.

Karidakis yöntemi ile pilonidal sinüs ameliyat ücretleri için http://www.ideaklinik.com/tedavi-ucretleri.html
Karydakis flap avantajları ;
* Tekrar ihtimali düşüktür
* Operasyon sonrası iz azdır.
* Uygulaması kolaydır.
* Daha az ağrı olur
* Ameliyat sonrası hasta lüksü iyidir
* Daha az cilt kesildiği için kanama riski düşüktür
* İltihaplanma ihtimali azdır
* Çok ilerlemiş kıl dönmeleri dahil her vakada uygulanabilir.
Karidakis flap olumsuzlukları
* Mikro sinüsektomi ( bascom ) ameliyatına göre daha büyüktür
* Belden aşağı uyuşturma veya narkoz gerektirir
* Hastanede yapılması gerekir
* Uygulamayı bilen cerrah sayısı azdır.
karidakis flapKıl dönmesi tedavisi için tarif edilmiş çok sayıda ameliyat çeşidi vardır, cerrahlar genellikle bunlardan bir veya ikisini uygulamakta diğerleriyle ilgilenmemektedir. Genel cerrahinin sadece proctoloji (makat hastalıkları) ile ilgilenen cerrahlar kıl dönmesi hastası ile daha çok karşılaştıkları için tanımlanan ameliyatların çoğunu bilir ve her hasta için en uygun yöntemi önerip uygular.
Hangi operasyon olursa olsun nasıl bir yöntemle yaptıracağınıza rastgele değil olumlu ve olumsuz yönlerini iyi araştırıp kendiniz karar vermelisiniz çünkü sonuca siz katlanacaksınız.

Karidakis Ameliyatı Zor mudur ?
Çağdaş pilonidal sinüs ameliyat yöntemlerine kıyasla zordur ama klasik yöntemlere göre daha kolaydır. Örnek sayısal tanımlama şu şekilde yapılabilir klasik cerrahiyi genel olarak 10 zorluk, çağdaş ameliyatları bir zorluk olarak değerlendirirsek Karidakisi üç olarak sınıflayabiliriz. Yani klasiklerden çok kolay ama çağdaşlardan daha zordur. İş gücü kaybı da böyledir. Yani yöntemlerde hasta aynı gün işine dönebilir, eski yöntemlerde 12-15 gün yatak istirahati gerekir karidakiste 3-4 gün istirahat önerilir.
Tekrarlama ihtimali flap yöntemlerinden biraz daha azdır % 5 civarıdır. Hastalığınız mikro sinüsektomi, bascom, pit picking ve sinüsotomi için ileri ise karidakis yöntemini tercih edin.

http://www.nizamkurtdere.com dan alıntıdır

Gaita Nakli Nedir

By on Kasım 9, 2017

Sağlıklı vericiden alınan dışkıdan özel yöntemler kullanılarak üretilen, insan sağlığı için gerekli ve yararlı zengin bakteri florasının korunarak,  endoskopik yolla (Gastroskopi/kolonoskopi) verilmesi işlemidir.

Gaita Nakli Nedir ?

Bağırsaktaki bakteri florası insan sağlığı üzerinde çok önemli ve yararlı etkileri olup, bozulması halinde, bir çok hastalık ortaya çıkmakta ve/veya var olan hastalıklar ağırlaşmaktadır.

Bozulmuş bağırsaktaki flora, gaita nakliyle onarılarak iyileşme sağlanmaktadır. Bağırsaktaki bakteri transferi amacıyla yapılan işleme, dışkı nakli, feçes nakli, fekal bakterioterapi, fekal transfüzyon, fekal tranplantasyon, fekal enema, fekal mikrobiyota transplantasyonu (FMT) ve insan probiyotik enfüzyonu gibi isimler verilmektedir. Bilimsel literatürde”fekal mikrobiyota transplantasyonu” tabiri kullanılmaktadır. Ülkemizde ise “dışkı nakli” ya da “gaita nakli” ifadeleri yerleşmiştir.

 

Dünya’da ve Türkiye’de Gaita Nakli
İlk kez 4. yüzyılda Çin’de tedavide kullanılmış. Veterinerlik alanında tavuklarda “salmonellozis” hastalığını önlemek için uzun zamandır kullanılmaktaymış. İlk kez 1958 yılında insanlar üzerinde kullanılmış.Özellikle Dünya’da son 10 yıldır çok yaygınlaştı.

Gaita Nakli Yapılan Hastaneler
Bu tedavi bağırsaklarda hastalık yapan bakterilerin”zararsız” bakterilerle, daha doğrusu yararlı bakterilerle yer değiştirmesini ve florada eksik olan bakterilerin tamamlanmasını amaçlamaktadır.Ölüme sebebiyet veren C.Difficile enfeksiyonunda dışkı nakli FDA tarafından standart tedavi olarak kabul edilmiştir.

Gaita Nakli ile çok pahalıya mal olan Vancomisin tedavisinden çok daha üstün neticeler alınmıştır. İyileşmenin bağırsak florasında eksik olan ‘bacteroides’ ve ‘firmicute’ türü bakterilerin verilmesiyle sağlıklı insanlardaki gibi bir ‘mikrobiyotanın’ tesisinden kaynaklandığı düşünülmektedir. Nakledilen bakterilerden antimikrobiyal etkili ‘bakteriosin’ lerin salgılanmasının C. difficile bakterilerini ortadan kaldırdığı teorisi de kabul görmektedir. ABD’de FDA (Amerikan ulusal yiyecek ve ilaç dairesi) FMT’ yi henüz “araştırılan yeni ilaç” (investigational new drug) olarak kabul etmiştir. ABD’de, 2 yıl önce 7 merkezde nakil yapılırken, bu gün sayıları “Fekal Nakil Vakfı” kuracak kadar yaygınlaşmıştır; Onlarca üyesi vardır. Türkiye’de ise Ankara GATA, Antalya ve İstanbul’da İkitelli’de İstanbul Hospital olmak üzere 3 merkezde yapılıyor.

Gaita Nakli Nasıl Yapılır ?
Mikrobiyota hastanın akrabasından temin edilebilir ama şart değil; önemli olan vericinin bağırsaklarında C. difficile ve diğer patojen bakteri ve parazitlerin bulunmaması. Sağlıklı verici seçilirse naklin hiçbir riski yoktur. Yöntemde verici muayene edilir; kan ve gaita tetkikleri yapılır. Verici viral hepatit veya HIV hastası ve taşıyıcısı olmaması, son 3 ay içerisinde antibiyotik kullanmamış olması, dövme, piercing yaptırmaması, şüpheli ve riskli cinsel ilişki olmaması gerekiyor. Vericide ülseratif kolit, Crohn, morbid obezite, Kabızlık, spastik kolit, kronik ishal, kronik yorgunluk sendromu, metabolik sendrom, kalıtsal allerji öyküsü olmaması, immunoterapi almamış olması gerekiyor. Sağlıklı vericiden alınan gaita, anaerob bakteri oranı ve dengesi bozulmaması için uzun süre bekletmeden ve hava ile temas ettirmeden, havasız ortamda, bakteri öldürücü özelliği olduğu için metal malzeme kullanmadan, özel serum ve solusyonlarla işlemden geçirilerek, filitreleniyor; hazırlanan dengeli mikrobiyata alındıktan kısa süre sonra endoskopi yoluyla mide asitine temas ettirmeden, oniki parmak barsağından geçilip, ince barsağa veya kolonoskop ile kalın barsağın sağ tarafına püskürtülerek, mikrobiyatanın barsak duvarına ekimi gerçekleştiriliyor.

Uygulamada, hastalığa bağlı olarak seans sayısı belirleniyor, bazı hastalıklarda tek seans, bazılarında 3-4 seans uygulanırken, bazı hastalıklarda birkaç ay aralıklarla tekrarlanan nakillere ihtiyaç duyuluyor. Nakil, tamamen sağlıksız bağırsak florasını iyileştirerek flora bozukluğundan kaynaklanan hastalıkların iyileşmesini ve şikayetlerin yok olmasını sağlıyor. Ülseratif kolitte ilaçla tedavide başarı oranı yüzde 30’larda kalırken, dışkı nakli yapılan hastalarda %50 oranında tam iyileşme, %30 hastada kısmi iyileşme ve semptomların gerilemesi görülüyor. Yurt dışında az sayıda merkezde uygulanan naklin maliyeti 28 bin dolara kadar ulaşıyor. Bu nedenle yabancı hastalar için de Türkiye nakil için bir fırsat olarak görülüyor.

Gaita Nakli Hangi Hastalıklar için Yapılır ?

Bağırsaklar, bağışıklık sisteminin en önemli organıdır. Bağışıklık hücrelerinin yüzde 70’i bağırsaklarda bulunur. Merkezi sinir sitemi ile bağırsaklar arasında her iki yönde etkin bir haberleşme ağı ve kuvvetli bir bağlantı vardır. Mutluluk hormonu serotoninin yüzde 80’in bağırsaklarda üretildiği için, bağırsaklara ikinci beyin önemi verilmektedir. Bağırsak florasında bulunan yararlı bakterilerin dengesi bozulursa, hastalıklar baş gösterir. Aşırı, gereksiz, yanlış ve yetersiz antibiyotik kullanımı, yanlış beslenme veya ağır hastalıklar sonrası bağırsak florası bozulur. Gaita nakliyle onarılan bağırsak florası sayesinde yıllarca iyileşmeyen tekrarlayan ve bağırsak flora bozukluğunun önemli ağırlaştırıcı veya başlatıcı rolü olduğu düşünülen Cl.Difficile hastalığı, ülseratif kolit, Crohn, spastik kolon, kronik ishal, kolit, kabızlık, allerjik rinit, Egzema, sedef, obezite, metabolik hastalık, Diyabet, Artrit, Kronik yorgunluk sendromu, kalıtsal allerji (Atopi), Astım, FMF (Ailesel Akdeniz Ateşi), karaciğer yağlanması, Fibromiyalji, Hiperkolesterolemi, ITP (İdiyopatik trombositopenik purpura) gibi hastalıkların tedavisinde çok olumlu sonuçlar alınmaktadır. Yakın gelecekte gaita naklinin bağırsak florasının bozulmasından dolayı tetiklendiği tahmin edilen ms, als, parkinson, migren, otizm, anksiyete, depresyon gibi nörolojik hastalıkların tedavisinde de umut doğmuştur.

Bağırsaklar hasta ise bedenin tamamı hastadır

Araştırmacılar, romatoid artrit, hashimato, depresyon, otizm, ms, parkinson, sedef gibi nörolojik ve otoimmün hastalıkların da bağırsak sağlığının bozulmasından dolayı ağırlaştığını kanıtlamışlardır.

Gaita Nakli Fiyatı ?

Yapılan işlemin seansına, mikrobayatanın veriliş yöntemine ve seans sayısına göre maaliyet değişmekle birlikte tek seans kolon veya gastroskopik yöntemle nakil işlemi 1200-1500 TL dir. Her iki yöntemin aynı anda kullanma kararı alınmışsa 1. Seans ücreti 2300, 10 gün içindeki diğer seansların her biri için yarı ücret (1150 TL) olarak ilave ücretlendirme yapılmaktadır.

Yazan Op. Dr. Kenan YÜCE
Genel Cerrahi Uzmanı

Plexr Ben Tedavisi

By on Ekim 25, 2017

Plexr plazma yönteminin cihaz adıyla söylenen halidir, kağıt mendil yerine Selpak Mendil demek veya margarin yerine Sana Yağı demek gibi bir durumdur. Türkiye’de yeni olmakla birlikte dünyada bir süredir ve yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Plexr bir marka olup aynı teknoloji çok sayıda üretici tarafından farklı markalarla dünyada satılmakta ve kullanılmaktadır.

Plexr Ben Tedavisi

Benzeri cihazlar gibi elektrik bağlantısı olmadan çalıştırılabilir, içindeki şarjlı pil ile çalışması kullanımda kablosuzluk ve bu sayede de pratiklik getirmektedir.  Bazı sitelerse sanki elektrik gerekmiyor gibi ifade edilse de elektrik enerjisi kullanılmaktadır.
Bene dokunulduğu anda buharlaştırır, bu etkisine süblimasyon denir. Bu etkisini şu şekilde oluşturur. Deri ile cihazın ucu arasındaki havada iyonizasyon sağlar, bu iyonizasyonla aradaki hava maddenin dördüncü hali olan plazmaya dönüşür. Cihaz bu plazma ile etkili olur.
Plexr ben tedavisi yanı sıra kırışıklıklar, göz kapağındaki deri fazlalığı ve katlanma, leke silme, yara izi gibi sorunların çözümünde de kullanılmaktadır. Bu sayfada daha çok ben tedavisi ile ilgili bilgiler bulabileceksiniz.
Radyo frekansa yöntemine benzer şekilde uygulanır ve yine buna benzer etki elde edilir. Sivri uç bene dokundurulur ve üzerinde gezdirilir. Gezdirildiği noktalarda benden ince bir tabaka buharlaşmış (süblime olur) olur. Benin zeminindeki temzi seviyeye gelene kadar bu şekilde tabakalar kaldırılır. Temiz zemine gelindiğinde işlem son verilir.
Plexr ben tedavisi genellikle tek seansta tamamlanır, seyrek olarak zeminde kahverengi lekelenme olabilir bu durumda ikinci seans uygulanması gerekir. Klinikler sıklıkla ikinci seansta ücret almaz.
 Benzer markalar; Biosiwa, Konmisoni, Beautyteck, GMV, Beurha, Skonhed, Raiuleko

Plexr Ben Tedavisi Video

Plazma Ben tedavisi
Aslında yöntemi doğru tanımlayan kelime budur. Yani yöntemin adı plazma tedavisidir. Yukarıda ayrıntılı yazıldığı gibi derinin hemen üzerindeki havayı iyonize ederek plazma oluşmasını sağlar ve sorunlu alandan ince bir tabaka kalır. Uygulamada derinin derinliğine inilmediği için iz minimal düzeylerdedir. Benin alındığı yerde ben çapında bir yara oluşur. yara büyüklüğüne göre 4-6 günde kabukla kaplanır, sonraki 5-6 günde kabuk düşer ve pembe bir zemin ortaya çıkar. Pembelik iki hafta iki ay arasında düzelir. Bazı iyileşmesi geç kişilerde bünyeye bağlı olarak pembeliğin düzelmesi daha uzun sürebilir. Plazma tekniği deri ile aynı düzlemde yani kabarık olmayan benlerin tedavisinde kullanılabildiği gibi kabarık veya et beni gibi benlerin tedavisinde de kullanılabilmektedir.

 

Plexr Leke Tedavisi
Ben tedavisi için yazılanların hepsi leke için de geçerlidir, bende daha fazla tabaka kaldırılması gerekirken leke tedavisinde çok yüzeysel çalışılır, ancak fark edilebilecek kadar bir tabaka kaldırmak yeterlidir. Pigmentli kahverengi tabaka oldukça ince bir tabakadır. Vücut, omuzlar, dekolte ve yüz bölgesi gibi güneşi çok gören yerlerde oluşan ben gibi 3-8 mm çapında kahve rengi lekelerin uzaklaştırılmasında kullanılır. Çil tedavisinde de kullanılabilmektedir ancak tekrar riski diğer lekelere kıyasla daha fazladır. Kloazma denilen hamilelikte oluşan gebelik lekelerinde başarısı çok düşüktür.
Diğer ben tedavileri lazer, radyo frekans, elektrokoter, krioterap (dondurmayla),  bitkisel ben tedavisi konuları ayrı sayfalarda incelenmiştir.

 


Plexr Kırışıklık Tedavisi

Kırışıklığı oluşturan derideki çukur şeklindeki çizginin 1-2 mm kenarlarına küçük dokunuşlar yapılır. Bu şekilde deride çok küçük yanık noktaları oluşur. Bu küçük yanık noktaları iyileşirken deriyi gerginleştirir ve kırışıklık daha silik bir hal alır yani kırışıklık bir anlamda yok olur. Kırışıklıkta iyileşme ben gibi 2 haftada büyük oranda tamamlanır ancak net sonucun alınması aylar sürer. Bu süre zarfında ciltte pembelik dışında ciddi sorun olmaz. Plazma tedavisi kırışıklık için bu yazılanların hepsi geçerlidir. Göz kapağındaki uygulama da aynı kırışıklık gibi dizi halinde noktacıklarla çizgi oluşturulur. Deri fazlalığının durumuna ya da üst göz kapağının gözün üstüne devrilmesine göre 3-6 sıra halinde uygulanır. Uygulamanın yetersiz gelmesi durumunda 2-6 ay sonra aynı uygulama tekrarlanabilir.
Plexr tedavisinin bir diğer sık kullanıldığı sorun üst göz kapağı fazlalığı ya da diğer deyimle üst göz kapağının göze doğru sarkması sorunudur. Normalde bu fazla kısım blefaroplasti denilen ameliyatla kesilip alınır, deri dikilir. Fazlalık yok olduğu için sarkma da o anda yok olur. Plexrda işlem tamamen ameliyatsız yapılır, ihtiyaç kadar sıralar halinde fazlalık deri çok küçük noktacıklar halinde yakılır. Bu küçük yanıklar deride gerginlik sağlar, bu gerginlik sayesinde göz kapağındaki sarkma geriler. Uygulama videosunu aşağıda izleyebilirsiniz.

Kırışıklık Tedavisi Video

Medicinarts

By on Ekim 20, 2017

Medicalart Kalp Damar Cerrahi Merkezi 2004 yılından beri varis, hemoroid, kıl dönmesi, anal fissür (makatta çatlak, yırtık), fistül, ben tedavisi, hemanjiom gibi bir çok hastalığın ayaktan tedavilerinin yapıldığı bir klinikti ancak geçtiğimiz günlerde sağlık müdürlüğünce kapatıldı. Son bir yılda kliniğin kötü yönetimi sonucu çalışan tüm elemanlar işten atılıp yerlerine daha tecrübesiz elemanlar alındı. Zaten var olan hasta şikayetleri giderek hızla artmaya başladı. Klinikten şikayetçi olan hastaların sayısının artması sonucu İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılan denetimlerde hasta kabul edebilecek alt yapısının olmadığı ve bu sebeple hastaların zarar görebileceği tespit edildi. Bu tespit üzerine Medicalart Klinik faaliyetten men edildi, hasta kabulü yasaklandı. Hasta kabulü yasaklanan kliniğin müdürü bu sorunu farklı bir şekilde aşma amacıyla yani diğer bir deyimle şikayetlerin çok artması sebebiyle gelen hasta sayısının çok azalması üzerine yeni bir isimle hasta kaybını azaltmaya çalıştı ve Medicinarts adıyla bir yapılanmaya gitti.

Medicinarts

Medicinarts adıyla kurulan internet sitesinde “müşterek muayenehane” gibi bir yakıştırma yapılmış olsa da gerçekte Türkiye’de böyle bir uygulama yoktur. Yani muayenehanenin bir markası olması yasal olarak mümkün değildir. İstanbul Sağlık Müdürlüğü kısa süre sonra bu ismi kullanmalarını yasaklayacaktır. Yasaklanıncaya kadar Medicalart Kliniğin hastalarının geride kalan az bir kısmını çelip medicinarts a yönlendirmeye çalışacaklardır. Oysa zaten klinik hakkında fazlasıyla şikayetçi hasta var, bunu anlamanın en basit yolu www.sikayetvar.com sayfasına bakmaktır. Medicineart olarak aldıkları ismi tamamen taklit olması sebebiyle kısa sürede kullanımdan kaldırıp patent sorunu olma ihtimali daha düşük bir isim almışlar ama nafile. Türk insanı bu tür uyanıklara gereken dersi verecek kadar zekidir. Sikayetvar sitesinde en fazla şikayet alan klinik unvanını koruması sayesinde yeterli tıbbi yatırım yapamayacak düzeylerde ekonomik zorluk çekmesi sonucu batan Medical Art kliniğin iskeleti üzerine kurulmaya çalışılan bu yapılanma da kısa sürede hak ettiği şekilde batacaktır.
Medicinarts Aldatmacası
Medicalart kapatılmadan önce SGK anlaşması vardı ama kapatılınca anlaşma da iptal edildi. Ama uyanık Medicinarts yetkilileri sanki hala SGK anlaşması varmışi gibi reklamlar yapmakta ve bunu sitelerinde abartılı bir şekilde paylaşmaktadırlar. hastalar sorduğunda gözüne baka baka “evet SGK anlaşmamız var” demektedirler.
Medicinarts Nerede
Yukarıda yazıldığı gibi ekonomik sorunlardan dolayı batan ve sağlık müdürlüğü tarafından kapatılan bir kliniğin adresinde hasta kabul etmeye çalışmaktadırlar ancak ruhsat alınamadığı için şu an kaçak olarak ameliyatlar yapılmaktadır. Son günlerin popüler deyimiyle “merdiven altı klinik” yapısındadır. Yeşilyurt Mahallesi Sipahioğlu Cad. No:25 Bakırköy ;İstanbul adresinde çalışmaktadır.
Medicinarts Klinik Doktorları
Aslında bu doktorlar  Medicine Arts ta çalışan doktorlar değil kendi adlarına muayenehane açmış doktorlardır ancak adresi aynı olduğu için buranın doktorları olduğu kabul edilebilir. Bu doktorlar Dr. Mustafa Bolat (kalp damar cerrahisi uzmanı), Dr. Sinem Yiğit Uğur (kalp damar cerrahisi uzmanı), Dr. Salih Cenap Çevli ( genel cerrahi uzmanı )
Medicinarts Klinikte Hangi Hastalıklar Tedavi Edilir
Tedavi ünitesi değildir. Normal muayenehane ruhsatı alacakları için bu doktorların branşına giren hastalıkları muayene ve teşhis edebilirler. Bu branşlara giren varis (toplar damar genişlemesi, damar beni, basur (hemnoroid), makat çatlağı (fissür), fistül, kondilom, siğil gibi hastalıkların muayenesi yapılabilir ancak bu hastalıkların ameliyatını yapacak tıbbi donanımı ve yetkisi olmadığı için ameliyatla tedavilerinin yapılmaması gerekir. Burada size böyle bir ameliyat önerilirse sakın kanmayın çünkü bu hastalıkların hiçbirinin ameliyatını yapma yetkileri yoktur. Çünkü adından da anlaşılacağı gibi buralar muayenehanedir, tedavi ünitesi değidir.
Medicinarts Şikayet
Eski Medical Art Kalp Damar Cerrahi Merkezi tedavi olan hastaların çoğunun şikayetçi olması sonucu  iflasın eşiğine gelip tıbbi donanımı yetersiz kalınca İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü ilgili birimleri tarafından kapatıldı, kapatılan kliniğin yerine daha yetersiz üç uzman ( Dr. Mustafa Bolat, Dr. Sinem Yiğit Uğur ve Dr. Salih Cenap Çevli ) muayenehane açıp adına da Medicalart ın çakması medicinarts dediler. Ancak nafile hastayı hasta gibi değil müşteri görme zihniyeti devam ettiği sürece Medicinart geliştirilmeleri veya hastaları ikna etme çabaları nafile. Çünkü bu kadar çok pişman hastanın olması yeni yapılan Medicinarts müşterek muayenehaneye de yansıyacak orası da batacaktır. Müşterek muayenehane terimi de ne anlama geldiği belli olmayan bir tanımlama, sanki müşterek bahis oynatıyorlar.

Hemoroid Kanama

By on Eylül 21, 2017

Makatta kanama görüldüğünde ilk hemoroi yani basur kanaması düşünülür oysa daha tehlikeli hastalıklar da akla gelmelidir. Bu şekilde düşünülmesinin hastalığın yaygın olmasıdır. Makattan olan kanamaların en sık nedeni basurdur. Anüsten kanamaya neden olan bir çok hastalık vardır ve bunlardan biri de kanserlerdir. Tüm kanserlerde olduğu gibi bu bölge kanserlerinde de erken teşhis önemli olduğu için tedavi başlamadan önce kesinlikle anoskop muayenesiyle net teşhis konulmalıdır.

Hemoroid Kanama Neden Olur
Makat ve hemen yukarısındaki rektum denilen bağırsak kısmının derisi mukoza denilen ince bir tabaka ile kaplıdır. Dışarıdan dışkının yaptığı tahriş ve ıkınmayla meme içinde oluşturulan yüksek basınç bu ince tabakada yaralanmaya ya da delinmeye neden olur, en önemli kanama sebepleri bunlardır. Derideki tahriş daha çok kabızlıkla oluşur ancak burada kabızlık kadar kabızlıktan kaynaklanan fazla ıkınma da olayı kanamayı başlatır ve şiddetlendirir. Diğer ıkınma sebepleri aşırı acı tüketimi, ishal, amipli dizanteri de kanamanın şiddetini arttıran sebeplerdir.

Hemoroid Kanaması İyileştirirmi
Halk arasında yaygın bir inanış vardır hemoroid kanarsa ağrının azalacağı yada kanayınca rahatlanacağı düşünülür ama bunlar gerçek değildir. Tamamen inanma meselesidir. Yani hasta kanayınca rahatlayacağını düşünür ve kanadığında rahatlık hisseder, yani düzelme tamamen psikolojiktir. Hele hele kanatayım da rahatlayayım diye gereğinden fazla ıkınıp fazla kanatmak son derece yanlıştır ve kan kaybı dışında etkisi yoktur.

Hemoroid Kanaması İlacı
Ne yazık ki deride oluşan tahrişi veya deliği düzeltebilen ilaç yoktur, bildiğimiz hemoroid kremleri ve fitilleri bu anlamda hiç etki etmez. Hazır bir ilaç olmamakla birlikte en etkili damar büzücü adrenalin içeren ilaçlar ıslak pamuk ile uygulanıyordu ama ciddi yan etkileri sebebiyle kullanılmamaktadır. Bölgesel ilaçlar yerine ıkınmamak, ıkınma yapacak sebepleri ortadan kaldırmak daha doğru bir tedavi şekli olur.

Hemoroid Kanamasına İyi Gelen Yiyecekler
Direk etkili bir bitki ya da gıda yoktur ama ıkınmaya neden olan kabızlığı engelleyen gıdalar sorunun düzelmesine yardımcı olabilir. Bunun dışında hazırlanacak bitkisel kürlerin etkisi olmaz. Yine kanamanın olduğu dönemlerde acı tüketmemek doğru bir yaklaşım olur. Bu dönemde kayısı, erik, kiraz veya bunların kurusunu tüketmek iyi gelebilir.

Hemoroidden Kanama Nasıl Durur
İlk yapılması gereken o anda müdahale edilmelidir, en doğru müdahale kanamayı gördüğü anda kişinin tuvaletini bitirip ayağa kalkmasıdır. Ayağa kalkıldığı anda hemoroid memeleri içeri kaçar, memeler içeri kaçınca anüs tarafından sıkıştırılır ve kanaması durur. Bunun dışında hastanın yapabileceği şey yoktur. Memeler dışarıda kalıyorsa el yardımıyla içeri itilmelidir. El, kol, bacak gibi bölgelerdeki kanamalara tampon yapmaya benzer şekilde bu bölgenin tamponu da makat kaslarının sıkıştırmasıdır.
Etkili bir ilaç olmadığını belirtmiştik. Nedenlerden de bahsetmiştik bu nedenler ortadan kaldırılmalıdır. Kabız kalınmamalı, acı yenmemeli, tuvalette fazla kalınmamalı ve aşırı ıkınmamalıdır.

Daha Etkili Yöntemler
En doğru tedavi basurun tedavi edilmesidir. Temel sorun çözüldüğü için kökten hallolmuş olur. Öncelikle anoskop muayenesiyle kanamanın asıl nedeni tespit edilir, başka bir hastalıktan değilse hemoroid derecelendirilir. Hastalığın derecesine göre yöntem belirlenir ve uygulanır. Taze, kırmızı ve damlama şeklinde olan kanamalar anüs ve bağırsağın son 8-10 cm lik kısmından olur ve anoskopla % 100 e yakın doğrulukta tespit ve tedavi edilebilir. Vişne çürüğü gibi koyu renkli olanlarda daha yukarılara kolonoskopla bakmak gerekir.
1.-2.-3. Derecelerde en seçkin yöntem lazer ve lastikle boğma yöntemidir. Kanamanın olduğu noktaya lazerle dokunulduğu anda veya lastikle boğulduğu anda kanaması durur. Hastalığın düzeyine göre THD, De Longo veya diğer yöntemler de tercih edilebilir. Her yöntemin kendine has avantajları vardır.

Hemoroidin Kanaması Durmazsa
Bütün kanamalarda olduğu gibi riskli bir durumdur ve hastanın kan değerleri hastanın hayatını tehlikeye sokacak kadar düşebilir. Bu duruma gelmeden uygun tedavilerin planlanması akıllıca olur. Kendi haline durmayabilir ama proctoloji uzmanının durduramayacağı bir kanama olamaz. Kan kıymetli bir organımızdır gereksi yere kaybetmek hatalı yaklaşım olur. Bir an önce sebebi tespit edilmeli ve durdurulmalıdır.

Hemoroid Kanama için Hangi Doktora Gidilir
İlk tercih makat bölgesi hastalıklarının teşhis ve tedavisinde uzman olan proktoloji uzmanıdır. Proktoloji uzmanı çok yaygın olmadığı için yaşanılan yerde yoksa bu durumda genel cerrahi uzmanına gidilmelidir. Panik yapıp acil servise gitmek genellikle sorunun çözümünde yeterli olmaz çünkü acillerde genellikle konunun uzmanı olmaz.
Hastanın kan kaybı fazla ise öncelikle kanı tamamlanır sonra tedaviye alınır.

Ameliyat Sonrası Kanama
Makat bölgesi ameliyatlarında ya hiç dikiş atılmaz ya da kısmen yaklaştıran dikişler atılır. Bu şekilde açık bırakılan ameliyat yerinden kanama olması normaldir ve genellikle az kanama olur. Abartılı kanama olursa kontrole gidilmelidir.

https://www.basurdoktoru.com/basur-kanamasi-neden-olur

Ayak Kokusuna Bitkisel Çözüm

By on Ağustos 29, 2017

AYAK VE TER KOKUSUNA BİTKİSEL ÇÖZÜM

Ayak ve ter kokusu özellikle yaz döneminde insanların en çok şikayet ettikleri sorunlarıdır. Ancak bazı insanlarda ise yaz mevsimi kış mevsimi fark etmeden her dönem her zaman sıcaklıktan bağımsız bir şekilde de ayaklardaki ve ter kokusu sorunu vardır. Hatta öyle ki bazı insanları hem sosyal hem de özel hayatlarını etkileyen sınırlayan durumlar da yaşanabilmektedir. Peki bu kokunun nedeni nedir ?

Ayak kokusu ve ter kokusu neden olur ?

Ayak kokusu neden olur sorusunun cevabı aslında ter kokusu neden olur sorusunun cevabının içinde saklıdır. Çünkü ayaktaki kokunun en önemli ve birincil sebebi terdir, terlemedir. Her bir ayağımızda yaklaşık 250.000 ter bezi bulunur ve dolayısıyla ürettikleri ter miktarı da oldukça yüksektir. Terlemekte sorun yoktur aslında, ancak ne zaman ki, asıl o sorun yaptığımız kötü kokuların asıl tetikleyicisi olan bakteriler, ter ile birleşirler, işte o zaman ortaya bir çeşit gaz çıkar. Kötü kokan ise işte bu gazın ta kendisidir.
Çay ağacı yağı sabunu satın almak için tıklayın https://www.enbipharma.com/cay-agaci-yagli-sabun

Ter bezlerinden salgılanan ter, bir çok insanın düşündüğünün ve bildiğinin aksine kokusuz ve de renksiz bir sıvıdır. Özellikle, ayak, koltukaltı, el gibi vücut bölgelerindeki bakteriler terin kötü kokmasına neden olur. Terlemeyi önlemek hem çok doğru hem de gerekli bir yaklaşım değildir aslında.

Ter ve ayak kokusundan kurtulmak isteyen bir insan ise, terlemeyi değil de, terlemeyle birlikte kötü kokuya neden olan bu bakterileri engellemenin yollarını aramalıdır aslında. Terlemek insan sağlığı için önemli ve de gereklidir.

Kötü kokuya neden olan gazı oluşturan bu bakteriler, nemli ve karanlık ortamlarda ürerler. Yazın diğer vücut bölgelerinde değil de esas olarak ayak bölgesinde bu kokunun ciddi rahatsız edici boyutlara ulaşmasının sebebi de, tüm gün boyunca ayaklarınızın ayakkabıların içinde havasız kalmalıdır. Tam da bakterilerin sevdiği ve ürediği bir ortam yaratılmış olur böylece. Bu ortamda üreyen bakteriler, ayak derinizdeki yağlardan ve de ölü hücrelerden beslenirler. Tam bir yaşam ortamı sağlamış olursunuz böylece ayaklarınızdaki bakterilere. Yaz döneminde çorapsız ayakkabı giymek ise, bakteriler için bulunmaz bir nimettir çünkü yaşam ortamları üremelerine daha da iyi bir olanak sağlar. Daha da kötüsü ise, bu bakteriler bu ortamlarda ayak mantarının oluşmasına da neden olabilmektelerdir.

Eğer kötü kokunun kaynağını biliyorsak, o kaynağı ortadan kaldırmanın yollarını da daha kolay bulabiliriz. İşte asıl mücadele etmemiz gerekenler bu bakterilerdir.

AYAK KOKUSUNA BİTKİSEL ÇÖZÜM

İçinde çay ağacı yağı (TeaTreeOil) bulunan sabunlar, likid temizleyiciler kullanmak ayak ve ter kokusu sorununuzu çözmeye yardımcı olacaktır.

Çay Ağacı Yağı nedir ve faydaları nelerdir ?

Bilimsel adı “MelaleucaAlternifolia” olan çay ağacından, yapraklarının damıtılması ile elde edilen uçucu bir yağdır.

Aslında bu bitki her ne kadar son zamanlarda bilinir hale gelse de ve de özellikle ayak kokusu, ayak mantarı, ter kokusu gibi sorunlara yönelik üretilen dermo-kozmetik ürünlerinde kullanılmaya başlansa da, tarihi çok eski zamanlara dayanır. Yeni Zelanda’nın keşfi sırasında gemiciler tarafından yerli halk üzerindeki faydalarını görüldükten sonra keşfedildiği söylenmektedir. O dönem, gemiciler bu bitkinin, demlenip içildikten sonra yaralara iyi geldiğini ve mikropları da öldürdüğünü görmüşlerdir. Bu ağaçtan elde edilen yağ ise çok daha etkili olduğu için günümüzde, yağının kullanımı daha yaygın hale gelmiştir.

Tea tree oil, antiseptik, anti-bakteriyel, anti-viral ve anti-fungal etkilere sahiptir. Böylece de virüs, bakteri ve mantarları öldürüp yaraların iyileşmesine de destek sağlar. Tea teee oil ile hazırlanan krem, losyon, sprey, jeller ve sabunlar da cilt üzerinde ve de özellikle kötü kokuları gidermede oldukça etkilidir.

Ayak Mantarı ve Çay Ağacı Yağı

İçeriğindeki güçlü antiseptik temizleme ve enfeksiyonları iyileştirici terpenler sayesinde tırnak ve saç mantarı tedavisinde ve parazitlerin iyileştirilmesinde sıkça kullanılır. Saç kıran, virüs mantarı gibi cilt enfeksiyonların yayılmasını önlemede ve tedavisinde de kullanılır.
Çay ağaçlı likit satın almak için tıklayın https://www.enbipharma.com/yosun-cay-agaci-ozlu-cilt-temizleyici-likid

Antiseptik özelliği ile mantar oluşumunu engeller. Ayaklara uygulanan bu yağlı sabun ya da temizleyici likit jeller yardımı ile ayak derisini yumuşatır, yatıştırıcı özelliği ile ayakları da dinlendirir. Bu yağın sakinleştirici bir etkisinin de bulunduğu bilinmektedir.

Tırnak bakımı ve tedavisinde de son derece önemli etkilere sahiptir. Tırnak uzama esnasında deriye istemsizce batık oluşturabilir ve tırnak yanındaki deriyi tahriş edebilir. Burada oluşan deri yaralarının ve enfeksiyonlarının iyileşmesinde de önerilir. Oluşan iltihabı kurutarak yaranın iyileşmesini sağlar.

Doğal bir antiseptik ve anti bakteriyeldir ve bu nedenle de kötü kokudan kurtulmak için kullanabileceğiniz güzel bir doğal bitkisel kaynaktır. Kokusu da oldukça güzel bir kokudur. Güçlü bir yağ olduğu için, direk cilt ile teması tavsiye edilmez, onun yerine içinde tea tree oil olan sabun ya da likit jellerin kullanımı tavsiye edilir.
Ayaklarımızı ve kötü kokan bölgelerimizi oldukça kuru ve temiz tutmalıyız. Günlük temizlik rutinimize eğer tea tree oil ya da Tamanu yağlı (özlü) ürünleri eklersek ve o ürünleri kullanırsak, zamanla bu kokulardan arındığınızı fark edeceksiniz.

KAYNAK : Enbi Pharma

 

 

 

 

 

 

Mikro Sinüsektomi Ameliyatı

By on Haziran 7, 2017

Adından da anlaşılacağı gibi çok küçük, sinüsektomi sinüsü yani kıl yumağını çıkarmak tam karşılığı çok küçük kesikle kıl dönmesi ameliyatı anlamına gelir. İnsanların estetiğe ve iş gücü kaybına verdiği önem arttıkça cerrahlar bu yönde ameliyatlar tarif etmektedirler. Benzer örnek vermek gerekirse en belirgin olanı kapalı yada diğer adıyla laparoskopik ameliyatlardır. Eskiden karın 20-25 CM yarılarak çıkarılan safra kesesi kalın bağırsak gibi organlar artık 3 yere açılan 1-1.5 CM lik kesiklerle yapılabilmektedir. Benzer şekilde 10 cm den yapılan bel fıtığı ameliyatı mikrodiskektomi adıyla 2-3 CM den yapılabilmektedir. Yine katarakt ameliyatında kornea 3 mm kesilirken artık 1 mm kesilmekte ve dikiş bile atılmamaktadır. Tüm bu ve benzer ameliyatlar gibi kıl dönmesi de 15-20 cm yeri kesmeden 2-3 cm lik yerlerden yapılabilmektedir.

Mikro Sinüsektomi Ameliyatı Video

Mikro Sinüsektomi Üstünlükleri

  • Tekrar ihtimali klasik ameliyatlarda % 40 lara çıkarken mikro sinüsektomide % 3-10 civarıdır.
  • İş gücü kaybı ameliyatlarda 2-6 hafta, mikro sinüsektomide 1-2 saattir
  • Ameliyatta 15 gün istirahat önerilirkenbu yöntemde aynı gün işe dönülebilir
  • Ameliyatlarda 12-30 cm iz kalırken, bu iz bu yöntemde görünmeyecek kadar ( 1-2 cm ) küçüktür.
  • Tekrar ihtimali klasik ameliyatlarda % 7-40 arasında görülürken bu yeni yöntemde % 3-5 civarıdır.
  • Hastalığın tekrarlaması halinde normal ameliyatlarda gereken 2.ameliyat daha zor yapılıp daha çok iş gücü kaybına sebep olur. Ancak yeni yöntemlerde aynı kolaylıkla 2.seans yapılmaktadır.
  • Mikro siünüsektomi sonrası tekrarlayan durumda normal ameliyat yapılabilirken normal ameliyatlardan sonra tekrar halinde çağdaş yöntemler genellikle yapılamamaktadır.
  • Geniş yaralanma sebebiyle ameliyat sonrası % 10-15 oranında görülebilen iltihaplanma, dar alanda çalışıldığı için güncel yöntemlerde % 1-2 civarındadır.
  • Maliyet ameliyat yapıldığı hastaneye göre 4 000-15 000 TL arasında değişirken mikro sinüsektomide 1500 – 2000 TL arasında değişir
  • Ameliyat sonrası ağrı 3 gün şiddetli olarak 15 gün sürer. Bu ağrı mikro sinüsektomide ağrı kesici almayı gerektirmeyecek düzeyde olur.
  • Ameliyat sonrası geniş yara alanında oluşacak kirli kanı emmesi için vakum aleti (dren) takılırken mikro sinüsektomide dren gerekmez.
  • Narkozla yapılan ameliyattan sonra en az bir gün hastanede yatmak gerekirken, mikro sinüsektomiden 10 dakika sonra hasta işine dönebilir.
  • Normal ameliyat sonrası 10-15 gün banyo yasaklanırken Mikrosinüsektomi tedavisinden 72 saat sonra banyo yapılabilir,havuza veya denize girilebilir.
mikro-sinusektomi-video-izle

Mikrosinüsektomi ameliyatı sonrası iz kalmaz

Mikro Sinüsektomi Yapılışı
Cilt altındaki kıl yumağını bütün halinde çıkarabilecek en küçük cilt kısmı kesilir (1.5-2cm) ve dokuda gerginliğe sebep olmaz. Kıl dönmesi hastalarının % 96-98 i kıl yumağı ve delikler 1-2 cm lik bir alandadır ve ameliyat 1-2 cm lik küçük bir alandan gerçekleştirilebilir. Daha fazla doku çıkarmak gereksiz yere sağlıklı doku çıkarmayı gerektireceğinden bu kadar büyük kesi yapılmaz.

Klasik ameliyatlarda çıkarılan parça incelendiğinde asıl çıkarılması gereken dokunun 10-20 katı kadar sağlıklı dokunun çıkarıldığı görülür.  Çağdaş yöntemlerin standart ameliyat olarak uygulandığı Idea Klinik şubeleri ve görevli proktoloji uzmanları; Bakırköy Op. Dr. Seher ŞİRİN, Kadıköy şubesinde Op. Dr. Alirıza Şahap BARLAS, Şişli şubesinde Op.dr.Nizam KURTDERE, Ankara şubesinde Op.dr.Adil ALTINSOY, İzmir Şubesi Op. Dr. Demet AĞRAS, Bursa Şubesi Op. Dr. Ergun AYGÖREN. Her altı şubede de SGK lı hastalar tedavi edilmektedir.

Mikro Sinüsektomi Yaptıranlar

  • 3 gün sonra banyo yapabilir
  • İstediği sporu yapabilir
  • Pansuman yaptırmaz
  • Belirgin ağrı yaşamaz
  • Ameliyat günü dahil istediği pozisyonda oturur ve yatabilir.
  • Dikiş aldırması gerekmez (estetik dikiş olduğu için).
  • Hastanede yatması gerekmez
  • Dren (boru) konmadığı için alınması gerekmez
  • Çok daha düşük tekrar riski yaşar
  • Narkoz olmaz
  • Ameliyattan 10 dakika sonra arabasını veya motosikletini kendi kullanabilir.

Çağdaş Kıl Dönmesi Ameliyatları

Mikrosinüsektomi dışında bu guruba giren pit picking, Bascom ameliyatı, sinüsotomi, modifiye Bascom yöntemleri de yine bu avantajlara sahip minimal farkları olan yöntemlrdir.

Sonuç olarak; Kıl dönmeniz varsa yöntemleri iyi araştırın ve en iyisi olduğuna inandığınızı yaptırın.

Ayak Tabanı Siğili

By on Haziran 6, 2017

Ayağın altında çıkan siğiller genellikle nasırla karıştırılır, hatta doktorlar bile yanlış teşhis koyabilir. Nasıra çok benzese de verruko plantaris denilen bu hastalığı ayırt edebilecek farklılıklar vardır. Tecrübeli bir doktor nasırla siğili kolaylıkla ayırt edebilir. Aslında tedavi yöntemleri aynıdır ama verruko plantaris yani ayak tabanında siğil bulaşıcı olduğu için en kısa sürede tedavi edilmelidir.

Siğille nasırın farkları şunlardır; Ayak-tabaninda-sigil

Siğil;Yüzeyi pütürlüdür, ağrı hafiftir, sayıca çoktur, koku yapabilir, evde başka vardır, tabanda olur                            

Nasır; Düzgün yüzeylidir, şiddetli ağrı olur, genellikle az sayıdadır, kokması beklenmez, genellikle tek kişidedir, parmak arasında da vardır

Alışık göz bu farkları saniyeler içinde fark eder ve doğru teşhis koyar.

Ayak Tabanında Siğil Tedavisi

atakta-sigil-tedavisiYukarıda bahsedildiği gibi nasıra benzer şekilde tedavisi yapılır. Var olanların hepsi aynı günlerde yok edilmelidir. Ailede başkalarında varsa aynı dönemde birlikte müdahale edilmelidir. Eş zamanlı yapılmazsa bir yandan iyileşirken bir yandan yeniden oluşum devam eder.

Tedavide krio terapi, nasır bandı ve çeşitli asitli solusyonlar kullanılsa da bunların tamamı yetersiz kalır. Koterle yakma işlemi yaygın şekilde uygulanmaktadır ancak koterde etraf yanığı çok olduğu için radyo frekanstan daha kötü sonuçları vardır.

En etkili siğil tedavisi radyo frekans tedavisidir. 1-2 dakika içerisinde yok edilebilmektedir. Tecrübeli ellerde neredeyse hiç tekrarlamaz.

Ayak Siğili Ameliyatları

ayak-sigili-nasil-gecerEski yöntem ameliyatla siğil tedavisi çok zahmetli olduğu için artık devlet hastaneleri dışında pek yapılmamaktadır. Özellikle bu tür hastalıklara yoğunlaşmış kliniklerde ameliyatla siğil tedavileri tamamen terk edilmiştir.

Ayakta Siğil Neden Olur

Tek nedeni mikrobu bir başka siğilli kişiden almaktır. En yaygın bulaşma yolu çıplak ayakla hastalıklı kişinin terliğini giymektir. Ortak telik kullanımı dışında ortak çorap, ayakkabı, çıplak ayakla zemine basmak, aynı küveti kullanmak, havuza girmek gibi bir çok sebeple bulaşabilir.

ayak-tabaninda-nasirSiğilden Nasıl Korunuruz

Diğer vücut bölgelerindeki siğillerde olduğu gibi hastalıklı olduğu bilinen kişilerle direk temastan sakınılmalıdır. Yukarıda bahsedildiği gibi ortak eşya kullanımından kaçınılmalı ve sorun fark edildiği anda tedavi başlanmalıdır. Her ne kadar yüzme havuzundan, havuz kenarında yürümekten bulaşabileceği de bilinse de en sık bulaşma yolu ortak teklik kullanıdır. Çevrenizde ayaklarında nasır (hasta siğili ayırt edemediği için, yoksa nasır bulaşmaz) veya siğili olanların kullandığı terlikleri kullanmayın.

Bu arada bütün hastalıklar gibi erken müdahale de önemlidir, siğilden şüpheleniyorsanız küçücük te olsa gidip tedavi ettirmelisiniz, büyümesini ve sayıca artmasını beklememelisiniz yoksa tedavisi çok daha zahmetli bir süreç alır. Yine nasır zannediyorsanız bunu uzmanına teyid ettirin sonra bant veya ilaç kullanın yoksa nasır diye tedavi etmeye çalışırken siğilin giderek yaygınlaşlmasına neden olursunuz.

https://www.nasirtedavi.com/ayak-tabani-sigili-tedavisi/

Dış Basur

By on Haziran 3, 2017

Dış hemoroid de denilen basur genellikle çok ciddi şikayet yapmayan ve hasta tarafından kolaylıkla teşhis edilen, makat bölgesinin en sık görülen hastalıklarından biridir. Genellikle iç basurla birlikte görülür. Daha çok estetik sorun yaratır.

Dış Basur

Anüse dışarıdan bakıldığında rahatlıkla görülebilen, elle dokunulabilen, çok değişik büyüklüklerde memelerdir. Nohut kadar olabildiği gibi 2 parmak büyüklüğüne de ulaşabilir. Büyüklük zamanla ilerleyebilir. Hastanın şikayetleri büyüklüğüyle doğru orantılıdır yani daha büyük olanlarda şikayet daha fazladır. Aşağıda sıralanacak olan benzer hastalıklarla karıştırılabilmektedir. Kadınlar bu hastalığı daha fazla önemserler çünkü cinsel partnerlerinin görmesinden ayrıca rahatsız olurlar. Erkekler daha çok ek bir sorun varsa mesela beraberinde eşlik eden iç hemoroidler de varsa doktora giderler.

Dış Basur Belirtileri

En önemli belirtisi ele gelen şişliklerdir. buna ek olarak şu belirtilere de rastlanabilir;
Ağrı; memelerin ezilmesinden kaynaklanır genellikle ciddi ağrı olmaz
Kaşınma; sürtünme ve bölgenin yeterince havalanamamasından olur
Kötü koku; Yine memelerden dolayı bölgenin yeterince havalanamamasındandır
Temizleyememe; memelerin arası yeterince iyi temizlenemeyebilir
Islaklık; iç basurla birlikteyse ıslaklık hissi de olur
Şişlik; şiddetli ıkınmaya bağlı olarak memenin içine pıhtı dolar
Kanama; Dışardaki memeler asla kanama yapmaz, eğer kanama varsa ya başka bir hastalık vardır ya da içerde de hemoroidler vardır.

Dış Basur Nedenleri

Aslında net bir sebep bulunamaz, genellikle ıkınma sonucu ortaya çıkan şişliklerdir.
Ailesel yatkınlık (genetik)
Kronik kabızlık
Normal doğum (doğum eylemi esnasında aşırı ıkınma)
Tuvalette uzun kalmak
Dışkılamak için şiddetli ıkınmak
Yoğun acı tüketimi (ıkınma sebebidir)
kronik ishal

Dış Hemoroide Benzeyen Hastalıklar

Makat çatlağında ortaya çıkan meme; küçük ve ağrılıdır, ağrılı olması basurdan ayırt etmemizi sağlar
Makatta pıhtı toplanması; Şiddetli ıkınmaya bağlı olarak gelişen makatta pıhtı toplanması durumudur, en çok bu hastalık karıştırılır. Hemoroidden farkı kısa sürede ortaya çıkması ve şiddetli ağrı yapmasıdır.
Siğil; Çok sayıda küçük memecikler olur.
Apse; daha geniş alana yayılmış bir şişlik vardır ve dayanılmaz ağrısı olur, mikrobik bir durumdur.
Mayasıl; tedavi geciktirilirse deride kalınlaşma olur ve meme gibi görünür.
Kanser; yara gibi çıkıntılardır, çok seyrek rastlanan bir hastalıktır.

Dış Basur Nasıl Anlaşılır

Yukarıda da yazıldığı gibi genellikle hastalar doğru teşhisi kendileri koyarlar. Gözle muayene veya anoskop muayenesi ile rahatlıkla teşhis konur. Anoskopi veya makat endoskopisinin buradaki artı katkısı aynı anda iç basur varsa onların teşhisini sağlamış olur. Yine yukarıda yazıldığı gibi önemli olan diğer benzer  hastalıklardan ayırt edebilmektir. Proctoloji uzmanı net bir şekilde ayırt edebilir.

Dış Basur Tedavisi

İlaçlarla tedavisi mümkün değildir (ilaç kullandım geçti diyen varsa teşhis yanlış demektir), ancak ilaç kullanılarak ağrı, kaşıntı, koku gibi şikayetler önlenebilir. Yani memeler ilaçlarla küçülmez veya kaybolmaz.

Çok büyük değilse tedavisi ertelenebilir ancak büyükse veya şikayet yapıyorsa tedavi etmek gerekir. Tek tedavi yöntemi cerrahi olarak çıkarılmasıdır. Kesilip kesilen yer açık bırakılabilir veya emilebilir dikişlerle dikilir. İç basur da varsa her ikisi birlikte aynı ameliyatta alınabilir. Sadece dış memeler varsa ameliyat sonrası ağrılı dönem daha kısa olur ve daha hafiftir. Hem iç hem dış aynı seansta alınırsa ağrı 12 gün kadar devam eder ve ilk 4-5 gün şiddetli olur.

Ameliyatsız yöntemler uygulanmaz.

Yukarda da bahsedildiği gibi dış basurlar daha çok görsel kirlilik oluşturur ve hastayı bu yönden rahatsız eder. Yazılan fiziki rahatsızlıklar genellikle önemsenecek düzeylerde olmaz. Lazer, ligasure gibi teknolojiler kullanılabilse de yapılan işlem aynıdır dışarıdaki memeler kesilerek alınır. Yapılan bilimsel çalışmalarda genel yan etkiler açısından değerlendirildiğinde teknoloji ile yapılan kesme işlemleri neşterle yapılana kıyasla çok daha kötüdür.

Çok seyrek te görülse anüs kanserleri ile karışabileceği için tedavinizi erteleyecekseniz kesin teşhis koydurduktan sonra ertelemelisiniz. Yoksa sizin için çok kıymetli olan erken teşhis şansınızı kaybedebilirsiniz.

Önümüz yaz ve özellikle kadınların baş belası kılcal damar çatlaması yine kadın nüfusunun yaklaşık yarısını rahatsız etmeye başlayacak. Yaz gelmeden bacaklarınızın güzelliğini gölgeleyen ve sizi sinir eden damarlarınızdan kurtulabilirsiniz.

Silgi Lazer

İnsanların bu sorunu süregeldiğinden her yıl yeni teknoloji ve Silgi lazer bildiğimiz defterdeki kurşun kalemle yazılmış silgiye benzer bir uygulama diyebiliriz. Diot lazerin geliştirilmiş formu Exotherme lazer 2 mm ye kadar olan kılcal varisleri bir saniyenin çeyreği kadar bir sürede tamamen siliyor. Uygulamanın en büyük özelliği silinen kılcal damar sonsuza kadar yok edilmiş oluyor.

Exotherme Lazer
Kılcal damar çatlaması tedavi yöntemleriyle kıyaslandığında en büyük avantajı neredeyse hiç acı olmamasıdır. Acı olmaması yanı sıra abartılı kızarıklık, yüzeysel yanık, yanık izi, lekelenme, yetersiz kalması gibi sorunlar da yaşanmamaktadır.
Belki çok önemli değil ama cihazın kafasına monte edilen kamera sayesinde uygulamayı anlık olarak kendiniz de izleyebiliyorsunuz. Yani ışığın hastalıklı damara gittiğini ve aynı anda damarın o mor, pembe, kırmızı görünümünün yok olduğunu görüyorsunuz. “işlemi yaptık iyileşmezse bir ay sonra yeniden gelin” gibi bir söylemle karşılaşmıyorsunuz.
Silgi lazer adıyla lanse edilen cihazın kafasındaki soğutma ünitesinin cildi soğutması sayesinde ağrı olmaması yanı sıra yanma hissi de yaşanmamaktadır.
Yetersiz kaldığı durumlarda ki çok ince kılcallarda yetersi kalabilmektedir, radyo frekans yöntemi uygulanmaktadır. Yetersizliğinin nedeni çok ince yapıların ışığı tutamaması olabilir. Yukarda bahsedildiği gibi uygulanacak damarın genişliği 2 mm yi geçtiğinde de etkisiz kalmaktadır bunun sebebi de ürettiği ısı enerjisi bu kadar kalın olanların tahrip edilmesine yetmemektedir. Daha kalın olan varislerde bu tür teknolojik tedavilerin yerini skleroterapi ve köpük tedavisi almaktadır.
Günümüzde Exotherme nin yerine
İPL lazer
Mikro skleroterapi
Radyo frekans kullanılmaktadır
Bu üç yöntemde de başarılı sonuçlar elde edilebilmektedir. Özellikle mikro skleroterapi konusunda tecrübeli bir damar cerrahı diğer adıyla fleboloji uzmanı Exotherme ile 2-3 saatte yapılan işlemi 10-15 dakikada yapabilmektedir. Yani atlarımızın deyimiyle “alet işler el övünür”. Yeni teknoloji konusunda takıntınız yoksa Exotherme yaygınlaşıp ucuzlayana kadar mikro skleroterapi ve radyo frekans konusunda tecrübeli ellerde tedavinizi olabilirsiniz.

Menepozda cinsel yaşam

By on Ocak 30, 2017

Aslında cinsellik kadında öğrenilebilen bir davranıştır yani hormonların değiştiği menopoz döneminde cinsel hayatın çok etkilenmemesi beklenir.Genel olarak gebelik korkusunun ortadan kalkması, profesyonel hayattan (kariyer, para kazanma vb) kaynaklanan kaygıların azalması, çocuklarının büyümüş olmasıyla azalan fiziksel bağımlılık, yılların oluşturduğu deneyimler, eşlerin birbirini daha iyi tanımaları sonucu kadının menopozdaki cinsel hayatının daha da renklenmesi son derece doğaldır. Menopoza girerken ortaya çıkabilecek depresyon ataklarında ve uyum döneminde cinsel istekte (libido) bir miktar azalma olacağını bilerek paniğe kapılmadan uygun danışma ve tedavilere başvurmak en akılcı yoldur. Sağlığınızı riske atmadan cinsel yönden eski sağlıklı günlerinize dönebilir, partnerinizi şaşırtabilir hatta onun da yaşı ileriyse onu sıkıştırabilirsiniz.

Menepozda Cinsel Yaşam

menopozda cinsellik

Menopozda vajina girişi ve vajina cildinde zayıflama ve kuruluk nedeniyle ağrılı ilişki ve buna bağlı bir isteksizlik ortaya çıkabilir bunun önüne geçmek son derece basittir. Vajina içine sürülen hormon jelleri vajinadaki olumsuz değişiklikleri durdurur, kayganlaştırıcı jel cinsel ilişkide ortaya çıkan acıyı azaltıp zevkli hale getirir.
Bunun yanı sıra ağızdan alınan isoflavon östrojen eksikliğine bağlı şikayetleri yerine koyma tedavisi şeklinde gidererek hastanın şikayetlerinin düzelmesini sağlar.
Daha etkili yöntemler de vardır.
İsoflavon soya fasulyesinden elde edilen bitkisel östrojendir. Vücutta östrojeni taklit eder ve onun etkilerini gösterir. Östrojen etkisi gösterirken östrojenin yan etkilerine neden olmaz. Menopozdan sonra östrojen alımı meme ve diğer kadın kanserlerinin artmasına neden olur ama iso flavonun böyle yan etkileri yoktur.

Östrojen saçlar üzerinde de besleyici, canlandırıcı ve kalite artırıcı etkiye sahiptir. İleri yaşlarda saç dökülmesi ve saçta kalite kaybının nedeni östrojenin azalması buna karşın erkelik hormonlarının azalmaması sonucu rölatif olarak dengenin bozulmasıdır. Menopozda saç dökülmesinin nedeni budur. Menopoz dönemi saç sorunları için geliştirilen menopecia tablet bu dönem saç sorunları için çok iyi formülize edilmiş bir ilaçtır.  Saçları korumak yanı sıra isoflavon sayesinde yeniden cinsel istekte artış, içeriğindeki ginkgo biloba sayesinde unutkanlık gibi beyin kan dolaşımının azalması sonucu ortaya çıkan sorunlara da iyi gelir.
Yaşa bağlı saç sorununuz varsa şampuanlardan beklentiniz olmasın, pahalı şampuanlar da size çare olmayacaktır.

 

 

Kafadaki yağ bezeleri vücudun her yerinde görülebilen yağ kistlerine benzer şişliklerdir. En sık görüldüğü yer kafa derisidir. Cerrahi eğitimi alan her branş bunun ameliyatını yapabilir ama bu konuda en birikimli doktor gurubu genel cerrahlardır çünkü diğer branşlar bu tür ameliyatları pek yapmadığı için ayrıntısına hakim olamaz. Hastalar kafa ile ilgili olduğunu düşünerek yanlışlıkla beyin cerrahisine gittiğinde genel cerrahiye sevk edilirler.

Yağ Kisti Ameliyatı İzle

Aslında hangi branşın yaptığı değil hangi doktorun yaptığı daha önemlidir. Şöyleki; bu konuda birikimli olmayan bir cerrah sacı tıraş eder ve sonunda pansumanla kapatır bu da hastada ciddi sıkıntı yapar. Özellikle kadınlarda saçın yeniden uzaması uzun zaman alır, ortada kısa saçın olduğu alan çirkin görünüme sebep olur ve aylar içinde kapanabilir. ansuman uygulaması da aynı şekilde dramatik görünme sebep olur.
Kliniklerimizde kist alınacak bölgedeki saçlar tıraş edilmez ve işlem sonrası pansuman yapılmaz yani hasta kliniğe girdiği görünümle çıkar. Ameliyat olduğu belli olmaz.
yağ kisti görselleriYağ Kisti Alınan Yerde Saç çıkarmı ?
Kistler çok büyüdüğünde o bölgedeki saç köklerini öldürebilir, eğer kökler öldüyse o bölgedeki saçlar çıkmaz. Bu ameliyat konusunda birikimli cerrahlar saç çıkmayan kelleşmiş alanı bezeyle birlikte çıkarır böylece saçların arasında kel bir alan kalmaz.
Yağ Bezinin Alındığı Yerde İz Kalırmı
Evet kalır kitle ne kadar büyükse o kadar iz kalır,çapı 3 cm olmuş bir kitlenin çıkarıldığı yerde 3 cm kadar ameliyat izi kalır ancak saçlarla büyük oranda kamufle edilebilir. Bu konuda birikimli bir cerrah kisti olabilecek en küçük yeri keserek çıkarır bu yaklaşımda en az iz kalır.
Yağ Bezesi Alma Fiyatı
Kliniklere göre çok değişebilmektedir, ücretlerini internette paylaşan İdea Klinik ücretleri şu şekilde verilmiş; SGK sı olmayan hastalar için 800 TL, SGK sı olan 400 TL dir, farklı kliniklerde çok farklı fiyatlarla karşılaşmanız sizi şaşırtmasın.
Sonuç olarak;
kafada yağ bezesine hangi bölüm bakar Kafadaki bezler bölgesel uyuşturmayla, tıraş edilmeden, pansuman gereksinimi olmadan, ertesi gün banyo yapacak şekilde alınabilir. Bir uygulamada 1 beze alınabileceği gibi çok sayıda almak ta mümkündür. Bir veya on tane almak uygulamanın şeklini değiştirmez. İlgili branş uzmanları genel cerrahi uzmanlarıdır.

 

https://www.ideaklinik.com/yag-bezesi-lipom-tedavisi.html

Basur diğer deyimle hemoroid insanların kendinin muayene edip teşhis koyamayacağı hastalıklardandır, ayna yardımıyla dışarıdakileri görümsede içerdekileri değerlendirmesi çok mümkün olmamaktadır. Çok ileri düzeyde olanları ıkınarak dışarı çıkarıp fotoğrafını çekerek teşhis koysa da yine de tatmin edici olmamaktadır. Bu sebeple kesin teşhis proctoloji uzmanınca ve görüntüleme aletleri yardımıyla teşhis konur.
Basur Muayenesi
Tüm hastalıklarda olduğu gibi öncelikle hastanın anlattığı şikayetleri dinlenir. Hastanın anlattıklarıyla doktorun kafasında çeşitli imajlar oluşur ki bu neredeyse teşhisin yarısını oluşturur. Tabiî ki özellikle kanaması olan vakalarda hastanın anlattıklarıyla asla yetinilmemelidir. Yani eczacıya yada konu komşuya sorarak ilaç kullanmadan iyi araştırılmalıdır. Çünkü kanama basurdan olabileceği gibi kötü huylu tümörden de olabilmektedir ve bu durum kesinleştirilmeli ona göre tedavi planlanmalıdır.
Hastanın anlattıkları dinlendikten sonra muayeneye geçilir. Her ne kadar hastanelerin çoğunda ekonomik getirisi sebebiyle hasta daha lafa “makatımda” diye başlarken kolonoskopi istense de işin doğrusu mutlaka her hastaya önce muayene gerekirse kolonoskopi yapılmalıdır.
Dış Basur Muayenesi
Elle kalçalar kenara çekilerek anüs görüntülenir, bu şekilde dış basur memeleri varsa görüntülenmiş olur. Hastanın şikayetlerini izah etse de içeriden de emin olunmalıdır. Dış memeler genellikle estetik sorun olurlar ancak hasta rahatsızsa alınması daha doğrudur.
Parmakla Basu Muayenesi
Dışardaki basurlar görüntülendikten sonra parmakla muayene yapılır. Rektal tuşe de denilen bu muayenede makatın basıncı, sıkma gücü, ağrı olup olmadığı, anal kanalda bir tümör olup olmadığı, kalın bağırsağın son kısmı rektumun son 3-5 cm lik kısmı değerlendirilmiş olur. Eskiden parmakla basur teşhisi konulabileceği düşünülürdü ancak bunun doğru olmadığı ve kesinlikle yetersiz bir muayene olduğu klasik kitapların hepsinde yazmaktadır. Mutlaka gözle de değerlendirilmeli anoskopi muayenesi yapılmalıdır.
Anoskop Muayenesi Nasıl Yapılır
Anoskop 10 cm uzunluğunda bir alettir. Anal kanal olduğu kadar rektumun son 10-15 cm ye kadar rahatlıkla görüntülenir ve bölge hastalıklarına % 100 yakınlıkta doğru teşhis konabilir. Kolonoskopta olduğu gibi hiçbir hazırlık yapılmaz, aç veya tok uygulanabilir. Aslında her proktoloji ünitesinin olmazsa olmazıdır ve muayenenin tamamlayıcısı olarak değerlendirilmelidir. Her hastaya uygulanması olabilecek kanser vakalarının daha erken yakalanmasını sağlar. Taze kırmızı kan bağırsağın son 8-10 cm lik kısmından kaynaklandığı için kanamaların önemli bir kısmı anoskopi ile teşhis edilebilir. Bu uygulamanın bir diğer avantajı da aynı anda inceleme amaçlı parça almayı ve yine gerekliyse aynı anda tedavisini yapabilmektir.
Anüs Endoskopisi
Kamera ve ışık yardımıyla makat dış kısmı, geçiş kanalı ve rektumun son kısmı görüntülenir. Anoskopi muayenesine tek üstünlüğü görüntülenen hastalık hastaya da gösterilebilir. Hastayı ikna etme avantajı vardır. Yine bu görüntüler alınıp saklanabilir ve hastayla verilebilir.
Dışkı Muayenesi
Aslında bir tür tahlildir, gizli kanama, kaşıntı yapabilecek parazitlerin tespitinde işe yaramaktadır. İzah edilemeyen kaşıntı ve kansızlıkların tespiti için yapılır. Özellikle parazit konusunda en etkili teşhis yöntemidir.
Doktor Önerisi
Hemoroid teşhisi muayene ve anoskop ile yapılmalıdır, her hasta ayrıntılı görüntülenerek değerlendirilmeli ve kesin teşhis konduktan sonra yola devam edilmelidir. Hasta daha kapıdan girerken muayene etmeden, hastayı dinlemeden eline kağıtları tutuşturup “şunları yaptır öyle gel” gibi yaklaşan kurumlardan değil işi makat hastalıkları olan proktoloji uzmanından yardım alınmalıdır.
https://www.basurklinigi.com/basur-muayenesi-nasil-yapilir/

Anal Fissür Bitkisel Tedavi

By on Ocak 23, 2017

Anal fissür bir tür iyileşmeyen yaradır ancak burada sorun yaranın iyileşme yeteneğinin veya yara bakımının yetersiz yapılması değil, bölge kaslarının çok kasılması sebebiyle yara bölgesine yeterli kan gidememesi ve iyi beslenememesidir. Yani iyileşmeyi engelleyen şey kasın fazla kasılmasıdır. Durum böyle olunca direk yara bakımı yapmak sorunun çözümü için yetersiz kalır.
Gerek eczanede satılan ilaçlar, gerek çok daha etkili botoxla ve gerekse ameliyatta yapılmaya çalışılan tek şey kasılan bu kası gevşetmektir. Bölgesel olarak kullanılan rectomer yarayı iyileştirici değil kası gevşetici bir pomaddır. Yine benzer şekilde her hastaya önerilen sıcak su oturma banyosu gibi uygulamalar da yine anüsün rahatlaması ve ağrının azaltılması içindir.
Anal Fissür Bitkisel Tedavi
Ciddi düzeyde etkili bir bitkisel ilaç yoktur, hazırlanmış paket olarak sunulan bitkisel ilaçların hepsi piyasayı vurmak için üretilmiş ve hiçbir olumlu etkisi olmayan ürünlerdir. Daha çok evde hastanın kendisinin hazırlayabileceği ve uygulayabileceği ürünler tercih edilir çünkü bunlar daha etkilidir. Adı fissür çağrıştıran tablet veye bölgesel ürünlere boşa para harcamak yerine daha etkili ev içi hazırlanan ürünler tercih edilir.
Karanfil;
Karanfilin kas gevşetici ve rahatlatıcı etkisinden yararlanılır. Bölgesel uyuşturucu etkisi olsa da çok etkili değildir. Bitkisel uygulamalar içinde en iyisidir. Karanfil çay gibi demlikte demlenir, 3 litre kadar hafif can yakacak kadar sıcak suya bir fincan konur, tuvalete girmeden hemen önce ve tuvaletten çıkacakken suyun içine oturma şeklinde yeniden uygulanır. Karanfil çayı karıştırılmış sıcak suya 4-5 dakika oturmak yeterlidir. Bu şekilde hem dışkılarken çekline acı azalır hem de dışkılamadan sonra devam eden ağrı azalır. Şikayetlerde azalma sağlaması etkili olabileceğini gösterir, devam edilmelidir. Özellikle dışkılama sonrası ağrı azalıyorsa bu iyileşeceğine işaret eder.
Zeytinyağı
Yumuşatma etkisi vardır,yemekte kullanılan formu dışkılamadan önce ve hemen sonra anüs etrafına ve özellikle içine parmak yardımıyla bolca sürülür. Kasları gevşetmez, çatlağın havayla temasını azaltarak acıyı azaltır, diğer taraftan dışkıyla yaranın karşılaşma miktarını azalarak iyileşmenin önünü açabilir. Günde bir fincan zeytin yağı kabızlığı engelleyerek te etki eder.
Kantaron Yağı Sürmek
Yara iyileşmesini hızlandırıcı etkisi olduğu yönünde bilgiler vardır. Yine yaranın yüzeyinde koruyucu bir bariyer oluşturması da etkili olmasını sağlar.
Tüm bu bitkisel ürülerin biri veya birden fazlası aynı dönemde uygulanabilir ancak kesinlikle kabızlığın önüne geçilmelidir. Hatta iyileşme olursa sonraki dönemde de kabız kalınmamalıdır yoksa ilk kabızlıkta fissür yeniden oluşur.
Sinameki Otu
Direk etkili değildir, kabızlığı engelleyerek iyileşmeye katkı sağlar. Dozu iyi ayarlanmalıdır çünkü fazla alınırsa yoğun ishale neden olarak hastalığın iyileşmesini geciktirir. Sinameki otunun tablet şeklinde hasırlanmış ilaç formları da (bekunis tablet) vardır.
Fissür tedavisi için önerdiğimiz bu tedaviler başarısı düşük uygulamalardır ancak 5-10 gün denemekte yarar vardır, düşük bir ihtimal de olsa önemli bir avantaj sağlanmış olur. Özellikle ameliyatta bir kasın kesilerek feda edildiği düşünülürse avantaj daha anlamlı hale gelmektedir. Fissür tedavisini bu kadar süre geciktirmenin bir önemi yoktur.

https://www.ideaklinik.com/anal-fissur-makat-catlagi-tedavisi.html

Kıl Dönmesi Ameliyat İzi

By on Kasım 2, 2016

Pilonidal sinüs Türkçe adıyla kıl dönmesi 18-24 yaşlarında gençlerde daha sık görülen ancak her yaşta görülebilen bir hastalıktır. Özellikle gençlerin beden görsellerine önem vermesi onları iz konusunda da tedirgin etmektedir. Kişinin kendisinin rahat göremediği alanda olsa da popsunda nasıl bir iz kalacağını önemsemektedirler. Kadınların bu konudaki hassasiyet daha fazladır. Tüm bu sebeplerden dolayı doktorlar her zaman daha iyiyi araştırmışlardır. Tabiî ki buradaki “iyi” kavramı sadece olabilecek iz değil ameliyat sonrası hasta lüksü, tekrar ihtimali, yara bakımı süresi, işe dönüş zamanı gibi bir çok faktör göz önüne alınmaktadır. Bu sayfamızda daha çok operasyondan sonraki görsellikle ilgili bilgiler paylaşılmıştır.
Uzun yıllardır uygulanan klasik yöntemler hastaların beklentisini karşılamakta yetersiz kaldığı için son 5-8 yılda yeni ameliyatlar tarif edilmiştir. Yeni ameliyatlar klasik ameliyatların yerini almış ve uygulama sıklığı giderek artmaktadır. 8-10 çeşit klasik yöntem ve 4 çeşit çağdaş yöntem halihazırda uygulanmaktadır.

Kıl Dönmesi Ameliyat İzi

mikro-sinusektomi-ameliyati-sonrasi-izUygulayıcının el becerisi ve dokuya saygısı önemlidir ama uygulanan yöntem daha önemli bir belirteçtir. Eski yöntemlerde iz abartılı olmakta cerrahın yaptığı kesiye göre 8-15 cm iz kalmaktadır. Flap yöntemleri denen yandan doku kaydırma operasyonlarında bu daha abartılı olmakta ve Z harfi şeklinde iz kalmaktadır Bu Z harfinin bir bacağı 8-10 cm olmaktadır. Toplamda 25-30 cm lik kesiğe 20-30 dikiş atılmakta ve ciddi görsel kirlilik yapmaktadır. Bir diğer sorun da flap yönteminde yandan doku kaydırılması nedeniyle kalçanın yuvarlaklığı bozulur ve yamuk bir görünüm oluşur. Yeni tekniklerde bu tür sorunların hiçbiri yaşanmamaktadır.
Yeni Kıl Dönmesi Ameliyatlarından Sonra İz Kalırmı
flap-ameliyati-sonrasi-izOluşacak izin miktarı doğal olarak yapılan deri kesisi ile paraleldir. Yeni tekniklerde kesilen deri miktarı 2-3 cm olduğu için oluşacak izin boyu da bu kadar olmaktadır ve bu kadar küçük bir farklılık algılanmaktadır. Bölgenin kalçalar tarafından kapatılması sayesinde özellikle ayırtıp bakılmadıkça görünmesi mümkün değildir. Hatta yara düzeldikten sonra alışık bir şekilde eski yöntemleri uygulayan bir cerraha muayeneye gidilse cerrah ameliyat yapıldığını bile anlayamaz.
Tabi izin dışında diğer parametreler açısından da değerlendirilmelidir. Çağdaş tekniklerin bir çok avantajı vardır.
Bu avantajlar;
kil-donmesi-ameliyati-nasil-yapilirYara küçük olduğu için tekrarı azdır
Gerginlik ve ağrı olmaz
Aynı saatlerde işe veya sosyal hayata dönülebilir
Kanama riski yok diyecek kadar azdır
İltihap riski düşüktür olsa da yara küçük olduğundan kısa sürede iyileşir
Narkoz gerekmez
Pansuman önerilmez

Doktor Önerisi;
kil-donmesi-iziSiz siz olun bütün tedavi yöntemlerinde olduğu gibi hastalığınızın tedavisinde kullanılan güncel ilaçları, güncel teknolojileri ve yeni ameliyat tekniklerini iyi araştırmadan kime yada hangi hastaneye tedavi olacağınıza karar vermeyin. 1 saatlik bir araştırma yapmadığınız için ömür boyu sıkıntı yaşamak zorunda kalmazsınız.
Özellikle kadın hastalarda kalçada kocaman bir Z harfi şeklinde ameliyat izi son derece rahatsız edicidir. Kıllı erkeklerde kıllar kısmen kamufle etse de onları da rahatsız edebilmektedir.

Kıl Dönmesi Ameliyat İzi Nasıl Geçer
Asla geçmez, çok abartılı iz varsa alınıp yeniden estetik olarak dikilmesi halinde kısmen azalabilir ama bu izi tamamen yok edecek bir teknoloji yoktur.

Anal Endoskopi

By on Ekim 29, 2016

Gün geçmiyor ki insan sağlığı için yeni bir teknoloji icat edilmesin. Eskiden anüs bölgesi hastalıkları rektal tuşe denilen parmak muayenesiyle yapılırdı ama muayene hep eksik kalırdı çünkü parmağın hissedemediği sorunlar tespit edilemezdi. Zaman içerisinde basit bir teknoloji eklendi ve bölge hastalıklarının teşhisinde rutin kullanıma giren anoskop muayenesi devreye girdi. Anoskpi sayesinde parmakla hissedilemeyen sorunlar da görünebilir hale geldi.
Makat bölgesi hastalıklarının teşhisinde devrim niteliğinde olan kamerayla görüntüleme teknolojisi gelişti.

Anal Endoskopi

İzmir anal endoskopi yapan yer olarak Op.Dr.Demet Ağras tarafından yapılmaktadır. Bölge hastalıklarının daha doğru tespitine yarayan yüksek çözünülürlüklü kamera aracılığıyla 30 kata kadar büyüterek gözle görmeyi sağlayan video görüntüsü elde etmeyi ve fotoğraf almayı sağlayan kamera, ışık kaynağı ve monitörden oluşan bir teşhis aracıdır. Bölge hastalıklarının tespiti için olmazsa olmaz bir uygulamadır. Proctoloji uzmanının sağ kolu denilebilecek kadar gereklidir ve hastaların internetten bilgilenmesi sayesinde daha çok sorgulaması sayesinde giderek yaygınlaşmaktadır.
anal-endoskopiAnal Video Endoskopi Nasıl Yapılır
Hiçbir hazırlığa gerek duyulmadan, uyutma ya da uyuşturma yapmadan 1-3 dakikada kolaylıkla yapılabilir. Ağrı acı olması beklenmez. Hastanın uygulama öncesi tuvalete gitmesi sağlanır, rektumda dışkı varsa basitçe libalax kullanarak temizlenir ve sonra uygulanır. İşlem hastanın en rahat ettiği pozisyonda yapılabilir. her ne kadar yaygın bir şekilde secdeye varır pozisyonda yapılsa da ( tercihin asıl sebebi bu pozisyonda görüntünün en iyi elde edilebilmesidir) hasta yan yatarken de yapılabilir. Zorluğu sebebiyle özellikle erkek cerrah muayene olmaya utanan hastalar için bu işe özel yapılmış kullan at şortlar kullanılabilse de çok pratik değildir yine az veya çok bölgenin açılması gerekir.
Anal Endoskop Ne İşe Yarar
Yukarıda bahsedildiği gibi doktorun teşhisine yarar ancak bunun yanı sıra;
Hastanın kendi hastalığını gözüyle görmesini
Bu görüntüyü saklayabilmeyi
Doktorun yanılması ihtimaline karşı kullanabilmeyi
Olmayan hastalığın varmış gibi ifade edilmesini engellemeyi
Tedavi sonrası durumun öncesiyle kıyaslanabilmesini sağlar
Anüs Endoskopisi İle Teşhis Edilen Hastalıklar;
Bu hastalıkların teşhisi konduğu gibi derecelendirmesi de yapılır
Dış hemoroidler (dış basur)
İç hemoroidler (iç basur)
Fissür (makat çatlağı – yırtığı)
Polip (o alanda ve bağırsağın sonunda et beni gibi çıkıntılar)
Fistül (özellikle komplike fistüllerin iç ağzının görüntülenmesi çok önemlidir)
Kondilom diğer adıyla siğil (sadece dışarıda değil bağırsakta da varsa mutlaka görüntülenmeli ve tedavisi yapılmalıdır yoksa içerdekiler ilerlemeye devam eder)
Soliter rektal ülser (bağırsağın sonunda yüzeysel yara olması)
Rektal apse
Kolitis ülseroza (ülseratif kolit)
Proktit
Mayasıl (dermatit)
Makatta pıhtı toplanması (hematom)
Anal Endoskopi Nerede Yaptırılır
Bölge hastalıkları konusunda uzmanlaşmış proctoloji uzmanlarının yaygın olarak kullandığı bir cihazdır. Proctoloji genel cerrahi uzmanlık alanının bir üst dalıdır ve spesifik olarak sadece makat bölgesi hastalıklarının (kıl dönmesi, hemodoir,fissür, fistül, polip, kondilom vs) tanı ve tedavileriyle ilgilenmektedir.
Anüs bölgenizde herhangi bir rahatsızlığınız varsa basit bir parmak muayenesi ile konulan teşhisi teknoloji kullanan bir uzmana onaylattıktan sonra size önerilen tedaviye razı olun. Çünkü bu bölgenin hastalıklarını hastanın kendisi göremez ve yakınlarından da hizmet alamaz. Buna bağlı olarak doktorun her söylediğini kabul etmek gibi bir durumla karşı karşıya kalır. Kendinize bir iyilik yapın hastalığınızı kendiniz de görerek emin olduktan sonra tedavinizi planlayın.
Anal Endoskopi Fiyatı
Benzer uygulamalar olan kolonoskopi, rektoskopi veya sigmoidoskopi gibi görüntüleme aletlerine kıyasla çok daha ekonomik ücretlere yapılmaktadır. Eğer sizden daha fazla istendi ise o sayıları 100 TL gibi makul bir ücret karşılığı yaptırabilmeniz beklenir.

Anal Endoskopi Yapılan hastaneler

Genellikle bölge hastalıklarına özel çalışan uzmanların muayene odalarında bulunur ama internette tespit edebildiğim adresleri zamanla ekleyeceğim

Makat Endoskopisi

Yarı Türkçe yarı ingilizce de olsa alışıldık kelime olduğu için Türkçeye bu şekilde yerleşmiştir, aynı teknolojiyi ifade eden tanımlamadır. Farkı markalar farklı isimler kullanbilmektedir.

 

Makat Kanaması

By on Ekim 20, 2016

Makat kanaması olan kişinin aklına ilk olarak hemoroidin kanadığı gelir oysa hemoroid dışında çok sayıda hastalık kanama yapabilir. Bu hastalıkların bir kısmı önemsizken bazıları ise çok tehlikelidir ve en kısa sürede tedavisine başlanması gerekir daha doğrusu teşhis ve tedavisinin gecikmesi hayati öneme sahiptir.

Makat Kanaması Sebepler

  • Hemoroidbasur-kanamasi-nasil-durur
  • Anal fissür, çatlak, yırtık
  • Fistül, makatın yanında delik ve akıntı olması
  • Mayasıl
  • Makatta siğil
  • Pilonidal sinüs (Kıl dönmesi)
  • Et beni (polipoid çıkıntılar)
  • Bağırsak kanserleri
  • Makatta kanser olması
  • Chron hastalığı
  • Kolitis ülseroza
  • Hastalıklara ait belirtiler ve tedavileri
    Hemoroid
    makat-kanamasiAnal bölgenin en sık görülen hastalığıdır doğal olarak ta yine en sık kanmaya neden olan hastalıktır.Memelerin yüzeyi incelip zarif hale geldiğinde dışkının sürtünmesi ve kabızlık nedeniyle aşırı ıkınma sonucu damar bir yerden açılır ve kanar.Hafif olabileceği gibi hastayı kansızlığa götürecek kadar belirgin de olabilir.Hastalığın 1-4 arası derecesi ve iç-dış olarak iki tipi vardır.Dıştakilerde sorun olmaz kanayanlar içerdeki hemoroid memeleridir.Sorunun derecesine göre lazer ve lastikle boğma yöntemleriyle ameliyatsız tedaviler tercih edilir. İleri düzey vakalarda farklı ameliyatlar yapılır.
    Anal fissür
    makat-catlagiAnal bölgenin en ağrılı hastalığıdır, iç kısımda bir tür yırtılma olur. Yırtığın yeni olduğu dönemde peçeteye bulaşma şeklinde kan olabilir. Hastalık kronikleştikçe kan görülme ihtimali azalır çünkü yırtığın zemini yeni bir tabakayla kaplanır. Çatlak tedavisi öncelikle ilaçlarla yapılır 1-2 hafta ilaç kullanmaya rağmen geçmediyse ameliyat yada botox yapılır. Ameliyatta çatlağın iyileşmesini engelleyen kas kesilir ve başarısı % 99 lar düzeyinde, botox tedavisinde ise kası kesmek yerine geçici olarak felç eden ilaç enjekte edilir. Başarı oranı % 95 civarıdır.
    Fistül
    Anüsün yanında sürekli akıntı yapan bir delik vardır.En sık sebebi bölgede oluşan apselerdir.Apse iyileşirken geride boru gibi bir kanal kalır ve sürekli akıntıya neden olur.Akıntı sıklıkla iltihap leklindedir ancak bazen kanal tahriş olur veya ezilir bu durumda kanlı akıntı görülür.Komplike ve inkomplike olarak tipleri vardır.Tipleme kanalın makat kaslarıyla olan ilişkisine göre yapılır ve tedavi seçiminde önemli bir kriterdir. Kaslarla ilişkisine göre fistülotomi, lazerle tedavi veya seton gibi değişik cerrahiler uygulanır.
    Mayasıl
    Makatın ve civarının en kaşıntılı hastalığıdır, öyle ki hastayı çıldırtacak kadar kaşınma yapabilir. Bu kadar şiddetli kaşıntıyı geçirmek için hastalar kaşır ve bölge cildini tahriş ederek kanamaya neden olur. Ciddi düzeyde kan olmaz, daha çok iç çamaşırı kirletecek düzeylerdedir. Tedavisinde pruzon merhem kullanılır. Kaşıntıyı 2-3 günde geçirir. Neden olabilecek gıdalar veya uygulamalar çıkarılırsa tekrar olmaz.
    Anogenital siğiller
    Karnabahar gibi küçük çıkıntılar olur. Sonradan olduğu için çok zariftir ve kopma yada tahriş olma eğilimindedir. Koptuğu yerden minimal düzeyde kan sızabilir. Kanamasının önemi yoktur ancak çok bulaşıcı bir hastalık olduğu için kısa sürede tedavi edilmelidir. Kondilom anal sex yapanlarda özellikle gaylerde daha sıktır ancak herkeste görülebilir.
    Pilonidal sinüs
    Kuyruk sokumu civarından kan gelmesi seyrek karşılaşılan bir durumdur.Kıl yumağıyla makatın arasında kanal oluşup akıntı varsa ara sıra kanama olabilir,bazen kuyruk sokumu civarındaki delikten de kan gelebilir. Tedavisi cerrahidir. Fenol veya gümüş uygulamaları yapılsa da bunlar daha çok ağrıyan çürük diş için ağrı kesici almak gibidir. 15 farklı çeşit ameliyat vardır. Klasik yöntemleri uygulayanların sayısı giderek azalmaktadır, son yıllarda çağdaş ameliyat teknikleri hızla yaygınlaşmaktadır. Özellikle hastanın 10 dakika sonra işine dönebildiği mikro sinüsektomi yöntemi yaygın şekilde yapılmaktadır.
    Et beni
    Vücudun diğer bölgelerindekine benzer et beni gibi çıkıntılardır, nemli bölge olması sebebiyle yüzeyleri tahriş olarak yada koparak kanamaya neden olabilirler.Tedavisi radyo frekansla 1-2 dakikada yapılabilir. Tedavi kalıcıdır.
    Bağırsak kanserleri
    En riskli guruptur çünkü hızlı ilerle ve vücudun diğer hayati organlarına sıçrayabilir. Sık rastlanan kanserler gurubuna girer.hemoroidim kanıyor diyerek tedavi başlamadan önce kesinlikle muayene ve anoskop muayenesi, gerekirse daha ileri tetkikler yapılmalıdır. Basur kanamasıyla sıkça karıştırılır ama çok daha ciddi bir durumdur. Bölgede en sık görülen kanser türüdür, erken dönemde teşhis edilmesi halinde tedavi başarısı % 90 lara kadar çıkmaktadır ancak geç fark edilirse bu oran tersine dönmektedir.
    makat-kanseri-nasil-olurMakat kanseri
    Seyrek görülen kanser türlerindendir. Basur gibi memeye benzer bir yapısı olduğu için hastaların neredeyse hepsi önce bir fitil kullanırlar. Bu konuda tecrübeli bir proctoloji uzmanı baktığı anda şüphelenir ve biopsi alarak sonuca gider. Tek tedavisi cerrahidir, ek olarak diğer kemoterapi ve radyo terapi uygulamaları da yapılır. Basur memesine benzer şekilde meme gibi çıkıntı yaptığı için neredeyse hastaların tamamı önce kendi kendine basur teşhisi koyar ve konu komşu veya eczacı önerileriyle çeşitli fitil, krem veya haplar kullanır. Ne yazıkki çok kıymetli zaman kaybedilmiş bu kadar önemli bir hastalığın tedavisi geciktirilmiş olur.
    Chron hastalığı
    Daha çok ince bağırsakları tutan iltihabi bir hastalıktır. Vücut kendi dokusuna zarar veren maddeler üretir. Tedavisi ilaçlarla yapılır ve gastro bölümünce takip edilir. Yakın takip önemlidir.
    Kolitis ülseroza
    Bağırsağın iç yüzeyinde yüzeysel bir sıyrılma gibi bir hastalıktır. Dar bir alanda olabileceği gibi tüm bağırsağa da yayılabilir. Kanama durdurulamazsa tüm kalın bağırsak cerrahi olarak çıkarılır.
    Vücuttaki tüm kanamalar mutlaka izah edilmelidir. Mesela dişimizi fırçalarken kan görebiliriz bunu önemsemeyiz önemsememek mantıklı da olabilir çünkü biliriz ki fırçanın yaptığı tahriştendir ama öksürmekle kan gelmesi yada idrarda kan olması veya dışkıda kan görmek diş eti kanaması gibi izah edilebilir bir durum değildir ve mutlaka profesyonel destek alınmalı gerekli görüntüleme yöndemleri yaptırılmalıdır. Özellikle anüsten taze kan gelmesi muayene kadar basit bir şekilde yapılabilen anoskop muayenesi iler 1-2 dakikada % 99 doğrulukla izah edilebilir. Türkiye’de sindirim sistemi kanserlerinin sık görüldüğü akıldan çıkarılmamalıdır.

 

http://www.basurdoktoru.com/basur-kanamasi-neden-olur

Tabi nereden çıktı bu metal tarak diye düşünüyorsunuz. Söyleyeyim okullar açıldı doğal olarak saç biti sezonu da açılmış oldu. Sınıfta bir kişide olunca neredeyse tüm çocuklara dikkat edilmezse o çocukların ailelerine bulaşıyor ve yaygınlaşıyor. Yaygınlaştıkça da bu konuda sorular artıyor. Plastik tarağın ucuz olması sebebiyle tanınmış olmayan daha çok fiyat kırarak piyasada var olmaya çalışan firmaların saç biti ilaçları kutu içine plastik olanlardan koyar. Doğal olarak ekonomik olur ama gerçek böyle değil. İngilizlerin “ucuz mal alacak kadar zengin değilim” sözünde olduğu gibi bu plastik taraklar temizlik işlemi yaparken dişleri kırılır ve iş yarıda kalır. Evdeki diğer taraklar sık dişli olmadığı için kullanılamaz ve hasta yarım kalmış temizlik işini tamamlamak ertesi gün metal olanını satın almak zorunda kalır. Spreye verdiği para kadar parayı bu defa tarağa verir.
Metal Bit Tarağı Nereden Alınır
Tabi bu tür sağlık gereçlerinin satıldığı eczaneler akla gelir ama ne yazık ki hep ilacın yanında verildiği için eczane tek bağına tarağı satamaz ve hastaya içinde metal tarakta olan bit seti satar. Diğer bir satın alınacak yerse internet siteleridir. E ticaret sitelerinde yaygın şekilde satılmaktadır. Burada dikkat edilecek şey kargo ücretidir. Çünkü zaten ucuz bir ürün olduğu için kargo fiyatı ikiye katlamaktadır. İnternetten alırken kargo ücretinin dahil olup olmadığına yada ne kadar olduğuna dikkat etmelisiniz. Yoksa 10 TL ye sipariş ettiğiniz ürün kapıya geldiğinde 10 TL de kargo ücreti ödemek zorunda kalabilirsiniz.

Metal Bit Tarağı Satış
İnternette çok yerde satışı yapılmaktadır ve fiyatları da çok değişkendir. Görebildiğim kadarıyla en uygun fiyata satış yapan linki aşağıya ekledim. Fiyatı küçük olduğu için bir çok sitede 6-8 TL kargo eklenirken aşağıda adresini verdiğim linkte kargo dahil 14 TL ye satıyorlar.
Bit tarağı satın almak için tıklayın http://satis.hairpharma.com.tr/home/38-hair-pharma-metal-bit-taragi.html

metal-bit-taragi-nerden-alinirBit Tarağı Farkları;
Plastik
Dişleri pürüzlüdür, saç tellerini kırabilir
Ucuzdur
Dişi çabuk kırılır
Kaygan değildir saç taranırken zorlanır
Bitleri sıcak suyla temizlemek gerektiğinde plastik sıcak sudan zarar görebilir
Metal
Dişleri pürüzsüzdür, kaydığı için saç kırıkları daha az olur
Plastiğe kıyasla biraz pahalıdır ama kırılmadığı için daha ekonomik olur.
Dişi kırılmaz
Pürüzsüz yüzeyli dişler olduğu için yağ gibi kayar.
Sıcak sudan etkilenmez
Metal Bit Tarağı Fiyat
03.11.2017 tarihinde kargo dahil 14 TL ye alabileceğiniz adres http://satis.hairpharma.com.tr/home/38-hair-pharma-metal-bit-taragi.html Plastiğe kıyasla pahalıdır ancak genel olarak elde edilecek daha iyi sonuçla birlikte değerlendirildiğinde aslında ekonomiktir. İnternette sorgulandığında 15 TL ile 30 TL arasında değişmektedir. Hair Pharma dışındakilerin hepsinde ek olarak kargo ücreti eklenmektedir. 69 TL ye satılanlarda vardır ancak bu farkların tek sebebi satıcının fiyat politikasıdır yoksa hepsi birbirine benzer taraklardır. Kullanımda, verimlilikte, dayanıklılıkta veya kalitede anlamlı bir fark yoktur.

Doç.Dr.Onur GÜRER

By on Eylül 24, 2016

Varis teşhis ve tedavisine odaklanmış yani fleboloji uzmanı olarak hasta kabul eden bir doktor belirlemek için şöyle bir baktığımda gerçekten bu işle ilgili bir çok uzmanla karşılaştım. Dr. Onur Gürer ile ilgili bir sayfa hazırlayayım dedim.

Doç.Dr.Onur GÜRER

Önce biografisindenden söz edip sonra neler yaptığına bakalım. 1966 senesinde İstanbul’da doğdu. İlhami Ahmet doc-dr-onur-gurerÖrnekal İlkokulu’nda,  Saint Benoit Fransız Erkek Koleji’nde ortaokul ve liseyi okul birincisi olarak tamamladı. 1992 senesinde İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi’nden mezun oldu.

Pratisyen hekimlik döneminden sonra Dr. Siyami Ersek Göğüs Kalp ve Damar Cerrahi Araştırma Merkezi’nden kalp damar cerrahisi uzmanılığını aldı. 15 yıl bu hastanede varis tedavileri ve kalp cerrahisi üzerine çalıştı. Sonraki yıllarda Çamlıca Hospitalium Hastanesinde hem branşıyla ilgili ameliyatlar hem de başhekimlik yaptı. 2014 yılı itibariyle daha çok fleboloji dalıyla yani varise özel çalışmaya başladı. Halen Idea Klinik Kalp Damar Cerrahi merkezi Nişantaşı şubesinde hasta kabul etmektedir.

Türk Tabipler Birliği, Türk Kalp ve Damar Cerrahisi Derneği

Ulusal Vasküler Cerrahi Derneği

Türk Kardiyoloji Derneği

Minimal İnvaziv ve Robotik  Kalp Damar Cerrahisi Derneği ve Fleboloji Derneği üyesidir.

Boğaziçi Üniversitesi Biyo-Medikal Enstitüsü Medikal Bilgisayar sertifikası, Hacettepe Üniversitesi Finansal Araştırmalar Merkezi Stratejik Sağlık Kuruluşları Yönetimi sertifikası vardır.

Doktorlara uzmanlık eğitiminin de verildiği Dr.Siyami Ersek Hastnesinde yüze yakın bilimsel çalışma yapmış ve yurt içi ve yurt dışı tıbbi bilimsel dergilerde yayınlamıştır.

Op.Dr.Onur Gürer Yaptığı Tedaviler

Tümüyle varis tedavisine odaklanmıştır, dünyada varis tedavisi için geliştirilmiş tüm uygulamaların hasta açısından en iyi olanlarını hastalarına sunmaktadır. Bu yaklaşım sayesinde yaygınlığı ne kadar olursa olsun çapı 1 mm ile 25 mm arasındaki tüm varisleri ameliyatsız tedavi etmektedir. Tedavide

  • Skleroterapi
  • Radyo Frekans
  • Lazer
  • Köpük Tedavisi
  • Mikro Skleroterapi
  • EVLA (Endovenöz Lazer Ablasyon)-
  • Varisi Yapıştırıma (Zamk) Yöntemi
  • Venöz Ülser Tedavisi
  • Lenfödem Tedavisi
  • Hemanjiom (Damar Beni- Kan Beni) Tedavisi
  • PRP Uygulaması (Varis Yarası Tedavisinde platelet Rich plazma)
  • Kök Hücre Uygulaması (Varis Yarası Tedavisinde)
  • Venöz Haritalandırma

yötemlerini uygulamaktadır ve özetle şu şekilde izah edilebilir;

Skleroterapi; damar içine damarın iç yüzeyini tahrip ederek yok olmasını sağlayan ilaç enjekte edilir ve kalınlığı ne kadar olursa olsun yok olur. Köpükle tedavi avantajları sayesinde skleroterapi uygulamalarını azaltmıştır.

Radyo frekans; Daha çok kılcal damar çatlamalarında kullanılan bu yöntem sadece bacaklarda değil, yüz, burun gibi diğer kalcalların tedavisinde de kullanılmaktadır. Kılın çeyreği kalınlığı kadar ince iğne damara sokulur ve radyo dalgalarıyla ısıtılır. Damarın o anda yok olduğu görülebilir. Radyo dalgalarının verdiği enerjidir kelime benzese de asla radyasyon içermez.

Lazer; Deri yüzeyinden uygulanmaktadır (damar içinden uygulanan ayrıdır) yine kılcalların tedavisinde kullanılır, ancak uzun seanslar gerektirebildiği için kullanımı eskiye kıyasla azalmıştır.

Köpük tedavisi; Skleroterapide kullanılan ilacın dört kat hava ile köpürtülerek elde edilen köpüğün varise enjeksiyonudur. Başarısının yüksekliği ve diğer avantajları sayesinde skleroterapinin yerini almıştır. Az ilaçla çok damara çalışılabilmesi sayesinde hastalar daha az sayıda seansla salıklarına kavuşmaktadır.

Mikro skleroterapi; Son bir kaç yıldır tanımlanan bir yöntemdir, çok ince damarlara uygulanmaktadır. Tecrübeli ellerde çok yüz güldürücü sonuçlar alınmaktadır. Daha çok flebologların (fleboloji uzmanı) uyguladığı bir işlemdir.

Endo Venöz lazer Tedavisi (EVLA) ; Tükenmez kalem içi kalınlığında lazer probunun damarın içine gönderip damarı içten lazer ışığıyla tahrip etme işlemidir. Pratik bir tedavi yöntemidir. Tecrübeli ellerde belli kalınlıktaki varisler lazerle yok edilir. Lazer uygulanamayacak kadar ince olanlara skleroterpi uygulanarak tamamı yok edilir. İçerden yakılan damar sonsuza kadar yok olur.

Şah Damarı Tıkanıklığı
Şah damarı kafya giden ana atar damardır, tıkanıklığı ciddi sorundur. Daha çok ileri yaşlarda görüldüğü için narkoz vermek zor olabilmektedir. Hastayı uyutmadan bölgesel uyuşturmayla şah damarı tıkanıklığını açma ameliyatını Tğrkiye’de ilk uygulayan doktor Doç. Dr. Onur Gürer’dir. Hastalara narkoz riskini yaşatmadan, hastayla konuşa konuşa şah damarındaki tıkanıklık açılmakta ya da tıkalı damarlar değiştirilebilmektedir.

Varis Yaraları

Uzun yıllardır klasik yara bakımıyla tedavi etmeye çalışılan bu kronik yaraların tedavisi aylar hatta yıllarca sürerdi. Son yıllarda geliştirilen PRP ile yara tedavisi sayesinde bu süre çok kısalmıştır ve haftalar içinde hızlı düzelme sağlanmaktadır. PRP tedavisinde hastadan alınan kandan içerisinde yüksek düzeyde büyüme faktörü bulunan ve bu sayede iyileşmeyi hızlandıran kan pulcukları özel bir yöntemle ayrıştırılıp yara bölgesine enjekte edilir.

Tüm bunlardan bahsetmişken garantili varis tedavisinden söz etmezsem eksik kalacak gibi geliyor. Doç.Dr.Onur Gürer varis tedavisinde garanti uygulamaktadır. garanti şu şekilde işlemektedir. Tedaviye aldığı hastasını 1 yıl boyunca varisleriyle ilgili takibe alıyor ve bu süre zarfında varisle ilgili olabilecek tüm sorunları ek ücret almadan çözüyor. Bu uygulama hastaya güven veren bir uygulamadır. Yine benzer şekilde hastaların hoşuna giden bir diğer uygulama ise sanal muayane veya whatsapp aracılığıyla ücret alan hasta kliniğe geldiğinde sürprizle karşılamışyor çünkü hastaya muayene, ultrason, doppler gibi ek maliyetler çıkarılmıyor. Tedavi dışındaki tüm bu uygulamaları ücretsiz sunuyor. Tedavi olmayan hastalardan da bu isimler altında ücret talep etmiyor. Sadece sorununu çözdüğü hastadan ücret alıyor.

DoçDr.Onur GÜRER iletişim

Tel: 0212 246 10 04 – 0212 247 10 04
GSM & WhatsApp: 0532 463 96 82

Ben Aldırma Videosu

By on Eylül 21, 2016

Konunun ayrıntısına geçmeden videonun başında ameliyat gerekmeden nasıl parça alındığını görüyorsunuz. Bu görüntü hastayı ameliyata ikna etmek için uydurulan “incelemek için beni ameliyatla almak gerekir” sözünün ne kadar gereksiz ve mantıksız olduğunu göstermektedir. Aslında biraz mantıklı düşünüldüğünde nasıl karaciğeri incelemek için tüm karaciğeri alıp patoloji laboratuarına götürmek gerekmiyorsa, küçük bir parça yetiyorsa burada da aynı durumun geçerli olduğu anlaşılır.

Ben Aldırma Videoları

Bu konuda eklenmiş videoların bir çoğu ne yazık ki ameliyat şeklinde yada boş konuşmalarla doldurulmuş durumda. İzleyeceğiniz video son derece anlaşılır bir şekilde hazırlanmıştır ve yeterince doğru yol gösterici olmuştur.

Kaştan Ben Aldırma

Her iki cinste de saç ve kaş bölgesindeki erkeklerde ayrıca sakal, bıyık, favori gibi kıllı alanlardaki benlerin tedavisi özellik arz eder ve doğru yöntem seçmek gerekir. Yanlış yöntem tercihi hastayı rahatsız edecek kadar iz kalmasına neden olur. Bu izin en önemli sebebi çevresi kıllı ama ortada kılsız bir alan olmasıdır.

ben-aldirma-oncesi-sonrasi

6-7 mm lik beni almak için yapılmış ameliyatın dikişleri

Yaygın uygulanan yöntemlerden lazer ışıkla etkili olduğu ve ışığın derinliği tam kontrol edilemediği için ben alınırken ışık 2-4 mm derindeki kıl köklerini de yakabilir ve o bölgede kıllar çıkmayabilir. Lazer epilasyon mantığındaki gibi bir anlamda epilasyon yapılmış olur. Saçın, sakalın veya kaşın ortasında kılsız bir ada çok rahatsız eder.
Benzer şekilde kıllarlın olduğu alandaki benler cerrahi yöntemle alınırsa benin çapının iki katı uzunlukta 3-4 mm genişliğinde kılsız bir alan ortaya çıkar. Çizgi şeklindeki bu iz oldukça rahatsız edici olmaktadır.
Bu şekilde kılların çıkmadığı alanlar ekim yapılarak büyük oranda kamufle edilebilir ancak ekim süreci zahmetli bir süreçtir ve genellikle yüksek maliyetlidir.
Gerek lazerle kılların dökülmesi gerekse ameliyat alanında çıkmaması genellikle benin kendisinden daha kötü görünür. Hastayı yaptırdığına yaptıracağına pişman edebilir. Hatta bu şekilde sıkıntı yaşayan hastalar çözüm için ben tedavisine verdiği ücretten kat kat fazlasını o alana kaş, sakal, bıyık ekimi için ödemektedir.

ben-aldirma-izBen Aldırma Sonrası

Radyo frekans yönteminde enerjinin kullanımı son derece kontrollüdür. Lazer gibi 6-8 mm derinliğe gitmez. Bir milimetrenin çeyreği yükseklikte etkilidir ve çeyrek mm lik tabakalar kaldırılarak benin zeminine kadar inilir. Alınan seviyeler çok kontrollü olması sayesinde kıl kökleri etkilenmediği gibi çukurluk ta kalmaz. Benden sonra çukurluk kalması izin en önemli sebebidir ve abartılı olabilir.
Bende tedavi seçimi her ben için farklı teknoloji kullanımını gerektirebilir. Gittiğiniz klinikte bu amaçla kullanılan teknolojilerin olup olmadığını ve kullanıcının tecrübesini sorgulayın yoksa gereksiz yere bir ameliyat olmak ve yine gereksiz yere hayat boyu ameliyat izi taşımak zorunda kalırsınız. Ameliyatlara bağlı izler naturel olmadığı için çok dikkat çekici olabilmektedir. Radyo frekans uygulaması sonrası kalabilecek iz ise sivilce izi gibi naturel görünür ve çok yaygın olduğu için hastayı daha az rahatsız eder. Yukarıda kısaca bahsedilen tecrübe de önemlidir, her hastalığın tedavisi gibi bu konuda yetkin kişilerden hizmet almak akıllıca bir tutum olur. Ayda yılda bir ben alan uzmanın birikimiyle her gün ben alan bir uzman doktorun birikimi aynı değildir. Özellikle yüz bölgesindeki benler alınırken titiz olunması gerekir.

ben-aldirma-videolari

Kabızlığa ne iyi gelir?

By on Eylül 19, 2016

Kabızlık yani diğer adıyla peklik toplumda erişkin nüfusun yaklaşık yarısının zaman zaman % 20-30 kadarında sürekli yaşadığı bir sorundur. Daha seyrek olmakla birlikte çocuklarda hatta bebeklerde bile görülmektedir. Doğru yaklaşımla tümüyle çözülebilir bir sorundur. Bağırsağı yeniden eğitmek kalıcı çözümdür.

Kabızlık

Kabızlık Nedir

kabizlikGenellikle dışkılama sayısıyla birlikte düşünülür ancak doğrusu dışkının kıvamıdır, üç günde bir bile çıkılsa dışkı kıvamı normalse kabızlıktan söz edilemez. Eski tarifiyle dışkının camcı macunu kıvamında olması gerekir ama yeni tanımlamada hastanın çıkarmak için fazla ıkınması gerekecek kadar sert olması kabızlığın teşhisi için yeterlidir. Yani günde iki defa yada iki günde bir defa çıkması bu tanımlamayı değiştirmez. Önemli olan rahat dışkılayacak kıvamda bir dışkının olup olmamasıdır.

Kabızlık Nedenleri

İki guruba ayrılabilir

1-Doğumsal nedenler

2-Sonradan edinilen nedenler

Doğuştan Kabızlık Nedenleri

Bağırsak Tembelliği

kabizliga-iyi-gelen-gidalarBağırsaklar ince ve kalın olmak üzere iki yapıdadır. İnce bağırsaklar kalp gibi herkeste belli bir ritimle genellikle on dakikada bir kasılır bu sebeple kabızlığın nedeni olarak ince bağırsaklar düşünülmez. Kalın bağırsak ise kişiden kişiye değişmekle birlikte 20 dakikada bir kasılacağı gibi 4 saatte bir de kasılabilir. 20 dakikada bir kasılan kişilerde her gün yada günde iki defa dışkılama olurken 4 saatte bir dışkılayanlarda 5-6 günde bir dışkılama ihtiyacı olur. İşte kabızlıkta en önemli sebep budur. Kalın bağırsak dışkının suyunun emildiği bölgedir ve emilen su miktarı dışkı kıvamında en etkili faktördür. Sıvının emilmesi kalın bağırsakta kalış süresine bağlıdır. Bağırsak tembelliği olanlarda yani seyrek kasılanlarda ciddi düzeylerde kabızlıkla karşılaşırız. Tek tedavisi bağırsağın yeniden eğitilerek daha sık çalışmasını sağlamaktır.

Bağırsağın Uzun Olması Bazı kişilerde kalın bağırsak doğuştan uzundur, genetik yapıdan kaynaklanır. Dışkının bu kadar uzun mesafeden geçişi suyunun daha fazla emilmesine neden olur va peklik ortaya çıkar. Anatomik bir sorun olduğu için tedavisi de farklıdır. Seyrek görülen bu duruma doliko kolon denir.

kabizlik-nasil-gecerSonradan Olan Kabızlık Yaşam biçimi, dışkılama alışkanlığı ve beslenme kültürüyle ilgilidir. En sık rastlanan etken beslenme düzeni ve alışkanlıklarıdır.

Yaşam Biçimi; Hareketsiz yaşam sürenlerde sindirim sistemi hareketlerinin de yavaşladığı düşünülmektedir, hareketin azalması dışkı içindeki sıvının daha fazla emilmesine neden olabilir be da kabızlıkla sonuçlanır. Çok öne çıkarılsa da sebepler arasında en az etkili olandır, genellikle birlikte başka sebepler de vardır.

Dışkılama Alışkanlığı Bazı kişiler titizlikleri sebebiyle dışkılama isteği gelse de “evden başka yerde tuvalete gitmeme” kötü davranışı sonucu dışkısını bekletir ve katılaşma olur. Benzer şekilde otobüs şoförü, öğretmen, uzun ameliyatlara giren ekip üyeleri de işleri gereği dışkılarını beklettiği için aynı şekilde sorun yaşayabilirler.

Beslenme Kültürü Bağırsağın motoru yani çalıştırıcısı içerisindeki madde miktarıdır yani ne kadar doluluk olursa o kadar iyi ve sık çalışır. Bunun miktarını belirleyen şey tüketilen gıdadaki lif yani posa miktarıdır. Ne kadar az posalı beslenilirse sorun o kadar büyük olur. Daha çok sebze ve meyve tüketmeyen kişilerin yaşadığı sorundur.

Kabızlık Çözümü

Tedavisi sebebe yönelik olmalıdır. Ameliyatla kabızlık tedavisi sadece doliko kolon yani uzun bağırsağı olanlarda uygulanan ağır bir tedavi seçeneğidir ve seyrek ihtiyaç duyulur.

Bağırsak Tembelliği Çözümü En doğru yaklaşım posalı gıda tüketimidir. Ne kadar posa tüketilmesi gerektiği kişiden kişiye çok değiştiği için sorun yaşayan kişi giderek artan bir şekilde posa tüketimini artırmalıdır. Öncelikle günlük tüketilen sebze ve meyve miktarı artırılmalıdır. Çok artırılmasına rağmen düzelmiyorsa bu durumda en etkili posa olan kepek tüketilmelidir. Beslenme konusu konunun sonunda ayrıntılı yazılmıştır.

Dışkılama alışkanlığı normale getirilmelidir. Nerede olunursa olunsun ihtiyaç halinde gidilmeli asla bekletilmemelidir. Sabah kahvaltıyı evde yapıp kahvaltıdan sonra tuvalete gitmeyi alışkanlık haline getirip bunu bağırsaklara öğretmelidir. Tuvalete tam ihtiyaç olduğunda girilmeli ve sadece ilk kısım çıkarılıp hala ihtiyaç varmış gibi gelse dahi tuvalet terk edilmelidir. Asla daha fazla çıkarmak için çabalamamalıdır.

Kabızlıkta Ne Yenir

diski-sertlesmesiAslında olayın özü yemektir ve şöyle bir yol izlenebilir; Genel anlamda sıvı tüketimi artırılmalıdır bu su, çay veya başka bir sıvı gıda olabilir ancak tek başına sıvı artışı sorunu çözemez. Var olan yeme alışkanlıklarında sebzenin miktarı artırılmalı ve özellikle akşamları meyve tüketilmelidir. Ekmek olarak sadece kepekli ekmek yenmelidir. Bunlarla istenilen sonuç elde edilemediyse tüketilen sebze ve meyve miktarı giderek artırılmalıdır. Hala çözüm bulunamadıysa o zaman ek olarak kepek tüketilmelidir. Bu konuda en etkili posa kepektir. İneklere verilen kepekten (iri parçacıklı olması daha iyidir) her akşam bir su bardağı kepek süt, ayran, yoğurt çorba gibi gıdalara karıştırılarak yenmelidir. Yine yetersiz kalıyorsa yani dışkının kıvamı normale getirilemediyse bu bir bardak kepek 2-3 bardağa veya daha fazlasına çıkarılabilir. Uygun miktar yakalanıp aralıksız 2-3 ay kullanılması durumunda bağırsağın hareketlenmesini kalıcı olarak artırması sorunun kalıcı çözülmesi anlamına gelir ki en doğru yaklaşım budur.

Kabızlık İçin Şifalı Bitkiler

İlaç gibi kullanılan yani yukarıdaki bitkisel çözümlerden farklı şekilde alınabilen tek bitki sinemaki otudur. Sinemaki otunun bağırsak hareketlerini artırma etkisi vardır. En kolay kullanım şekli çayını demleyip içmektir ancak dozu iyi ayarlanamazsa ishal yapabilir. Eczanede reçete ile satılan ilaçların bir kısmı sinemaki otunun tozundan imal edilmektedir. Doğal bir çözüm gibi görünse de kesinlikle doğal bir çözüm değildir. Kullanırken sorun giderilir ama unutulduğu gün yada bırakıldığında eskisinden daha beter kabızlığa neden olabilir. Aynı durum benzer ilaçlar için de geçerlidir.

Kabızlık İlacı

Sinameki otundan elde edilenler yine buna benzer hareketi artıran ilaçlar vardır ve alındığında karın ağrısı yapmak dışında yan etkileri yoktur. Sürekli kullanılması durumunda onsuz dışkı yapılamaz hale gelebildiği için bunlar en son çare olarak düşünülmelidir.

Bunlardan farklı olarak emilmeyen şeker içeren dupalac, normolak gibi şurup şeklinde alınan ilaçlar vardır. Bunlar doğala daha yakındır. Emilemeyen şeker dışkıda köpürme yapar ve kabızlığı çözer ancak kalıcı etkileri yoktur.

Bebeklerde Kabızlık

Bebek dışkılayamaz dışkılayamadığı için daha da kabızlaşır ve rahatsız ettiği için sürekli ağlar. Ek gıdaya geçildiyse erişkinlerde önerildiği gibi sebze meyve püre halinde verilebilir. Ek gıdaya geçilmediyse yukarıda bahsedilen emilmeyen şeker içeren duphalac normolak gibi şuruplar kullanılabilir, belirlenmiş hiçbir yan etkisi olmadığı için bebeklerde de güven kullanılabilir. Kullanılacak miktar sorun çözülene kadar artırılabilir.

Kabızlığın Neden Olduğu Hastalıklar

Makat hastalıklarının hepsinin oluşumunda kabızlığın etkisi az veya çok vardır. Makat çatlağından bağırsak kanserine kadar tüm hastalıkların oluşumunda etkisi vardır. En fazla neden olduğu hastalıkların başında makat çatlağı gelir ki neredeyse % 95 kabızlıktır. İkinci sırada hemoroid (basur) gelir. Buraaki etkisi direk değildir ıkınmaya neden olarak hemoroid oluşmasına neden olur.

Kıl Dönmesi Estetik Ameliyatı

By on Eylül 17, 2016

Kıl dönmesinin de estetiği mi olurmuş? dediğinizi duyar gibiyim ama estetik estetiktir ve bölgeler arası önem farkı olsa da vücudun her yeri için geçerlidir.

kil-donmesi-acik-birakma-ameliyati

Açık bırakma ameliyatı sonrası kalan iz

Kıl dönmesi çoğunlukla gençlerde görülen yani kişinin estetiğine daha önem verdiği yaşlarda görülen bir hastalıktır. Her ne kadar kalçaların arasında yani arka tarafta kalsa da kadınlar için büyük bir iz çok rahatsız edici olmaktadır. Diğer bir çok avantajları yanı sıra görsel olarak ta hastayı en az rahatsız edecek düzeyde iz kalmaktadır.

Idea Klinik şubelerinin altısında da kıl dönmesi tedavisinde çağdaş yöntemler olan Bascom ameliyatı, mikro sinüsektomi, pit picking ve sinüsotomi ameliyatları yapılmaktadır. Çağdaş kıl dönmesi ameliyatları denilen bu 4 yöntemde hastalığın sebebi olan giriş delikleri ve kıl yumağı yani sinüs olabilecek en küçük kesikle alınır ve yara estetik dikişlerle kapatılır.
Klasik yöntemler olan açık bırakma, primer kapatma, limberg flep, rhomboid flep, karidakis yöntemi, marsupializasyon gibi eski ameliyat teknikleri sonrası oluşan 8-20 cm lik ameliyat izi kalmaktadır. Oysa yeni tanımlanmış modern ameliyatlarda kalçaların arasında 1.5-2.5 cm iz kalır ki bu algılanamayacak düzeyde hafif bir izdir. Klasik teknikler arasında en az iz kalan teknik Karidakis operasyonudur.

flep-ameliyati-izi

Flep ameliyatı izi

Kıl Dönmesi Ameliyatı Sonrası İz Kalır mı?
Uygulanan tekniğe göre çok değişik düzeylerde iz kalmaktadır, özellikle klisik ameliyatlarda gereksiz yere sağlıklı doku da çıkarıldığı için çok geniş bir boşluk oluşur. Bu boşluk nasıl dikilirse dikilsin abartılı ameliyat izi kalmaktadır. Kalan bu ize herhangi bir düzeltici işlem yapılamadığı için başytan araştırma yaparken tedavinin estetik boyutu da araştırılmalı ona göre klinik veya doktor seçilmelidir. Yenilikleri izleyen cerrahlar daha doğrusu makat bölgesi hastalıklarına yoğunlaşmış proctoloji uzmanlar bu konuda daha tecrübeli olduğu için tercih edilmelidir.
Çağdaş Teknikler Sonrası İz;
mikro-sinusektomi-ameliyatiYukarıda bahsedildiği gibi kesilen deri miktarı 1.5-2.5 cm olduğu için izi de bu kadar olmaktadır. Özellikle kalçaların arasına gizlendiği için görünmez, görebilmek için özellikle kalçaların ayrılması gerekir. Sonuçta belki çok önemsenmeyebilir ama kadın hastaların bu konuda beklentisi daha yüksek olmaktadır. Kıllı erkeklerde kıllar kısmen kamufle ettiği için daha az önemsenmektedir ama kadın hastalarda çok dikkat çekici olmakta ve cinsel partnerlerine karşı kendilerini kötü hissedebilirler.

 

Çağdaş Ameliyatların estetik dışında şu avantajları da vardır;

  • İşe dönüş erkendir, 12-15 gün yatılmaz aynı gün işe dönülebilir
  • Ağrı minimaldir, genellikle ilaç almayı gerektirecek düzeyde olmaz
  • Kanama riski düşüktür
  • İltihaplanma ihtimali azdır, iltihaplanma olsa dahi yara küçük olduğu için sorunsuz düzelir
  • Pansuman gerekmez, üç gün sonra banyo yapılır, açık bırakma yönteminde 4-5 ay pansuman gerektiği düşünüldüğünde önemi anlaşılır.
  • Narkoza ihtiyaç duyulmaz bölgesel uyuşturmayla yapılabilir.
  • Dren (vakumla emen alet) konmaz

http://www.estetikya.com/

Estetik Ameliyat Fiyatları

By on Eylül 9, 2016

Sayfada internet ortamında ücretlerini dürüstçe paylaşan bir kliniğin estetik ameliyatları fiyatlarını okuyacaksınız ama öncesi biraz geyik yapayım dedim. Google sorduğunuzda onlarca site sanki ücretlerini yazmış gibi konu başlığı atmış ama hiçbiri ücretlerini yazmamış. Çeşitli kelime oyunlarıyla hastayı kliniğe çekmek üzere yazılmış yazılar, bana göre hiç ahlaki değil. Hele kadınlar sitesi diye bir yer var fiyatları yazmış ama kime ait olduğu belli değil, yine ne anlama geldiği belli olmayan gold paket, platinium paket gibi garip sınıflamalar var. Memesini büyütecek yada burnunu düzelttirecek birinin paketle ne işi olur anlamadım. Sonuç olarak neredeyse hiçbir yerden net fiyat alınamıyordu bende ihtiyaç duyanlara yol göstersin diye net olanları net, duruma göre bir miktar değişenleri ise alt ve üst sınır olarak yazdım. Daha estetik bir görünümünüz olması dileğimle.

Estetik Ameliyat Fiyatları;

Sayıların sonunda fazla harf kalabalığı olmaması için L bazı satırlarda konmamıştır, anlayış göstereceğinizi umuyorum.

Göğüs Büyütme; 6000-8000 TL, buradaki aralık sanırım protez kalitesi, büyüklüğü ve yapılan hastaneye bağlı olarak değişiyor.
Meme küçültme ücreti; 6000-7000 TLyine ameliyatın yapıldığı hastaneye göre değişiyordur.
Jinekomasti Fiyatı; 4500-6000, erkekte meme büyümesi basit bir şekilde alınabilecek kadar küçük olabildiği gibi çok büyük te olabilir.
Estetik Burun Ameliyat Ücreti; 5000-6000 TL
Yağ emme (liposakşı- liposuction) ; alınması gereken yağın miktarına göre 5000-8000
Kepçe Kulak Düzeltme Fiyatı; 2500-3000
Karın Germe Operasyonu Fiyatı; 5000-6000
Yüz Germe Ameliyatları Fiyatları; Bu iki sınıfa ayrılmış mini yüz germe 5000-6000, tüm yüz germe 8000-10000
Kaş kaldırma Fiyatı; Klasik kaş kaldırma 3500-5000, askıyla kaş kaldırma 1500-2500
Yara İzi Düzeltme Ücreti; yara izinin büyüklüğü 1 cm olabileceği gibi 100 cm gibi geniş alanda da olabileceğinden fotoğraf göndererek yada muayeneyle ücret alabilirsiniz
Vajina Estetik Ameliyatı Fiyatı; 4000-6000 dokudaki kusurun derecesi belirleyici olur.
Göz kapağı operasyon fiyatları; 3500-4500 TL
Yağ enjeksiyonu; sizden alınan yağ ihtiyaç duyulan alana enjekte edilir. 2000-2500
Dolgu Fiyatları; Bölgeye ve dolgu maddesi miktarı ihtiyacı belirler 800-2500 TL arasında değişir.
Botox enjeksiyonu fiyatı; 500-600 (yazarın notu; bir zamanlar 1000 dolara yapılırdı)
Terleme tedavisi için botox enjeksiyonu ücreti; Kullanılan ilaç miktarı fazla olduğu için 1200-2000
Örümcek Ağı Askısı; 2000-3000 uygulanacak alanın genişliğine göre belirlenir.

Ekim Fiyatları; Ekilen kök sayısına göre ve ekilen bölgeye göre değişmektedir. Yüz bölgesindeki ekimde kesinlikle her greft tek kök içermektedir, asla 2-3 kök içeren greft kullanılmamaktadır. Ekilen her kök kesinlikle uzman doktorun bizzat kendisi tarafından ekilir, ekimi yardımcı elemanlara yaptırılarak “doktor kontrolünde ekiyoruz” gibi ne anlama geldiği belli olmayan cümlelerle yada ekimler  “saç ekim uzmanımız ekiyor” gibi yalanlarla aldatılmamaktadır.
Kaş ekimi Fiyatları; Kök sayısına göre değişmektedir. Bir kök ekim ücreti 6 TL
Sakal ekimi Fiyatları; Ekilen greft sayısına göre ücretlendirilir bir kök 4 TL, kökler sakalın gereksiz boyun veya elmacık kemiği üzerindeki bölgelerden alınırsa 1 kök 5 TL
Bıyık Ekimi Fiyatı; Bir greft 5 TL
Favori Ekimi; Kök ekim ücreti 4 TL
Uygulamalarla ilgili ücretlerle ilgili daha ayrıntılı bilgi için http://www.estetikya.com/

Ayrıca sayıların net olmadığı sorununuz, yada anüs estetiği, kol inceltme, bacak estetiği gibi  buradaki listeye alınmamış bir sorununuz varsa 0506 142 41 12 nolu telefona whats App üzerinden fotoğraflar göndererek net ücret ve genel anlamda daha aydınlatıcı bilgiyi direkt alabilirsiniz.

Burada yazılan sayılar siteden alıntıdır farklı bir ücretle karşılaşırsanız valla bu benim suçum değil, küfrü basıp çıkabilirsiniz 🙂

estetik-ameliyat-fiyatlari-2016

 

Kıl dönmesi Latince adıyla pilonidal sinüs tedavisi için hali hazırda uygulaması devam eden 15 civarı ve artık tamamen terk edilmiş ve uygulayıcısı kalmamış cerrahi tedavi yöntemleri vardır. Her yöntemin kendine özgü avantaj ve dezavantajları vardır. Kıl dönmeniz varsa bunları araştırıp size göre en uygun yöntemle ameliyat olmalısınız. İnternet sayesinde insanlar bilgilenmekte ve bu bilgi paylaşımı sayesinde hastalar artık eskisi gibi doktora gidip “ameliyat olacağım” demek yerine “ben araştırdım şu yöntem iyiymiş o yöntemle ameliyat olacağım siz yapıyor musunuz?” diye sorgulamaktadır tabi doğrusu da budur.

Çağdaş ameliyatlarla tedavi için

Kıl Dönmesi Ameliyat Yöntemleri;

Kendi aralarında çok çeşitleri olmakla birliket
1- Klasik yöntemler
2- Çağdaş yöntemler
Olarak sınıflandırılır.
Klasik Kıl Dönmesi Ameliyatları;
Konumuz çağdaş yöntemlerin ayrıntısı olduğu için klasik yöntemleri sadece yaygın yapılanların isimlerini yazmak şeklinde ele alacağız. Primer kapatma, limberg flap, romboid flap, Z plasti, oval flap (bunlar sık yapılanlardır daha seyrek yapılan çeşitleri de vardır), yarı açık bırakma, açık bırakma, karidakis ve daha seyrek yapılan türler. Bunlar arasında karidakis klasik ameliyatların en son tarif edileni ve en başarılı olandır. Bu yöntemler 30-50 yıldır uygulanmaktadır.
Klasik yöntemde yaşanabilen şu sorunlar;
klasik kıl dönmesi ameliyatıİş gücü kaybı
Ağrı
İltihap, kanama gibi yara sorunları
Pansuman gereksinimi
Ameliyat izi kalması
Daha pahalı olması
Narkoz gerekmesi
Tekrarlama ihtimallerinin daha yüksek olması
Bu ve bunlar gibi ama daha basit bir çok olumsuzluk bu işe hakim doktorları değişik yöntemler geliştirmeye itmiş ve çeşitli yeni ameliyat teknikleri tarif edilmiştir, özellikle güncel tedavi yöntemlerini yakından takip eden proctoloji uzmanları bu yeni cerrahi işlemleri son 5-10 yıldır yaygın bir şekilde uygulamaktadır.

Çağdaş Kıl Dönmesi Ameliyatları;

Bascom Ameliyatı
Amerikalı Cerrah Dr. J. BASCOM tarafından tarif edilmiş,sonuçları yüz güldürücü olunca dünyaya tanıtılmıştır. Kişide iş gücü kaybına sebep olmayan diğer çağdaş kıl dönmesi ameliyatlarıameliyatlara benzer bir çalışma mantığı vardır. 1 ve 2 olarak tarif edilmiş ameliyatları vardır. Ayaktan uygulanabilen, hastaya yatak istirahati zorunluluğu getirmeyen bir yöntemdir. Temel dayanağı hastalıklı kısmın çıkarılabilecek en küçük deri kesilerek çıkarılması ve en az sağlıklı doku çıkarılmasıdır. Bu şekilde yara küçük olmakta ve gerginlik olmamaktadır.
Mikro Sinüsektomi; Bascom’a benzer mantık yine aynı şekilde en küçük kesiyle giriş delikleri ve sinüsü kapsülü ile birlikte bir bütün olarak çıkarmaktır. Özellikle uzak noktalarda birden fazla delik olan hastalarda Bascoma üstünlükleri vardır. Her bir delik ayrı 1 cm lik kesiklerle çıkarılır. Tekrar etme ihtimali en düşük ameliyattır. Ağrı kesici almayı gerektirmeyecek düeylerde hafif bir ağrı olur. hasta kendi imkanlarıyla geldiği gibi refakatçıya ihtiyaç duymadan geri evine veya işine dönebilir.
Sinüsotomi; Ameliyatsız pilonidal sinüs tedavisi sınıfına sokulmaktadır ancak çok küçük te olsa basit bir cerrahi işlem olduğu için çağdaş yöntemlere de sokulabilmektedir. Giriş delikleri çok küçük kesikle veya kesmeden punc denilen aletle alınır yani iyileşme yeteneği yüksek bir yara haline getirilir, doku içi kazıyıcı aletlerle kazınarak temizlenir, genellikle dikiş kullanılmaz, deliklerin kendi haline kapanması beklenir. Uygulama yöntemler arasında en son tanımlanan ameliyattır ve giderek yaygınlaşmaktadır. Hasta işlemden hemen sonra okuluna işine dönebilir.
Pit Picking; Birbirine mesafeli çok sayıda deliği olan pilonidal sinüs hastalarına uygulanır, delikle 4-5 mm lik kesiklerle alınır, sinüsün için ayrıntılı şekilde temizlenir. Sonuçları yüz güldürücüdür ancak hekim açısından zahmetli olduğu için yaygınlaşamamıştır.
kıl dönmesi ağrısıLazerle Kıl Dönmesi Tedavisi; 3-4 yıl önce tanımlanmıştır. Kılın giriş deliğinden lazer ışığı veren kibrit çöpü kalınlığındaki lazer probu sokulur ve sinüs yakılmaya çalışılır. Doku içinde yanık yapması, kılların yanarak içeride kalması, tedavi bitiminde deliklerin olduğu gibi kalması ve deri altının temizlenmemesi sebebiyle hastaların çoğu ya tam iyileşememiş yada kısa sürede yeniden ortaya çıkmıştır. Başarısız sonuçları nedeniyle Türkiye’de birkaç kişi dışında bırakılmıştır. Daha çok hastaya “lazer” kelimesiyle daha yüksek maliyet yansıtabilmek amacıyla kullanılmaktadır. Hastaların önemli bir kısmı tekrar ameliyat olmak zorunda kalmaktadır
Çağdaş ameliyatlar klasik ameliyatlardan sonra yaşanan bir çok soruna çözüm getirme amacıyla farklı doktorlar tarafından bulunmuş ve dünyaya lanse edilmiş yöntemlerdir. Çağdaş yöntemler klasik yöntemlerde görülen şu sorunlara çözüm getirmiştir;
Çağdaş Kıl Dönmesi Ameliyatlarının Üstünlükleri;
İş gücü kaybı yaşanmaz hasta aynı gün işine dönebilir
Ağrı minimaldir ağrı kesici almayı gerektirecek kadar ağrı çok seyrektir
İltihap, kanama gibi yara sorunları minimaldir ve yara küçük olduğu için sorun olmaz
Pansuman gereksinimi 3 gün sonra banyo yapılabilir ve sonrası yara bakımı gerekmez
Ameliyat izi kalması görünmeyecek kadardır, bu kadınlar için önemlidir
Hastane gerektirmedikleri için daha ekonomiktir.
Narkoza ihtiyaç olmaz
Yaralanan doku miktarı az olduğu için tekrar ihtimali çok düşük % 3 civarıdır.
Çağdaş yöntemleri öğrenen cerrah sayısı arttıkça klasik yöntemlerin yapılma sıklığı azalmakatadır.

Çağdaş Kıl Dönmesi Ameliyat Fiyatı
Klasik yöntemler gibi tahilil, konsultasyon, film, EKG, narkoz gibi uygulamalara ihtiyaç olmadığı için daha ekonomiktir. SGK sı olmayanlara herşey dahil 1960, SGK sı olanlara yine herşey dahil 980 TL dir. İlerlemiş vakalarda minimal artış olabilmektedir.

Pilonidal sinüs ameliyatı olmadan kendi yaşam şansınıza en uygun olan ameliyatı seçmelisiniz yoksa hiç hesapta olmayan sorunlar sebebiyle pişman olabilirsiniz.

Kuyruk Sokumu Kemiği; Hareketli omurların bittiği birbirine kaynaşarak tek parça haline gelmiş omurlardan oluşan bir yapıdır. Tıpta koksix ve sakrum olarak iki parça olarak adlandırılır ancak Türkçede tek kelime daha yaygındır ancak koksixin karşılığı çok bilinmese de pöçtür.

Bölgenin yaygın tek hastalığı kıl dönmesidir, daha seyrek olarak pöç batması beya kuyruğa benzer küçük yapının kırılması görülmektedir. İlk hastalık proctoloji (genel cerrahinin üst branşıdır) branşına, diğer hastalıklar ortopedi branşına girer.

Kuyruk Sokumu Hastalıkları

kuyruk-sokumuKuyruk Sokumu Batması
Vücudun üst yarısının tüm ağırlığının geldiği noktadır, normalde pek sorun yaşanmazken sert bir zemin bütün ağırlığıyla düşülmesi yada sert bir tekmeyle işaret parmağından daha ince bu kemiğin kırılarak yada yerinden oynayarak vücuda doğru yer değiştirmesiyle ortaya çıkar. Teşhis röntgen filmiyle konur ve ortopedi uzmanınca parmak yardımıyla rahatça yerleştirilebilir. Uygulama biraz ağrılı olsa da kolay bir işlemdir.

Kuyruk Sokumu Ağrısı Nedenleri
kuyruk-sokumunda-agri-sislikYukarıda pöç batması olarak tarif edilen hastalık seyrek karşılaşılan bir durumdur ve ağrı düşme sonucu başlar ve sürekli devam eder.  Diğer ağrı sebebiyse neredeyse % 99 luk kısmı oluşturan kıl dönmesidir daha doğrusu kıl dönmesi apsesidir. Normalde bu hastalık ağrı yapmaz ancak iltihaplandığında iltihaba bağlı olarak otururken ağrı olur. İltihap tedavi edilmezse 3-4 günde apseleşir ve giderek şişlik artar. Önceleri otururken olan ağrı artık süreklidir ve şiddeti çok artmıştır. Apse boşaltılıncaya yada boşaltıncaya kadar ağrı giderek artar. Doğru yaklaşım bir an önce boşaltılmasıdır. Apsede ağrıyla birlikte şişlik, kırmızılık, sertlik, pis kokulu akıntı ve vücutta ateş yükselmesi de birlikte olabilir.

Kuyruk Sokumu Ağrısı Nasıl Geçer
Kemikle ilgili sorun düzeltildikten sonraki 2-3 gün içinde ağrı büyük oranda azalıp geçer. Kıl dönmesi apsesi boşalıncaya yada boşaltılıncaya kadar giderek artar, boşaldığında yada boşaltıldığında hastanın ağrısı dakikalar içerisinde % 50- 70 oranında azalır ve sonraki 4-5 günde tamamen düzelir.

Kuyruk Sokumunda Şişlik
Neredeyse tek sebep kıl dönmesidir, normalde küçük bir şişlik vardır, badem büyüklüğünü pek geçmez ama iltihaplanma olduğunda ilerleyerek apseleşir ve mandalina kadar büyüyebilir, şişliğin büyüklüğü ağrının da yüksek olduğunu gösterir. Apsenin bir an önce boşaltılması doğru olur.

Kuyruk Sokumunun kaşınması
Sık karşılaşılan bir durumdur, ulu orta rahat rahat kaşınamadığı için kişiyi kaşınmanın ötesinde rahatsız eder. Kıl dönmesi hastalığında oluşan akıntının deriyi tahriş etmesi sık karşılaşılan bir durumdur daha seyrek olarak sıcak aylarda derinin ter ve nemden tahriş olması ve dermatit görülmektedir. Dermatit bir tür kurdeşendir ve makat bölgesi kaşınmaları için üretilen pruzon merhemle 1-2 gün içerisinde düzelir. Kaşınma kıl dönmesinden kaynaklanan akıntıdan oluyorsa bu durumda tek çözüm kıl dönmesi ameliyatıdır.

kuyruk-sokumunda-sivilceKuyruk Sokumunda Sivilce;
Her halde dünyada en sık konulan yanlış teşhistir çünkü o bölgede neredeyse hiç sivilce görülmez ama sivilceye benzediği için hastalar kıl dönmesini sivilce sanırlar. Aslında burada hastalığı kendine yakıştırmamak ta etkili olabilir. Sivilce olmadığı için sivilce gibi değerlendirilmez ve kıl dönmesi tedavisi yapılmalıdır. Seyrek olarak görülen kıl dibi iltihabı da sivilceye benzer ama farklı bir hastalıktır.

Kuyruk Sokumunda Kokulu İltihap
Sivilce gibi yine neredeyse hastaların hepsinde kötü kokulu akıntı olması kıl dönmesi düşündürür. Tek sebep budur. Bu hastaların çoğunda kokulu akıntı olur, bazen bu akıntının miktarı bölge derisinde pişiğe neden olacak kadar çok olabilmektedir. Eğer asıl hastalığın tedavisi geciktirilecekse bölge gün içinde bir kaç defa yıkanmalı ve araya kağıt havlu konmalıdır. İltihabı kağıt havlu emer ve deri ile teması azaldığı için şikayetler azalır.

Kuyruk Sokumunda Kanama;
Hastaları en fazla tedirgin eden şikayettir. Kıl dönmesi ilerlediğinde iltihabi akıntının devam edebilmesi için lronik bir delik oluşur. Bu deliğin etrafında akıntıya reaksiyon olarak yeni bir doku gelişir, bu doku çok frajildir ve basit bir sürtünmeyle tahriş olup kanar. Bir diğer sebepte deri altındaki sinüs ezilir ve doku içine olan kanama kılların girdiği delikten dışarı akar. kanama genellikle azdır ve iç çamaşırda kirlenme yapacak düzeydedir. Aşırı kanama görülmez.

Kısaca özetlemek gerekirse; Bu bölgedeki rahatsızlıkların neredeyse tamamının sebebi aynı hastalık pilonidal sinüstür. Tek tedavisi ameliyattır, ilaçlarla yada ameliyatsız yöntemlerle tedavi edilemez. Tarif edilmiş çok sayıda ameliyat vardır. Bunlar klasik yöntemler ve çağdaş yöntemler olarak iki guruptur. Klasik yöntemler olan flapler, açık bırakma, primer kapatma gibi yöntemlerden sonra hasta 12-15 gün evinde yatmak zorunda kalır. Çağdaş yöntemler olan Bascom ameliyatı, mikro sinüsektomi, pit piçking, sinüsotomi yöntemlerinde hasta ameliyattan 10 dakika sonra arabasına binip işine okuluna yani normal sosyal yaşamına dönebilir.

Kuyruk Sokumu Hangi Bölüme Gider
Yukarıda bahsedildiği gibi bölge hastalıklarının neredeyse tamamı pilonidal sinüs kaynaklıdır. Bu hastalığın tedavisi genel cerrahi branşının üst dalı olan proctoloji bölümüne girer ancak hastanın yaşadığı yerde makat hastalıklarıyla ilgilenen uzman yani proctoloji uzmanı yoksa bu durumda genel cerraha gidilebilir. proctoloji uzmanları diğer genel cerrahlar gibi safra kesesi, guatr, meme, mide, fıtık ameliyatları gibi onlarca hastalık tedavisiyle değil sadece anal bölge hastalıklarıyla ilgilenir bu sayede pilonidal sinüs tedavisinde kullanılan tüm ameliyatlar konusunda daha tecrübelidirler. Bölüm veya doktor seçiminde spesifik çalışan uzmanlar tercih edilebilir.

Kuyruk Sokumu Kırığı
Sık rastlanan durum değildir ve yanlış isimlendirilir.. Kuyruk sokumunun kırılması çok zordur çünkü leğen kemiğinin arka cephesini oluşturur. Kırılan şey pöç yani pöç kemiğidir. Sert düşme, sert oturma ya da pöçüne ağır bir tekme yeme gibi travmalarla kırılabilir. Tedavisi hiç dokunmadan bırakmak 3-5 hafta üzerine oturmamaktır.

 

 

Kaş Neden Dökülür

By on Eylül 5, 2016

Kaş yüzümüzün en karakteristik ve mimiklerde en fazla görev alan yapıdır. Sadece kaşlarla bile onlarca ifadesi oluşturulabilir neredeyse tüm duygularımızın ifade edilmesine katkı sağlar. Buna bağlı olarak dökülmesi durumunda çok dikkat çekici olur ve kişiyi çok rahatsız eder.

Kaş Dökülmesi Nedenleri

Saç Kıran; Kıl olan her yerde saçkıran olabilir. kaş bölgesinde tüm kaşı veya az bir kısmını dökebilir. Sebebi diğer kaşta saç kıransaçkıran sebepleriyle yaklaşık aynıdır. Dökülme tam kayıp şeklindedir yani kısa sürede tamamen kaybedilir. Diğer sorunlarda olduğu gibi yıllar içinde giderek azalma ve tüy halini alma şeklinde değil kısa sürede çıplak derinin ortaya çıkması şeklindedir. Tedavisinde sarımsak sürmek, kortizon enjeksiyonu gibi uygulamalar olsa da % 95 başarılı sonuç veren squarik asit di butil ester kullanılır. Temini zor olan bu madde SADBE olarak kıslatılmaktadır. Kullanıcılaın % 95 inde hiç dökülmemişe yakın düzeyde geri çıkar.
Kaş Küsmesi; En sık karşılaşılan sebeplerdendir. Sebebi çok net değildir ancak bilinen ve kabul edilen sebep kaşın yanlış alınması sonucu kalite kaybedip dökülmesidir. Kaşlar uzun zaman içinde giderek tüyleşir ve artık görsellik oluşturamayacak düzeylere gelir. Genellikle kalemle desteklenerek idare edilir ama kayıp arttığında kaş ekimi veya kalıcı kontur yaptırılır. Piyasada çok sayıda serum adı altında kozmetik ürün vardır ve neredeyse hepsinin iddiası aynıu şekilde kaşı geri çıkaracağıdır ancak ne yazıkki hepsi şarlatanların milletin parasını tokatlamak için çıkardığı hiçbir işe yaramaz ürünlerdir. Zaten internette bir sürü iddiası vardır ancak kutusunu aldığınızda asla böyle bir etkiden söz etmemektedir. Kalıcı kontur zamanla renk değiştirebilir ve solabilir bu sebeple kalıcı olarak çözmek için ekim yaptırmak daha akıllıca bir tedavi şeklidir.
kaşta yara iziYaralanma İzleri; Aslında tam dökülme değildir, yanık sonucu veya yaralanma sonucu o alandaki kökler ölür ve bir daha çıkmaz. Bölgede yapılan ameliyatlar da aynı şekilde belirgin ize neden olur. Nasıl bir yaralanma olursa olsun yaralanma derinin mm altına kadar ilerlemesi köklerin ölmesi için yeterlidir. Bu bölgede yapılan ameliyatlardan sonra da çizgi şeklinde kaşsız bir alan kalır. En pratik çözümü kıl kökü naklidir.
Kıl Çekme Takıntısı ; Stres dönemlerinde (ders çalışma, üzüntülü durumlar, maç izleme, korku yada gerilim filmi izleme, bir şeylere sinirlenme gibi ) kişi farkında olmadan kaşlarını parmaklarıyla tutup tutup çeker. Önceleri yerine yenisi çıkar ama çekiştirmenin devam etmesi durumunda bir süre sonra artık çıkmaz çünkü kökler ölmüş olur. Hasta tikini tedavi ettirmeden çözüm üretmemelidir yoksa ekilenleri de çekip çıkarır. Bütün tikler gibi trikilomani denilen bu durumunda en etkili ve kalıcı çözümü hipnoterapidir.
yaşa bağlı kaş dökülmesiYaşlanma; Yaş ilerledikçe vücuttaki tüm hücrelerin yenilenmesi zayıf ve azalır. Kaşı oluşturan hücrelerin de yenilenmesi yavaşladığı için yeni kaşlar geç üretilir yada üretilemez ve giderek cansızlaşır, seyrekleşir ve bir süre sonra biter. Ense saç kılları kaliteliyse ekim yapılarak sorun çözülebilir.
Demir Eksikliği Kaş Dökülmesi; Saç kayıplarında demir eksikliği çok suçlanan durumdur ancak kaş dökülmeleri için bu çok daha az sebep olduğu söylenebilir ancak sebepler arasında sayılır. Tek sorun demirin eksik olmasıysa demir hapları alındığında durum büyük ihtimalle düzelir, düzelmezse kansızlık giderildikten sonra ekim yapılabilir.
kaş dökülme sebepleriSebebi Bulunamayan Kaş Dökülmesi; Bazı durumlarda tüm araştırmalara rağmen herhangi bir sebep bulunamaz. Sebep bulunamayan durumlar bir çok hastalıkta rastlanabilen sorundur, sebep bulunamadıysa yine enseden kök nakliyle sorun çözülebilir.
Doğuştan Hiç Kaş Çıkmaması; Seyrek rastlanan bir durumdur, genetik yapıdan kaynaklanan bir şekilde o alanda kıl kökü olmaz, kök olmadığından de hiç çıkmaz yada çok seyrek çıkar. Genellikle doğuştan olduğu için hastalar daha rahat kabul eder.
Her başlığın yanında kısaca tedavi şeklinden de söz edilmiştir. Dikkat edilirse saçkıran dışındaki tümü için en pratik çözüm kaş ekimidir, ekimle sorun kökünden çözülmüş olur. Saçkıranda da ekim yapılabilir ama öncelikle SADBE kullanılmalıdır çıkmadıysa ekim düşünülmelidir. Ekim yapılacaksa ekilenlerin de saçkıran nedeniyle dökülebileceği bilinmelidir.
Kalıcı Kaş Kontürü Kaşı Döker mi? Evet gerek pigment denilen boyanın kimyasal yapısı gerek batırılan iğnenin yaptığı travma ve gerekse küçük ihtimalle olabilecek iltihaplanma o bölgedeki kıl köklerini öldürebilir ve kalıcı olarak dökülmeye neden olabilir. Aslında kalıcı kontür yaptıranların neredeyse hepsi kontürden sonra kaş dökülmesi artışı olduğundan şikayet ederler. Bu düşünceye destek olacak bir başka durum da ekim yaptıran kişilerin % 60-70 kadarının daha önce kalıcı kontur denilen kaş dövmesi yaptırmış olmasıdır.
Bir başka sayfada incelenen kaş ekimi ciddi bilgi, beceri ve tecrübe gerektiren bir uygulamadır. Kesinlikle uzman doktora yapılmalıdır. Kendilerini “saç ekim uzmanıyım” diye tanıtan çakma uzmanlardan uzak durulmalı işi yapacak gerçek uzman doktor bulunmalıdır. Yoksa onca emek ve para harcayarak ektirdiğiniz kaşlara geri epilasyon yapma ihtiyacı duyacak kadar kötü sonuç elde edebilirsiniz. Bin yıllık tecrübeyle atalarımız ne demiş “ekmeği ekmekçiye ver bir ekmekte üste ver”

http://www.kasekimi.com
https://www.ideaklinik.com/kas-ekimi-fiyatlari.html
https://www.ideaklinikankara.com/kas-ekimi/