Author Archive

En kolay kıl dönmesi ameliyatı

By on Ağustos 16, 2018

09Konuyu ayrıntılı okuyup sondaki videoyu izlediğinizde kafanızdaki bir çok sorunun cevabını en doğru şekilde öğrenmiş olacaksınız. Kıl dönmesi (pilonidal sinüs) tedavisinde kullanılan 12 farklı ameliyat yöntemi vardır.Bu ameliyatların hepsinin olumlu ve olumsuz yönleri vardır.Özellikle yatarak zaman kaybetmek istemeyen,fazla ağrı çekmek istemeyen,tekrarından korkanlar için geliştirilmiş son ameliyat tekniği Bascom (mikro sinüsektomi) ameliyatıdır ve bu makalede bu yöntem incelenmiştir.

En Kolay Kıl Dönmesi Ameliyatı

 * Tekrar ihtimali  % 3 civarıdır.

 * İş gücü kaybı 1-2 saattir

 * Aynı gün işe dönülebilir

 * Görünmeyecek kadar ( 1-2 cm ) iz kalır.

* Narkoz gerekmez 2 cm lik yerin uyuşturulması yeterlidir.

* İltihaplanma ihtimali % 1-2 civarındadır.

* Yataklı kurum gerekmediğinden daha ekonomiktir.

* Ağrı kesici almayı gerektirmeyecek düzeyde ağrı olur.

* Üç gün sonra banyo yapılabilir

* Narkozla yapılan ameliyattan sonra bir gün hastanede yatmak gerekirken, micro sinüsektomiden 10 dakika sonra hasta işine dönebilir.

Tüm bu değerlendirmeler ışığında pilonidal sinüsten en kolay kurtulmanın yolu mikro sinüsktomi ameliyatıdır.

En iyi kıl dönmesi ameliyatı

Kıl dönmesinin tedavisi 10 dan fazla ameliyat tekniği ile tedavi edilebilmektedir. Her doktor kendi bildiği yöntemi uygular. Farklı tekniklerin farklı avantaj ve dezavantajı vardır.
Akla şu soru gelebilir ; Neden herkes en iyi olduğu bilinen ameliyatı yapmıyor da farklı ameliyat tercih ediyor ? Bunun cevabı çok basittir her cerrah en iyi yaptığını yada hocasından ne öğrendiyse onu yapmaya devam eder. Yeniliklere açık cerrahlar genellikle farklı düzeydeki hastalık için farklı cerrahi işlemler gerekebileceğinden birden fazla yöntem öğrenir ve uygular. Statükocu doktorlar bildiğinden asla vazgeçmezler.

En İyi Kıl Dönmesi Ameliyatı
her zaman hasta çıkarına olmalı ve şu beklentileri karşılamalıdır.
* Tekrar ihtimali düşük olmalı.
* İş gücü kaybı olmamalı.
* Yara izi minimum olmalı.
* Tedavi sonrası kontrol ve bakım olmamalı ya da az olmalı.
* Ağrı yaşam kalitesini düşürecek düzeyde olmamalı.
* Narkoz riski yaşatılmamalı.
* Kişi aynı gün işine, okuluna, sosyal yaşamına devam edebilmeli.
* Yatmayı gerektirmemeli.
* Ekonomik olmalı.
* Mümkünse yara yerine dren (boru) konmamalı.
* Pansuman gerekmemeli
* Kısa sürede banyo yapılabilmeli
Bu veriler ışığında en iyi kıl dönmesi ameliyatı hangisidir sorusunun cevabı şu ameliyatlar tercihen şu şekilde sıralanabilir

Çağdaş Kıl Dönmesi Ameliyatlar
Bu ameliyatlar klasik yöntemlerin sorunlarını aşmak amacıyla geliştirilmiş ayrıntılara sahiptir.

Çağdaş yöntemlerin temel mantığı şudur; Sadece hastalıklı alan olan kılların biriktiği alanı almalıyız, gereksiz sağlıklı doku çıkarmammalıyız. Bu durumu şuna benzetebiliriz; nasıl diken batan parmağı kesmeyip sadece tırnağı alıyorsak bu hastalığın tedavisinde de aynı mantıkla yaklaşmalıyız.

* Mikro sinüsektomi.
* Bascom procedür.
* Pit picking.
* Sinüsotomi (bu yöntem ameliyatsız tedavi yöntemi sınıfına girmektedir)

en iyi kıl dömesi ameliyatı

Klasik Ameliyatlar
Klasik ameliyatların çağdaşlardan en büyük farkı hastalıklı doku çıkarılırken bunun 10-20 katı kadar da sağlıklı doku çıkarılır.

* Karidakis ameliyatı .
* Flep yöntemleri.( limberg, romboid, WY, oval vs)
* Primer kapatma
* Yarı açık bırakma tekniği
* Açık bırakma yöntemi
Bu sıralama yukarıdaki beklentiler doğrultusunda hastanın çıkarları doğrultusunda yapılmıştır. Diğer ameliyatların resimli anlatımı için TIKLAYIN O
Özetle ;
Bütün hastalıklarda olduğu gibi pilonidal sinüste de yöntemler iyi araştırılıp ona göre karar verilmelidir, unutmayın ameliyatı hastane değil doktor yapar hastanenin büyüklüğünü değil istediğiniz yöntemi bilen doktoru araştırın.

kıl dönmesinde neden büyük ameliyat yapılır2-3 cm lik yeri keserek yapılabilecek bir ameliyat yerine yapılmış bir klasik flap yöntemi   tıklayıp büyütebilirsiniz.

Gereksiz yere ne kadar büyük bir sağlıklı dokunun çıkarıldığını gösteren ameliyat tıklayıp büyütebilirsiniz.

en kolay kıl dönmesi tedavisi

Daha büyük bir kıl dönmesinin tedavisi için yapılmış mikro sinüsektomi işlemi sonrası görüntü tıklayarak büyütebilirsiniz.

Çağdaş yöntemle klasik yöntem olan flap yöntemi arasındaki farkların daha iyi anlaşılabilmesi için aşağıdaki videoyu izlemenizi tavsiye ederiz.

Micro Sinusectomi ve Klasik Flap Kıyaslama Video

Mikro Sinüsektomi Ameliyatı Fiyatları

Bu hastalığın tedavisinde fiyatlarını internette paylaşan tek sağlık kurumu İdea Klinik fiyatlarını şu şekilde vermiş; SGK sı olmayan hastalarda 2700 TL, SGK sı olan hastalarda 1350 TL. Bu fiyatlara muayene ücreti dahildir.

Pişik Nedenleri

By on Ağustos 11, 2018

Pişik genellikle kalçaların arasında ve anüse yakın bölgelerde olan, daha seyrek olarak kasıklarda, koltuk altında ve kuyruk sokumunda da görülebilen bir tür cilt hasarıdır. Yüzeyel bir hasar olsa da neden engellenmez, iyi bakım yapılmaz veya iyi tedavi uygulanmazsa derinleşip cilt çürümesine kadar gidebilir.

pisik-icin-ne-yapmaliPişik Nedenleri;

  • Seyrek bez değişimi.
  • Altının ıslak tutulması
  • Kalitesiz bez kullanımı
  • Kimyasal içeren ıslak mendil kullanımı
  • Bazı gıdalar, bu daha çok erişkinlerde görülen nedendir
  • Allerji
  • İshal, dışkı içeriğindeki safra asitleri deriyi yakar
  • Banyoda uygun olmayan sabun kullanımı
  • Dar kıyafet giydirilmesi, bebeklerde kundak yapmak gibi
  • Mantarlar, önemli bir kısmında
  • Aşırı sıcak hava, sürekli ıslaklık nedenidir
  • Gün içinde havalandırmama

Pişik Nasıl Engellenir

Öncelikle korunma önlemleri alınmalıdır bunun için, ishal tedavi edilmeli, bebeğin bezi sık değiştirilmeli, altı ıslak tutulmamalı, bez rahatsız ettiyse başka markaya geçilmeli, kimyasal içerebileceğinden ıslak mendil kullanmak yerine duru su ile yıkanmalı kaliteli kağıt havluyla kurulanmalı, pişiği azdırabilecek gıda varsa yedirilmemeli, gün içinde sıkça açık bırakıp altı havalandırılmalı, banyoda sabun kullanımı azaltılmalı mümkün olduğunca ılık duru su kullanılmalı, dar kıyafet giydirilmemeli sıkı kundak yapılmamalı, zor iyileşip çabuk tekrarlıyorsa mantar araştırması yapılmalı ya da mantara da etkili ilaç kullanılmalı.

pisik-icin-ne-yapmaliPişik Tedavisi İçin Krem

Öncelikle sebepler ortadan kaldırılmalıdır, sebeplerin kaldırılmasına rağmen çocuğun pişiği devam ediyorsa yaygın olarak kortizonlu merhem ya da kremler önerilmektedir ancak özellikle bebeklerde kortizonların yan etkileri sorun olabilmektedir (cushing sendromu yapabilir) bu nedenle yan etki yapmayan bitkisel kortizon içeren ilaçlar tercih edilmelidir. Doğru tedaviyle sorun 2-3 günde düzelir ama neden ortadan kaldırılmadığı sürece yeniden oluşma ve ilerleme ihtimali her zaman vardır. Burada şuna dikkat edilmelidir, sorun düzeldikten sonra yeniden başladıysa o günlerde olan değişikliklere dikkat edilmeli ve sebep bulunmaya çalışılmalıdır.

Bitkisel Kortizon İçeren Merhem

Bitkisel kaynaklı kortizon dendiğinde en bilineni meyan kökünden elde edilendir, yapılan karşılaştırılmalı bilimsel çalışmalarda diğer kortizonlara benzer düzeyde başarılı sonuçlar alınmıştır. Bitkisel kortizonla ( diğer adı herbal steroid) birlikte ek ürünler de içeren Pruzon Merhem dermatologların en çok reçete ettiği ilaçtır. Bu tercihen en önemli sebebi herbal steroid yanı sıra mantar ve mikrop öldürücü çay ağacı yağı ve koruyucu bariyer oluşturan kalamin olmasıdır. kalamin de mikrop öldürücü etkiye sahiptir. Koruyucu bariyerin pişikte en önemli avantajı dışkı ve idrarın deriye değmesini engellemesidir.

Pişik Nasıl Önlenir

Yaklaşım iki şekilde olmalıdır korunma ve tedavi. Öncelikle korunma önlemleri alınmalı sorun hala düzelmiyorsa tedaviye geçilmelidir.

Pişiklerden korunma

  • Bebeğin bezi sık değiştirilmeli.
  • Altı ıslak tutulmamalı
  • Bez rahatsız ettiyse başka markaya geçilmeli
  • Kimyasal içerebileceğinden ıslak mendil kullanmak yerine duru su ile yıkanmalı
  • Pişiği azdıran gıda varsa yedirilmemeli.
  • Gün içinde sıkça açık bırakıp altı havalandırılmalı.
  • Banyoda sabun kullanımı azaltılmalı
  • Dar kıyafet giydirilmemeli.
  • Zor iyileşip çabuk tekrarlıyorsa mantar araştırması yapılmalı

Bu önlemlerin alınmasına rağmen yine tekrarlıyorsa bu durumda önlemlere yeterince dikkat edilmediği düşünülür. Bu durumda pişiği tedavi eden ve tekrarını engelleyen bitkisel koruyucu ve bilimsel tedavi edici ürünlerin birlikte olduğu pruzon merhem veya benzeri bir ürün kullanılabilir.

Kortizonlu merhemler kullanılabilir ancak literatürde çok sayıda pişiğin tedavisine bağlı chushing sendromu vakası yayınlanmıştır. Chushing sendromu ciltten emilen kortizonun vücutta yaptığı yan etkilerin oluşturduğu bir hastalıktır.

Pişiklerin tedavisiyle ilgili bilimsel yayınlar için pruzon.com a bakabilirsiniz.

Pişik tedavisi

Sakal bıyık çıkma yaşı kişiden kişiye kısmen değişse de hormonların salgılanmaya başladığı 15 yaşlarından sonraki 4-5 yıl boyunca vücutta ciddi yapısal değişiklikler olur, bunlar sesin kalınlaşması, koltukaltı ve etek bölgesi kıllarının kalınlaşması ve bunları takip eden yıllarda yüzdeki kılların çıkması şeklinde devam eder.

Sakal ekimi resimleri, videosu ve bilgi için https://www.ideaklinik.com/sakal-ekimi-nasil-yapilir.html

Sakal Kaç Yaşında Çıkar
sakal kaç yaşında çıkar15-16 yaşlarında yumurtalıklar (testis) büyümeye başlar büyümeye başladığında erkeklik özelliklerini belirleyen testosteron (T) ve di hidro testosteron (DHT) hormonlarının kandaki düzeyi de giderek artar. Artmaya başladıktan sonraki 1-2 yıl içerisinde en yüksek değerlere ulaşır. Bu iki hormondan yüz bölgesindeki kılların çıkmasında asıl etkili olan di hidro testosteron (DHT) hormonudur ve testosterondan oluşur.
Bu yaşlarda başlayan bu hormon etkisi yıllar içinde etkili olur ve sakalın çıkması yine kişiye göre değişen bir şekilde 16-21 yaşına kadar başlayabilir ve başladıktan sonra sertleşmesi 2 yılı bulur. Jilet vurdukça sertleşeceği düşüncesi tamamen yanlış bir düşüncedir gerçek etki DHT hormonudur yani bu hormon yoksa ne kadar jilet vurulsa da sertleşmez bu hormon yeterli düzeydeyse hiç jilet vurulmasa dahi sertleşir. Halk arasında yaygın olan bu inanış tümüyle yanlıştır. Sonuçta jiletle tıraş yaparken daha geniş alana jilet vurulur ama sakalın ve bıyığın sınırları genetik olarak bellidir.
21-22 yaşına kadar çıkmadıysa artık çıkmayacağı kabul edilip ekim yapılabilir ama bu yaşlara kadar sabredilmelidir.
22 yaşına kadar çıkıp kalınlaşmadıysa şu sorunlar akla gelir
1- DHT üretilememesi, düşük düzeyde olması veya hiç olmaması
2- Kıl köklerinin hiç olmaması yada yetersiz olması
Bu iki durumdan ilkinde yani testosteron veya DHT yokluğunda ihtiyaç kadar hormon verildiğinde sakallar çıkar ve normal kaliteye ulaşır.
İkinci durumda yani genetik olarak o alanlarda kıl kökü yoksa tek çözüm kıl kökü nakli yani ekimdir.
Bu durumların netleşmesi için tercihen 21 yaşına kadar beklenmeli ve ondan sonra ekim yapılmalıdır.

Jilet Vurmak Sakalı Çıkarır mı?

Bu konuda yapılan bilimsel deneysel çalışmalar sakalın jilet vurmanın yani jilet vurmanın çıkışına hiçbir etkisi olmadığı sonucunu ortaya çıkarmıştır.

Sakal Bıyık Serumu
sakal bıyık serumuSakalı ve bıyığı çıkarıcı adı altında piyasaya verilen ürünlerin hiçbirinin en küçük bir etkisi olma ihtimali yoktur ve sadece para kazanmak amacıyla satılan ürünlerdir.
Bunların dışında yanık izi, yara izi, sivilce izi, ameliyat izi gibi sebeplerle olan eksiklikler yaşa bakılmaksızın ekime tamamlanabilir.
Sakalın seyrek olması bu durumlardan farklıdır, az sayıda sakalın çıkmış olması hormonların normal olduğunu ve o bölgelerde kıl kökü olmadığını gösterir. Bu gibi durumlarda yani belirli bölgelerde seyrek olması halinde 21 yaşından sonra sıklaştırma yapılabilir.

Ekim ücretleri ve ekim fotoğrafları için http://www.sakalekimi.com/

Sakal Çıkarıcı Serum

Tamamen insanların zaafiyetini paraya çevirme çabasıyla üretilmiş asla işe yaramaz ürünlerdir. Sakalın çıkmasını sağlayan tek şey kandaki hormonlardır ve dışarıdan uygulanacak hiçbir şey sakalı etkilemez.

Sonuç olarak
Hormon eksiği varsa tamamlanmalıdır. Hiç sakalı yoksa ekim yaşı 21 yaşları olarak kabul edilmeli ve tercihen bu yaştan önce sakal ekilmemelidir.
Sakal çıkaran serum gibi para tuzaklarından da uzak durulmalıdır.

Bıyık neden dökülür

Erkeklerin önemli kimlik belirteçlerinden biri bıyıktır. Bıyık sakal gibi vücuttaki en sağlam kıldır ve normalde hiç dökülmeyen kıl yapısına sahiptir. Çoğu kişinin yaşı ilerledikçe saçı, kaşı ve vücut kılları dökülebilir ama ergenlikteki bıyık sayısı ne kadarsa ileri yaşlarda da korunur.

Bıyığının kaliteli olması genetik kodlarından kaynaklanır, bıyık kökü diğer kıl köklerinden daha kalındır. Bıyığın dökülmemesinin sebebi kökün kaliteli olmasından değil köke zarar veren hormonlardan etkilenmemesidir.

Şu durumlarda bıyık dökülmesi görürüz;.

Bıyık dökülme sebepleri

  • Saçkıran (allopecia areata) ;

Genel kelime saçkıran kullanılmaktadır ama bıyık kıran da denilebilir.Sebebi bilinmemektedir, vücutta bıyığın köküne zarar veren madde oluştuğu (oto immun hastalık) düşünülmektedir. En büyük özelliği bıyıklar kısa sürede yuvarlak daireler şeklinde dökülür. Dökülme alanında hiç kıl kalmaz, yani tüyleşerek dökülme değil birden dökülme olur.Tedavisinde bölgesel kortizon enjeksiyonu,kortizonlu merhem ve cildi tahriş eden uygulamalar (sarımsak sürmek gibi) yapılır. Hiçbir şey yapılmasa bile kendiliğinden çıkabilir.Bıyıklar çıktığında genellikle aynen eskisi gibi olur ama bazen daha kalitesiz kalır.

  • Bıyık çekme tiki (traksiyonel allopecia) ;

Kişide sakalının belirli bölgesini çekiştirme tiki olur.Bıyıkları çeke çeke zaman içinde kök ölümüne sebep olur. Tedavide öncelikle tik terk edilmelidir. Kesinlikle terk edildikten sonra eksilen alana bıyık ekimi yapılabilir.

  • Bıyık alanında yaralanma ;

Bütün kıllı alanlarda olduğu gibi bıyık bölgesinde de köke zarar verecek kadar büyük yaralanmalar sakal çıkmasını engelleyebilir. Bu yaralanma ergenlik öncesinde olursa bıyık hiç çıkamaz , ergenlik sonrasında olursa dökülür ve çıkmaz. Kök ölümü ;yanık,kesilme,kimyasal yanık gibi derin yaralanmalar sonucu oluşur. Bu şekildeki eksikliklerin tek tedavi şekli bıyık ekme şeklinde yapılır.

  • İltihaplar (Enfeksiyonlar)

Bıyık bölgesinde köke zarar verecek kadar derin iltihaplar ve yoğun sivilceler olması da bıyık dökülmesine sebep olabilir. Bu İltihaplanma ergenlik öncesinde olursa o bölgede bıyık hiç çıkmaz. Bir tür yaralanma olduğu ve kök öldüğü için bıyık ekimiyle tedavi edilebilir.

  • Sedef hastalığı

Bıyık bölgesinde seyrek görülür ve bıyıkları dökebilir. Erken dönemde sedef tedavi edilirse bıyıklar geri çıkar.

 

Varis

By on Ağustos 11, 2018

Varis özellikle bayanlarda görülen hastalıklar arasında 1. sırayı almaktadır, erkeklerde görülme sıklığı bayanlara kıyasla daha azdır. Uzun yıllardır ameliyatla yapılan varis tedavisi,son yıllarda tedavi için geliştirilen yeni teknolojik cihazlar sayesinde ameliyatsız tedaviler giderek azalmakta ve teknolojiyle ameliyatsız varisin tedavisi yapan klinik sayısı giderek artmaktadır.

Varis Nedir Nasıl Tedavi Edilir

Uzun yıllardır ameliyatla tedavi edilen varisler % 60 lara varan tekrarı,ameliyat sonrası 4 ay çorap giyme zorunluluğu ve 2 ay yatak istirahatı gerektirmesi sebebiyle son yıllarda yerini ameliyatsız yöntemlere bırakmıştır. Sadece varislerin tedavisiyle ilgilenen kliniklerde ameliyatlar tamamen terk edilmiş ve yeni yöntemlere geçilmiştir.

Varis tedavisinde kullanılan lazer , radyo frekans, köpük tedavisi, ilaçla kurutma (skleroterapi) ve köpük tedavisi gibi çağdaş ameliyatsız yöntemlerle daha kolay ve risksiz bir şekilde tamamen ve kalıcı olarak yok edilebilmektedir.

Ameliyatsız tedavi yöntemlerinin avantajları;

  • Tekrarı daha azdır
  • Hasta günlük yaşamını sürdürürken tedavisini olabilmektedir
  • Bayanlar için diğer bir önemli avantajsa bacaklarda hiç iz kalmamasıdır.
  • 0.1 mm kadar ince 2.5 cm kadar kalın tüm varisler tedavi edilebilir
  • Aylarda bandaj veya çorap giymek gerekmez
  • İş gücü kaybı olmaz
  • Narkoz gerekmez
  • Sadece bacak değil yüz bölgesindeki kılcallar da tedavi edilebilir

Kliniğimiz varis tedavi merkezidir, yüksek teknolojiyle ameliyatsız tedavileri SGK lı hastalarına da sunmaktadır ve resmi kurum mensuplarının kılcal damar tedavisi yaptırabileceği tek kliniktir.

Kliniğimizde SGK hastalarına muayene ücretsizdir.

Uyguladığımız yöntemler

Lazer ile varis tedavisi

Cilt üzerinden uygulanan lazer daha çok kılcal damar tedavisinde kullanılmaktadır. Kılcal damar çatlaması ciddi bir hastalık değildir, genellikle belirgin rahatsızlık vermez. tedaviye alınan hastaların büyük kısmı var olan sızlamaların düzeldiğini tarif etmektedir. Fiziki anlamda ciddi sorun yapmasa da özellikle etek giyen bayanlarda görsel kirlilik sosyal sorun olabilmektedir. Erkek bacakları kıllı olduğu için görsel sorun olmamaktadır. Kılcal damar  tedavisinde en yaygın kullanılan yöntemler radyo frekans ve lazerdir.

Tedavisi yapılmayan kılcal varisler giderek daha hızlı yaygınlaşmaktadır bu sebeple var olanların yok edilmesi yaygınlaşmasını da engeller.

Enerji taşıyan ışığın damara uygulanmasıyla yapılan bir tedavidir. Çeşitli yöntemlerle soğutulan cilt üzerinden uygulanan yoğun ışığın daha koyu renkli olan genişlemiş tarafından tutularak ısınıp yok olması prensibine dayanır. 70-90 dereceye kadar ısınan damarın duvarı ve içindeki kan hücreleri tahrip olur ve vücut tarafından taşınarak yok edilir. Uygulanan kılcal damarın için kalıcı olarak yok eder yani tedavisi yapılan damarlar sonsuza kadar kaybolur.

Lazerle tedavinin avantajları

Uygulama kolay ve ağrısızdır, uyuşturucu ve narkoz uygulanmaz.

İstirahat gerektirmez, işlemler süresince hasta işine devam eder

Hiç iz bırakmaz

Yüz bölgesi dahil her bölgeye uygulanır.

Uygulama alanında lekeler varsa onlarda geriler.

Kıl kökleri de etkilenebileceğinden bacak kılları dökülebilir veya zayıflar.

Köpükle varis tedavisi

Varislerin tedavisinde kullanılan skleroterapi (ilaçla kurutma) yönteminin geliştirilmiş şeklidir ve giderek yaygınlaşmaktadır. Köpükle tedavide hastalıklı damarı yok edici ilaç 1 ilaç 4 hava şeklinde özel aletinde karıştırılarak köpük haline getirilir. Elde edilen köpük çok ince iğne yardımıyla damarın içine verilir. Köpürtülerek verilen ilaç damarın büzülerek yok olmasını sağlar. Yok edilen hastalıklı damar sonsuza kadar yok edildiğinden aynı damarda tekrar damar genişlemesi olmaz.

Köpük varis tedavisinin üstünlükleri

Çok kalın(2 parmak genişliğinde) varislere uygulanabildiği gibi iğne girebilecek kadar ince kılcal varislere de rahatlıkla uygulanabilir.

Oluşabilecek leke miktarı azalır.

Verilen ilaç miktarı az olduğundan damar dışına kaçması ciddi sorun yaratmaz.

Kullanılan ilaç miktarı azaldığı için daha ekonomiktir.

Vücuda verilen ilaç azaltılmış olduğu için toxik doza yaklaşılmamış olunur.

Köpürtüldüğü için 4-5 katına çıkan ilaç sayesinde aynı senasta daha fazla damar yok edilebilir.

İlaç miktarı azaldığı için damarın vereceği reaksiyon azaltılmış olur

Daha az flebit ve pıhtı oluşur ki bu işlem sonrası şişlik ve ağrının daha az olmasını sağlar

Skleroterapi (ilaçla varisi kurutma tedavisi);

Köpük tedavisinde kullanılan ilacın köpürtülmeden damara verilmesi şeklinde uygulanır, köpük tedavisi ile aynı kabul edilebilir en önemli farkı daha fazla ilaç gerekmesidir.

Radyo frekans yöntemiyle varis tedavisi

İnce (Kılcal) ve orta (retiküler) varislerin tümünün tedavisinde kullanılır. Damar cilt üzerinden uygulanan radyo frekansları yardımıyla ısıtılarak yok edilir. Etkisi uygulama anında görülür. Dokunulduğu anda damar kaybolur, tek seans genellikle yeterli olmaktadır, seyrek olarak 2.seans gerekebilir.

RF tedavisinin üstünlükleri

  • Uygulama kolaydır
  • Uygulanan damar tek seansta yok olmaktadır
  • Herhangibir kalıcı yan etki oluşturmaz
  • Etkisi uygulama anında görülür
  • Tedavisi yapılan damar sonsuza kadar yok olur
  • Kabul edilebilir düzeyde hafif bir acı olabilir

Ameliyatsız tedavilerin ortak özelliği ayaktan uygulanabilir,iz kalmaz,iş gücü kaybı olmaz,daha ekonomiktir, tekrar ihtimali ameliyata kıyasla çok daha azdır. Kalınlığı mm ile 25 mm arasındaki tüm varisler yok edilebilir.

Ameliyat edilebilen tüm varisler ameliyatsız yöntemle yok edilebilir hatta ameliyatla alınamayacak kadar ince varislerde yok edilebilir.

Toplar damar genişlemeniz varsa tedaviye karar vermeden önce ayrıntılı araştırma yapmalısınız.

Bu zahmetsiz tedavilerin en önemli dezavantajı yatırım maliyetlerinin yüksek olması ve bu konuda tecrübeli doktor sayısının az olması ve bu tedavi yapan yerlerin sadece özel hastalara hizmet vermesi ve SGK lı hastaları kabul etmemesidir.

Varis Masajı Yapılışı

Masaj bir çok hastalık gibi variste de rahatlatıcı etki yapar. Neredeyse bütün ağrılı hastalıklarda masaj önerilir ve uygulanır hatta ağrılı durumlar dışında yorgunluk için de uygulanır. Masaj dendiğinde daha çok bacak şikayetleri akla gelir bunların çoğu kas kaynaklı ağrılardır ancak toplar damar hastalıklarında da hastalarda ciddi şikayet olabilmektedir.

Varisten kaynaklanan ağrı, sızı, kramp, yanma, şişlik gibi şikayetleri hafifletmek amacıyla masaj uygulanabilir. Her ne kadar hastalığı tedavi etmese de şikayetlerde azalma ve hastada rahatlama sağlar.

Varisten kaynaklanan şikayetleri iyileştirmek amaçlı masaj kas ağrısı veya yorgunluk için uygulanandan farklıdır. Temel sorundan biri de damardan sıvı sızması sonucu ortaya çıkan şişliğin azaltılmasına da yardımcı olmalıdır.Buna lenf drenajı da denmektedir.

Varis için uygulanacak masaj bacakların aşağıdan yukarı doğru sıvazlanması şeklinde yapılır.Bu sıvazlama hareketi bacağı hafif kavrar şekilde yapılmalıdır,hareketlerin daha rahat yapılabilmesi için çeşitli yağlı kremler kullanılabilir.

Flebit denilen genişlemiş damarın iltihaplandığı dönemde ağrı çok şiddetli olsa da masaj asla önerilmez,yine benzer şekilde derin ven trombozu da masaj yapılmasına engel durumdur. Gerek flebitte gerekse derin damarların tıkalı olduğu durumlarda masaj pıhtının kopup akciğere gitmesine sebep olabilir ki bu hayati bir durumdur.

Buharla varis tedavisi

Varisin buharla tedavisi yeni bir yöntem gibi lanse edilip hastaların aklını çelmek için geliştirilmiş ve abartılı gazete haberleriyle duyurulmuş bir yöntemdir.
Peki buharla tedavinin gerçeği nedir ?
Bu konuda akla takılan ilk soru bu yöntemi uygulayan doktorun hastasına aynı şekilde köpük tedavisi de uygulamasıdır, aslında hastayı köpükle tedavi etmektedir ama “buharla varis tedavisi yapıyoruz” şeklinde yaklaşılarak ikna edilmektedir. Buhar tedavisi işe yarıyorsa köpük yapmanın anlamı yok diğer taraftan tüm varisler köpükle çok rahatça tedavi edilebilirken buhar tedavisinin de bir anlamı yok.
Bir diğer soruysa buharla varis tedavisi sadece bir hastane gurubu tarafından yapılıyor olmasıdır aslında işe yarar bir yöntem olsaydı varisleri ileri teknoloji yöntemler kullanan her klinik bu uygulamayı gündemlerine alırdı, gerçekte bu konuda birikimli hiçbir doktora mantıklı gelmediği için ne yazık ki sadece ilk yapanın elinde kalmıştır.
Buharla yöntemi fiyatları diğer yöntemlere göre çok daha yüksek tutulmaktadır.
Bütün hastalık tedavilerinde olduğu gibi hastalığınızın tedavi seçeneklerini iyi araştırıp buna göre karar vermelisiniz bir doktorun bilimsel desteği olmayan üzerinde görüş birliğine varılmamış yöntemine balıklama atlamamalısınız.
Her hastalığın tedavisini yapan yerin değil de sadece varis konusunda birikimli kliniklerle görüşüp onların sahip olduğu teknolojilerin sonuçlarına göre karar vermelisiniz.
buharla varis tedavisi

Şapka saç dökermi

By on Ağustos 11, 2018

Bu tür yanlış bilgiler çok yaygın olsa da inanmadan önce bilimsel desteği olup olmadığına bakılmalıdır. Yapılan istatistiki çalışmalarda şapka veya kafa derisini kapatan diğer aksesuarlardan takanlarda saçlarda dökülme sorununun daha fazla olmadığı görülmüştür.

Şapka saç döker diyenlerin iddiası şu şekildedir;
Saçın kökü hava alamaz
Gözenekler tıkanır
Kan dolaşımını engeller
Bu üç görüş de doğru değildir şöyle ki ;
İlkokulda öğretilen deri oksijen alır görüşü sadece o yaş gurubuna bir şeyleri anlatabilmek amacıyla söylenir. Aslında deri asla oksijen veya hava alamaz, insan derisinin böyle yeteneği yoktur.
Saçın gözenekleri içeriden dışarı doğru salgıların çıktığı küçük deliklerdir ve dışarıdan bir şeyle kapatılması bu salgının çıkışını engellemez yani gözeneklerin tıkanması söz konusu değildir. Daha çok kozmetologların insanları ikna etme amacıyla kullandığı bilimsellikle ilişkisi olmayan yanlış görüştür.
Kan dolaşımının bu kadar sıkı şapka takmak mümkün değildir.
Tüm bunların yanında kişi başını kapattığı için saçlı deri hijyenine dikkat etmezse bakımsızlıktan olumsuz etkilenme olabilir. Bu durumda saçı döken örtü değil bakımsızlıktan kaynaklanan kirlenmedir.

Tedavi konusunda öneri için saç dökülmesine en etkili ilaç hangisi sayfasına bakabilirsiniz. Saç hastalıkları ve dökülmesi tedavisi üzerine yoğunlaşmış ve sadece saçla ilgili ilaçlar geliştiren Türkiye’nin tek ilaç firması Hair Pharma nın ürünlerini incelemeden kullanacağınız ürüne karar vermeyin.
Tüm bu bilgiler yanı sıra şunu da gözardı edemeyiz; sürekli kapalı tutulan kafa derisi yeterli havalanamadığı ya da yeterli sıklıkta yıkanmadığı için çeşitli deri hastalığına maruz kalabilir ve bu cilt hastalığı sebebiyle dökülme sorunu yaşanabilir. Mesela mantar hastalıkları nemli ortamı daha çok sever, kapalı alanda nem fazla olur.

Baş örtmek saç dökermi

Saç dökülmesinin bir çok sebebi vardır bu sebepler arasında başörtüsü ve şapka gibi aksesuarlar sayılmamaktadır. Halk arasında böyle düşünceler olsa da bunun bilimsel desteği ve izahı yoktur.

Başı örtmek saçı döker diyenlerin iddiası şu şekildedir;

  • Hava alamaz
  • Gözenekler tıkanır
  • Saçın kan dolaşımını engeller

Bu üç görüşün üçü de doğru değildir şöyle ki ;

İlk okulda öğretilen derimizin oksijen alır görüşü sadece o yaş gurubuna bir şeyleri anlatabilmek amacıyla söylenir. Aslında derimiz asla oksijen veya hava alamaz insan derisinin böyle bir yeteneği yoktur.

Saçın gözenekleri içeriden dışarı doğru salgıların çıktığı küçük deliklerdir ve dışardan bir şeyle kapatılması bu salgının çıkışını engellemez yani gözeneklerin tıkanması diye bir şey söz konusu değildir. Daha çok kozmetologların insanları ikna etme amacıyla kullandığı bilimsellikle ilişkisi olmayan yanlış bir görüştür.

Saçın kan dolaşımının engellenmesi saça zarar verebilir ancak başörtüsü asla bu kadar sıkılamaz, sıkılacak olsa kişi kendi boğulur. Aynı şey şapka , bere veya türban içinde geçerlidir.

Bu konuda yapılan istatistik çalışmalarında başörtüsü takan bayanların dökülme problemi örtmeyen bayanlardan daha fazla değildir.

Özetle başörtüsü, türban, şapka, bere ve kep gibi saçı kapatan giysilerin saçı dökmek gibi etkisi yoktur. Mutlaka bir fark olacaksa saçların kapatılması saçı; güneş ışınları, toz, kir, soğuk ve sıcak gibi olumsuz etkilerden koruyarak fayda bile sağlayabilir. Saçı dökülmüşlerin taktığı protez bunlardan farklıdır çünkü bazı protezler haftalarca çıkarılmadığı için saçlı deri kirli kalmaktadır,bu durum dökülme yapabilir. Çünkü bu kirlilik mantarına sebep olabilir.

Menopecia

By on Ağustos 11, 2018

Menopoz döneminde görülen saç sorunlarının tedavisi için üretilen tablet şeklinde bir ilaçtır.İlacın içeriği incelendiğinde saçta yaşa bağlı olarak ortaya çıkan dökülme, kırılganlık, tellerde incelme, beyazlaşma, parlaklığını yetirme gibi durumlar için etkili olabilecek ürünler olduğu görülmektedir.

Özellikle saçın yapım maddeleri olan keratin ve L-sistin, beyazlaşmayı geciktirdiği bilinen metiyonin ve pantotenik asit etkili dozlarda kullanılmış.

Menopoza bağlı olarak gelişen kadınlık hormonu östrojenin yerini tutan isoflavon diğer menopoz şikayetleri (terleme, ateş basması, sinirlilik vs) için etkili olacak miktarlarda eklenmiş.

Damarları genişleterek kan dolaşımını artıran ginkgo biloba saçın beslenmesini artırdığı gibi beyin kan dolaşımını da artıracak kadar etkili miktarda eklenmiş bu da saç sorunlarının çözümüne katkı sağladığı gibi unutkanlık gibi sorunlara da yardımcı olur.

menopecia

Tüm bunlara ek olarak çinko, magnezyum gibi yaşlılıkta emilimi azalan mineraller ve E, B7, B5, B9 gibi vitaminlerin olması da alınacak sonucu olumlu yönde etkilemesi beklenir.

ÖZETLE;

Menopecia tablet orta yaş üstü ve menopoza girmiş kadınlarda saç sorunlarının çözümü yanı sıra diğer menopoz bulgularında da etkili olabilecek içeriğiyle öne çıkmaktadır.

Menepozda Cinsel İstek Nasıl Artar

Aslında cinsellik kadında öğrenilebilen bir davranıştır yani hormonların değiştiği menopoz döneminde cinsel hayatın çok etkilenmemesi beklenir. Genel olarak gebelik korkusunun ortadan kalkması, profesyonel hayattan (kariyer, para kazanma vb) kaynaklanan kaygıların azalması, çocuklarının büyümüş olmasıyla azalan fiziksel bağımlılık, yılların oluşturduğu deneyimler, eşlerin birbirini daha iyi tanımaları sonucu kadının menopozdaki cinsel hayatının daha da renklenmesi son derece doğaldır. Menopoza girerken ortaya çıkabilecek depresyon ataklarında ve uyum döneminde cinsel istekte (libido) bir miktar azalma olacağını bilerek paniğe kapılmadan uygun danışma ve tedavilere başvurmak en akılcı yoldur. Sağlığınızı riske atmadan cinsel yönden eski sağlıklı günlerinize dönebilir, partnerinizi şaşırtabilir hatta onun da yaşı ileriyse onu sıkıştırabilirsiniz.

Menopozlu İçin Şampuan Önerisi

Şampuanlar saç temizliği için geliştirilmiş temizlik malzemeleridir, temizlik dışında dökülme tedavisi gibi beklentiler hüsranla sonuçlanır.

Menopozda Saç Dökülmesine Sprey

Tablet kullanırken sprey kullanmaya çok gerek yoktur ancak net erkek tipi dökülme varsa menopecia tablete ek olarak hairforte sprey veya minoxil sprey kullanılması daha iyi sonuç alınmasını sağlar.

Menepozda Cinsel Yaşam

menopozda cinsellik

Menopozda vajina girişi ve vajina cildinde zayıflama ve kuruluk nedeniyle ağrılı ilişki ve buna bağlı bir isteksizlik ortaya çıkabilir bunun önüne geçmek son derece basittir. Vajina içine sürülen hormon jelleri vajinadaki olumsuz değişiklikleri durdurur, kayganlaştırıcı jel cinsel ilişkide ortaya çıkan acıyı azaltıp zevkli hale getirir.
Bunun yanı sıra ağızdan alınan isoflavon östrojen eksikliğine bağlı şikayetleri yerine koyma tedavisi şeklinde gidererek hastanın şikayetlerinin düzelmesini sağlar.
Daha etkili yöntemler de vardır.
İsoflavon soya fasulyesinden elde edilen bitkisel östrojendir. Vücutta östrojeni taklit eder ve onun etkilerini gösterir. Östrojen etkisi gösterirken östrojenin yan etkilerine neden olmaz. Menopozdan sonra östrojen alımı meme ve diğer kadın kanserlerinin artmasına neden olur ama isoflavonun böyle yan etkileri yoktur.

Östrojen saçlar üzerinde de besleyici, canlandırıcı ve kalite artırıcı etkiye sahiptir. İleri yaşlarda saç dökülmesi ve saçta kalite kaybının nedeni östrojenin azalması buna karşın erkelik hormonlarının azalmaması sonucu rölatif olarak dengenin bozulmasıdır. Menopozda saç dökülmesinin nedeni budur. Menopoz dönemi saç sorunları için geliştirilen menopecia tablet bu dönem saç sorunları için çok iyi formülize edilmiş bir ilaçtır. Saçları korumak yanı sıra isoflavon sayesinde yeniden cinsel istekte artış, içeriğindeki ginkgo biloba sayesinde unutkanlık gibi beyin kan dolaşımının azalması sonucu ortaya çıkan sorunlara da iyi gelir.
Yaşa bağlı saç sorununuz varsa şampuanlardan beklentiniz olmasın, pahalı şampuanlar da size çare olmayacaktır.

Saç ilacı kullanımı

By on Ağustos 11, 2018

Saç dökülmesi sorunu olan kişiler bu yazıyı sonuna kadar okumadan ilaç kullanmaya başlamasın J . Her ilacı kullanmanın belli bir tarzı vardır ancak saç ilaçları kullanılırken diğer ilaçların kullanımından farklı durumlar ortaya çıkar. Mesela bir yeriniz ağrırken ağrı kesici alırsınız ve ağrınız geçer ama saç ilacı kullandığınızın ertesi gün saçlarınızın dökülmesi durmaz karmaşık bir cevap vardır.

Saç İlacı Nasıl Seçilir ve Nasıl Kullanılır ?

Saç dökülmesi en sık rastlanan sorundur buna bağlı olarak tedavisi için üretilen ilaç çeşidi diğer tüm branşlardan çok fazladır ve bu ilaçların büyük çoğunluğu bitkisel adıyla üretilmektedir ve hiçbir işe yaramamaktadır. Halihazırda dünyada dökülme tedavisinde kullanılan ve etkinliği kanıtlanmış sadece 3 madde vardır. Bunlar procapil , finasterid ve minoxidildir. Etkili hammaddenin sayıca azlığı bitkisel ürün üretenlerin iştahını kabartmakta ve her gün farklı bir şarlatan yeni bir ürün piyasaya sürmektedir. Bu sebeple bitkisel ilaç alırken de dikkatli araştırmalısınız.

Piyasaya sürülmüş yüzlerce ürün vardır ancak bunların sadece bu 3 maddeyi içerenlerin etkili olma şansı olabilir. Bitkisel adıyla tamamen vur kaç taktiğiyle üretilenler ise ne yazık ki hüsranla sonuçlanmaktadır.

Saçlarınız döküldüğü için boşa para kaybetmemek için nasıl bir ürün kullanacağınızı iyi araştırmalısınız yoksa boşa para kaybettiğiniz gibi birde hayal kırıklığı yaşar etkili olabilecek ürünlere karşıda negatif tavır alabilirsiniz.

Unutulmamalı ki saç dökülmesi diğer hastalıklar gibi bilimsel olarak tedavi edilebilen bir hastalıktır ve doğru tedaviyle % 92 ihtimalle dökülmeyi durdurabilir hatta tüyleşmişlerin kalitesini artırabilirsiniz. Bunun için ya bir dermatoloji uzmanıyla görüşmeli yada ciddi araştırma yapmalısınız.

Saçınız için ilaç almadan önce yüzden fazla ürünün tarafsız olarak değerlendirildiği www.sacilaclari.com dan ürün hakkında bilgi almalısınız bu şekilde boşa para kaybetmemiş ve uyanıkları sevindirmemiş olursunuz

Piyasadaki tüm ürünlerin etkileri,yan etkileri,kabaca fiyatları,uygulama şekilleri,başarı beklentisi gibi tüm bilgilerin ayrıntılı bir şekilde anlatıldığı ve 100 den fazla ürünün incelendiği bu siteye bakmadan saçınız ilacı almamalısınız. Saçla ilgili ürünler hakkında doğru, tarafsız ve ayrıntılı tüm bilgileri bulabileceğiniz tek siteyi incelemenizi öneririm.

Şöyleki;

Procapil ve minoxidil saç dökülmesini durdurduğu ve tüyleşmiş tellerin kalitesini artırdığı bilimsel çalışmalarla kanıtlanmış 2 maddedir ve yaygın bir şekilde kullanılmaktadır bunların dışındakileri denemeye bile gerek yoktur. Ancak bu iki madde de kullanmaya başladıktan 1-2 hafta sonra saç dökülmesinde artışa sebep olur, bu dökülme geçici bir dökülmedir ve dökülenler % 100 ihtimalle geri çıkar,hatta yeniden çıkarken daha kaliteli olarak çıkar.Aslında bu tarz dökülmenin olması ilaçtan daha iyi cevap alınacağını gösterir de denebilir.Procapil veya minoxidil başladıktan sonraki bu dökülme kılın dönem değiştirip yeniden çıkmasıdır ve 4-6 hafta kadar devam eder.Bu tarz dökülmeler ağızdan alınan xpecia, biotin, pan plus, propecia gibi hapların kullnımında görülmez daha çok bölgesel kullanılan bilimsel ürünlerde görülür.

Özetle;

saç ilacı kullanmaya başladığınızda orataya çıkan dökülmedeki artıştan tedirgin olmamalısınız çünkü bu durum kullandığınız o ilaçtan
iyi cevap alacağınızı gösterir. İlaç kullanımına bağlı dökülme artışı 6 haftaya kadar uzayabilir bu sürede seyreklikte ciddi belirginleşme olabilir buna rağmen ilaç kesinlikle bırakılmamalı ve devam edilmelidir. Bazı hastalar korkarak ilacı bırakırken bazıları ilacı değiştirerek devam etmektedir her iki yaklaşımda yanlıştır, kullanılan ilacı değiştirmeden yada kesmeden devam edilmelidir. Saçlar dökülüp çıktıktan sonra 3-6 ay boyunca sorunsuz bir şekilde
uzarken bir kez daha geçici dökülme olur bu da saçın bir döngüsüdür ve o da geçici bir dökülmedir, dökülenlerin hepsi daha kaliteli olarak yeniden çıkar.
Her iki dökülme de sebebi ve sonucu bilimsel olarak izah edilebilen durumlardır ve korkup ilacı bırakmak hatalı bir davranış olur.İlaç kullanımına bağlı geçici dökülme procapil kullanımında minoxidile kıyasla daha az görülmektedir ama sonuçta her ikisinde de dökülenler geri çıktığı için bu farkın önemi yoktur.

Bir diğer önemli sorunda saç ilaçlarının ne kadar kullanılacağıdır. Gebelik,doğum ve anemi gibi birkaç geçici saç dökülmesi sebebi dışındaki dökülme sebepleri kişi yaşadığı sürece devam eder, özellikle % 95 oranında görülen ailesel dökülme yaş ilerledikçe yavaşlasa da kişinin yumurtalıkları vücudunda olduğu sürece dökülme devam eder,doğal olarak tedavi de devam etmelidir. 3 ay kullanayım dökülmem dursun ilacı bırakırım gibi bir yaklaşım tamamen yanlıştır ilaç kullanmaya devam etmeyecekseniz hiç başlamamanız daha doğru bir yaklaşım olur.

Çok önemli olmamakla birlikte procapil bu durumda minoxidilin önüne geçmektedir,minoxidil sürekli günde 2 defa kullanmayı gerektirirken procapil 3 ay sonra günde bir, 6 ay sonra iki günde bir defa kullanımı yeterli olmaktadır.

Unutmayın ! kullanmaya devam etmeyecekseniz başlamayın ama kullanarak neler kazanacağınızı da göz ardı etmeyin

Saç beyazlaması nedeni

Saçların ağarması yani grileşerek beyazlaması genellikle yaşa bağlı olarak zaman içinde ortaya çıkan, seyrek olarak ta genetik özellikler sebebiyle erken yaşlarda ortaya çıkan bir durumdur. Bilinen tek sebebi saçın rengini belirleyen melanin adlı renk verici maddenin yeterince salgılanamamasıdır. Melanin salgılamasının denen bozulduğu ve zamanla bittiği hala tam izah edilememiştir. Kabul edilen tek görüş melanini salgılayan melanosit hücrelerinin ölmesine bağlı olarak salgı azalar durur. Boyar madde oluşamayınca saçın temel yapısı olan keratin kalır,keratin tırnak gibi şeffaf beyaz arası bir renge sahiptir.

saç beyazlaması nedenleriRenk verici madde olmayınca saçın rengi şeffaf beyaz arası bir renkte kalır. Beyazlaşma farklı bölgelerde farklı yaşlarda ortaya çıksa da vücuttaki bütün kıllar beyazlaşabilir. Hangi yaşta başlayacağı tamamen kişinin ailesinden aldığı genetik yapıya bağlıdır bazen otuzlu yaşlarda ortaya çıkarken bazı kişilerde 60 lı yaşlarda hala belirgin beyazlama olmayabilir.
Melanin kaybına sebep olan diğer beyazlık ise vitiligo ve ablinizim denilen hastalıklardır. Vitiligoda belli bir alanda cilt ve o alandaki saçta melanin olmaz ve her ikiside beyazlaşır burada sebep melanositlerin bölgesel olarak ölmesidir. Albinizimde ise vücudun hiçbir yerinde melanosit olmaz ve melanin salgılanamaz. Bu kişilerde gözün renkli kısmı da renk alamaz bu sebeple bu kişiler ışığı yeterince filtre edemediği için yoğun ışığa bakamaz ve gözünü ışıktan korumak için göz kapaklarını kısmak zorunda kalır. Vitiligo tedavi çeşitli yöntemlerle tedavi edilebilirken albinizm tedavi edilemeyen bir hastalıktır.
saç beyazlaması kaş yaşında olur

 

.

saç ilaçları nasıl kullanılır

Saç ekimi sonrası iltihap

By on Ağustos 9, 2018

Saç ekim yapanın da yaptıranın da en büyük endişesi ekim bölgesinin mikrop kapması ihtimalidir. Bu endişe sebebiyle bir çok klinik bu riski azaltmak için hastaya antibiyotik verir. Antibiotiklerin etkisi olsa da aslında burada önemli olan ekim işlemi sırasında temizliğe dikkat edilmesi ve ilk banyolarda kullanılan ürünlerdir.

Saç Ekimi Sonrası İltihap

İltihaplanma Olursa Ekilen Kökler Ölür mü ?

Evet iltihabın kökleri ölme ihtimali vardır.
Saç ekimi yapılırken gerek alım alanında gerekse ekim alanında binlerce noktadan cilt yaralanır yani binlerce noktada mikrop girebilecek delik oluşur. Kafa derisinin çok iyi kanlanması sebebiyle buralardan mikrop girip iltihap yapma ve bu iltihabın yayılma ihtimali çok sık bir durum değildir ama olduğunda da felaketle sonuçlanabilir ve gerek ekibi gerekse hastayı çok üzer.

saç ekimi iltihap

Saç Ekim Sonrası İltihap Nasıl Önlenir

* İşlem yapılırken mutlaka steriliteye çok özen gösterilmeli ve mümkün olduğunca “kullan at” malzeme kullanılmalıdır.
* Operasyon sonrası antibiyotik başlanır.
* Bunlardan daha önemlisi mikropların bulaşma ve çoğalma ihtimalinin daha yüksek olduğu ilk yıkamalardır. Yara kabuğu ve pıhtıları yumuşatmak için kullanılan ürün kesinlikle mikrop öldürücü içeriğe sahip olmalıdır, deri nemlendirmek için kullanılan sıradan nemlendiriciler değil bu amaç için üretilen ilaçlar tercih edilmelidir. Bu amaçla üretilen ilaçlarda mikrop öldürücü olduğundan iltihaplanma riski çok azalır.
* Yumuşatma için sürülen ilaç sürülürken kökler oynatılmamalıdır
* Şampuan köpürtülürken kökler yerinden ayrılabileceği için tercihen hazır köpük kullanılmalıdır
* Kurulama silerek değil hafif bastırarak yapılmalıdır.
* Klasikleşmiş olan nemlendirici bepanthol yerine bu iş için üretilen ilaçlar kullanılmalıdır.
* Nemlendiriciler uygulandıktan sonra onu temizlerken köklere zarar verilebilir, yeterince temizlenmezse açık yara olduğu için iltihaplanmaya sebep olabilir

saç ekimi sonrası korunma
Saç ekimi sonrası kullanılacak solüsyon ve şampuanda şunlar olmalıdır ;
– Bölgedeki Mikropları tama yakın öldürmelidir
– Kaşıntı yapmamalıdır
– Islatmak amacıyla uygulanan ilaç uygulandığı alandan basitçe su ile akıtılabilmelidir
– Şampuan iyi köpürmeli veya tercihen direk köpük şeklinde uygulanabilmelidir
– Mikrop öldürücü madde içermelidir
– Cildi tahriş etmemelidir
– Ağır kimyasal içermemelidir.
– Yeterince nemlendirici özellikte olmalıdır.

 

Saç Ekimi Sonrası Nelere Dikkat Edilmelidir ?

Konumuz yıkama ve iltihap olduğu için bu konuda önerilerim olacak. Sıradan bir şampuan (pahalı bile olsa) ve sıradan bir cilt nemlendiricisi kullanmayın, bu işe özel olarak geliştirilmiş ve üretilmiş tek ilaç olan Postop Set kullanılmalıdır. Postop set jel ve hazır köpük şeklinde bebe şampuanı içeriğine sahip şampuan içermektedir. Gerek jel gerekse hazır köpük hiçbir zararlı madde içermez, uygulandığı alandaki mikropalrın % 99.99 unu öldürür.

Postop Seti ayrıntılı incelenmeden yıkama ürününe karar vermeyin.

Yağlı egzama için şampuan

By on Ağustos 9, 2018

Yağlı egzama diğer adıyla seboreik dermatit saçlı derinin en çok şikayete sebep olan hastalığıdır. Saçlı deride kızarıklık, büyük parçalar halinde kepeklenme, kaşıntı, ıslaklık hissi gibi şikayetler yapar. Hastaların % 60 kadarında hastalığın etkeni olarak mantar tespit edilir % 40 kadarında net bir sebep bulunamaz. Bilimsel deneylerde mantar varlığı araştırılsa da pratikte mantar var mı diye araştırma yapılmadan ilaç ve şampuanlardan biri verilir.

Yağlı Egzama İçin Şampuan

En önemli sebep mantarlar olduğu için kullanılacak şampuanda mutlaka mantar öldürücü (climbazol, ketokonazol vs) bulunmalıdır, ek olarak kepeği eritecek zink pirition veya benzeri ürün selenyum sülfit bulunmalıdır. Mantar ilaçları içerisinde en etkilisi climbazol denilen aktif maddedir.
http://www.yagliegzama.com/ için üretilen şampuanların büyük çoğunluğu temizleyici özellikleri azaltılmış daha çok ağır kokulu ilaç formunda üretilmektedir, haftada 2 defadan fazla kullanılmaz hatta 2 defa kullanmak bile hastayı rahatsız edebilir oysa aynı maddelerle birlikte kaliteli şampuanların genel içeriğiyle birlikte yapılan şampuanlar rahatsız etmeyeceği için günlük kullanılabilir ve bu sayede tedavi edilen yağlı egzama tekrar oluşamaz.

seboreik dermatit için şampuanlar
Seboreik dermatit için şampuanınınızı seçerken içeriğinde mutlaka climbazol veya benzeri mantar ilacı, zink pyrithion veya selenyum sülfit (pis kokuludur) olmalı ve günlük kullanımda ek bir şampuana ihtiyaç duyulmayacak kalitede olmalıdır.

Seboreik dermatit tedavisi, ağır olgularda sadece şampuan tek başına yeterli gelmez diğer bilimselliği kanıtlanmış ürünler ek olarak kullanılmalı ve cilt rahatladıktan sonra hastalığın tekrar etmemesi için şampuanla devam edilmelidir. Bilimselliği kanıtlanmış ürünler arasında en az yan etki yapan dermotto losyonu araştırmadan hangi ürünü kullanacağınıza karar vermemelisiniz.

yağlı egzama şampuanı

Seboreik dermatit için şampuan seçerken içeriğinde etkinliği kanıtlanmış ürünler yanı sıra günlük kullanıma uygun kaliteli bir şampuanın içeriğine de sahip olmalıdır. Konazol, fungoral gibi şampuanlar ancak haftada 2 defa kullanılabilirken ve saçı ciddi ölçüde kuruturken seboderm gibi şampuanlar günlük kullanıma uygun içerikleri sayesinde her gün kullanılabilir. Diğer şampuanlar gibi saçı kurutmadan tedavi edilmesini sağlar.

Yağlı Egzama İçin Günlük Şampuan Önerisi

Bu hastalıkta en önemli sorun hastalığın tekrarlama eğiliminin yüksek olmasıdır. tekrarını engellemek için günlük kullanıma uygun şampuanlar normal şampuan gibi kullanılabilir, böylece tekrarı engellenir. Bu konuda tercih edilebilecek şampuanlardan en bilineni seboderm şampuanı araştırılabilir.

Saçkıran için geliştirilmiş en etkili maddedir. Bilindiği gibi saçkıran vücudun saç köküne (follikül) karşı ürettiği maddelerin kökü öldürmesiyle ortaya çıkan bir hastalıktır yani vücudun savunma mekanizmalarının yanlış oluşmasından kaynaklanır. Savunma mekanizmalarına etkili ilaç kullanmadan ümidinizi kesmeyin, ümidinizi kesmeyin diyorum çünkü piyasada hiçbir işe yaramayan çok sayıda ürün vardır. Umut tacirliği yapan bu tür üreticilerin ürünlerini iyi araştırın.

Saçkıran Tedavisinde Yenilik SADBE

Saçkıranın gerçek çözümü bu oluşan maddelerin saç köküne zarar vermesini engellemekle mümkün olur. SADBE (Squarik Asit Di Butil Ester) saçkıranın sebebi olan maddeleri engelleyerek etkili olan bir üründür.

Kortizonlarla kısmen engellenebilen, sarımsakla kan dolaşımını artırarak yapılan yada minoxidillle kökü uyarma şeklinde yapılan tedaviler genellikle yetersiz kalmaktadır.

SADBE vücutta folliküle karşı oluşan bu maddelerin saç köküne verdiği zararı engellemekte ve o bölgede bu antikor  oluşumunu engellemektedir.

Yapılan bilimsel çalışmalarda tedavilerin başarı yüzdesi şu şekildedir (buradaki oran geri çıkan kıl oranı değil yaklaşık eskisi gibi olan hasta sayısıdır);

SADBEHiçbir tedavi uygulamamak (kendiliğinden düzelme); % 20-30
Kortizonlu merhem kullanımı % 40-45
Sarımsak sürmek (ve benzer tahriş etme yöntemleri) % 45-55
Minoxidil solusyonları % 60
Saçkıran alanına depo kortizon enjeksiyonu % 80-85
SADBE  (squaric acid di butyl ester) % 95

 

Deneysel bilimsel çalışmaların neredeyse tümü SADBE nin saçkıran tedavisinde en etkili madde olduğu yönünde bir sonuç vermektedir. SADBE içeren ürün denemedikçe ümidinizi kesmemelisiniz çünkü saçkıranın sebebini gerçek anlamda engelleyen tek ürün budur.

Squarik asit gibi etki eden bir diğer madde DPCP  (difensipron) dir. Ancak DPCP nin mutajenik yani genlere zarar verme gibi ciddi yan etkisi vardır. Mutajenik yan etkisi hamile olmayan erişkinlerde önemli zarar vermez ancak hamilelerde bebeğe ve ergenlik yaşı altındaki çocuklarda asla önerilmez. S.A.D.B.E nin bölye bir yan etkisi yoktur ve 5 yaş üstünde güvenle kullanılabilir. Saç dışında sakalı kaşı bıyık ve favori gibi kıl olan her bölgede etkisi yaklaşık aynıdır.
Squarik asit di butil esterin kullanım dozu % 0.1 ile % 1 arasında değişmektedir.

Sadbe Ne Kadar Kullanılır
saçkıran tedavisinde sadbeBütün saçkıran ilaçlarında olduğu gibi beklenen sonuç elde edilene kadar kullanılmalıdır. Etkinin ilk görülme süre 2-4 ayda değişebilir. 4 ayda az da olsa etki görüldüyse yani sarı tüyler görüldüyse cevap alınacak anlamına gelir devam edilmelidir. 4 ay geçmesine rağmen deri yüzeyi hala cam gibi ise yani hiçbir etki görülmediyse bu durumda daha fazla devam etmenin anlamı olmaz, ilaç kesilmelidir.

SADBE Yan Etkileri

Squarik asit di butil ester savunma mekanizmaları üzerinde etkilidir ancak asit yapısında olduğu için seyrek olarak tahriş yapabilir. Tahriş aslında yan etki değil etkinin bir türüdür. Tahriş şiddeti rahatsız edici düzeyde değilse kullanmaya devam edilmelidir ancak rahatsız edecek düzeylerde ise bir kaç gün ara verilmelidir. Tahriş belirtileri kesinlikle ilacı kesmek için sebep değildir.

Kıl Dömesi Tekrarlaması

By on Ağustos 9, 2018

Kıl dönmesi dünyada en fazla tekrarlayan hastalıklardan biridir, çok tekrarlaması sebebiyle en iyisini bulma çabasıyla 14 farklı ameliyat tarif edilmiştir. Bir kısmı çeşitli sebeplerle terk edilmiştir ancak çoğu hala bir çok klinik tarafından yapılmaktadır. Bu 14 farklı tekniğin önemli bir kısmını farklı geometrik şekilli parça kaydırma ameliyatı olan fleplerdir. Genel olarak flap ameliyatı dense de limberg flap, romboid flep, oval flap gibi adlarla tarif edilmektedir.

Kıl Dömesi Tekrarlaması;

Tekrarlama ihtimali yöntemlere göre çok değişmektedir.

Bazı yöntemlerin tekrarlama oranları;

Klasik Kıl Dönmesi Ameliyatları;

Primer kapatma en sık yapılan yöntemlerdendir % 47

Flap yöntemleri % 7 (doku kaydırmadır ve çok değişik şekilerde yapılmaktadır)

Karydakis ameliyatı % 5-6 (klasik yöntemlerin en kolay olanıdır)

Açık bırakma yöntemi % 5

Çağdaş Kıl Dömesi Ameliyatları;

Bascom procedur – modifiye Bascom ;% 3-4

Mikro sinüsektomi ; % 3

Pit picking % 4-5

Sinüsotomi % 3-5

Kıl Dömesi Tekrarlaması Neye Bağlıdır;

Bu istatistiki sonuçlar kliniklere göre çok değişmektedir, şu etkenlerde önemlidir önem sırasına göre şu şekilde sıralanabilir;

  • Kişisel hijyen (bölgenin temizliği)
  • Hangi yöntemin uygulandığı
  • Ameliyatı kimin yaptığı
  • Operatörün tecrübesi
  • Hastanın ne kadar yoğun kıllı olduğu
  • Kıllı alana lazer uygulanması.

Hangi yöntemle tedavi edileceğine karar verilmeden tüm bu yöntemlerin avantaj ve dezavantajları iyi araştırılmalıdır.

Kıl Dönmesi Neden Tekrarlar?

Bilindiği gibi hastalığın en önemli sebebi ense ve sırttan dökülen kılların kalçaların arasında beklemesidir. Yeniden oluşmasında da aynı sebep karşımıza çıkar. Bu durumda yeniden oluşma sebebi olarak akla kişisel hijyen gelir. Her ne kadar bölgenin epilasyonla kıllardan arındırılması hiç olmazsa jilet veya kıllları dökücü kremlerle kılların temizlenmesi önerilse de asıl gerekli olan bölgenin hijyenidir yani temizliğidir. Ense ve sırt gibi daha yukarı kısımlardan dökülüp kalçaların arasına sıklışan bu kılların bir an önce o alandan uzaklaştırılması gerekir.

tekrarlamış kıl dönmesiKıl dönmesi Tekrarı Nasıl Önlenir?

Bu anlamda öneriler de şu şekildedir. Her banyoda duş tutulmalı, lifle yıkanmalı, her tuvalette tahretlenirken el ve tuvalet kağıdı o bölgeden de geçirilmeli, her kıyafet değişiminde yine o alan elle fırçalar gibi yada ıslak bir mendille silinmelidir. Atleti kilotun içine koymadan dışına sallandırmak bölgeye dökülecek kıl miktarını azaltır.

Unutmayın enseden dökülüp kuyruk sokumu civarına takılan kılın deriyi delip içeri girmeye başlaması yaklaşık on saati bulmaktadır bu nedenle bölge günde 3-4 defa dökülen kıllardan arındırılmalıdır. Bu kişisel hijyen tekrarından korunmada en önemli faktördür.

Kıl Dönmesi Ameliyatı Sonrası Pansuman

Uygulanan yönteme göre ameliyattan sonraki pansuman ve bakımın uygulanışı ve uygulanma süresi çok değişir.

Klasik yöntemlerde genellikle 2 hafta sonra dikiş alınana kadar günlük pansuman önerilir, banyo yasaklanır.

Çağdaş yöntemlerden sonra konulan tampon 3 gün alınmaz, üçüncü günün sonunda bu tampon alınır ve banyo yapılır, devamında pansuman önerilmez.

kıl dönmesi tekrarlarmı

Makatta Yanma ve Ağrı

By on Ağustos 9, 2018

Makat ağrısı bir çok sebeple ortaya çıkar oysa yanma ve ağrının birlikte olduğu hastalık sayısı azdır. Bazen hayatı zindan edecek düzeylerde olan bir sorundur. Ağrının karakteri farklı hastalıklar yani hastayı dinlerken doktor neler olabileceğini düşünür ve ihtimalleri 2 veya 3 e düşürür ama tabiî ki en doğrusu böyle bir sorun olduğunda tüm sağlık sorunları gibi proktoloji uzmanına muayene olunmalı, anoskop yaptırılmalı, kesin teşhise göre hareket edilmeli ve buna göre tedavi planlanmalıdır.

Makatta Ağrı ve Yanma;
Bu iki şikayet birlikteyse daha çok fissür yani çatlak düşünülür, ancak çatlağın çok basit formu olan sıyrılma benzeri oluşumların görüldüğü ragad da ağrı ve yanma yapabilir. Ragadda yanma daha ön plandayken fissürde ağrı ön plandadır. Ragad tedavisi ilaçla yapılır pruzon merhem benzeri yüzey koruyucu ve bitkisel kortizon içeren merhemlerle birkaç günde düzelir. Ragadın sebebi olarak çok acı tüketimi, sert tuvalet kağıdı kullanımı akla gelir. Yanmayla ağrının birlikte olduğu durum seyrektir daha çok ağrılı şikayetle gelinir.
makatta ağrıMakatta Ağrı Neden Olur;
Muayeneden önce şunların olabileceği bilinir
– Anal apse
– Makatta siğil (kondilom)
– Bölge kanserleri (anüs kanseri)
– Kıl dibi iltihabı (fronkülit)
– Anismus (kontrolsüz kas kasılması)
– Zorlama (ödem yapabilir)
– Makatta pıhtı toplanması (anal hematom)
– Basurun sıkışması (tromboze hemoroid)
– Makatta çatlak (anal fissür, yırtık)
– Ters ilişki
– Anüse cisim sokulması (kanama ve yırtıklara neden olabilir)

makatta yanmaMakatta Ağrı Nasıl Geçer;
Muayeneyle tespit edilen asıl soruna göre yaklaşılır, asıl hastalığın tedavisi ağrının da geçmesini sağlayacaktır. Teşhis konulana kadar sıcak su oturma banyosu rahatlatıcı etki yapar. Ilık suya oturma işlemi buharını tutma şeklinde değil leğendeki suyun içine girme şeklindedir. Sıcak su banyosu yapılacak pozisyon yoksa içine ılık su konmuş termofor ya da ısıtılmış tuğla gibi materyaller de aynı amaçla kullanılabilir.  Bu uygulamadan hemen sonra fındık kadar anuflex merhem sürmek ağrıyı tamamen geçirmese bile önemli ölçüde azaltır. Bölgesel uyuşturucu etkisi ile özellikle gerginlikten kaynaklanan ağrı ve yanma hissini ciddi düzeyde azaltır.Yukarıda sayılan hastalıklara göre şu tedaviler yapılır;

Makatta pıhtı toplanması
Anal hematom denilen bu durum ıkınmayla ortaya çıkar. Bölgesel uyuşturmayla basit bir ameliyatla pıhtı doku içinden alınır, ağrı o anda azaltılmış olur. Yeniden aynı şiddetle ıkınılması durumunda tekrar edeceği için kişi çok şiddetli ıkınmadan dışkılamaya özen göstermelidir. Şiddetli ağrı 4-6 gün devam eder, boşaltılmazsa kendiliğinden kaybolma süresi 5-6 haftadır.

Basurun şişmesi
Tromboze yani içinde pıhtı oluşmuş hemoroid demektir. Yine çok ıkınma veya soğukta kalmayla ortaya çıkar, basur kremleri ve hapları işe yaramaz, boşaltılabilir veya sıcak uygulaması yapılır. Ağrılı ve şiş olan bu dönemde kalıcı tedavi yapılmamalıdır. Hasta rahatladıktan sonra hemoroidin düzeyine göre en uygun yöntemle tedavi edilmelidir yoksa zaman zaman yeniden şişer.

Makat çatlağı
Erken dönem olan ilk 1-2 haftada Anuflex Merhem kullanmakla büyük ihtimalle düzelir ancak düzelmediyse müzminleşmiş demektir. Müzmin fissürde ameliyat yapılır veya ameliyat kadar başarısı olan botox yapılabilir. Ameliyat sonrası seyrek de olsa görülen dışkı kaçırma ihtimali botoxta sıfırdır. Dışkı kaçırma riskinden dolayı botox tercih edilmelidir.

Anüs apsesi
Bütün apseler gibi hemen boşaltılması gerekir, boşaltma geciktirilirse fistül denilen hastalığa dönüşebilir ve apseden çok daha zor tedavi edilebilen bir durumdur. Apse boşaltıldığı anda hasta “ohh be dünya varmış” diyecek kadar rahatlama yaşar.

Anal kondilom (makatta siğil)
Makatın içine ilerleme ve yakın ilişkide olunan insanlara bulaşma ihtimali vardır. Geciktirilmeden tedavi ettirilmelidir. Tedavi edilinceye kadar kesinlikle cinsel ilişkiye girilmemelidir. Kondilomun bağırsağa ilerlemesinin en önemli sebebi budur. Gerek perianal bölgeye yayılma riski, gerek başkalarına bulaşma riski gerekse bağırsağa ilerleme ihtimali sebebiyle en kısa sürede tedavi edilmelidir. Tedavide en etkili teknoloji radyo frekanstır. Radyo frekansın en yaygın kullanıldığı klinik İdea Kliniktir. İdea Kliniğin Türkiye’de 6 şubesi vardır.

Makatta kanser
Kan ve lenf yoluyla yayılabileceği ve başka organlara sıçrayabileceği için çok dikkatli olunmalıdır. Biopsi sonucu çıktığı anda tedaviye alınmalıdır. Seyrek görülür ama en hayati önemi olan hastalıktır.

makatta ağrı ve yanmaKıl dibinde iltihap
Antibiyotik tedavisi genellikle yeterli olur, seyrek olarak apseye dönüşebilir. Kıl alma yönteminin değiştirilmelidir yoksa tekrarlar.
Makatta kasılma; Seyrek görülen bir sorundur, sebebi net bilinmemektedir. Makat kaslarının kontrolsüz bir şekilde kasılması (kramp girmesi) sonucu olur. Tek tedavi yöntemi botokstur. Başarısı % 90 civarıdır.
Zorlanma; tecavüz veya yabancı cisim sokulması gibi durumlardan sonraki günlerde ağrı olur.

Anal Takıntı;
Bu tür şikayetlerle gelen hastaların bir kısmında yapılan tüm incelemelere rağmen hiçbir patoloji tespit edilemez. Patoloji tespit edilemeyen hastalarda takıntı olabileceği düşünülür. https://www.dratillakaya.com den alıntıdır

Makatta Yanma ev Ağrı Nasıl Geçer
Ağrı kesiciler adından da anlaşılacağı üzere yanmaya etki etmez.
Anuflex krem bölgesel uyuşturma etkisiyle tüm hisler gibi yanma hissini de giderir. Yukarıda belirtildiği gibi ılık su oturma banyosundan sonra sürmek ilacın etkinliğini artırır. 3-5 dakika ılık su oturma banyosu yapıp kurulayıp anuflex sürmek daha iyi sonuç alınmasını sağlar. İçeriğindeki lokal anestezik etkili eugenol karanfil yağından elde edilmektedir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Makatta kaşıntı ve ağrı

By on Ağustos 9, 2018

Makat ağrısının kaşıntı ile birlikte olması akla birkaç hastalık getirir bunların en sık görüleni makat çatlağı yani anal fissür dür.Anal fissür hastalarının % 99 kadarında şiddeti çok değişen düzeylerde ağrı olur.Hafif bir ağrı olabildiği gibi tuvalette hastayı ağlatacak kadar ciddi ağrıda olabilmektedir. Anal fissür hastalarının % 70 civarında ise ağrıya kaşınma eşlik eder, kaşınma genellikle çok şiddetli değildir hatta hasta ağrıdan çok muzdarip olduğu için kaşıntıyı pek önemsemez.

Seyrek olarak makat kaşınması dış hemoroidden de olabilir ama burada kaşıntı çok şiddetli değildir.

Kaşıntının sebebi tedavi edildiğinde kaşıntı kendiliğinden düzelir.Anal fissür ilaç,botox veya ameliyat ile iyileştiğinde kaşıntıda düzelir.Kaşınma hemoroide bağlı ise bu durumda hemoroid ilaçla düzelmeyeceği için kaşıntıda devam eder.

Şikayetleri izah edecek fissür veya hemoroid yoksa bu durumda kaşıntı tedavi edilir,tedavide makat kaşıntısı tedavisi için üretilen pruzon merhem kullanılır.

Anüs Kaşınması

Anüste kaşınma nedenleri denilince çok sebep akla gelir.Erişkinde bir çok sebep olsa da çocuklarda genellikle sebep kıl kurdu denilen barsak paraziti,makat çatlağı ve pişik dışında pek neden görülmez.

Anüste Kaşınma Sebepleri

  • Anal dermatit
  • Kondilom
  • Parazitler(kıl kurdu vs)
  • Aşırı temizlik( sabun kullanmak cildi koruyan tabakayı yok eder)
  • Baharat,patlıcan ve domates,çikolata,turşu tüketimi
  • Fazla kilo(bölgenin havalanması azaldığı için nem artar)
  • Terleme
  • Fazla oturmak
  • Sert kaşıma tahriş yapar
  • Anal bölgenin nemli kalması
  • Makat çatlağı

Anal Bölge Kaşıntısı Belirtileri

  • Ciltte memeleşme
  • Akıntı benzeri salgı ve pis koku
  • Hafif ağrı.
  • Özellikle geceleri artan kaşınma.
  • Makat ve civarında ıslaklık hissi.
  • Az miktarda kanama(tahriş sebebiyle olur)
  • Ciltte kalınlaşma ve sertleşme.
  • Parazit kaynaklıysa dışkı tahlilinde kıl kurdu veya yumurtası.
  • Cidin elastikiyetinin azalmasından kaynaklanan küçük çatlaklar (ragad).
  • Eşlik eden hastalıklar;çatlak,enfeksiyon,mantar,alleji,hemoroid ve sedef.

Anüs kaşınması sebebinin nasıl teşhis edilir ?

Doğru teşhis muayeneyle konur,diğer tetkik ve teknolojinin anlamlı faydası olmaz.Erkeklerde daha sık görülür.Yapılacak dışkı incelemesi parazit olup olmadığı hakkında bilgi verir.

Muayenede anüs çevresindeki cildin kabalaştığı,hassaslaştığı,çok nemli olduğu, bazen anüste canlı kıl kurdunun varlığı, koktuğu ve çatlaklar olduğu gözlenir.Teşhiste teknolojilerin yeri yoktur.

Makatta Kaşıntı ve Ağrı Tedavisi Nasıl Yapılır

Eşlik eden bir hastalık varsa o tedavi edildiğinde kaşınma hissi düzelir.Genellikle asıl sebep bulunamaz.Sebep açık değilse temizlikte sadece duru su kullanılması,sebep olabilecek gıdalardan uzak durulması, mutlak kuru tutulması,havalanmayı sağlamak için o bölgeye kağıt mendil konması gerekir.Bu önerilere ek olarak dermatit bulgularını azaltabilecek merhemler kullanılabilir.Anal bölge kaşıntılarına özel geliştirilen pruzon merhem 1-2 günde şikayetlerin düzelmesini sağlar, pruzon merhem dışında tüm kaşıntılı olgularda kullanılan kortizonlu merhemlerde sorunun çözümünde yardımcı olur ancak kortizonlar uzun süreli kullanımda ciddi yan etki yapan ilaçlardır ve dikkatli kullanılması gerekir.

  • Makat kaşıntı sebepleri arasında en sık görülen bu aşırı hijyendir.Bölge sadece duru su ile yıkanmalıdır,banyoda ve tuvalette sabun,şampuan ve duş jeli gibi kimyasallar makat bölgesinin temizliğinde kullanılmamalıdır.Hatta saçlar şampuanlandıktan sonra durularken baş öne eğerek durulanmalı bu şekilde kalçaların arasına şampuan köpüğü gitmesine engel olunmalıdır.
  • En sık görülen 2. Sebebi bölgenin nemidir.Fazla nem hastalığın oluşmasına,iyişmenin gecikmesine ve iyileştikten sonra tekrarına sebep olabilmektedir.Tuvalet ve banyo sonrası makat bölgesi net bir şekilde kurutulmalı ve kuruttuktan sonra iç çamaşır giyilmelidir.
  • Gıdalara dikkat edilmelidir;Anüs kaşıntısı yapabilen turşu, patlıcan,domates,çikolata,kahve ve bazı baharatlar tespit edilmeli ve kaşınma yapan ,kaşıntıyı azdıran yada iyileştikten sonra tekrar ortaya çıkmasına sebep olan gıdalar yenmemelidir.
  • Kimyasal madde içeren ıslak mendiller bölgede allerji benzeri reaksiyone sebep olarak kaşıntı ve dermatit yapabilir bu sebeple bu tür kimyasal madde içeren ürünler kullanılmamalıdır.
  • Dış hemoroid; havalanmayı azaltarak ve sürtünme sonucu kaşıntıya sebep olabilmektedir,Bu şekilde dış memeler varsa onlar ameliyat ettirilmelidir.
  • Dar pantolon ve elastiki iç çamaşırlar kalçaların arasının havalanmasını azaltacağı için nem ve terden geriye kalan kimyasallar sebebiyle kaşıntıya sebep olur.Dar iç çamaşırı,etek ve pantolon giyilmemeli ve rahat kıyafetler giyilmelidir.
  • Bazı kişilerde sentetik kıyafetlere karşı allerji benzeri reaksiyon olabilmektedir bu sebeple kaşınma sorunu olan kişiler pamuk veya penye tercih edilmelidir.
  • Kadın bağılarının iç yüzeyi sentetik olduğunda kaşınmaya neden olabilir pamuk iç yüzeyli kadın bağı kullanılmalıdır.
  • Aşırı kilo bölgenin havalanmasını engelleyebileceğinden fazla kilolardan kurtulmak gerekir.
  • Taharetlenirken dışkı kalıntısı bırakılmamalıdır çünkü dışkı cildi tahriş ederek kaşınma yapabilir.
  • Cilt hassaslaştığı için sert sürtünmeden korunmalıdır,tuvalet kağıdı aşırı sert sürülmemeli okşar gibi silinmelidir.
  • Kaliteli tuvalet kağıdı kullanılmalıdır çünkü toplama kağıttan üretilen ucuz tuvalet kağıtlarında kimyasallar içerebilir.
  • Anal sex kaşıntıya neden olmaz ancak kayganlaştırmak için kullanılan maddeler kaşıntı yapabilir.

Makat kaşıntısı tedavi edildikten sonra bu sebeplerden tespit edilen varsa tekrarından kaçınılmalıdır, sebebin devam etmesi halinde hastalık yeniden ortaya çıkabilir.

Basur kaşıntısı

Basur aslında çok kaşıntıya neden olan bir hastalık değildir. İç basur kaşını sebebi değildir, daha çok kanama, meme çıkıp girmesi şikayetleriyle karşımıza çıkar. Dış basur da ise memeler sürekli dışarıda memeler şeklindedir. Bu memeler nohut kadar olabildiği gibi çok büyükte olabilmektedir. Önceleri küçüktür tedavi edilmezse zamanla büyür.

Hemoroidde kaşıntı varlığı işte bu memelerin büyüklüğüyle ilgilidir ve kaşıntı yapmasının sebepleri şunlardır;

Memeler çok büyükse şu sebeplerle kaşınabilir;

Memeler havalanmayı azaltır ve nem oluşur, oluşan bu ıslaklık cildi tahriş eder

Araları temizlenemediği için kalan dışkı cildin yapısını bozar

Memelerin birbirine sürtünmesi kaşıntıya sebep olabilir

Büyük memelerin oturmaya bağlı ezilmeye bağlı olarak kaşıntı ve ağrı olabilir.

Anal dermatit varsa var olan basurlar dermatit bulgularını artırabilir.

Basur kaşıntısı için ne yapılmalı ?

Tabiî ki temel sorunun ortadan kaldırılması en doğru yaklaşım olur yani memelerin alınması gerekir. Temel sorun dış basurlar demiştik. Dış hemoroidlerin tek tedavi yöntemi klasik ameliyatla keserek almaktır, iç basurların tedavisi için kullanılan longo, lazer gigi uygulamalar dıştakilerin tedavinde kullanılmaz. Makat kaşıntı için kullanılabilecek pruzon benzeri kremler basurdan kaynaklanan bu kaşıntıları geçirir ancak basur memeleri olduğu gibi kalır. Sebep gerçekten hemoroid ise hastalık bir süre sonra tekrar ortaya çıkabilir. Kuru tutmak, iyi temizlemek, fazla ezmemek tekrar ihtimalini azaltabilir.

Makatta kaşıntı sebebinin ortadan kaldırılmaması durumunda şikayetler düzelse de tekrarlayabilir bu sebeple en doğru yaklaşım kişinin sebebi bulup onu yok etmesidir.

Hair forte

By on Ağustos 9, 2018

Saç dökülmesi tedavisi için geliştirilen Hair forte spreyin bayan ve erkek çeşitleri varıdr. Saç hastalıkları konusuna özel çalışan Hair Pharma ilaç sanayi tarafından üretilmektedir.

İçeriğinde procapil adlı dökülme tedavisi için Fransada geliştirilmiş aktif madde vardır, aynı maddeyi içeren bir diğer ithal ürün floxia spreydir ve yaklaşık aynı olumlu sonuç alınması beklenir. Floxia nın sadece % 3 lük formu ithal edilmektedir hairforte spreyin % 3 erkek formu yanı sıra % 2 procapil içeren kadın formu da üretilmektedir. Bazı merdiven altı firmalar daha yüksek konsantrasyonlu ürettiğini yazsa da bilimsellikle ilişkisi olmayan tamamen ticari zihniyetle üretmektedir.

Hairforte Sprey

Hairforte da bulunan procapil üzerine yapılan bilimsel çalışmalarda saç dökülmesinde kullanılan minoxidil ve yine dökülme tedavisinde hap olarak kullanılan finasterid den daha etkili olduğu görülmüştür.
Procapil yanı sıra etkinliği bilimsel olarak kanıtlanmış bitkisel aktifler sayesinde başarı oranı daha da artırılmıştır.

Bölgesel olarak kullanıldığı için cinsellik üzerinde yan etki yapmaz ki bu saç ilaçları açısından önemli bir durumdur. Bilindiği gibi minoxidil tansiyon ilacıdır ve bir çok yan etkisi vardır diğer taraftan finasterid prostat için kullanılan hormon ilacıdır ve cinsellik üzerine ciddi yan etkileri vardır. Procapil saça özel geliştirilen bir maddedir ve bu tür yan etkiler görülmez.

Yapılan bilimsel çalışmalarda procapilin saç dökülmesini durdurma ve tüyleşmiş saçlarda kalite artıma etkileri % 92 civarındadır ve bu gurup ürünler arasında en başarılı onlanlardan biridir.

Hairforte sprey procapil yanı sıra kalite artırıcı bilimsel ürünler ve saç besleyici bitkisel ürünlerde vardır ama en etkili olan olan madde procapildir ve saw palmetto dur.

Ürünün internet sitesi incelendiğinde hiçbir abartıya kaçılmadan bilimsel sınırlar içinde veriler olması ve dökülme yanı sıra saçlı deri hastalıkları konusunda birikimli bir firma tarafından üretilmesi güven vermektedir. Saç ilacı kullanmayı düşünenlerin alternatifleri arasına koyması gereken ilaçlar arasına olmalıdır.

Dökülme tedavisi konusunda etki ve yan etkileri açısından değerlendirildiğinde bu sitede önerilmeyi hak eden bir üründür.

Hairfortmu Minoxilmi Daha Etkili

Yapılan bilimsel çalışmalarda etki yüzdesi açısından değerlendirildiğinde yaklaşık aynı sonuçları vermektedir ancak minoxil asıl dökülme sebebi olan DHT yi engellemediği için zamanla etkisi azalır. Hairfort bölgesel olarak DHT yi engellediği için orta ve uzun vadede etkisi azalmaz. Minoxile en büyük üstünlüğü budur.

Diğer bir üstünlüğü de minoxil sürekli günde 2 defa kullanılması gereken bir ilaçtır ama Hairforte ilk 3 ayda günde iki kullanıldıktan sonra günde bir defaya düşürülebilir. Bu uygulama hastanın tedaviye uyumunu artırır.

Hairforte Sprey Satış
Bütün ilaçlar gibi eczanelerden alınması önerilir ve en mantıklı yaklaşım budur. Bulunduğunuz yerde eczane yoksa veya kapınıza teslim edilsin istiyorsanız üretici firmanın resmi internet satış sitesinden alın. Firmadan almak olabilecek sorunlara karşı sizi garantiye alır.

Hairforte Sprey Yan Etkileri

Yapılan bilimsel çalışmalar incelendiğinde ciddi bir yan etki olmadığı görülmektedir. Bütün ilaçlarda olabilen alerji bu ilaç da görülebilmektedir. Alerji olması halinde ilaca bir kaç gün ara verilmeli, sonra tekrar kullanılmalı, yeniden alerji olmazsa devam edilmeli ama yine alerjik reaksiyon görülürse kesilmelidir.

Hairforte Sprey ve Xpecia Tablet

Benzeri saç ilaçlarında sprey veya serum ile aynı isimde tablet formu da üretilmektedir. Türkiye’nin saç ilaçları geliştiren ve üreten tek ilaç firması Hair Pharma iki ürünü farklı isimlerle üretmektedir. Dermatologlar arasında en yaygın kombine reçete bu şekildedir. İki ilaç birbirini tamamlamakta, daha iyi sonuç alınmasını sağlamaktadır. Bu iki ilacın birlikte kullanılması durumunda ek olarak şampuan vs kullanmaya gerek yoktur.

 satın almak için http://satis.hairpharma.com.tr/12-hairforte

Saç ekimi yapıldıktan sonra ürün kullanmak elde edilecek sonucu olumlu etkiler. O kadar eziyet çekip, para ve zaman harcayıp yaptırdığınız saç ekiminden daha iyi sonuç almak için yapılan girişimi desteklemelisiniz.

Orijinal saç ilaçlarını uygun fiyata https://www.enbipharma.com/ adresinden alabilirsiniz.

Kullanılancak ilaçlara geçmeden önce çok daha önemli olan yıkama işleminden kısaca söz edeyim.

Sarı renkli gördüğünüz alandaki ekilen köklerin hepsi ölmüştür ve ekilenler çıkmaz

Saç Ekimi Sonrası Yıkama
Ne yazık ki yenilikleri takip etmeyen özellikle yardımcı personellerin ekim yaptığı kliniklerde “saldım çayıra mevlam kayıra” mantığıyla sıradan bir cilt nemlendirici ve yine sıradan bir şampuan önererek gönderilmekte ya da aşırı pahalı şampuan satılarak hasta yolunmaya çalışılmaktadır. Son yıllarda saç ekimi sonrası yıkamaya özel geliştirilmiş ürünler üretilmektedir ve yenilikleri takip eden ekim merkezleri standart bu ürünleri önermektedir çünkü ekim kadar sonrası yıkama da çok önemlidir. Bu konuda en bilinen ürün Postop Saç Ekimi Sonrası Temizlik Setidir. İşlem sonrası yaşayabileceğiniz köklerin yerinden oynaması, iltihap kapması, derinin zarar görmesi, şişlik ve bunlar gibi bir çok sorunun önüne geçen postop set mutlaka kullanılması gereken bir ürün setidir. İncelemeden yıkama ürünü almayın. Hele hele ekim merkezinin satmaya çalıştığı pahalı ürünlere asla para vermeyin. Ekim merkezinden tam çıkarken kazık yememek için öncesi araştırma yapın.

Saç Ekimi Sonrası İltihap
Ekimden sonra yaşanabilecek en büyük felakettir. İltihap nakledilen köklerin ölmesine neden olabilir. Nasıl sivilce çıkan sakal bölgesindeki sakallar ölüyorsa benzer şekilde son derece hassas olan ekilmiş kökler de iltihapla zarar görebilir. Aynı sorun donör alandaki yüzlerce delik için de geçerlidir, kök alınan deliklerden mikro girip bölgede iltihap yapabilir. Tüm bunlardan koruyan clorhexidin içeren ilaçlar kullanılmalıdır. Yukarıda kısaca bahsettiğimiz postop setteki hem jelde hem de köpükte uygun dozda klorhexidin bulunmaktadır. Klorhexidin uygulandığı alandaki mikropları % 99.99 oranında öldür ve bilinen hiçbir yan etkisi yoktur. Bir başka bu tür girişimsel uygulama olan diş implantalrı vardır, işte diş implantından sonra da rutin bir şekilde klorhexidin adlı maddeyi içeren gargaralar önerilmekte, nakledilen implantın iltihapla reddedilmesi engellenmektedir.

Gelelim sonrası kullanılmasının fayda sağlayacağı ilaçlara; Saç ekimi yapıldıktan sonra çeşitli sebeplerle ilaçlar kullanılabilir.

Kullanacağınız ürün saç ektirdiğiniz yerin para kazanmak için size satmaya çalıştığı ürünler değil bilimsel olarak etkinliği kanıtlanmış ürünler olmalıdır.

Ekim sonrası kullanacağınız ilaçlar size şu yararları sağlar;

  • Ekim yerinde önceden var olanların dökülmesini engeller.
  • Ekim yerinde önceden var olan kılların kalitesini arttırır.
  • Şok dökülme miktarını azaltır.
  • Şok dökülmeden sonra geri çıkışı hızlandırır.
  • Ekilen köklerden daha kaliteli saç çıkmasını sağlar.
  • Alım yerindeki kılların kalitesini artırarak seyrelmeyi kamufle eder.

Bu amaçlarla çeşitli ürünler kullanılabilir.

Alınabilecek haplar 

Ginkgo Biloba

Son 3 yıldır kullanımı tüm saç ekim merkezlerinde hızla yaygınlaşan bir bitkisel içerik. En büyük özelliği kan damarlarını genişleterek bölgeye gelen kan miktarını artırmasıdır. Köke gelen kan miktarı arttıkça kökün beslenmesi ve doğal olarak tutma ihtimali artmaktadır. Yenilikleri takip eden merkezler her hastasına ginkgo biloba içeren ilaç vermektedir. Bu amaçla ya alheimer hastalığında damar genişletici olarak verilen Trental Tablet veya saç dökülmesi tedavisinde kullanılan Xpecia Tablet yazılmaktadır, her ikisinde de yeterli miktarda ginkgo biloba bulunmaktadır. Xpecia tablette ayrıca saç vitamini, saçın gelişimiyle ilgili keratin, sistein gibi proteinler ve çinko gibi elementler vardır. Bunlardan birisi ekimden sonraki saatlerde alınmalıdır.

Biotin (Vitamin H ve B7 vitamini):

Güvenilir her firmanın ürünü alınıp kullanılabilir seçimde daha ekonomik olan ürün tercih edilebilir, bunun dışında kalitenin birbirine yakın olması beklenebilir. Günlük 10 mg biotin almak şok dökülme oranını azaltır, çıkacak saçların daha erken çıkmasını sağlar,gerek çıkacak gerekse var olan saçların kalitesini artırarak saçların daha dolgun görünmesini sağlar.

Xpecia tablet;

İçerik açısından değerlendirildiğinde en dolu dolu ilaçtır, kök beslenmesini artıran ginkgo biloba, B7 vitamini, DHT yi engelleyen saw palmetto yanı sıra saç kalitesini artıran diğer ürünler ve yeterli miktarda biotin içerir. Bu sayede en olumlu sonuç alınması beklenebilir. Bunların dışında saçla ilgili element çinko ve saçın yapı taşı olan keratine, L sistin gibi maddeler de içermektedir. Kadın ve erkek formu üretilen tek saç tabletidir. İçeriğindeki maddeler sayesinde ekilenlerin tutma ihtimalini artırır, şok dökülmeyi azaltır daha da önemlisi bölgedeki tüyleşmiş saçların kalitesini yükselterek ekimden alınan sonucun daha iyi olmasını sağlar.

Pantogar:

İthalatı durdurulmuştur. Ekilen saçın kalitesini artırdığı yönünde bilimsel olmayan inanış vardır ve saç ekimi sonrası sıkça önerilir. Günde 3 kapsül alınır. Biotinden daha etkili değildir ama gereksiz yere biotinden çok pahalıdır. Almanyadan ithal edilmekteydi yerine piyasaya pan plus adıyla Bulgaristanda üretilen ürünü  vermiştir.

Priorin:

Pantogara benzer etki beklenir çıkacak saçın kalitesini artırdığı yönünde inanış vardır ve saç ekimi sonrası önerilir. Günde 3 kapsül alınır. Pantogar gibi biotinden iyi değildir ama gereksiz yere biotinden çok  pahalıdır.

Finasterid (propecia,dilaprost,proscar):

DHT oluşumunu engelleyerek ekim alanında tüyleşmiş kılların kalitesini artırır, yine ekim alanında var olan saçların dökülmesini engellemek için önerilir. Ekilen saçlara olumlu yada olumsuz etkisi yoktur. Hormon ilacı olduğu için cinsellik üzerinde ciddi yan etkileri olduğu için iyi araştırılmadan başlanmamalıdır. Sprey olarak kullanılabilecekler (bunlardan sadece biri yeterlidir)

Hairforte sprey

Saçlı deri kanlanmasını artırarak ekilen saçların daha iyi beslenmesini sağlar ama asıl etkisi tüyleşmiş saçların canlanamsını sağlayarak saç ekiminden çok daha iyi sonuç alınmasını sağlar ve ekilmeden önce var olan saçların dökülmesini durdurur. Tüylerde kalite artışı ve dökülmenin durması procapil denen maddenin minoxidil gibi saç kökünü uyarmasına ve kökü finasteride benzer şekilde DHT nin tahrip edici etkisinden korumasına bağlıdır.

HGF Sprey

Saç ekimi yapılan alan cildinde damarları genişleterek kanlanmasını artırdığı için köklerin daha iyi oksijen almasına yardımcı olur bu sayede ekilen köklerin daha iyi tutunmasını sağlar ve şokdökülme oranını azaltır ekilenlere bu olumlu etkisi yanında yine kanlanma artışı ve DHT yi bloke etmesi sayesinde ve ekim yapılan alanda önceden var olan tüyleşmiş kıllarda kalite artışı sağlar ve dökülmeyi durdurur. Ekim alanında tüyleşmiş kıllar varsa HGF sprey bu tüyleşmiş kılların kalitesini artırır.

Rogain (spectral, regain vs) Sprey

Ekim yapılan alandaki ve diğer alanlardaki tüyleşmiş kılları canlandırması için önerilir. Ekim alanındaki tüyleşmiş kıllar varsa rogain sprey bu tüyleşmiş kılların kalitesini artırarak ekimden alınacak sonucu iyileştirir. Rogainin tek eksiği DHT nin saç dökücü etkisinden koruma sağlamamasıdır.

Diğerleri

Aspirin:

Ekim sonrası kanı sulandırmak için öneren klinikler vardır ama kullanımı çok yaygın değildir, bilimsel olarak ekilen saçlara faydası yada zararı olması beklenmez.

Bepantol

FUT yöntemi yapan kliniklerin rutin önerdiği saç temizliği öncesi yumuşatma amaçlı kullanılır. FUE yi FUT gibi yapanların hala devam ettiği ama kanal açmadan FUE yapanların asla kullanma gereği duymadığı bir üründür. Ekilen saça hiçbir yararı yoktur.Ekim alanına sürülen bepanthol 2 sorun yapabilir birincisi ürünü tekrar temizlemek uğraştırıcıdır ve bu uğraş köklere karar verebilir,ikincisi bepanthol yeterince temizlenmezse ekim alanında enfeksiyona neden olabilir.

Bilgiler sacekimiresim.com sitesinden alıntıdır.

Saç dökülmesi için kullanılan ilaçlarla ilgili ayrıntılı bilgiyi sacilaclari.com dan edinebilirsiniz.

Xpecia

By on Ağustos 8, 2018

Saç dökülmesi tedavisi dendiğinde insanların aklına genellikle şampuan gelir ancak şampuanların saç dökülmesine etki edebildiğine dair bir tek bilimsel yayın bile yoktur, zaten uyguladıktan 21-2 dakika sonra yıkanarak uzaklaştırılan bir ürünün tedavi edici özelliğinin olması mantıklı değildir.

Dökülme tedavisinde ikinci sırada akla gelen ürünler sprey ve losyonlardır bunlarında yüzlerce işe yaramaz bitkisel olanları yanında az sayıda bilimsel saç ürünleri vardır ve düzenli kullanıldığında % 92 ye kadar memnun edici sonuç sağlamaktadırlar.

Tabletle Saç Dökülmesi Tedavisi Avantajları

  • Saça bir şey uygulanmadığı için yağlı ya da ıslak görüntü olmaz
  • Tabletlerin kullanımı spreyden daha pratiktir
  •  Günlük doz bir defada alınabilir
  • Kullanım miktarı nettir (spreyde alan genişse ilaç erken biter)
  • Etkili maddeler kan yoluyla gittiği için etkisinden emin olunur

Dökülme tedavisinde akla gelen son şey ise tabletlerdir. Aslında uygun içerikli tabletler bilimsel spreyler kadar etkili olabilmektedir diğer taraftan bölgesel kullanılan ürüne ek olarak alınması çok daha yüksek düzeyde cevap alınmasını sağlamaktadır.

Saçlar için üretilen tabletler özellikle bölgesel ürün kullanmakla uğraşmak istemeyenler için ciddi çözüm sunmaktadır, bununla birlikte bölgesel ürün kullanımın pek yararlı olmadığı ve daha seyrek görülen kadın tipi dökülmelerde ve kansızlık,guatr gibi hastalıklara bağlı dökülmelerde de etkili olmaktadır.

Türkiye de saç için çok sayıda hap (tablet, kapsül) üretilmektedir bunlar içerik açısından değerlendirildiğinde xpecia tablet çok öne çıkmaktadır. Xpecia tabletle ilgili ayrıntılı bilgi almak için TIKLAYIN O

Güvenilir firmadan Xpecia Tablet satın almak için tıklayın https://www.enbipharma.com/xpecia-erkek

Xpecia yı öne çıkaran üstünlükleri

DHT yi bloke eden saw palmetto en yüksek miktardadır

Saç kökünü besleyen kılcal damarları genişleten gingko biloba bulunan az sayıda saç ürününden biridir

Bayanlarda görülen kansızlığa bağlı saç dökülmesinde etkili olan demir içerir

Erkeklerde andojenik etkiyi azaltan isoflavon Türkiyede üretilen tek üründür

Saçın yapı taşı olan keratin miktarı muadillerinden 2 kat daha fazla bulunmaktadır.

Kearitinin ön maddesi L-sisitin oranı çok yüksektir.

Saçta yüzey düzgünlüğü sağlayan bioperin içerir.

Extra B7 vitamini almayı gerektirmeyecek düzeyde B7 vitamini (biotin ) vardır.

Çinko miktarı bu gurup ürünlerde kullanılabilecek en yüksek düzeydedir

Pantotenik asit (B5 vitamini) muadillerinden daha fazladır.

Bunların dışında diğer eser element ve maddelerde içermektedir.

Bu kadar çeşitli maddeyi bu kadar doğru oranlarda bulabileceğiniz tek saç tableti xpecia dır.

3 aydan sonra günde tek doz alınabilmesi kullanım rahatlığı ve ekonomi sağlamaktadır

İçerik kalitesinden de anlaşıldığı gibi üretici firmanın işi sadece saç sorunları için ilaç geliştirmektir.

Genel içeriğiyle değerlendirildiğinde bölgesel bir ürün kullanmadan saç dökülmesi problemini çözebilecek içerikte bir ürün gibi görünüyor,tercihen 1-2 ay günde 2 tablet sonraki dönemde günde bir tabletle devam etmek yeterli olur. Ek olarak procapil veya minoxidil içeren bir sprey kullanmak elde edilecek sonucu olumlu yönde etkileyebilir. Xpecia propecia gibi hormonları etkilemediği için cinsel sorunlara sebep olmaz.

Xpecia Tablet Yan Etkileri
Bilimsel olarak içeriği değerlendirildiğinde yan etki yapması beklenmez. Erkeklerin takıntı şeklinde saw palmettodan cinsellikle ilgili yan etki korkusu olsa da saw palmetonun günde 1500 mg kullanılması halinde bile cinsellik yan etkisi görülmemiştir. Yan, cinsellikle ildili yan etki olması için sebep yoktur.
Seyrek olarak içeriğindeki herhangi bir maddeye karşı alerji görülebilir.

Bilgiler xpecia tabletin içeriğindeki maddelerin bilimsel veriler ışığında değerlendirilmiştir.

Saç Dökülmesi Tedavisinde Sprey Kullanımı

Xpeciaya ek olarak sprey de kullanmanız alacağınız sonucu çok daha iyi düzeylere çıkarır. Ek sprey önerisi olarak hairforte Sprey veya Minoxil Sprey kullanabilirsiniz. Alacağınız olumlu etki yaklaşık aynıdır ancak şu farkları Hairforte Sprey bölgesel olarak DHT yi engellediği için orta ve uzun vadede etkisini kaybetmez bir diğer fak da Minoxil sürekli günde iki defa kullanılması gerekirken Hairforte 3-4 ay sonra günde bir defaya, 6 aydan sonra haftada 3 defaya düşürülebilmektedir )kişisel fikrim haftada 3 defanın yetersiz kalacağı için günde bir defayla devam edilmesidir).

Şampuanların Dökülmeye Etkisi Var mıdır?

Kişisel fikrim şampuanların temizlik ürünü olduüğu ve dökülmeye en küçük etkisinin olmayacağı yönündedir. Burada tabi şunu göz ardı edemeyiz; bit tedavisinde bit şampuanı, yağlı egzama tedavisinde climbazol içeren şampuan kullanılması, kepek sorununda kepeğe etkili şampuan kullanılması son derece mantıklıdır. Bunlarda çözüm için şampuan kullanmak ne kadar mantıklıysa dökülmenin tedavisinde şampuan kullanmak o kadar mantıksızdır.

Saça uygulandıktan dakikalar sonra saçtan uzaklaştırılan bir ürünün etkisi olması beklenmemelidir.

Basur ağrısı

By on Ağustos 8, 2018

Makat bölgesinde ağrı olduğunda akla ilk basur gelir ama anal bölge hastalıkları arasında ağrısız hastalıkların en sık görüleni basurdur.

basur ağrısı nasıl geçer

Ağrılı varsa akla normalden farklı olan ve ıkınmakla ortaya çıkıp
kendiliğinden düzelen boğulmuş hali akla gelir. Boğulmuş memelerin anüsten dışarı çıkıp makat kasları tarafından sıkıştırılmasıyla ortaya çıkan çok şiddetli ağrı yapan bir durumdur. Önceden var olan memeler şişer, sertleşir ve dayanılmaz bir acı başlar.

basur ağrısı belirtileriBasur Ağrısı Neden Olur ?

Var olan hemoroid şiddetli ıkınma sonucu dışarı çıkar, her zamankinden farklı olarak dışarı çıkan bu memeler geri içeri giremez. İçeri girmeyen hemoroid memeleri anüs kasları tarafından sıkıştırılır diğer bir deyimle boğulur. Memeye kan gidemediği için dayanılmaz bir ağrı ortaya çıkar. Bu durumu parmağı lastikle boğmaya benzetebiliriz.

Basur ağrısı ile karıştırılan diğer hastalıklar ;basur ağrısı ne kadar sürer

Makat yırtılması ; makat çatlağıda denir, dışkılarken cam çizme hissi ve sonrası makatta kasılma şeklinde ağrı olur ve sıklıkla küçük bir meme eşlik eder. Şikayetler haftalardır devam ediyordur.

basur ağrısı için ağrı kesiciMakatta apse ; Mikrobik bir durumdur çok şiddetli ağrı vardır, en sık karıştırılan hastalıktır. Anüsün yan tarafında sınırları net olmayan bir şişlik vardır ağrı apse boşaltılana kadar giderek şiddetlenir, boşaltıldığı anda hasta rahatlar. Kendi boşlasın diye beklenirse daha ciddi bir sorun olan fistül e dönüşebilir.

Makatta pıhtı toplanması ; Aşırı ıkınma sonrası anüse yakın basur ağrısı ekşiyerde sınırları çok net yuvarlak şekilli bir şişlik oluşur. Ikınmanın şiddetine bağlı olarak bir mercimek kadar olabileceği gibi portakal kadar da olabilir. Büyüklüğüne göre şiddeti çok değişir. Boğulmuş hemoroid ile çok karıştırılır. Fark şudur; makatta pıhtı toplanması olmadan önce hiçbir şikayet yoktur.

Basur Ağrısı Nasıl Giderilir ? ;

Geçici olduğu için ameliyat önerilmez, şişlik indikten sonra tekrar olmasın diye tedavi edilmelidir. Şişlik ve diğer şikayetler tamamen düzeldikten sonra derecesine göre en etkili tedavi yöntemi kullanılır.

en etkili basur ilacıBasur Ağrısı İçin İlaç ;

5-10 gün sürece bu dönemi rahat atlatmak için sıkça sıcak su oturma banyosu yapılabilir, uyuşturucu etkisinden yararlanmak için uyuşturucu merhem kullanılabilir, uyuşturucu etkisi en iyi olan ilaç Anuflex Merhemdir, nohut kadar sürüldüğünde ağrı belirgin ölçüde azalır. Makatın en ağrılı hastalıklarından olan makat çatlağı ilacıdır ancak hemoproid şişmesinden kaynaklanan ağrının da azlamasını sağlar. Şiddeti azaltmak için tablet alınabilir alınabilir. Bu dönemde kullanılacak hemoroid hap ve kremlerinin hiçbir faydası olmaz.

Basur Ağrısı Ne Kadar sürer ?

Genellikle ilk 4 gün en şiddetli süredir 4 günden sonda azalmaya başlar ve 6-10 günde ciddi düzeyde azalmış olur. Şişliğin düzelmesi daha geçtir 5-8 haftayı bulabilir.

https://www.basur-tedavisi.com/basur-agrisi-evde-nasil-gecer
http://www.basurklinigi.com/basur-agrisi-evde-nasil-gecer/

basur ağrısı nasıl geçer

Varisten nasıl korunulur

By on Ağustos 6, 2018

Her hastalık gibi varisten korunmak sorunu baştan engellemek anlamına gelir. Varis bilindiği gibi bir tür toplar damar hastalığıdır, toplar damarları genişletebilecek davranışlardan uzak durmak varislerin genişlemesini, uzamasını, yenilerinin çıkmasını geciktirir. Bütün hastalıklarda öncelikli yaklaşım hastalığın önlenmesi veya hastalık zaten varsa ilerlemesinin önüne geçilmesi olmalıdır. Varis ilerlemesi yavaşlatılabilecek bir hastalıktır.Şu önerilere dikkat edilmesi ilerlemesini tamamen durdurmayabilir ama çok yavaşlatabilir.

Varisten Korunma
Variste nelere dikkat edilmeli sorusunun cevabı kişiye, kişinin cinsiyetine, mesleğe, ailesinde hastalığın olup olmamasına göre değişir, genelleme yapmak gerekirse varisi olan kişi şunlara dikkat etmelidir.

  • Uzun otobüs yolculuklarda mola verildiğinde kısa sürede olsa yürüyüş veya egzersiz yapılmalı, uçak yolculuğunda ayağa kalkıp bacaklar hareket ettirilmelidir.
  • Yolculuk boyunca oturulduğu yerde bacak kaslarını çalıştıracak hareketler yapılmalıdır
  • Kaplıca,sauna ve hamam gibi sıcak ortamlarda uzun kalınmamalı
  • Hareketli bir yaşam tarzı tercih edilmeli, ileri yaş bile olsa günlük yürüyüş yapılmalıdır
  • Aşırı kilolar azaltılmalı ve kilo alınmamalıdır
  • Bacakların üst kısmını sıkan çorap pantolon gibi giysiler giyilmemeli, rahat kıyafetler tercih edilmelidir.
  • Uzun süre ayakta durmayı gerektiren öğretmenlik, berberlik ve cerrahlık gibi meslekler icra edilirken ara verildiğinde oturup kalkma hareketleri gibi bacak kaslarını çalıştıran hareketler yapılmalı mümkünse uygun çorap giyilmelidir.
  • Özellikle belirgin varisleri olanlar ve gebeler uygun ölçülerde varis çorabı giymelidir
  • Ailesinde toplar damar hastalığı olanlar meslek seçimine dikkat etmeli ayakta durmayı gerektiren işlerde çalışmamalıdır.
  • Varisten kaynaklanan yaraların tedavisi zordur ve uzun sürer bu sebeple özellikle bacaklara yara oluşumunu engellemek için küçük travmalardan uzak durulmalıdır.

Acil bir hastalık olmasa da mümkün olduğunca erken dönemde uygun teknolojik yöntemlerle tedavi ettirilmelidir, teknolojik yöntemlerle ameliyatsız tedavilerin ameliyatlar çok sayıda üstünlüğü vardır. Varis tedavi ücretleri için tıklayın https://www.ideaklinik.com/sgkli-hastalarin-tedavi-fiyatlari-ne-kadar.html
Varisi Önleme
Yukarıda yazılanlardan da anlaşılacağı üzere varisi önlemek tam anlamıyla mümkün değildir ancak yukarıdaki önlemlere dikkat edilmesi halinde oluşması ve ilerlemesi yavaşlatılabilir. Yine varisten kaynaklanan yara oluşumu gibi sorunların da önüne geçilebilir.

Sonuç olarak;
Doğru bir yaşam biçimi seçilirse varis oluşumu geciktirilebilir ancak önlenemez.

https://www.varisistanbul.com/varis-ameliyati-olmak-zorunda-degilsiniz.html

    varisten nasıl korunulur

Hamilelik döneminde var olan varisler azar ve yeni varisler ortaya çıkabilir bunun sebebi vücutta çok ciddi stres faktörleri ve damarlar için extra yük ortaya çıkmasıdır.Bunlar her ne kadar fizyolojik olsa da çeşitli sorunların ortaya çıkmasına sebep olabilir.Gebe kalmadan önce tedavi edilmeyen varisler; hamilelik döneminde gerek fetusun (bebeğin) yaptığı bası, alınan fazla kilolar, hareketsizlik ve hormonal etkilere bağlı olarak normalde daha hızlı şekilde artmakta ve komplike hale gelmektedir.

gebelikte başlayan varis geçermi

Gebelerde telenjiektazi denen örümcek ağı şeklinde görüntü veren varislerin (kılcal damar çatlaması) gelişme oranı yüzde 60’ları bulmakta bunların önemli kısmı doğum sonrası dönemde gerileyerek kaybolmakta yaklaşık yüzde onunda ise kalıcı varisler olarak karşımıza çıkmaktadır.Doğumdan 2 ay sonra kaybolmayan varisler tedavi edilmelidir,tedavi edilmezse bir sonraki hamilelikte daha ciddi sorunlara sebep olabilir ve de ilerleyebilir.
Hamilelik başlangıcında varisler varsa gebelik süresince varis çorabı giyilmesi varislerin ilerlemesini yavaşlatır.Varis çorabı buna ek olarak damar iltihabı ve pıhtı atması gibi sorunlara sebep olabilir.

Gebelikte varis

Hamilelik döneminde vücutta bir çok değişiklik olmaktadır bu değişiklikler hormonlarda olduğu gibi vücut fonksiyonlarında da olmaktadır.Hamilelik öncesi varis varlığı bu dönemde şikayetlerde artış yapabilir.

Varis bacak toplar damarlarının genişlemesi şeklinde ortaya çıkan bir hastalıktır.Çok sebep sayılsa da en önemli nedenleri ailesel yatkınlık ve insanın ayakta durmasıdır.Kadınlarda görülme sıklığı erkeklere kıyasla 10 kat daha fazladır ancak bu oranın bu kadar farklı olmasının asıl nedeni kadınlarda kılcal damar şeklinde varisin çok daha fazla olması ve kadınlık hormonu östrojenin toplar damarların basınca dayanma gücünü azaltmasıdır.

Kadınlarda varisin oluşumuna ve ilerlemesine neden olan bir diğer önemli faktörde hamileliktir.Hamilelikte toplar damar genişlemesinin bir çok sebebi vardır.

  • Bebeğin karın içi basıncı artırması toplar damarlarda basınç artışına sebep olur.
  • Bebeğin vücudu ve rahimdeki genişleme bacaklardan gelen darlara direk basınç yaparak geri dönüşü engeller
  • Hamileliğin kendisi hastada fiziksel aktivitenin azalması
  • Hormonlardaki değişim.
  • Beslenme alışkanlığının değişimine bağlı kabızlık ve fazla ıkınma.

Hamilelikte varis sorununda kısır döngü oluşur;şikayetler artar ama önlem alınamaz ve tedavi yapılamaz.Şikayet arttığı için hasta daha az hareket etmek ister hareketsizlik şikayetleri daha da artırır.

Hamilelikte varis tedavisi yapılmaz.Her tedavinin bebeğe zarar verme ihtimali sebebiyle tedavi doğum sonrasına ertelenir.Doğum sonrası 1-2 ay istirahatten sonra hala varisler varsa duruma göre tedavi seçeneklerinden en uygunuyla tedavi yapılır.

Gebelik süresince varisten kaynaklanan şikayetleri en aza indirmek için şu önerilere uyulmalıdır.

Damarlar belirginse ve şikayet yapmaya başladıysa uygun sıkılıkta varis çorabı giyilmeli
Gün içinde kısa mesafeler de olsa yürüyüşler yapılmalı
İstirahat halindeyken mümkün olduğunca bacaklar yukarıda tutulmalı
Ödem gelişiyorsa jinekologla görüşerek tuz azaltılmalı
Kansızlık varsa tedavisi yapılmalı
Bir sonraki gebelikte varis sorunu yaşamamak için doğum sonrası tedavi yapılmalıdır.Tedaviye doğumdan 2 ay sonra başlanmalşıdır.

gebelikte oluşan varis neyle geçer

 

Zamk Yöntemiyle Varis Tedavisi

By on Ağustos 6, 2018

YAPIŞTIRMA İLE VARİS TEDAVİSİ (VEİN SEALİNG)
Toplardamarların genişleyerek kıvrıntılı hale gelmesi ve içinde kan birikintisinin yer almasıyla ağrı,
kramp ,yorgumluk benzeri şikayetlere neden olabilen, ilerleyici hastalığa varis adı verilmektedir.
Varis hastalığı ilerleyerek kronik toplardamar yetersizliğine ve onun neticesinde hayatımızı
zorlaştıran, riske atan komplikasyonlara neden olabilmektedir.
zamkla varis tedavisi fiyatıToplumumuzun yarısından fazlasında hem kadın hem erkekleri etkileyebilen bir hastalıktır. Estetik
sebeplerle, kadınlar hastalığın daha erken dönemlerinde doktora başvurmakta ve erkenden tedavi olabilmektedir. Erkeklerse hastalığın daha ileri formlarına kadar beklemekte, kanama, yara
oluşumu gibi daha ciddi problemlerle hekime başvurabilmektedir.

Varis oluşumunda, genetik yatkınlık, hormonal etkiler yanında, sanayileşmiş modern hayat tarzının
oluşturduğu sağlıksız beslenme alışkanlığı, egzersiz yapmadan yaşamak, uzun süre ayakta veya
oturarak çalışmak gibi; çoğu zaman kaçınamayacağımız faktörlerin etkisi giderek artmaktadır.

VARİS AMELİYATSIZ YÖNTEMLERLE TEDAVİ EDİLEBİLİR

zamkla varis tedavisi yapan yerler

10-15 yıl öncesine kadar sadece ameliyatla tedavi, varis hastaları için tek seçenekti. Hastalar cerrahi öncesi hastaneye yatırılarak, hazırlıklar yapılır ve çoğu zaman genel anestezi altında, hastalanmış damarlar cerrahi tel vasıtasıyla, bağlanıp çekilerek vücuttan çıkarılırdı. Görünür varisler ise 1-2 cm lik kesilerden cerrahi aletlerle çekilip çıkarılırdı. Hasta işlem sonrasında çok fazla ağrı ve morluklardan şikayet eder, iyileşmesi zaman alırdı. Bu durum hastada iş gücü kaybına neden olmanın dışında sosyal hayatını da bir süre ertelemesine neden olurdu.
Cerrahi teknolojilerin gelişmesi ve hayat şeklimizin, hastanın işini ve sosyal hayatını daha az
etkileyecek yöntem arayışlarına hekimleri yönlendirmesiyle; bugün ameliyatsız yöntemler dediğimiz varis tedavi yöntemleri büyük oranda cerrahinin yerini almıştır.
Artık hastalar hastaneye yatma veya hastanede kalma ihtiyacı olmadan varis hastalığından
kurtulabilmektedir. Üstelik çoğunlukla işini veya sosyal hayatını da ertelemesine ihtiyaç
olmamaktadır. Bu yöntemlerin çoğu tek bir iğne giriş noktasından, ultrason eşliğinde gerçekleştirilen yöntemlerdir, ağrısızdır, anestezi ya gerekmez veya sadece lokal anestezi kullanılır.

Tüm bu ameliyatsız yeni nesil varis tedavilerindeki mantık, daha önceden kesilerle vücut dışına
çıkarılan, hastalıklı, varisli dokuların, kesi olmadan , vücudun dışına çıkarılmadan, olduğu yerde
yok edilmesi esasına dayanmaktadır. Lazerle, radyofrekansla, köpükle veya yapıştırma ile harap
edilen hastalıklı dokular, vücudun kendi mekanizması ile olduğu yerden temizlenmektedir.

ÖĞLE YEMEĞİ MOLASINDA VARİS TEDAVİSİ
Lazerin varis tedavisine girmesiyle birlikte, giderek benzer mantığı kullanan yöntemler çeşitlenmeye ve hastaların işlem sırası ve sonrasında yaşadığı sıkıntılar en aza indirilmeye çalışılmıştır.
Yapıştırma yöntemi de 5-6 yıldır yeni nesil varis tedavileri arasında ciddi bir yer edinmiş görünüyor.
ABD de öğlen molası tedavisi ve ülkemizde de 5 dakikada varis tedavisi diye popülerize olmuş ve
binlerce hasta bu tedavi yöntemi ile sağlığına kavuştuştur.

YAPIŞTIRMA İLE VARİS TEDAVİSİ KİMLERE YAPILIR
Bu tedavi, ameliyatlık düzeyde genişlemiş varislerin tedavisinde, toplardamar yetersizliği olan hastalara, çok büyük cilt dışına çıkmış varisleri olan hastalara uygulanmaktadır. Hem büyük ana varislere (büyük safen damarı) hem de bacak arkasındaki küçük ana varislere (küçük safen damarı) uygulanabilir.

YAPIŞTIRMA İLE VARİS TEDAVİSİ NASIL UYGULANIR

zamk yöntemiyle varis tedavisi

Tedavi için özel bir hazırlık yapılması gerekmez.Hasta tedavi masasında sırtüstü yatırılarak, işlem
uygulanacak bölge, sterilizasyon amacıyla solusyonlarla temizlenir ve steril örtülerle örtülür. diz
üzerinden ultrason eşliğinde hastalıklı damara bir iğne ile girilir. Bu, kola serum takmak gibi birişlemdir. Arkasından yapıştırma kateteri (tıbbi tel) varisli damarın içine gönderilerek, uygun seviyeye kadar, ultrasonda görerek getirilir. Bu seviyede damarın içine glue (yapıştırıcı madde)
verilir ve kateder geri çekilerek hastalıklı dokunun yapışması ve tedavisi tamamlanmış olur. Aslında tüm işlem 5-10 dakika arasındadır, ağrısızdır. hasta hemen ayağa kalkarak işine , sosyal hayatına geri dönebilir.
İşlem sonrası varis çorabı kullanılması konusu, hastaya, hastalığın durumuna bağlı olarak
değişmektedir. Çoğunlukla varis çorabı gerekmez, nadiren bir haftalık bir varis çorabı kullanımı
önerilebilir. Bu anlamda da en az varis çorabı gerektiren yöntem olduğunu da söyleyebiliriz.
En az ağrılı ve en az girişim gerektiren yöntem olduğunu da eklemekte fayda vardır.
Tekrardan şu önemli konuyu hatırlatmakta fayda görüyorum, her tedavi şekli her hastaya uygun
değildir. Hangi hastaların hangi yöntem veya yöntemlerle tedavi edileceği hekim tarafından
belirlenir. Bu nedenle varis hastalarının , bu konunun uzmanı bir kalp damar cerrahı ile görüşmeden tedavi kararı almaması gereklidir.

Op.Dr.Orhan Coşkun
Kalp Damar Cerrahi Uzmanı

zamkla varis tedavisi nasıl yapılır

Anüste ağrı

By on Ağustos 1, 2018

Anüste ağrı genellikle hastanın yanlış teşhisiyle yönlendirilir. Doğru teşhis için proctoloji uzmanına yoksa genel cerrahi uzamanına muayene olunarak kesin teşhis konulmalıdır.
Anüste Neden Ağrır
Anal hematom diğer adıyla makatta pıhtı toplanması
Tromboze hemoroid yani basurun boğulması
Makatta apse, iltihap olması
Anal fissür (makat çatlağı, yırtık)
Kondilom (makat siğili)
Ülser
Ragad
Kan Toplanmasına Bağlı Makat Şişliği (anal hematom);
makatta ağrıAnüste ağrı yapan en sık sebeptir ve sıklıkla hemoroidle karıştırılır. Makat hastalıkları (proctoloji) konusunda birikimi az cerrahların bile sıkça hemoroid tedavisi verdiği görülür. Hastalık her yaş gurubunda ve her iki cinste de görülebilir. Çocuklarda görülen makat bölgesindeki şişliklerin büyük çoğunluğu pıhtı toplanmasıdır.
Pıhtı toplanmasının bilinen en sık sebebi fazla ıkınmaktır. Makat bölgesine uygulanan ıkınma basıncı bölge damarlarının dayanacağından daha yükseğe çıktığında ince damarlardan bazıları patlar ve cilt altına kanama olur. Kanama damar içindeki basınçla dokuya sızan kan arasındaki basınç eşitleninceye kadar devam eder ve pıhtılaşarak durur. Şişliğin büyüklüğü ıkınma miktarıyla ilgilidir ve ağrının şiddeti de hematomun büyüklüğüne göre değişir. Bir mercimek kadar olabileceği gibi portakal kadar bile olabilir. Tedavi gerekmeden kendiliğinden 2-3 haftada düzelir ancak ciddi ağrı yaşam kalitesini düşüdür bu hastalıktan kaynaklanan ağrıda en etkili ilaç Anufleks Kremdir. Ilık su oturma banyosu da rahatlatıcı etki yapar.

Boğulmuş Basur (Tromboze hemoroid) ;
Normalde kişiyi çok rahatsız etmeyen çeşitli derecelerde basur vardır ancak bir gün çok şişer ve dayanılmaz düzeylerde ağrı yapar. Sebep yine makatta pıhtı toplanması gibidir. Anal bölgedeki ağrıların en şiddetlisi boğulmuş basurda görülür. Tedavi yaklaşımı hematom gibidir, beklenirse 2-3 haftada kendiliğinden düzelir, ağrılı süreci rahat geçirmek için anuflex kullanılmalıdır. Tromboze hemoroid ağrısına en iyi gelen ilaçtır.
Anal Apse
Anüs bezlerinde tıkanma ve buna bağlı olarak iltihap, devamındaysa apseleşme olur. Apsenin derinliği ve büyüklüğüne göre değişen düzeyde ağrı olur, dayanılmaz düzeylere çıkabilir. En kısa sürede cerrahi olarak boşaltılması gerekir. Enjektörle boşaltmak veya kendiliğinden patlamasını beklemek fistül oluşumuna sebep olur.
Anal Fissür
Yine en sık sebep kabızlıktır ve kanalda yırtık oluşur, önceleri daha çok cam çiziyormuş hissi olur 1-2 hafta içinde ağrı eklenir. Ağrının eklenmesi çatlağın müzminleştiğini gösterir. Öncelikle ilaç tedavisi denenir.
İlaç tedavisinde iki seçenek vardır
1- Rectodem merhem + Anestol pomad birliket kullanılır.
2- Anuflex merhem, tek başına yeterlidir
Tedavi hangi yöntemle yapılırsa yapılsın kabızlık engellenmelidir.
Kondilom
Başlangıçta ağrıdan pek söz edilmez, ilerledikçe derideki hasara arttığı için ilerlediği dönemlerde ağrıma yapar. Bağırsağa girip orada büyürse ağrıya ek olarak sebepsiz dışkılama hissi ortaya çıkar.
Ülser
Bir tür yaradır, yara gibi acı yanma yapar. Daha çok soliter rektal üser dediğimiz bağırsağın son kısmında görülen tiptedir.
Ragad
Yüzeyel sıyrılmadı hastaya acı verir.

Anüste ağrı tedavisi için anüs ağrısı tedavisi

anüste ağrı

 

SGK Varis tedavisi

By on Temmuz 31, 2018

Özellikle kadınlarda en sık görülen hastalık varistir ve erkeklerden 10 kat daha sık görülür. Sosyal Güvenlik Kurumu yani SGK veris tedavisini diğer hastalıklar gibi değerlendirip ilgili kurumlarla anlaşmaktadır. Genel hastanelerde sadece kalın varislerin tedavisi ameliyat şeklinde yapılmaktadır, hastayı daha fazla rahatsız eden kılcal damarlar ve sonraki yıllarda genişleyen orta kalınlıktaki damarlar tedavi edilmemektedir.Buna karşın hastası daha çok bu branşa giren klinikler işi varisin tedavileri olduğu için ameliyatla tedavi yapmamakta, çağdaş tedavileri uygulamaktadır. Bu tedavi yöntemleri sayesinde 0.1 mm ile 25 mm arasındaki tüm varisler tedavi edilebilmektedir.

Varis konusunda uzmanlaşmış kliniklerde tedavi

Lazer

Radyo frekans

Köpük

Skleroterapi

Mikro skleroterapi

Gibi yöntemlerle ameliyatsız ve ayaktan yapılmaktadır. Bu şekilde varis tedavisi SGK açısından da daha ekonomik olmaktadır

SGK nın varis tedavisinde avantajları şunlardır

Ameliyat sonrası 2 ay rapor verildiğinde hastanın maaşını SGK öder

Ameliyat sonrası kullanılan bandaj, çorap bedelleri SGK ya ekonomik yükütr

Komplikasyonlardan korunmak için antibiotik, ağrı için ağrı kesiciler SGK tarafından karşılanır.

Ameliyatsız tedavi yöntemlerinde SGK ya bu tür ekonomik yük gelmez çünkü istirahat, çorap bandaj, ilaç önerilmez.

Varis tedavisine özel çalışan klinik sayısı oldukça azdır bu konuda idea kliniktir Türkiye’de 6 şubeyle hizmet veren tek kliniktir.

En iyi Varis tedavi Merkezi

Güzel bir söz vardır “ne aradığını bilmeyen aradığını bulamaz” En iyi varis tedavi merkezi araştırılırken tabiî ki tedavi yöntemlerini, kullanılan teknolojik cihazları, klinik veya doktorun bu konudaki tecrübesini, hasta sonuçlarını bilmek gerekir. Yoksa “ben iyiyim” diyene inanmak yada genel olarak popüler bir hastanede ameliyata mahkum olmak üzücü olabilir.
Bir çok hastalık için yaklaşık aynı şey söylenebilir.

– Tüm teknolojilere sahip olmalıdır
– Dünyada yaygın olan yöntemleri kullanmalıdır
– Daha fazla ücret alabilmek için hastayı gereksiz yere ameliyata razı etmemelidir.
– Yenilikleri takip etmeli bilgisini paylaşmalıdır
– Hastanın sorununu çözene kadar takip etmelidir
– Garantili tedavi yapabilmelidir
– Hastasını sosyal yaşamdan koparmamalıdır
– İz bırakmayacak yöntemleri tercih etmelidir
– En ekonomik ama başarısı yüksek yöntemleri de sunabilmelidir
– Tekrar varis oluşumunu engellemek için kalın ince demeden hepsini tedavi etmelidir.
– Aylarca bandaj veya çorap önermeyecek tedavileri seçmelidir
– Bacaklar dışında yüz bölgesindeki kılcalları da yok edebilmelidir.
En iyi demek için
Varis konusunda tecrübeli kalp damar cerrahi uzmanı
Yeterli sayıda uzman, yardımcı
Lazer, radyo frekans gibi teknolojiler
Tabiî ki hastanın rahat edebileceği bir ortam olmalıdır.
Bu veriler ışığında Türkiye’nin en iyi merkezi olarak Idea klinik öne çıkmaktadır. Varisle ilgili tedavilere yoğunlaşmış Idea Klinik İstanbul’da Bakırköy Yeşilyurt, Nişantaşı ve Bağdat Caddesi semtlerinde 3 şube, Ankara, Bursa ve İzmir’de birer şube olmak üzere toplam 6 klinikle hizmet vermektedir. Toplam 6 kalp damar cerrahi uzmanının tamamı tüm toplar damar hastalıkları tedavileri konusunda tecrübelidir. Idea Klinik tedavide garanti veren Türkiye’nin tek kliniğidir. Oldu da bitti diyerek hastaya “işin bitti” denmez bir sene boyunca hastada varisle ilgili olabilecek tüm sorunlar, geride kalmış olabilecek kılcallar veya tekrarlar tamamen ücretsiz çözülür.

Radyo dalgalarıyla varis tedavisi

Kullanılan cihaz radyo frekanstır ve kullandığı enerji radyo dalgasıdır. https://www.varisistanbul.com/radyofrekans-tedavisi.html tıbbın bir çok alanında kullanılmaktadır ve her gün yeni bir branşın hizmetine girmektedir. Kullanılan radyo dalgaları kanser tedavisinde radyasyon enerjisinden çok farklı bir enerji türüdür. Üretilen enerji 4 mega hertz dalga boyunda bir enerji türüdür, bilinen hiçbir yan etkisi yoktur. Kesinlikle radyasyon içermemektedir.
Radyo frekans adıyla anılan bu cihazla ince ve orta kalınlıkta kılcal damar tedavisinde kullanılır. Deri üzerinden direk damara dokunularak uygulanır, cihazın ucu damara değdiği an hastalıklı damar yok olur. Çok pratiktir ve oldukça etkindir. Uygulama genellikle tek seansta tamamlanır ancak çok yaygın vakalarda seans gerekebilir. Kliniklerin yaklaşımları farklılık gösterebilir ancak radyo frekans uygulamalarının seanslarından artı ücret alınmamaktadır, yani tüm varisler bitinceye kadar devam edilir.

Radyo Dalgalarıyla Varis Tedavisi

  • Belirlenmiş hiçbir yan etkisi yoktur
  • Uygulama çok pratiktir, işlem anında damarın yok olduğu görülür
  • Maliyeti düşüktür
  • Tüm kılcal (yüz,burun bacaktaki) varislerin tedavisinde güvenle kullanılabilir.
  • Acı çok az olduğu için uyuşturucuya ihtiyaç duyulmaz.
  • Ameliyat edilemeyecek kadar ince damarlara kalıcı çözüm getirir
  • Köpük veya skleroterapi uygulanamayan damarlar yok edilebilir.
  • Uygulama sonrası bandaj uygulanmaz.
  • Hasta sosyal yaşamını sürdürürken tedavisini yaptırabilir, işlem sonrası işine evine dönebilir
  • İşlem bitiminde hiç iz kalmaz, iz özellikle yüz bölgesinde önemlidir.
    Kılcal damarlar genellikle ciddi ağrı yapmaz ancak bir çok vakada tedavi bitiminde ağrıların düzeldiği görülür.
    Bilgiler haberler.com dan alınmıştır

Radyo dalgalarıyla varis tedavisi yapan klinikler

Konu ile ilgili olan ve internette karşılaşabileceğiniz bir diğer yöntem ise radyo frekansla varis ameliyatıdır. Bu bir tür ameliyattır. Deri kesilir hastalıklı damar bulunup açığa çıkarılır, damarın içinden bir tel gönderilir ve telin ucunun değdiği damarın yanması sağlanır. Bu işlem kalın damarlarda uygulanmaktadır.

EVLA

Teknolojilerle yapılan çağdaş ameliyatlardandır. Ayaktan uygulanabilen bir yöntemdir. Damarın içinden girilerek yakmaya yarayan lazer ameliyatı da (EVLA- endo venöz lazer ablasyon) ayrı sayfada ayrıntılı incelenmiştir.

RF ve diğer yöntemlerle ilgili ayrıntılı bilgi için https://www.ideaklinik.com/ameliyatsiz-varis-tedavisi-nasil-yapilir.html

Ayrıntılı bilgi ve SGK lılara uygulanan tedavi ücretleri için www.ideaklinik.com

Hemoroid

By on Temmuz 31, 2018

Basur (hemoroid) toplumda en yaygın görülen hastalıkların biridir.Utanma sebebiyle rahat muayene yapılmadığı için sıklıkla yanlış yollara yönelinmektedir.Diğer taraftan cerrahlarında pek sevmediği konu olması da ayrı bir sorundur.

10 000 den fazla makat hastalığı tedavisi yapmış konunun uzmanı bir hekim olarak bu konudaki tecrübelerimle önerilerimi yazmak insanları aydınlatır diye düşündüm.

Hemoroidin tedavisi derecesine göre seçilmelidir.

Öncelikle şunu belirtmeliyim kanamanız varsa asla “hemoroidim var” deyip tedavi etmeye kalkmayın çünkü kanamanın sebebi kötü huylu bir hastalıksa çok kıymetli zamanları kaybedersiniz.Kanamanız varsa mutlaka muayene olun ve gereken tetkikleri yaptırın.

Derecesine göre tedavi önerilerim

1.Derece iç hemoroid

ciddi kanama yoksa ameliyat,lazer veya boğma yöntemi düşünmemeli ilaçlar yada bitkisel ilaçlarla tedavi emelisiniz.Buna ek olarak kabızlığı düzeltmeli,tuvaletten kısa sürede ve fazla ıkınmadan çıkmalısınız.

2.Derece iç hemoroid

İlaçlar yada bitkisel ilaçlarla kalıcı tedavi edemezsiniz ama şikayetlerinizi düzeltebilirsiniz.Bu seviyede en akıllıca çözüm lazer ve lastikle boğma yöntemidir.Bunları yaptırıncaya kadar bitkisel ilaç yada ilaç kullanabilirsiniz.

3.Derece iç hemoroid

Bu seviyede de ilaç ve bitkisel ilaçlarla tedavi mümkün değildir ama şikayetler düzeltilerek kalıcı tedavi ertelenebilir.Kalıcı çözüm için 3.Dereceye lazer ve boğma yöntemi birlikte uygulanabilir,De Longo ameliyatı yada THD ameliyatı yapılabilir.Be seviyede bu alternatifler en doğrusudur.Klasik cerrahi,ligasure gibi tedaviler gereksiz zahmetli seçeneklerdir.

4.Derece hemoroid

Bu seviyede en doğru çözüm klasik yöntemle ameliyattır.lazer,De Londo,THD gibi teknolojik tedaviler yetersiz kalır.Diğer taraftan ilaç yada bitkisel ilaçlar hafif düzelme sağlasa da beklenen sonucu vermez.

Gelelim ameliyat dışı çözümlere

Yukarda yazdığım gibi bu çözümler daha çok şikayete azaltmaya yöneliktir.

İlaçla Hemoroid Tedavisi

Haplardan daflon günde 4 tablet alınır bunun yerine günde 2 tablet alınan doxium tercih edilebilir.

Bölgesel kullanımda kortos fitil ve proktolog krem kullanılabilir ancak kortizon içerdiği için uzun süre kullanılmamalıdır.

Bitkisel ilaçlarla tedaviden hangisi seçilmeli ?

Normal ilaç çeşidi 3 ken bitkisel ilaçların çeşidi 100 den fazladır ve yaptığım araştırmaya göre bunların büyük çoğunluğu piyasayı tokatlamak amaçlı şarlatan ürünlerdir ve herhangi bir işe yarayacağını sanmıyorum.Bitkisel ilaç alacağınızda şunlara dikkat etmelisiniz.

Bitkisel ilaç satıcılarının yazdığı yada söylediği;

% 100 tedavi
Kesin tedavi
Mucizevi ilaç
En iyi formül
3 adımda tüm sorunlarınız bitecek
Hipocratın tedavisi
1000 yıldır kullanılan tedaviler
İyileşmezse paranızı iade ediyoruz.

Şeklindeki cümlelerden asla etkilenmeyin bunları okuduğunuz üründen uzak durun,paranızı şarlatanlara kaptırmayın.
Unutmayın hemoroid teşhisi konmadan yapılan hiçbir tedavi doğru tedavi değildir.

Hemoroid kanserleşirmi

Hemoroid hastalığı kansere dönüşürmü;hemoroid sebep ve oluşum şekli açısına bakıldığında kanserle ilişkisi olmayan bir hastalıktır.Hemoroid hastalığı hemoroid olarak başlar ve devam eder,önlem alınmazsa yada tedavi edilmezse ilerler.Birinci derece olarak başlar ve dördüncü dereceye kadar ilerleyebilir.Bu derecelendirme iç hemoroidler için geçerlidir dışarıda olanlar derecelendirilmez daha çok büyük ve küçük olarak sınıflandırılır.

Makat bölgesi kanserlerinin sebepleri net aydınlatabilmiş değilse de basurun oluşumuyla aynı sebep olmadığı kesindir.

Halk arasında yaygın olarak konuşulan “hemoroid tedavi edilmezse kanserleşir” düşüncesi tümüyle yanlıştır,asla kansere dönüşmez.Kanser kanser olarak başlar ve o şekilde ilerler basurda aynı şekildedir.

Peki bu yanlış inanışın sebebi nerden geliyor.

Türkiye de genel teamül kanser şüphesi olan yada kanser teşhisi konana hastalara gerçek hastalığı söylenmez yakın bir hastalık söylenir.Hastanın kendisine söylenmese de yakınları bu konuda aydınlatılır ve kanser tedavisini yapmaları ısrarla söylenir.Tedavisi yapılırken hasta yakınları gelen konu komşuya ve akrabalara hastanın makat yada kalın bağırsak kanseri olduğunu söylemezler hemoroid ameliyatı olduğunu söylerler.Bu şekilde etraf yanlış bilgilenir,bir süre sonra hasta ölür ve kanserden öldüğü konuşulur.Sonuçta bu yanlış anlaşılmalar sonunda hastanın hemoroid olduğunu ve kansere dönüştüğünü söyleyenler olur ve bu yanlış bilgi oturur.

En iyi hemoroid doktoru

Tabiî ki doktorun kötüsü olmaz ama iyisi olur. En iyi basur doktoru dendiğinde aslında doktordan çok teknolojiye sahip olup olmadığı ve bu teknolojilerin kullanımı konusunda yeterli birikimi olandır.
Diğer taraftan doğru teşhis de önemlidir çünkü doğru konmayan bir teşhisle doğru bir tedavi yapılması mümkün değildir. Örneğin genel cerrahların sıkça yaptığı hatalardan biri makat çatlağı olan bir hastaya hemoroid teşhisi koyup onun ilacını verilirse iyileşme ihtimal düşük olacaktır.

En İyi Hemoroid Doktoru

Bir çok hastalıkta olduğu gibi bu hastalığın tedavisinde de çok farklı yöntemler ve teknolojiler kullanılmaktadır. En iyi hemoroid doktoru diyebilmek için tüm bu yöntemleri bilmeli ve teknolojilerin kullanımına hakim olmalıdır. Zaten bu kadar birikimi varsa o zaman genel cerrah olmaktan çıkıp genel cerrahinin bir bölümü makat hastalıkları uzmanı yani proctoloji uzmanı diğer deyimle proctolog olmaktadır.
Basur dış ve iç olmak üzere iki çeşidi ve iç olanların da ilerlemişliğine göre 4 derecesi olan bir hastalıktır. Doğal olarak bu kadar farklı olan bir hastalığın tedavileri de çok farklı olmaktadır. Bu kadar tedavi çeşitliği olan bir hastalık konusunda tecrübe ve teknolojiye sahip bir doktor ancak o hasta için en uygun tedaviyi seçebilir. Şöyle ki ; sadece klasik yöntemle cerrahi tedaviyi bilen bir doktor lazer, RBL, İRC ve THD yöntemlerini hastasına sunamaz ve hasta bu güzel tedavileri olma şansını kaybedecektir.
En iyi basur doktoru derken yine aynı şekilde kurumun yapısı da önemlidir, kliniğin cihaz yatırımı, fiyat politikası, bu konudaki tedavi sayıları gibi veriler de en iyi klinik özelliğini getirmektedir. Bazı klinikler sadece basur tedavisiyle ilgilenirken bazı klinikler “ne iş olsa yapar” bu iki yaklaşımın getirdiği bilgi birikimi farklı olacaktır.
Türkiye’de göze çarpan proctoloji uzmanları ;
Bursa
Ergun AYGÖREN
Ankara
Adil ALTINSOY
İzmir
Demet Ağras
İstanbul
Nizam KURTDERE
Ali Rıza Şahap BARLAS
Atilla KAYA

Doktorunuzu seçerken
Hani derler ya “kavun değilki g.tünü koklayıpta anlayasın” , tabi kavun seçer gibi seçemezsiniz ama bilgili bir şekilde gidip hastalığınıla ilgili ayrıntılı sorular sorup makul cevaplar alarak seçim yapabilirsiniz.
Peki bu seçim size ne getirir
Daha az canınız yanar
Daha çabuk işe dönebilirsiniz
Makatınızda ciddi deformasyon olmaz
Yatmanız yani istirahat etmeniz gerekmez.
Kanama, iltihap, dışkı kaçırma gibi riskleri düşük ihtimalle yaşarsiniz
Teknolojinin ve tecrübenin nimetlerinden yararlanırsınız

 

Saçkıran sıçrarmı

By on Temmuz 17, 2018

Saçkıran vücutta kıl olan kaş, kirpik, sakal, favori, kafa, vücut kılları, etek kılları, koltuk altı gibi vücudun kıl bulunan her yerinde olabilir ve her yerde sıfırdan başladığı kabul edilir yani bir yerde varken başka yerde olması saçkıran sıçrar şeklinde düşünülmez yenilerinin çıktığı kabul edilir. Her ne kadar Türkçede sakal kıran, kaş kıran gibi kelimeler kullanılsa da ortak adı saçkırandır. Yaygınlığına göre adı değişebilmektedir örneğin sadece kafadaysa alopecia totalis, vücuttaki kılların tamamı döküldüyse alopecia universalis denir.

Saçkıran Bulaşır mı?
alopecia areata sıçrarmıSaçkıranın kafada bir noktadan başka bir noktaya geçmesi söz konusu değildir yine bunun gibi bir kişiden başka bir kişiye bulaşma şeklinde geçmesi de mümkün değildir. Saç kıranın nerede olduğu tedavi şeklini değiştirmez tümü yaklaşık aynı şekilde tedavi edilir ama çok geniş alanları tuttuğunda kortizon enjeksiyonunun yan etkileri abartılı düzeylerde olabileceğinden bu durumda bölgesel kortizon enjeksiyonu yapılmaz.
Yüz bölgesinde görülen genel olarak sakal kıran denilen saçkıran en fazla dikkat çekici olandır çünkü çok sık sakalların ve bıyıkların arasında hiç kılsız alan görsel olarak dikkat çeker, kafada görülen saçkıran alanları çok geniş değilse saçlar biraz uzun tutularak kamufle edilememektedir.
saçkıran sıçrarmıKaş bölgesinde görülen saçkıran da çok dikkat çekici olur ancak geçici çözümün en kolay uygulandığı da budur çünkü basitçe kalemle o bölge doldurulabilir. Kalıcı makyaj adıyla yapılan dövme de yapılabilir ancak silinmesi, renk değiştirmesi ve suni görünmesi rahatsız edicidir.
En rahat kabullenilen saçkıran oluşma yeri ise vücuttur çünkü elbise ile rahatça kapatılabilmektedir.
Sonuç olarak
Saçkıran birinden bulaşmaz ve aynı kişide bir yerden başka bir yere sıçramaz ancak kıl olan her bölgede ve her yaşta çıkabiliri tedaviden sonra tekrarlayabilir.
Tedavi seçenekleri, seyri, sonuçları gibi ayrıntılı bilgi için

 

Anal Fissür Bitkisel Tedavi

By on Temmuz 17, 2018

Anal fissür bir tür iyileşmeyen yaradır ancak burada sorun yaranın iyileşme yeteneğinin veya yara bakımının yetersiz yapılması değil, bölge kaslarının çok kasılması sebebiyle yara bölgesine yeterli kan gidememesi ve iyi beslenememesidir. Yani iyileşmeyi engelleyen şey kasın fazla kasılmasıdır. Durum böyle olunca direk yara bakımı yapmak sorunun çözümü için yetersiz kalır.
Gerek eczanede satılan ilaçlar, gerek çok daha etkili botoxla ve gerekse ameliyatta yapılmaya çalışılan tek şey kasılan bu kası gevşetmektir. Bölgesel olarak kullanılan rectomer yarayı iyileştirici değil kası gevşetici bir pomaddır. Yine benzer şekilde her hastaya önerilen sıcak su oturma banyosu gibi uygulamalar da yine anüsün rahatlaması ve ağrının azaltılması içindir.

Anuflex Merhem
Anal fissür tedavisine özel geliştirilmiş tek ilaç anuflex merhemdir. Tamamı aşağıda ayrıntısı ele alınmış bitkilerle oluşturulmuş içeriğe sahiptir. Ameliyata karar vermeden önce 1-2 hafta kullanmak akıllıca olur. İçeriğindeki ağrı ve acıyı kesen eugenol sayesinde basur şişmesi ve anal hematom gibi ağrılı hastalıklarda da ağrıyı azaltmak amacıyla etkili bir şekilde kullanılmaktadır.

Anal Fissür Bitkisel Tedavi
Ciddi düzeyde etkili bir bitkisel ilaç yoktur, hazırlanmış paket olarak sunulan bitkisel ilaçların hepsi piyasayı vurmak için üretilmiş ve hiçbir olumlu etkisi olmayan ürünlerdir. Daha çok evde hastanın kendisinin hazırlayabileceği ve uygulayabileceği ürünler tercih edilir çünkü bunlar daha etkilidir. Adı fissür çağrıştıran tablet veye bölgesel ürünlere boşa para harcamak yerine daha etkili ev içi hazırlanan ürünler tercih edilir.

Karanfil;
Karanfilin kas gevşetici ve rahatlatıcı etkisinden yararlanılır. Bölgesel uyuşturucu etkisi olsa da çok etkili değildir. Bitkisel uygulamalar içinde en iyisidir. Karanfil çay gibi demlikte demlenir, 3 litre kadar hafif can yakacak kadar sıcak suya bir fincan konur, tuvalete girmeden hemen önce ve tuvaletten çıkacakken suyun içine oturma şeklinde yeniden uygulanır. Karanfil çayı karıştırılmış sıcak suya 4-5 dakika oturmak yeterlidir. Bu şekilde hem dışkılarken çekline acı azalır hem de dışkılamadan sonra devam eden ağrı azalır. Şikayetlerde azalma sağlaması etkili olabileceğini gösterir, devam edilmelidir. Özellikle dışkılama sonrası ağrı azalıyorsa bu iyileşeceğine işaret eder.

Kantaron Yağı Sürmek
Yara iyileşmesini hızlandırıcı etkisi olduğu yönünde bilgiler vardır. Yine yaranın yüzeyinde koruyucu bir bariyer oluşturması da etkili olmasını sağlar.
Tüm bu bitkisel ürülerin biri veya birden fazlası aynı dönemde uygulanabilir ancak kesinlikle kabızlığın önüne geçilmelidir. Hatta iyileşme olursa sonraki

Aynı Safa Otu Özütü
Dışkılamadan sonra saatlerce devam eden makat kasında kasılma ve bu kasılmadan kaynaklanan dayanılmaz ağrının iyileşmesini sağlar. En belirgin etkisi kaslardaki kasılmayı kaldırıp gevşeme sağlamasıdır. Fissürün iyileşmesini engelleyen en önemli sebep bu kas kasılmasıdıri kasın gevşemesi fissürün iyileşmesini de sağlar.

At Kestanesi Özütü
Makatta en sık görülen hastalık olan hemoroidin tedavisinde yaygın şekilde kullanılmaktadır. Toplar damarlarda daralma sağlayarak şişliği ve şişlikten kaynaklanan ağrıyı azaltır.

Anal Fissür Bitkisel Krem
Yukardaki bitkilse evde uygun şekilde hazırlanıp kullanılabilir ancak hazır formu uygun fiyatla satılmaktadır. Bitkisel oranlar bilimsel veriler ışığında belirlendiği için evde yapılandan daha iyi netice alınması beklenir. Piyasada fissür tedavisi için geliştirilen bitkisel ilaç Anuflex Merhem satılmaktadır. Doğru şekilde kullanılırsa başarısının yüksek olması beklenir. Çok eski hastalarda yetersiz kalabilir.

Zeytinyağı
Yumuşatma etkisi vardır,yemekte kullanılan formu dışkılamadan önce ve hemen sonra anüs etrafına ve özellikle içine parmak yardımıyla bolca sürülür. Kasları gevşetmez, çatlağın havayla temasını azaltarak acıyı azaltır, diğer taraftan dışkıyla yaranın karşılaşma miktarını azalarak iyileşmenin önünü açabilir. Günde bir fincan zeytin yağı kabızlığı engelleyerek te etki eder.dönemde de kabız kalınmamalıdır yoksa ilk kabızlıkta fissür yeniden oluşur.

Sinameki Otu
Direk etkili değildir, kabızlığı engelleyerek iyileşmeye katkı sağlar. Dozu iyi ayarlanmalıdır çünkü fazla alınırsa yoğun ishale neden olarak hastalığın iyileşmesini geciktirir. Sinameki otunun tablet şeklinde hasırlanmış ilaç formları da (bekunis tablet) vardır.
Fissür tedavisi için önerdiğimiz bu tedaviler başarısı düşük uygulamalardır ancak 5-10 gün denemekte yarar vardır, düşük bir ihtimal de olsa önemli bir avantaj sağlanmış olur. Özellikle ameliyatta bir kasın kesilerek feda edildiği düşünülürse avantaj daha anlamlı hale gelmektedir. Fissür tedavisini bu kadar süre geciktirmenin bir önemi yoktur.

https://www.ideaklinik.com/anal-fissur-makat-catlagi-tedavisi.html

Anal fissür kremi rectoderm

By on Temmuz 17, 2018

Makat çatlağının ilaçla tedavisi için geliştirilmiş bir kremdir. Muadil olarak eczanelerde üretilen aynı içerikli nitrogliserinli kremlere kıyasla 3 kat pahalı bir fiyatla piyasaya sunulmuştur. Erken dönem yani ilk hafta içindeki makat çatlaklarının (anal fissür) tedavisi için % 30 lar civarında başarı sağlaması beklenabilir. Fissür hastalarına çözüm üretebilmek amacıyla yaklaşık aynı içeriği eczacılara karışım şeklinde hazırlatarak hastalara reçete ediliyor ve eczacının hazırladığı bu ilaçların bedeli SGK tarafından ödeniyor buna karşın rectoderm bedeli SGK tarafından ödenmiyor yani ilaçlarla aynı sınıfa sokulmadığı için reçetesiz de satılıyor. Konu içinde eleştirel bilgiler de yer almaktadır ama bu piyasa gerçekleri dahilinde eleşriel fikirlerdir.
Sayfa sonunda bitkisel fissür kremi hakkında bilgi de verilmiştir göz atmanızı öneririm.

Anal Fissür Kremi Rectoderm 

rektoderm

 Konunun ayrıntısına geçmeden fiyatlardan söz etmek yerinde olacaktır, rectodem belkide tek marka olmanın getirdiği rahatlıkla bu sınıfa sokulacak ilaçlar arasında en pahalısıdır astronomik bir fiyata satılmaktadır oysa eczanelerde yapılıp hastaya sunulan şekli çok daha uygun fiyata satılmaktadır. İnternette araştırma yapıldığında bu ilacın hazırlanması konusunda tecrübeli eczanelerden Aslı eczanesi aynı oranlı ilacı yarı fiyatına satmaktadır. Hatta ilacı kapınıza kadar teslim etmektedir. 0212 280 64 00 veya 0212 325 17 43 nolu telefonlardan sipariş verebildiğiniz gibi eczacidemetsari @ gmail.com a sipariş maili attığınızda size ulaşıp ilacınızı gönderebiliyorlar.

Rectoderm krem anal fissür tedavisinde daha çok erken dönem yani ilk birkaç hafta içinde kullanılabilir ancak kronikleştikten sonra hiç etkili olması beklenmez bu sebeple makatınızda çatlak olduğu yönünde şüpheniz varsa en kısa sürede dışkılama alışkanlığınızı düzenlemeli ve tedavi başlamalısınız.
Anal fissürün krem tarzı ilaçlarla tedavisinde ve hastalığın tekrarının engellenmesinde en önemli şey kabızlığın engellenmesidir,gerekirse bekunis tablet benzeri haplar kullanarak mutlaka kabızlık sorununu çözmelisiniz yoksa kullanacağınız rektoderm veya benzeri ilaçların başarısı düşük kalacaktır.

Rectoderm Fiyatı
Eczane kanalıyla satılmaktadır, internette satışı yapılabilir ancak tek üretici olduğu için internetin rekabet ortamına sokulmasını engelemektedir. Olması gerekenden çok pahalı bir ilaçtır. Eczane satış fiyatı 119 TL dir. Alternatif bir ilaç çıkana kadar bu şekilde ukala fiyat uygulaması devam edecek gibi görünmektedir. Başka bir firma tarafından Rectomer  ve Anrecta adlı merhemlerin üretimi daha planlanmaktadır. Yine en az bunlar kadar etkili olabilecek Anuflex adlı bitkisel içerikli bir başka ilaç üretimi yapılacağı eczacılar arasında konuşulmaktadır. Ürün saysı üçe çıkarsa şu an tek tabanca çalışan ürünün fiyatı inecektir.

Rectoderm Merhem nasıl Kullanılır
Farklı şekillerde öneriliyor olsa da makat fizyolojisi ile birlikte düşünüldüğünde şu şekile kullanılması daha yüksek başarı sağlar; Tuvalete girildikten sonra 3-4 dakika ılık suda oturulur, kalkıp bolca anestol pomad sürülür, 3-4 dakika uyuşması beklenir, dışkılama yapılır, tekrar ılık suya oturulur, kalkıp kurulandıktan sonra serçe parmağın son boğumunun yarısı kadar rectoderm merhem anüsün içine sürülür. Anestol pomad çok miktarda kullanılabilir ama rectoderin ciddi olabilen yan etkileri sebebiyle sınırlı kullanılması gerekir.

Tedavi olarak ta bu tür ciddi yan etkileri olan merhemlerle zaman kaybetmek yerine botox veya ameliyatla kalıcı tedavi olmak daha akıllıca bir yaklaşımdır.

Bitkisel çatlak kremleri

Fissür Bitkisel Kremi
Böyle bir krem olup olmadığını bilmiyorum ama google dan aradığım kadarıyla göremedim. Bence yukarıdaki ilaçlardan daha uygun fiyata, daha etkili ve daha az yan etkisi olan ilaçlar olmalı diye düşünüyorum. İçeriğinde meyan kökü (bitkisel kortizondur), at kestanesi (damar genişletici etkisiyle fissürün daha iyi beslenmesini sağlar), aynısafa otu (makat kaslarını gevşetir), karanfil (bölgesel uyuşturucu etkisi vardır) özleriyle hazırlanacak bir kremin rectodermden daha etkili olabileceğini ve bunu yaparken de tansiyon düşmesi gibi ciddi, baş ağrısı gibi rahatsız edici yan etkiler de görülmez. 12.03.2014

Bu yazı yazıldıktan yıllar sonra anal fissür tedavisinde kullanılan anuflex pomad adıyla bir ilaç piyasaya verildi. İçeriği ayrıntılı inceledimi başarılı olması beklenir ancak kesinlikle kabızlık ta engellenmelidir. Yukarıdaki bitkileri evde karıştırıp merhem elde etmek oldukça zordu, hazır bir ilaç çıkarılmış olması memnuniyet verici.

Anuflex Krem
Bir çok bitkisel aktif ile desteklenmiştir, bu bitkisel aktiflerden iki tanesi ve etkisi çok önemlidir. Karanfil yağı içeriğindeki eugenol sayesinde uygulandığı alanı belirgin ölçüde uyuşturur ve acıyı azaltır, diğer bir etkili bitkisel aktif te aynısafa otu özütü, aynısafa otu özü kas gevşetici etki yaparak fissürün iyileşmesini sağlar. Tek ürünle iki etki elde edilmekte ve daha az ağrılı dışkı ile dışkılama sonrası ağrıda azalma elde edilir. Dışkılamadan bir kaç dakika önce ve dışkılamadan sonra nohut kadar sürülmesi yeterlidir.

Makat Çatlağı Kremleri Fiyatları
Anuflex Krem fiyatı 49 TL
Rectoderm Merhem Fiyatı 119 TL
Anrecta  Merhem Fiyatı 102 TL
Rectomer (piyasaya verilmemiştir)
Anestol Pomad Fiyatı 12 TL (Tekbaşına etkisidir rectodemle birlikte kullanılır)

Rectodermi Devlet Karşılar mı?
Hayır karşılamaz aslında diğer fissür ilaçları Anuflex ve Anrecta da devlet tarafından karşılanmaz. Anestol karşılanır ama o da yardımcı ilaçtır asıl fissür ilacı değildir.

 

Makat Çatlağı Kremi Nasıl Kullanılır?

Kılcal Varis

By on Temmuz 6, 2018

Kılcal varis kıl kadar ince varisleri tarif eder. Normalde görünmeyecek kadar damarların cildin altında görünür hale gelecek kadar genişlemesidir. Çapları 1 mm nin onda biri kadar olabildiği gibi 1.5 mm kadar olanlar bu sınıfa girer daha kalın olanlara retiküler veya kalın varisler denir.
Kalınlığından bağımsız olarak kırmızı veya mora çalan mavi renkli olabilir. Bu da bacak estetiğinde ciddi görsel kirlilik yapar. Erkeklerde çok önemsenmeyen bu durum kadınlarda özellikle etek giyen kadınlarda ciddi sosyal sorun yaratabilmektedir.

Nerelerde olur ?burunda kılcal damar
Aslında damar olan her yerde olur ama özellikle şuralarda görülür
Bacaklar
Ayak bilekleri
Burun ucu
Yüz bölgesi özellikle elmacık kemiklerinin üstü
Burun içi (burunda kanama yapar)
Çok seyrek olarak ellerde görülür

Tedavi Seçenekleri
Farklı yöntem ve teknolojiler vardır
Radyofrekansla ile tedavi; En başarılı ve pratik yöntemdir. Radyo dalgalarının çok ince iğne ile damara iletilmesi lazerle kılcal damar çatlaması tedavisişeklinde yapılan bir tedavi şeklidir. Damara uygulanan bu enerji damarın ısınarak tahrip olmasını sağlar, tahrip olan damar vücut tarafından emilerek yok edilir. Tedavi genellikle tek seansta tamamlanır ve sonuç kesindir. Uygulamada hafif acı olabilir. Radyo frekans daha çok damar cerrahisi merkezlerinde bulundurulmaktadır. Devlet hastanelerinde bu tür estetik yönü ağır basan durumlar tedavi edilmemektedir.

Kılcal damar köpük tedavisi;
İğne girebilecek kadar olanların yok edilmesinde kullanılır, ilaç damara verilir ve mümkün olan hepsine dağıtılmaya çalışılır. Başarı oranı yüksektir ve herkese uygulanabilir. Köpük yöntemi kalın olanlarda da yaygın bir şekilde kullanılmaktadır.

Mikro Skleroterapi
Kılcal damar çatlamalarının tedavisi için en son geliştirilen ve en etkili yöntemdir. Kılcallar çamaşır suyu ile yıkıyormuşçasına saniyeler içinde kaybeder. Mikro skleroterapide en önemli şey yapan kişinin bu yöntem konusunda ne kadar tecrübeli olduğudur.

Lazerle Varis Tedavisi :
Yüksek ısı taşıyan bir tür ışıktır. Uygulandığı alanda deriyi etkilemeden daha derindeki koyu renkli kısımları ısıtarakayakta varis yok etme şeklinde etkilidir. Lazer uygulamaları daha çok varis tedavisine yoğunlaşmış kliniklerde uygulanmaktadır.
Cildin üzerinden uygulanan ışık cilde zarar vermeden geçer ve daha derindeki renkli (kırmızı-mor) alanları ısıtarak (termokoagülasyon) damarın tahrip olmasını sağlar.Tahrip olan bu damar vücut tarafında yok edilir ve sonsuza kadar yok edilmiş olur.
Tüm bu yöntemlerde başarı kesindir, uygulanan damar çürük dişin çekilmesi gibi mutlak etkidir.

Kılcal Varis Tekrarlar mı ?
Yukarda bahsedildiği gibi çürük dişin çekilmesi şeklinde bir etki olduğu için tekrarlamaz ancak nasıl bir dişin çekilmesi başka dişlerin çürümesine engel olmuyorsa benzer şekilde yıllar içinde başka damarlarda yeniden ortaya çıkabilir. Bu tekrarlama değil yenilerinin çıkmasıdır.

kılcal damar tedavisi kaç liraSGK Kılcal Damar Tedavilerini Karşılar mı ?
Evet SGK anlaşmalı kliniklerde yapılanların bir kısmını karşılar, ancak hastadan katkı payı alınır. Alınacak katkı payı hastalığın yaygınlığına ve kliniklerin fiyat politikasına göre değişmektedir.
Varis İlaçları ;
İnternette bir çok ürün özellikle krem satışı yapılmaktadır ancak kesinlikle hiçbir etkisi olmaz. İlaçlardan fayda beklemek hüsranla sonuçlanır. İyileştirici etkisi yoktur ancak şikayetleri azaltabilir. Bunu ağrıyan çürük diş için ağrı kesici almaya benzetebiliriz.

Kılcal Damar Hangi Bölüme Girer ?Kalp damar cerrahisi branşına girer, bazı güzellik merkezleri tedavi ettiğini yazsa da son derece riskli bir seçim olur çünkü kalın olanlara dokunmayacakları için sorun tam anlamıyla çözülmemiş olur. Bazı hastanelerin radyoloji gibi farklı klinikleri de bir şeyler yapmaya çalışsa da asıl branş kadar başarılı olamaz.Tüm hastalıklar gibi bu hastalıkta da teknolojinin olduğu spesifik kliniklerden hizmet almanız daha çok memnun kalmanızı sağlayacaktır.

Kılcal Damar Tedavi Ücreti ; Ayrıntılı fiyatlar için http://www.ideaklinik.com/tedavi-ucretleri.html linkine bakılabilir.

Varis Tedavi Ücreti

Burada yazılacak olan tedavi ücreti tüm varis tedavi merkezlerini bağlamaz sadece bilgilerin alındığı İdea Kliniği bağlayan fiyatlardır. Varis tedavi ücreti bir çok faktöre bağlı olarak çok değişebilmektedir.

Bunlar;

Hastanın resmi kurum üyeliği; Resmi kurum (SGK vs) üyelerine % 50oranında indirim uygulanır.

Varisin yaygınlığı; Hastalık bir bacakta dar alanda olabileceği gibi her iki bacağını tümüyle saracak kadar yaygın olabilmektedir. Yaygınlık ücreti etkileyen en önemli faktördür.

Varisin tipi; Kılcal varisler, retüküler varisler ve kalın varislerin tedavi ve takipleri birbirinden farklıdır, farklı teknolojiler ve yöntemler kullanılması ücretler de yansımaktadır.

Varisin yeri, genişliği ve uzunluğu; Daha geniş damarların tedavisi daha zor ve uzun olabilmektedir aynı durum uzunluk içinde geçerlidir. Kalın olanlarda ek teknolojiler kullanmak gerekebilmektedir.

Tedavide kullanılacak teknoloji veya teknikler; Damarın durumuna göre lazer veya radyo frekans yada her ikisi kullanılabilir bunun yanı sıra aynı kişiye köpük veya skleroterapide gerekebilir. Kalın olanlarda yapıştırma, EVLA, EVRFA gibi yöntemler de uygulanabilir.

Varis Ameliyatı Fiyatı;
bilekte kılcal varis Genel olarak bakıldığında ameliyat ek yük getirdiği için daha pahalı olmaktadır ve yapılacak ameliyata göre değişmektedir. Zamk tedavisi, damar içi lazer ve damar için radyo frekans yöntemleri 3500-5000 TL arasında değişir.
Ameliyatsız yöntemler genel ortalamada daha ekonomik olmaktadır, hastalığın yaygınlığı ve çeşidine göre tedavinin ücreti  400 TL ile 8000 TL arasında değişir. Hafif düzeyde 1-2 seansta düzelecek varisler genellikle 400-500 TL civarında tutarken her iki bacakta yaygın ve  çok çeşitli kalınlıkta olan ileri düzey varislerin tedavisi 8000 TL ye kadar çıkabilmektedir.
Varisin çeşidi, yaygınlığı ve kullanılacak teknolojiler ne olursa olsun tüm resmi hastalara (SSK, Bağkur, Emekli Sandığı, TSK) belirlenen fiyattan % 50 indirim uygulanır.
Varis tedavisinde ücretlendirme yapılacak muayene sonucu belirlenir. Uygulama sanslar halinde (1-5 seans) yapılır ancak ücret seans sayısından bağımsız bir şekilde bir defaya mahsus ödenir ve tedavi bitene kadar bir daha ücret ödenmez. Uygulamalar 1 yıl boyunca olabilecek tüm varis sorunlarına karşı garantili yapılmaktadır.
Belirlenen ücret varisin tamamen yok edilmesini içerir yani kılcal veya kalın olması değişmeksizin tüm varisler tedavi edilir.
Fiyatlar Türkiye’deki 6 şubede de geçerlidir. https://www.ideaklinik.com/tedavi-ucretleri-bilgisi.html den alıntıdır. Fotoğraf göndererek alacağınız ücret her altı şube için geçerli ücrettir.

Fotoğrafı aynı sitenin sanal muayene sayfasından gönderebileceğiniz gibi aşağıdaki size yakın şubenin cep telefonundan whatsapp aracılığı ile de gönderebilirsiniz.

Bakırköy: 0542 621 0888
İzmir: 0542 295 52 54
Ankara: 0505 119 3690
Kadıköy: 0542 231 2823
Şişli: 0532 463 9682
Bursa: 0532 152 26 75

İstanbul kılcal damar tedavisi

İstanbul kılcal damar tedavisi dendiğinde bu konuda tüm teknolojileri bünyesinde barındıran ve kalp damar cerrahisinin görev yaptığı Idea Klinik 3 semtteki şubeleriyle öne çıkmaktadır. Hastaneler genellikle kalın varisleri ameliyat eder, kılcal varisler ise varis tedavisi konusuna özelleşmiş kliniklerde tedavi edilir. Çünkü hastaneler genellikle varisleri ameliyatla tedavi eder oysa kılcal varisler ameliyat edilemez teknolojik yöntemlerle tedavi edilir. Bazı güzellik merkezleri lazerle kılcal damar tedavisini yaptığını yazsa da genellikle birlikte kalınları da olduğu için kalp damar cerrahına tedavi olunmalıdır.
Kılcal varis tedavisi yapan kliniklerde mutlaka şu cihaz ve yöntemler uygulanıyor olmalıdır.
* Lazer
* Radyo frekans
* Sklero terapi
İstanbul kılcal varis tedavisi merkezi Idea klinik Kadıköy, Bakırköy ve Şişli şubelerinde hizmet vermektedir.
Lazerle kılcal damar tedavisi yapan hastane sayısı sınırlıdır ve daha çok kozmetik bölümünde yapıldığı için SGK lılara uygulanmaz. İstanbul kliniklerimizde SGK lı hastalarda kabul edilmektedir. Idea Klinik olarak 18 yıllık tecrübelerimiz lazerle tedavinin çok uzun seanslar gerektirmesi, leke bırakması ve başarısının düşük olduğunu göstermiştir. Uygulama yapıldıktan 1 ay sonra hasta kontrole çağrılır düzelmediyse yeniden çalışılır bu 1-6 seans dense de 5-15 seans sürebilmektedir. Lazer konusunda ısrar eden hastalarımıza uygulamaktayız ama genellikle çok daha yüksek başarı elde ettiğimiz radyo frekans tedavisini tercih etmekteyiz.
Radyo frekansla tedavi kılcal damar çatlaması ;
Saç telinin dörtte biri kalınlığında çok ince iğnelerle radyo dalgaları veren alet yardımıyla yapılır. İnsan gözünün görebildiği tüm varisler yok edilebilir. İnce iğne damara girilir ve radyo dalgaları verilerek damar tahrip edilir. Yöntemin en büyük özelliği işlem esnasında sonucunun aynı anda görülmesidir, bu etkisi lazerden en büyük üstünlüğüdür. Uygulama genellikle tek seansta tamamlanır seyrek olarak ek seans gerekebilir. İsminden dolayı radyasyon tereddüt olsa da radyasyon yani zararlı kesinlikle içermemektedir ve bilinen hiçbir zararı yoktur.,
Kılcal damarın ilaçla tedavisi ;
Köpük yada likit şeklinde uygulanır. Orta boylar için kullanılabilir çünkü enjektör iğnesinin girebileceği kadar kalın olması gerekir, belirli kalınlıktaki her damar uygulanabilir. Uygulama genellikle tek seansta tamamlanır seyrek olarak ek seans uygulamak gerekebilir.
Yine binlerce hastadan edindiğimiz tecrübeye göre neredeyse hiçbir hastanın tek yöntemle tedavi edilemeyeceği şeklindedir çünkü aynı hastada farklı kalınlıklarda damarlar vardır ve farklı yöntemler gerektirir bu sebeple hizmet alacağınız kliniğin teknolojik donanımından emin olmalısınız.
Garantili kılcal damar tedavisi yapan klinik idea klinik tır, Ankara, İzmir ve İstanbul da 5 şubesi vardır. Tüm varis tedavisinde garanti şu şekilde uygulanmaktadır; tedaviye aldığımız her hasta 1 yıl boyunca kliniğimizin kontrolünde olup tüm sorun bitene kadar devam eder, 1 yıl içinde olabilecek tüm damarsal sorunlar çözülür ve bunlar için ücret talep edilmez.

istanbul kılcal damar tedavisi

 

Ayak Bileği Varisleri

By on Temmuz 6, 2018

Bacak varisleri olanda genellikle ayak bileği varisi de vardır. Bacaktakilerin yaygınlığına paralel olarak az veya çok bilekte varisbilekte de değişik miktarda olur. Sıklıkla bacaktakilerden daha incedir,i çok kalın olmaz, çoğunlukla kılcal damar yada orta kalınlıkta olur. Bileğe yakın olanlar deri incelmesine neden olduğu için bu bölgede yara olma ihtimali diğer bölgelere kıyasla daha yüksektir ve kemiğe yakın olduğu için de iyileşmesi zordur. Bu veriler göz önüne alındığında ayak bileğindeki varisleri çok bekletmeden tedavi ettirmek mantıklı bir yaklaşım olur.

Ayak Bileğindeki Varislerin Tedavisi Nasıl Yapılır?

ayakta varis tedavisiYaygınlığa ve damaların çapına göre yöntem seçilir. Kemiğe yakınlığı, cildin kalınlığı ve cilt altı yağ dokusunun yetersiz olması gibi nedenlerle bu alanda ameliyat yapılamaz.Yeni ve teknolojik yöntemler uygulanmalıdır. Kılcal damar çatlaması şeklinde olanlar radyo frekans veya lazerle tedavi edilirken iğne girebilecek kadar yani 1-2 mm kalınlıkta olanlar ise skleroterapi ve köpük ile yapılmalıdır. Köpükle tedavide köpük enjekte edilmeye başlandığı anda varisler dramatik bir şekilde kaybolmaktadır. Köpük damarın içinde ilerledikçe gözle görülür bir şekilde düzelme olur. Yani sonuç net ve kesindir. Bu bölgenin varislerinde köpük normal skleroterapiye tercih edilmektedir çünkü köpük uygulamasında kullanılan aktif madde çok daha az miktarda kullanılmaktadır. Bu şekilde kullanılan ilaç miktarına paralel olabilecek yan etkiler çok azalmaktadır.

Radyo Frekansla Ayak Varisi Tedavisi;

İğnenin giremeyeceği kadar ince kılcallarda radyo frekans denilen teknoloji kullanılmaktadır. RF yönteminde de damara dokunulduğu anda varis yok olur. Hafif acı veren uygulamanın da belirlenmiş bir yan etkisi yoktur.

Lazer Tedavisi; Daha çok varise ve buna bağlı olarak gelişmiş yaralardan kaynaklanan kahverengi lekelenme ve kırmızı leke şeklindeki sorunlarda uygulanır. Birkaç seans uygulamak gerekebilir.

Ayak Bileği Varisi Tedavisi Fiyatları ;

Yapılan işlemler çok değişik yöntemlerle yapılsa da ücretlendirme sabittir. Yani köpüğe, lazere, radyo frekansa veya seans sayılarına göre ayrı ücretlendirme yapılmaz. Tek ücret belirlenir ve tedavi tamamlanır. Türkiye’nin Ankara ayak bileği varisiİzmir ve İstanbul ve Bursa’da beş şubeyle hizmet veren Idea Kalp Damar Cerrahisi Merkezi Bu tür sorunların tümünde tek ücret almakta ve 1 yıl boyunca hastasını olabilecek herhangi bir probleme karşı garanti altına almaktadır. Yani hasta bir sene boyunca varisleriyle ilgili herhangi bir sıkıntı yaşadığında hiçbir ek ücret alınmadan halledilmektedir. Garanti uygulaması Türkiye’ sadece Idea Tedavi Merkezi tarafından verilmektedir. Garanti sadece ayak bileği için değil tüm bacaklardaki ve her tür için verilmektedir. Ayak bileğinde daha çok önem arz etse de tüm varisler için mutlaka ameliyatsız yöntemler tercih edilir.

Ayakta varis

Ayak bileği varisin en sık görüldüğü ikinci alandır, en sık görüldüğü yer se bacaklardır. Bilek civarındaki toplar damar genişlemeleri bacaktakilerle aynı sebeple oluşsa da daha çok kılcal ve orta kalınlıkta damar genişlemeleridir. Bacaklarda görülen parmak kalınlığında varisler ayak bileğinde görülmez. Bilek bölgesinde görülen bu toplar damar genişlemelerinin tedavisi de farklıdır,bacak varislerinde her ne kadar büyük oranda terk edilmişse de hala ameliyat yapan yerler vardır ama ayak varislerinde asla ameliyat yapılmaz tamamı ameliyatsız yöntemlerle tedavi edilir.

Rastlanan en sık bulgu ayaklarda şişme ve ağrıdır. Özellikle bilek kısımlarınızda şişlik varsa bölge varislerinden tedavi olmalısınız. Unutulmaması gereken en önemli şey uzun yıllar iyileşmeyen varis yaralarının (ulcus cruris) tek oluştuğu yer ayak bileği civarıdır ve ciddi sağlık problemidir.

Ayak bileği varislerinin tedavisi;

Damarın genişliğine göre tedavide kullanılacak teknoloji değişir. Kılcal olanlarda lazer ve radyo frekansla tedavi yapılır. Orta kalınlıkta varisler için ilk tercih köpük tedavisi ikinci tercih skleroterapi olmalıdır bunlarda asla ameliyat düşünülmemelidir. Bu alanda çok kalın varis görülmediği için ameliyat önerilmez.

Saç dökülmesi sorunu özellikle erkeklerde dünyada en sık görülen sağlık ve aynı zamanda kozmetik bir sorundur buna bağlı olarak ta bunun tedavisi konusunda abartılı sayıda ürün vardır. Etkinliği bilimsel olarak kanıtlanmış toplam 3 madde vardır ama şöyle bir bakıldığında 300 den fazla dökülme ilacı vardır. Pastanın büyüklüğünü gören herkes bir ürün çıkarmakta ve hastayı aldatmaktan öteye gidememektedir. Bir kısmı abartılı reklam yaparak, bir kısmı televizyonda “ben kefilim” gibi akıl almaz vaatlerle satış yapmaya daha doğrusu tüketicinin aklı çelinmeye çalışmaktadır.
Saç ilacı alırken şu noktalara dikkat edilmelidir;
* Üretici firmanın misyonu; her hastalık için ilaç çıkaran firmalar genellikle hiçbir konuya hakim değildir, mümkün olduğunca saç ürünleriyle daha fazla ilgilenen firma ürünlerini tercih edin.
* Firmanın güvenilirliği; Adı sanı duyulmamış sırf para kazanmak için ürün çıkaranlardan uzak durulmalıdır.
* Bitkisel ilaç uzmanları; İnsanları bitkisel ürünlerle tedavi edilebileceğine inandırmaya çalışan guruptur ki genellikle her hastalık için ürünleri vardır,bitkilerden etkili olduğu bilinen tek ürün vardır saw palmetto bu ürünü içermeyen bitkisel ilaçlardan uzak durun.
* Üretimde özen; Kutu şişe gibi ürünlerin sıradan olması sahtesinin yapılmasına sebep olabilir.
* Fazla ilaç çeşitliliği; Her konuda ilaç çıkaran ürünlerin bir konuda birikimi yetersiz olacağından dikkat edilmelidir.
* Vur kaç taktiği uygulayanlar; Çam yağı gibi hiçbir işe yaramayacak ürünü çıkarıp abartılı reklamlarla piyasayı vurup çekilirler.
* İçeriğindeki maddelerin bilimsel çalışmalarının olduğundan emin olun.
* En iyi tedavi kombinasyonunda bile saç dökülmesinin durma ihtimali % 95 civarındadır, sizi aldatmak için “saç dökülmenizi % 100 durdurur” türü yalanlara kanmayın
İlaç almadan yüzden fazla ürünün ayrıntılı incelendiği www.sacilaclari.com a bakmadan karar vermeyin
* Bir ayda 7600 tel artışı gibi ipe sapa gelmez iddialara kanmayın.
* Astronomik fiyatlara satılan ürünlere ”pahalıysa iyidir” mantığıyla boşa para vermeyin.
* Dökülmenizin % 95 ihtimalle (kadınlarda % 50) genetik olduğunu bilerek araştırma yapın.

kansızlığa bağlı saç dökülmesi

Solaryum varise zararlımı

By on Temmuz 3, 2018

06Varis bir damar hastalığıdır ve solaryumun etkileyemeyeceği kadar derinde seyreder.Solaryum ciltte melanin salgısını artırarak rengin koyulaşmasını sağlayan ultraviyole A içeren bir uygulamadır. Uygulama alanında cilt bronzlaşır ve daha hoş bir görünüm sağlar.Ultraviyole A ısıtıcı özelliğe sahip değildir ancak çok yoğun kullanılırsa derin alanda ısı oluşturarak yanık yapabilir.
Solaryumun varis üzerinde olumlu yada olumsuz etkisi yoktur ancak cilt rengi koyulaşınca yani bronz ciltte varis daha az dikkat çekici olur.Özellikle kılcal damarlar bronzluk sayesinde belirgin ölçüce saklanır. Fiziki rahatsızlığı olmayan daha çok görsellikten rahatsız olan kişilerde solaryum varise iyi gelir çünkü görüntüsü büyük oranda geriler.
Hastalığın iyileşmesi açısından bakıldığındaysa solaryumun hiçbir etkisi olmaz,kış gelip cildin bronzluğu gittiğinde varisler aynı eskisi gibi görünür.Faydası olmadığı gibi bilinen bir zararı da yoktur.
Sonuç olarak ; Varisi olan solaryuma girebilir mi sorusunun cevabı evettir,solaryumu varise zararı yoktur.
Solaryum yüzdeki kılcalları artırır mı ? Yüz bölgesindeki kılcal damarlar için de aynı durum geçerlidir yani kılcal damar çatlamaları olduğu gibi kalmasına rağmen cildin rengi koyulaştığı için kılcal damarlar daha az görünür.
solaryum varise zararmı

Sigara varise zarar verirmi

Varis konusunda çok yazı olmasa da sigaranın kanıtlanmış binlerce zararı vardır ve kullanmak atar damarlar üzerinde ciddi tahribat yapmaktadır. Bunların en bilineni damar sertliğidir ve özellikle kalp damarlarındaki sertlik yani tıkanma insanlar arasında rastlanan en sık ölüm sebebidir. Toplar damarlar üzerinde sigaranın belirlenmiş bir olumsuz etkisi tespit edilmemiştir. Yani sigaranın varis oluşumunda yada ilerlemesinde bir etkisi yoktur buna rağmen sigaranın damar dışındaki binlerce zararından dolayı kullanılmaması en doğru davranıştır.
Varislere zararı yoktur ama toplar damar içinde pıhtılaşma riskini artırdığı için varisi olan kişilerde flebitriskini ve flebite bağlı gelişebilecek sorunların rastlanma ihtimalini artırabilir. Flebit damar iltihabıdır ve ciddi sorunlara sebep olabilir. Bu pıhtılaşmayı artırıcı etkisi derin toplar damarların tıkanmasına da (DVT) sebep olabilir.
sigara varis yaparmı

DVT varis sorunu olan kişinin başına gelebilecek en ciddi sorundur çünkü derin damarlar tıkanırsa varisler tedavi edilemez ve varislerle yaşamak zorunda kalınır. DVT toplar damar hastalıkları arasında en ciddi olandır ve bu teşhis konduğunda tütün ürünleri yasaklanır.
Aslında sigaranın bilimsel olarak kanıtlanmış binlerce zararı yanında hali hazırda tespit edilememiş bir o kadar daha zararı olduğu tahmin edilmektedir. Varis gibi ciddi damar sorunu olan kişilerin sigaradan uzak durması gerekir. Aslında sigara herkesin uzak durması gereken kötü bir alışkanlıktır.
sigaranın varise zararı

 

Basur kanserleşirmi

By on Temmuz 2, 2018

Basur diğer adıyla hemoroid sebep ve oluşum şekli açısına bakıldığında kanserle ilişkisi olmayan bir hastalıktır. Hemoroid hastalığı basur olarak başlar ve devam eder, önlem alınmazsa yada tedavi edilmezse ilerler. Birinci derece olarak başlar ve dördüncü dereceye kadar ilerleyebilir. Bu derecelendirme iç basurlar için geçerlidir dışarıda olanlar derecelendirilmez daha çok büyük ve küçük olarak sınıflandırılır.

Makat bölgesi kanserlerinin sebepleri net aydınlatabilmiş değilse de basurun oluşumuyla aynı sebep olmadığı kesindir. Halk arasında yaygın olarak konuşulan “basur tedavi edilmezse kanserleşir” düşüncesi tümüyle yanlıştır,asla kansere dönüşmez.Kanser kanser olarak başlar ve o şekilde ilerler hemoroid de aynı şekildedir.

Basur Kanserleşir mi?
Öncelikle şunu belirtmeliyim basur asla kanserleşmez. Peki bu yanlış bilgi nereden geliyor, şimdi ona bakalım. Türkiye’de genel teamül kanser şüphesi olan yada kanser teşhisi konana hastalara gerçek hastalığı söylenmez yakın bir hastalık söylenir. Hastanın kendisine söylenmese de yakınları bu konuda aydınlatılır ve kanser tedavisini yapmaları ısrarla söylenir. Tedavisi yapılırken hasta yakınları gelen konu komşuya ve akrabalara hastanın makat yada kalın bağırsak kanseri olduğunu söylemezler hemoroid ameliyatı olduğunu söylerler. Bu şekilde etraf yanlış bilgilenir, bir süre sonra hasta ölür ve kanserden öldüğü konuşulur. Sonuçta bu yanlış anlaşılmalar sonunda hastanın hemoroid olduğunu ve kansere dönüştüğünü söyleyenler olur ve bu yanlış bilgi oturur.
Özetle hemoroit asla kansere dönüşmez ama yinede tedavi edilmelidir.

Farklı organlarda farklı olabilir ancak makat bölgesindeki kötü huylu tümörler kötü huylu başlar ve öyle ilerler. Ancak HPM (kondilom) yani anüs siğili zamanla kansere dönüşebilir yine fistül denilen hastalık tedavi edilmezse 20 – 25 yılda kötü huy kazanabilmektedir.

Makat Çatlağı Kanserleşir mi?
Çatlak diğer adıyla anal fissür anüs bölgesinin en sık rastlanan ikinci hastalığıdır. Bir tür yaradır genellikle Anuflex gibi ilaçlarla iyileşir, Anuflex Merhemle iyileşmezse Botox enjeksiyonu veya ameliyat yapılır. Tedavisi çok geciktirilse de asla kanserleşmez. İyi huylu başlar 20 yıl tedavi edilmese bile kötü huy kazanmaz.
Çok ciddi ağrı yapması ”kansermi oldum acaba” sorusuyla hastaların aklını karıştırsa da böyle bir ihtimal yoktur.

Rectoderm krem

By on Temmuz 1, 2018

Makat çatlağının ilaçla tedavisi için kullanılan nitrogliserin içeren krem rectogesic adıyla bir ilaç ithal ediliyordu bir şekilde ithalatı durduruldu. Proctoloji uzmanları da eczacının yapıp vereceği şekilde reçete etmeye başladılar. Bir firma rectoderm merhem adıyla bir ürün çıkardı ama doktorların alışık olduğundan çok pahalı bir şekilde piyasaya sürüldü.

Rectoderm
Eczacının eczanede hazırlayıp sunduğu ilaç 30 TL iken fabrikasyon olarak binlerce birden üretilen ilaç 119 TL gibi astronomik bir fiyatla piyasaya verildi. Daha kötüsü rectoderm fiyatı üretici tarafından belirlendiği için SGK ödememektedir, buna karşın eczacının hazırlayıp verdiği merhem SGK tarafından karşılanmaktadır. Yani basit bir makat çatlağı hastalığında hasta ya eczanede hazırlatıp hiç para vermeyecek yada rectoderm alıp 119 TL ödeyecek. Hastaların böyle bir ikilemde kalması sağlık adına son derece rahatsız edici.
Önümüzdeki aylarda piyasya verilecek olan Rectomer Merhem ve Anuflex Merhem rekabeti kızıştırarak fiyatları çok daha aşağı çekecektir.

Rectoderm krem içeriğindeki nitrogliserin ( gliseril trinitrat) dir ve bir tek formda üretilmektedir. Doktor muayenesi sonucu eczanede yapılacak ilaç ise doktorun önerdiği yoğunlukta yapılır doktor da bunu hastanın durumuna göre azaltıp artırdığı için daha iyi sonuç alınması beklenir.

Aslında hastaların sadece az bir kısmında bir miktar rahatlama sağlayan yani makattaki asıl sorunu kalıcı olarak çözemeyen bir kreme 92 TL vermek yerine daha kalıcı bir tedavi yöntemi olan botox enjeksiyonu daha akıllıca bir tedavi gibi görünmektedir.

Makat Çatlağı Tedavisi
Kremle anal fissür tedavisinde daha çok erken dönem yani ilk bir-iki hafta içinde kullanılırsa hastaların ancak % 20 kadarında kısmen haratlama sağlar. Ancak kronikleştikten sonra pek etkili olması beklenmez bu sebeple makatınızda çatlak olduğu yönünde şüpheniz varsa en kısa sürede dışkılama alışkanlığınızı düzenlemeli, tedavi başlamalı ve kesinlikle kabızlık sorununu çözmelisiniz.

Rectoderm Yan Eklileri
Önemli bir hasta kitlesi dayanılmaz baş ağrısı nedeniyle tedaviyi yarım kesmektedir, diyer bir ciddi yan etkisi ise tansiyon düşmesidir. Tansiyon düşmesi sebebiyle tuvalette yığılıp kalan hastalar da vardır. Bunların dışında daha seyrek ve önemsiz yan etkileri prospektüründe karaciğer, böbrek ve kalp hastalarının dikkatli kullanılması önerilmektedir.
Damar genişletici etkisi sebebiyle makattan kanamaya neden olabilir.

Rectoderm Fiyatı
Olması gerekenden daha pahalıdır, 119 TL civarına satılmaktadır. Pahalı olmasının en önemli sebebi halihazırda rakip bir ürün olmaması ve fiyatının Sağlık Bakanlığınca değil üretici tarafından belirlenmesidir. Aynı maddeyi içeren ilacın eczanede yapılan formu 30 TL ye satılırken yine aynı hastalığın tedavisinde kullanılan Anuflex 49 TL ye satılırken bunun 119 TL ye satılması izah edilebilir bir durum değildir.

İlaçla tedaviden sonra fissür tekrarlar mı ?
Evet kabız kalınırsa tekrarlayabilir. Kabızlık yaşanmazsa tekrarlaması beklenmez. Kabızlık sorununu kalıcı olarak çözmezseniz makat yeniden yırtılabilir. Bu konuda yapılan bilimsel çalışma sonuçları bu yöndedir.
Tekrarlayan anal fissürlerde ameliyat veya botox tedavisi daha doğru ve kalıcı çözümdür. https://www.ideaklinik.com/makat-catlagi-kremi-rectoderm.html
rektoderm

 

Aşırı Terleme Neden Olur

By on Haziran 7, 2018

Aşırı terleme (hiperhidroz – hyperhidrosis ) normal seviyelerde olduğu zaman vücudun ısı düzenlenmesini sağlayan tamamen normal bir durumdur. Ancak tedavi edilmesi gereken ciddi hastalıkların bir belirtisi olabildiği gibi; tek başına varlığıyla da cilt tahrişi, depresyon, özgüven kaybı ve en basit haliyle uygun kıyafet bulamama gibi sorunlara neden olabilmektedir.
Aşırı terleme, bilimsel adıyla “hiperhidrozis” veya “polihidrozis” iki ana sınıfa ayrılmaktadır. Bunlardan ilki “fokal hiperhidrozis” yani koltuk altı, el ve ayaklar, kafa gibi belirli bir alana lokalize olan; ikincisiyse “generalize hiperhidrozis” yani tüm vücudun terlemesi durumudur.

Aşırı Terleme Neden Olur
Aşırı terleme birçok sistemik, sinirsel hastalıklar veya enfeksiyonlar nedeniyle olabilmekle birlikte; özellikle fokal hiperhidrozis en sık idiyopatik yani nedeni bilinmeyen şekilde ortaya çıkmaktadır. Bilinen nedenleri maddeler halinde sıralayacak olursak
• Obezite:
• Gut:
• Menopoz:
• Tümörler:
• Civa zehirlenmesi
• Diyabet:
• Hipertiroidi:
Yukarıda anlatılan sistemik sağlık durumlarındaki terlemenin öncelikli tedavisi sebebe yönelik olmalıdır. Bunların dışında kalan primer yani idiyopatik terlemedeyse sebep bulunamadığı için terlemeyi azaltmak veya tamamen durdurmak için günümüzde birçok tıbbi çözüm sunulmaktadır.

Aşırı Terleme Tedavisi
Tedavi sadece bölgeye uygulanan topikal ürünlerle sağlanabileceği gibi, ameliyat dahi gerektirebilmektedir. Bu nedenle hiperhidrozis tedavisinde terlemenin yoğun olduğu bölgeye uygun basamak tedavisi tercih edilmelidir. Bu yazımda terlemenin tedavilerini en zahmetsiz olandan en girişimsel olana doğru sıralayacağım.
1. Antiperspirantlar: marketlerde bulunabilecek sprey ve roll-onların yanı sıra dermokozmetik ürünler satan eczanelerde bulunan OTC (off-the-counter) ürünler tercih edilebilir.
2. Alüminyum klorid: yukarıda belirttiğim ürünlerin yeterli olmadığı durumlarda ve koltuk altı dışı bölgelerde tercih edilmektedir. Etkili bir tedavi olmasına rağmen meme kanserine neden olduğu tartışılmaktadır.
3. İyontoforez: 1940’lardan beri uygulanmaktadır. Uygulama yöntemi nedeniyle el, ayaklardaki terleme için tercih edilen bir yöntemdir. İlk uygulamayı doktorunuzun kullanım metodunu anlatmasıyla evde tedaviye devam edebilirsiniz. İyontoforez kabına konulan musluk suyuna eklenen antikolinerjik ilacın (terlemeyi azaltan, ağızdan alınarak da kullanılabilen ilaçlar) 15-25 miliamperlik elektrik akımlarıyla ciltteki terlemenin olduğu kanallarını tıkayarak etki etmesi amaçlanır. Eğer su yeterince sert değilse iletkenliği azalır, tuz veya karbonat eklenmesi gerekebilir. Etkisi görülene kadar haftada birkaç kere tekrarlanan, sonrasında haftada bir olmak üzere 15-40 dakika seanslarla terleme kontrol altına alınabilir. Etkili bir tedavidir ancak süreklilik gerektirdiği, hasta uyumuyla doğrudan ilişkili olduğu için diğer yöntemler kadar sık tercih edilmemektedir.


4. Miradry: Cihazın markasıdır. Mikrodalga enerjisiyle ter bezlerini ısıtarak harap etmek amaçlanır. Kalıcı bir yöntemdir. Cilt altına lokal anestezik enjeksiyonu yapıldıktan sonra 40 dakika ve tek seans uygulanır. Uygulama sonrasında 1 haftaya kadar ciltte kızarma, hassasiyet, yanma, ağrı olabilir. Sadece koltuk altına uygulanabilmektedir.
5. Botulinum toksin enjeksiyonu: Ağrısız, zahmetsiz, uzun süre etkili, ucuz olması nedeniyle en sık önerilen ve tercih edilen yöntemdir. Uygulama basit enjeksiyon şeklinde yapılır. 100 ünite botox yapılır. Yapıldıktan sonraki 6-8 ay boyunca sorun yaşanmaz. İdea Klinik şubelerinde yapılmaktadır.
6. Cerrahi yöntemler: Tek başlarına etkinliği diğer yöntemler gibi kanıtlanmadığı için tercih edilmemektedir. Eksizyon (çıkarma), küretaj (kazıma), lazer, liposuction yöntemleri uygulanmaktadır. Etkinliklerini artırılması için kombine tedaviler uygulanır.
Eksizyon/küretaj: Ter bezlerinin kesilerek/kazınarak çıkarılması işlemidir. Ter bezleri özellikle el, ayaklarda çok küçük olduğu için yeterli etkinlik çoğu zaman sağlanamamakta, kesiler sonrası kalan izler nedeniyle tercih edilmemektedir.
Lazer: Küçük kesilerden aparatlar koyularak ter bezlerini etkisiz hale getirmek amaçlanmaktadır. 1 saatten kısa süren bir prosedürdür.
Liposuction: Yine küçük kesilerden yağ emme aparatlarıyla ter bezlerinin çıkarılması amaçlanır.

Terleme İçin Ameliyat
Terlemenin nedeni olan sempatik sinirler omur ilkten çıktıktan sonra koltk altı ve ellere doğru ilerler. Bu sinirler omur ilekten çıktığı yerlerden kesilirse sempatik aktivite azalır ve terlemenin azalmasına hatta neredeyse bitmesine neden olur. Tedavi kalıcıdır. Eskiden göğüs boşluğu yarılarak yapılırdı ancak endoskopik cerrahide göğüs yarılmadan 1 cm lik deliklerden sokulan kamera ve uzun cerrahi aletlerle yapılabilmektedir. Bu uygulamaya torakoskopik sempatektomi denir.

Aşırı Terleme Hangi bölüme Gider
Genellikle cildiye bölümüne gidilir ancak cildiyede daha çok günlük kullanılan ürünler önerilir, bunun yerine botox konusunda tecrübeli cerraha botox yaptırmaktır. Hastanelerde uygulanan tedaviler olmadığı için daha çok bu konuda tecrübeli kliniklerde uygulanır.

Botoxla Terleme Tedavi Fiyatları
İlaç dahil 1450 TL dir. Online randevu linki: www.ideaklinik.com/online-randevu

Bu yazımızda sizlere varis hastalığının yanlış bilinen tedavi uygulamaları hakkında bilgi vereceğiz. Maalesef ki hiçbir iyileştirici özelliği bulunmayan pek çok uygulama halk arasında sıkça tercih edilmektedir.   Bu yanlış uygulamalar yüzünden insanlar hem paralarını hem umutlarını boşa harcamaktadır. Bu yazımız ile amacımız insanların bu tür uygulamalar ile vakitlerini kaybetmelerini engellemek ve asıl tedavi süreçlerini başlatmalarını sağlamaktır.  Hatalı uygulamalardan bahsetmeden önce hastalığın yapısını tanımak yöntemlerin neden işe yaramayacağını anlamamız konusunda yardımcı olacaktır.

Varis Nedir?

Varis bir toplardamar genişlemesi rahatsızlığıdır. İnsan vücudunda bulunan toplardamar kirli kanın kalbe pompalanmasını sağlamaktadır. Bu damarlar üzerinde kirli kanın taşınırken sızmasını engellemek amacı ile yerleştirilmiş kapakçıklar bulunmaktadır. Bu kapakçıkların çeşitli sebeplerle işlevini yerine getirememesi sonucunda damar genişlemesi  meydana gelmektedir. Ailesinde bu sağlık problemi bulunanlar ve uzun süreli sabit pozisyonlarda çalışanlar bu hastalığın birincil dereceden risk grubunu oluşturmaktadır.

Varis Teşhisi Nasıl Konulur?

Damar genişlemesi sinsi ilerleyen bir hastalık değildir. Belirtileri oldukça ayırt edicidir. Bireyler kendileri de kolaylıkla ön teşhis koyabilirler. Hastalığın en sık gözlenen belirtileri bacaklarda ağrı, kramp, sızlama, kaşıntı ve ileri aşamalarda kanama ve bacak yaralarıdır. Ayrıca damarlarda oluşan fizyolojik bozulmalar deri üzerinde rahatlıkla görülebilmektedir. Hastaların bu belirtiler üzerine koydukları teşhisler büyük çoğunlukla doğru olmaktadır.

Hastalar kendi teşhislerini koymuş olsalar dahi mutlaka uzman bir hekim tarafından muayene olmaları tavsiye edilmektedir.  Muayene hastanın sedyenin üzerinde ayakta duracak pozisyonu alması ile yapılır. Bu pozisyon varislerin en rahat gözleneceği pozisyondur.  Çok büyük oranda teşhis için bu muayene yeterlidir. Uzman hekimin muayeneyi yeterli görmemesi durumunda ise damar ultrasonu adı verilen doppler çekimi yapılmaktadır.

Varis Teşhis ve Tedavisi Hangi Doktor Tarafından Yapılmaktadır?

Varis hastalığı damarlarda meydana gelen bir sağlık problemidir. Ve hastalık damarlarda fizyolojik bozulmalara sebep olmaktadır. Bu sebeple tedavinin cerrahi bir müdahale ile cerrahlar tarafından yapılması gerekmektedir. BU sebeple bu hastalığın teşhis ve tedavisi için en uygun branş kalp damar cerrahisidir.

Yanlış Bilenen Varis Tedavi Uygulamaları

            Damar genişlemesi fizyolojik bir bozulmadır bu sebeple hastalığın tedavisi yalnızca cerrahi müdahale ile söz konusudur. Ancak halk arasında masaj, sülük, ilaç gibi yüzeysel uygulamaların bu sorunu ortadan kaldırdığı düşünülmektedir. Bu ve benzeri uygulamalar maalesef ki hastalığı iyileştirmekten oldukça uzaktır. Bu tür uygulamalar yalnızca hastalığın sebep olduğu şikayetleri aza indirmektedir. Bu sebeple de hastalığı iyileştirdiği düşünülmektedir. Ancak bunlar tıpkı yaşanan bir ağrı için ağrı kesici kullanılması gibidir. Yaşanan acıya geçici bir çözüm sunmaktadır.

Masajla Varis Tedavisi Olur mu?

            Toplardamarlar üzerindeki kapakçıkların görevini yerine getirememesi sonucunda kirli kan damarda birikerek pıhtılaşır. Pıhtılaşan bu kan ağrı, kaşıntı gibi şikâyetlere sebep olmaktadır. Yüzeysel olarak yapılan masaj ise geçici olarak kan akışını sağlaması sebebi ile yaşanan şikayetleri aza indirmektedir. Ancak bu geçici bir durumdur. Masajın sağladığı etki geçtikten sonra yaşanan belirtiler aynen devam edecektir. Kanın damarda pıhtılaşması engellenmedikçe hastalığın tedavisini yapmaöz edilemez.

Sülükle Varis Tedavisi Olur Mu?

Sülük bataklıkta yaşayan ve kan emen bir canlıdır. Yaşadığı yer göz önüne alınırsa pek temiz bir hayvan olduğunu söylemek mümkün olmayacaktır. Kirli kanın damarda kalmasının çeşitli şikayetlere sebep olduğundan bahsetmiştik. Sülüklerinde kan emme özelliği göz önüne alınınca halk arasında sülüklerle hastalığın tedavisinin yapılacağıgörüşü yayılmıştır. Ancak tıpkı masaj uygulamasının yüzeysel bir şekilde uygulanması yüzünde işe yaramaması gibi kirli kanın damardan sülük vasıtası ile boşaltılması da işe yaramayacaktır. Damar tamir edilmeden kanın boşaltılması ise yarıyor olsa idi zaten uzman hekimler bunu sülüklere ihtiyaç duymadan kolaylıkla yapabilirlerdi.

Hacamat İle Varis Tedavi Edilir Mi?

Hacamat eski dönemlerden beri kullanılan bir uygulamadır. Mantık olarak bakıldığında varies tedavisinde işe yaramamasında ki mantık sülük uygulaması ile tamamen aynıdır. Sülük uygulamasında da amaç kirli kanın boşaltılmasıdır. Ancak damarlardaki bozulma tamir edilmediği için bu uygulama da malesef ki yalnızca hastalara geçici rahatlama sağlamakla kalacaktır.

Krem İle Varis Geçer Mi?

Krem, merhem gibi karışımlar cilde yüzeysel olarak uygulanmaktadır. Ancak varies bir deri hastalığı değil damarlarda meydana gelen bir hastalıktır. Bu sebeple deri üzerinde uygulanacak krem, merhem, bitkisel karışımlar hastalığın tedavisinde işe yaramayacaktır. Bu tür ürünler piyasada yüksek meblağlarla satılmaktadır.  ancak bu ürünler yalnızca kişilerin para ve zamanlarının boşa harcanmasına sebep olmaktadır.

Varis Çorabı ile Varis Tedavi Edilir Mi?

Varis çorabı, hastalığın tedavisinden sonra uzman hekimin gerekli görmesi ile hastaya ek ürün olarak tavsiye edilmektedir. bu ürünler basınçlı çoraplardır. Ve bu basınç sayesinde tedavi sonrasındaki süreci destekleyici niteliktedirler. Ayrıca henüz tedavi sürecine başlayana aşamalarda hastalığın ilerlemesini yavaşlatması sayesinde doktorlar tarafından tavsiye edilmektedir. Ancak unutulmamalıdır ki bunlar tedavi edici ürünler değil tedaviyi destekleyici ürünlerdir.

Varis Nasıl Tedavi Edilir?

Yazımızda pek çok kez hastalığın fizyolojik bir rahatsızlık olduğundan bahsettik. Tedavi sürecisinde bu fizyolojik bozulmayı ortadan kaldıracak bir şekilde olması gerekmektedir. Hastalığın bilinen en eski tedavi uygulaması sorunlu damarın kesilerek çıkarıldığı ameliyat uygulamasıdır. Ancak günümüzde bu uygulama pek tercih edilmemektedir. Günümüzde güncel olarak kullanılan ameliyatsız tedavi seçenekleri ile tedai kolaylıkla uygulanmaktadır. Güncel olarak kullanılan yöntemler ise lazer, radyo frekans, köpük ve skleroterapi uygulamalarıdır. Tedavi uygulamaları ile alakalı ayrıntılı bilgileri sitemizde bulabilirsiniz.

Hamilelikte saç dökülmesi

By on Mart 18, 2018

Bilgiler dermatoloji dergisinden alınmıştır.Gebelik döneminde, birtakım kompleks fizyolojik hormonal degisiklikler meydana gelmektedir. Bu degisiklikler kıl gelisimine de etki etmektedir. Hirsutismus, saçlı derinin kalınlasması, gebelik sonrası telojen e$uvium ve androgenetik alopesi gebeligin fizyolojik degisiklikleri olarak ele alınmaktadır
Kabaca şu söylenebilir, bir çok nedeni olsa da hamilelikta saçı dökülen kadınların saçları doğumdan sonraki bir kaç ayda geri çıkar. Ancak bazen doğum sonrası dökülmelerle de karşılaşabilmekteyiz.

Hamilelikte Saç Dökülmesine Ne İyi Gelir
Hamilelik süresinde mümkün olduğunca ilaç kullanılmaz, günlük bir tane 5 mg B7 vitamini almak sorunu çözebilir. Doğumdan sonra dökülme devam ediyorsa o zaman xpecia gibi daha etkili ilaçlar tercih edilmelidir.

. Gebelikte, saçın miktarı, yapısı ve büyümesi üzerinde birçokfaktör etki etmektedir. Hormonal degisimlerin yanı sıra çesitlibeslenme eksiklikleri ile ilgili faktörler, psikolojik nedenler, gebeliksırasında gelisebilen tiroid bezi hastalıkları (tiroidit gibi)saç dökülmesini baslatabilmektedir. Gebelik sonrasında gelisentelojen e$uvium geçici olmakla birlikte bazı kisilerde dökülmesüreci uzamakta ve androgenetik alopesi gelismektedir .Gebelikte hormon metabolizması karmasıktır. Östrojen ve progesteronungebelikte artısı, saç özelliklerinin degismesindeönemli role sahiptir. Benzer sekilde dogum sonrası hormondüzeylerindeki (östrojen) ani düsme de saç kayıpları ilesonuçlanmaktadır. Androjenlerin ve androjen reseptörlerininandrojenik alopesideki yeri iyi bilinmektedir. Son yıllardaöstrojenlerin gerek deri gerekse saç üzerindeki etkisiyle ilgiliarastırmalar artmaktadır. Birçok hormonun deri ve saç üzerinde

etkisi vardır ve hedef steroid reseptör gen süper ailesidir. Bureseptörlere androjenler, östrojenler, progestinler, glukokortikosteroidler,tiroid hormonları, retinoidler ve deltanoidlerbaglanmaktadır. Gebelik olmadıgı durumda östrojen, primerolarak gonadlardan salınır iken beyin, meme, deri de bu hormonu

üretebilir. Deri #broblastları ve adipozitler de süreklidüsük düzeyde östrojen üretirler . Bu dokulardaki aromatazenzimi androjen/östrojen metabolizmasında interaktif bir yoldur. Gebelik döneminde, artan östrojen hormonu için hedefdokular, vasküler doku, deri, meme ve uterustur. Diger hedefdokular, tiroid bezi, paratiroid bezi, adrenal bezler ve kıldır. Budokular östrojen reseptör- beta için primer hedef dokulardır.Bununla birlikte, erkek sıçanlarda yapılan çalısmalarda saçkalınlıgında ve kıl follikül siklus regülasyonunda östrojenreseptör-alfa’nın etkin oldugu bildirilmistir .Östrojen reseptörleri temel olarak, uterus, meme, placenta,karaciger, santral sinir sistemi, kardiyovasküler sistem, kemik,overler, prostat, testis, tiroid, paratiroidler, adrenal bezler, pankreas,safra kesesi ve en önemlisi deri ve kılda bulunurlar .Östrojenlerin kıl folliküllerine etkileri gebelikte belirgin olarakkarsımıza çıkmaktadır. Saçlı deri kıl follikül sikluslarında hormonyönetimli degisiklikler meydana gelmektedir. Postpartumdönemde anagen fazdaki folliküllerde sabit artıs, telogenfazdaki foliküllerde azalma görülmektedir. Postpartum dönemdenormal dökülme hızından 2-3 kat fazla saç kaybı meydana

gelmektedir .Postpartum alopesi telogen saç dökülmesinin en sık tanımlanantipidir. Pecoraro, Barman ve Astore gebeligin ikinci ve üçüncü

trimesterinde, gebe olmayan kadınlara oranla (%84) anagensaç kıllarda progresif bir artma (%90 ve %94) saptamıslardır. Dogumu takiben anagen kılların yüzdesinde, telogen kılyüzdesindeki artmaya paralel olarak hızlı bir azalma olur. Postpartumtelogen saç oranı %24-65 arasında degismektedir .Saç dökülmesi postpartum bir ile dördüncü ay arasında baslarve bir yıl kadar uzun sürede sonlanabilir. Sıklıkla dökülme süresi6 aydan kısadır .

Gebelikte kıl yogunlugunda artıs ya da hirsutismus, kıl siklusununuzamasıyla günlük saç dökülmesinde azalma izlenir.Posterior saçlı deride östrojen, kıl saftı uzamasını azaltarak,büyümeyi yavaslatır. Frontal bölge saçlarında ise, androjen hormonlarayanıt olarak incelme ve büyümenin yavaslaması görülür.Saçların uzaması, gebelikte telojen dönemin uzaması ileiliskilidir. Gebelikte artan tiroid hormonları, koriyonik tirotropin,tirotropin releasing hormon, ACTH benzeri madde ve androjen-Derleme71Dermatoz 2012 ; 3: 70-72.Derlemeler de saç üzerinde etkilidirler. Plasenta tarafından salgılanırlar,geç gebelik döneminde fazla üretilirler ve dogumda hızladüserler .Kıl siklusu temel olarak üç fazda incelenmektedir: anajen, katajen

ve telojen. Yapılan çalısmalarda östrojenin anajen ve telojendönemde etkisinin oldugu saptanmıstır . Gebeligin geçdöneminde telojen oranı %35’ten yaklasık %50 oranına yükselmektedir.Dogum sonrası dönemde ise, telojen e$uviumzamanla normale dönmektedir . Çogunlukla kabul gören,

gebelik süresince yüksek olan östrojen seviyelerinin trikogramdakifoliküler siklusun anajen fazının uzamasından sorumlututulmasıdır. Ilk trimesterdeki gebe kadında %81, gebe olmayankadında ise %84 oranında anagen kıl mevcuttur. Ikincive üçüncü trimester boyunca sırasıyla %90 ve %94 oranında

anagen kıl mevcut iken, saç kılı sayımı ilk trimesterdekindendaha azdır. Gebelerde pariyetal saçlı derideki saç yogunluguilk trimesterla karsılastırıldıgında (246.7/cm2) ikinci ve üçüncütrimesterda (166,3/cm2 ve 195,8/cm2) belirgin olarak daha azsaptanmıstır. Ayrıca, gebe olmayanlara oranla gebe kadınlarda

kalın saç oranının arttıgı ve saç uzamasının yavasladıgıbildirilmistir Kıl siklusunda mevsimsel degisiklikler olabilmektedir. Daha ılıkmevsimlerde kıl büyümesi artar. Eylülde büyüme pik yaparkenaralık-haziran arasında büyüme hızının daha düsük oldugu bilinmektedir.Bu nedenle, sonbaharda dogum yapanlarda dahafazla dökülme olabilmektedir (hormonal+mevsimsel etki) Gebelikte kıl yogunlugunda artıs beklenen bir durumdur. Hirsutismus

ile birlikte akne ve diger virilizasyon bulgularınınolması diger hastalıklar açısından ayrıntılı inceleme gerektirir(sekretuvar tümörler, luteoma, lutein kist, polikistik overler).Asırı kıllanmada maskülinize kız fetüs olma riski bulunmaktadır.Hipertrikozis genellikle gebeligin 2. yarısında belirgindir. Virilizasyona

neden olan tümörlerin varlıgında androgenetik alopesigörülmektedir. Dogumdan hemen sonra belirginlesir. Gebeliksırasında fark edilmeyebilir. Hastada hem telojen e$uviumhem de androgenetik alopesi izlenebilir. Kıl artısı, östrojen anajendönemi uzattıgı için generalize olabilir, yeni kıl olusumunu

uyarabilir ve generalize hipertrikoz gözlenir. Hormon düzeyigebelik öncesi düzeye indiginde ise telojen miktar artmaktadır.Bazı kadınlarda oral kontraseptif kullanımı kesildiginde diffüzalopesi görülebilmektedir. Bazen de, oral kontraseptifkullanımı sırasında saç dökülmesi görülebilir. Oral kontraseptifkullanımından sonra alopesi gelisen hastalarda telogen saçoranları ölçülmüstür. Bazı hastalarda yüksek telogen oranlarıvarken digerlerinde saptanmamıstır. Postpartum saç dökülmesiile postkontraseptif saç kaybını iliskilendirilmeye çalısılmıs,ancak ikisi arasında anlamlı bir iliski saptanamamıstır. Oralkontraseptif kullanımı süresince olan saç kaybı ile ilgili olarakGri&ths altı hasta tanımlamıstır. Altı hastadan üçünde ilaçları

degistirdikten 1-5 ay sonra saç dökülmesi olmus, diger üç hastadaise tedaviden 6-28 ay sonra saç dökülmesi tanımlanmıstır.Altı hastanın kullandıgı kontrasepti’erdeki progestinlerin ılımlıandrogenik potense sahip olmaları nedeniyle, ilaçların alttayatan androgenetik alopesiyi alevlendirdigi düsünülmüstür.Saçlı deri biyopsisi altı hastadan da alınmıs ve hiçbir karakteristikbulgu gözlenmemistir . Zaun ve ark bazı kadınlarda

oral kontraseptif kullanımının erken aylarında telogenyüzdesindeki artısı göstermislerdir . Bir baska hastada ise,östrojen+progestin alımından bir ay sonra saçlarda dökülmebaslamıs ve ilacın kesilmesini takiben saç dökülmesinde azalmave yeni saç olusumu gözlenmistir . Saç dökülmesinde kontrasepti’erin rolününün açıklanması için daha fazla çalısmayaihtiyaç vardır.Hayvan çalısmalarında, östrojenler kıl büyümesini arttırırken,

tiroksinin tersine etki gösterdigi bildirilmistir.Tiroid eksikliklerikıl çapında azalma ve saç kaybı ile sonuçlanır. Genellikle tiroidhormonu verilmesi ile klinik tablo düzelir. Gebelik dönemindetiroid bezi hastalıkları özellikle tiroidit sık görülmektedir. Herne kadar tiroid hormon düzeyleri ve alopesi derecesi arasındakorelasyon saptanmasa da di(üz alopesinin bir sebebi olarakhipotiroidizm net olarak tanımlanmıstır. Neden bazı bireylerinetkilenip digerlerinin ise etkilenmedigi bilinmemektedir Östradiol (E2) düzeyleri gebelikte artar. Bunun yanı sıra tiroidbaglayan globulin (TBG) de artmaktadır. Gebelikte human koriyonikgonadotropin (HCG) etkisiyle T4 artmaktadır. GebelikteT4 düzeylerini degerlendirmek zordur. Çünkü %99’u artmısTBG’ e baglıdır. Ancak, fonksiyonel olarak gebelik dısı T4 ileaynıdır. Depoda daha fazla T4 oldugu TBG’ den çabuk salındıgıve dolayısıyla etkin olduguna dair görüsler de vardır. Yeterli T4düzeyi olmadan östradiolün etkinligi belirgin olarak azalır. Postnatalyetersiz tiroksin ve östradiol düzeyleri #zyolojik olarak

gelisen postnatal anterior pitüiter disfonksiyona baglıdır Düsük tiroksin ve östrojen düzeylerinin postpartum e$uvium,premenstrüel sendrom, infertilite, zayıf plasental fonksiyon, osteoporoz,postpartum depresyon gibi birçok tablodan sorumluoldugu düsünülmektedir .Pringle ve ark. transdermal 25 mcg etinil östradiol (ovülasyonuve laktasyonu baskılamayacak dozda) ve düsük doz tiroksin(25mcg) ile saatler içinde mental durumda ve halsizlikte sonrakigünlerde ise saç ve tırnaklarda iyilesme gözlemistir.Postpartum saç kaybı ile ilgili diger faktörler, stres, kan kaybı,emzirme dönemindeki prolaktin artısı gibi hormonal faktörlerolabilir Gebelik sırasında bazı beslenme ile ilgili sorunlar da saç dökülmesine

katkıda bulunabilir. Gebelerde demir (Fe) eksikligisık gözlenen bir durumdur. Demir eksikliginin saç dökülmesineyol açtıgına inanılmakla birlikte bu konudaki verilerdegiskendir. Ayrıca kan Fe düzeylerinin normal oldugu durumlardademir depolarının düsük olmasının da saç dökülmesine

yol açabilecegi ileri sürülmektedir. Bunun mekanizması açıkolmamakla birlikte demirin DNA sentezinde hız kısıtlayıcı birenzim olan ribonükleotid redüktaz enziminin kofaktörü olması72Dermatoz 2012 ; 3: 70-72.nedeniyle, hızlı bölünen hücrelerin oldugu kıl folliküllerinin Feeksikliklerine hassas oldugu ileri sürülmüstür. Ancak her saçdökülmesinde demir tedavisi verilmesi tartısmalıdır .Çinko eksikligi herediter veya edinsel olabilir. Çinko eksikligisemptomları; saç dökülmesi, akral ve periori#syal dermatit,diyare, enfeksiyonlara yatkınlık ve azalmıs hücresel immunite,ruh durumu degisiklikleri, anoreksi, nörolojik bozukluklar vebüyüme geriligidir .Razagui ve ark. anne ve yenidogan saçında çinko (Zn), bakır(Cu), kadmiyum (Cd), kursun (Pb) düzeylerini plazma-kütle(mass) spektrofotometrisi ile incelemisler ve bu düzeylereyasam stilinin etkisini arastırmıslardır. Sigara içmenin, düsük Zn,yüksek Cd ve Pb saç konsantrasyonlarına yol açtıgı saptanmıstır.Alkol alımı ya da prenatal Fe ya da folik asid desteginin anneya da yenidogan elementel konsantrasyonlarında fark edilir biretkisinin olmadıgı bildirilmistir Sigara içen gebelerde saççinko konsantrasyonu düsebilecegi için saç dökülme oranınınartması beklenebilir. Yine de Zn ve saç dökülmesi iliskisi bu durumdaoldukça tartısmalıdır.Gebeligin diger saç hastalıkları ile belirgin etkilesimibildirilmemistir. Bununla birlikte bir yayında alopesi üniversalisli32 yasında kadın hastada gebelikte prednizolon kullanımıile birlikte remisyon oldugu gözlenmistir . Moniletrix gibibazı kıl gövdesi anomalileri ile giden hastalıklarda geçici ve tamolmayan iyilesme izlenebilmektedir .

TedaviGebelikte çogu saç dökülmesi #zyolojiktir ve tıbbi tedaviçogunlukla gerekli degildir. Hastaya dökülme nedenleri vebeklenilen dökülme süresi açıkça anlatılmalıdır.Belirgin bir eksiklik olmadan tiroid hormonu verilmesi ve lokalöstrojen veya östrojen ve progesteron uygulamasının kalıcı bir

yararı gösterilememistir. Hastaların çogunda, androgenetikalopesi ile iliskileri yoksa saç normal yogunluguna geri döner.Gebelik sonrasında izlenen saç dökülmesinde herhangi tedaviedilebilir bir durumun varlıgı (tiroid hastalıgı, demir ve çinkoeksikligi gibi) gözden kaçırılmamalıdır ve gereginde bu yönde

tedavi baslanmalıdır.Tedavi seçimi hastaya göre hastayla birlikte belirlenmelidir.

Kadınlarda Erkek Tipi Saç Dökülmesi

Kadınlarda görülen saç dökülmelerinin % 50 si erkek tipi yani hormonlara bağlı dökülmedir. Erkek tipi dökülme kadında olduğunda da sebep yine aynı şekilde erkeklik hormonu olan DHT (Di Hidro Testosteron) dir. DHT erkelerde olduğu gibi kadında da testosterondan oluşturulur. Kadınlardaki bu şekilde saç dökülmesi erkeklerde olduğu gibi ön, üst ve tepe kısmından olur diğer dökülme sebeplerinde dökülme tüm kafada eşit dökülme şeklindedir. Kadınlarda görülen erkek tipi dökülme tedavisi erkeklerdeki gibi yapılır ancak burada dikkat edilmesi gereken en önemli sorun hamileliktir. Bu tip dölükmelerde hamilelik süresince tedavi yapılmamalıdır.

Kadınlarda Görülen Saç Dökülmesinin Nedenleri

Bu dökülmelerin çoğu telogen effulium denilen tiptedir ve genellikle tedavi gerektirmeden kendiliğinden düzelir.

Kansızlık (anemi) ;oldukça sık konulan bir teşhistir ama bu teşhislerin büyük çoğunluğu hastayı ikna etmek amaçlı üretilmiş gerçek olmayan teşhistir ve tedavisi  dökülmeyi durdurmaz.

Stres ;yaşanacak ağır stresler dökülme sebebi olabilir, burada daha çok üniversite sınavına hazırlananlar gençler ilk bunu düşünmektedir ama gerçek genellikle bundan farklıdır. Şöyleki üniversite sınavına hazırlanan bir genç 18-20 yaşlarındadır ve doğal olarak DHT etkinliğinin en yüksek olduğu yaşlardadır ve doğal olarak genetik dökülmenin de başladığı yaşlardır. Her ne kadar akla ilk stres gelse de genellikle sebep hormonlardır ve tedavi buna göre planlanmalıdır.

Doğum ;doğum esnasındaki stres, kan kaybı ve hormonal değişimler saçı dökebilir

Hamilelik ;kadın vücudu üzerinde ağır bir strestir bu stres, hamilelik sebebiyle ortaya çıkan kansızlık ve beslenme alışkanlığının değişmesi.

Guatr ;iki tipi vardır hormonun düşük olması (hipotiroidi) durumunda kalite kaybı olur, parlaklığını yitirir, soluklaşır ve kökten dökülme olur. Hormon fazlalığı (hipertiroidi – zehirli guatr) bu durumda dökülem değil daha çok kırılma vardır, saçlar incelmiştir daha küçük travmalarla saçlar kırılır.

Hormonal bozukluklar ;diğer endokrin hastalıkların bazılarında saçlarda dökülme olabilmektedir.Arşatırmak gerekir.

Östrojen azlığı ;kadında kadınlık hormonunun azalması dökülme sebebi olabilmektedir. Bunun en tipik örneği menapozda saç dökülmesinin artmasıdır. Yumurtalıkların artık hormon üretemediği bu dönemde saç sorunları oldukça sıktır.

Ağır diyet ;kilolu kadınların katı diyet uygulaması beslenme bozukluğuyla saç dökülmesine sebep olabilir, bunu önlemek için ya diyet yaparken Xpecia Tablet gibi saçla ilgili tüm maddeleri içeren geniş spektrumlu bir ialaç alınmalı yada diyete ara verilmelidir.

Yanlış bağlama ;saçların arkada toplanırken gergin bir şekilde bağlanması kalıcı dökülmeye sebep olabilir, bunu en çok şakaklardan kayıp olarak görmekteyiz. Özellikle kaşlarını saçı gererek kadırmaya çalışanlarda ve çekik gözlü görünmek için gerenlerde görülür ve bu tip dökülmelrin ilaçla tedavisi yoktur, tek çözüm saç ekimidir..

Yanlış uygulamalar ; sık boyama, perma, sık dişli tarak kullanımı, sık fön çekme saça zarar verebilir.

Kadınlardaki Saç Dökülmesi Tedavisi

Tabiki öncelikle temel sorun ortadan kaldırılmaya çalışılmalıdır. PKO varsa jinekologla görüşülmeli, yanlış bağlama, yanlış kuaförlük uygulamaları sonlandırılmalı, guatr tedavi edilmeli, kansızlık için ilaç alınmalı ağır diyet sonlandırılmalıdır. Bunların dışındaki dökülmede en etkili ürün procapildir, doğurganlık yaşında % 2 doğurganlık dönemi geçmişse % 3 procapil içeren spreylerden biri kullanılmalıdır. Bölgesel kullanılan bu ürüne ek olarak 2 mg B7 vitamini günde bir tablet veya biotine yanı sıra saç dökülmesini önlediği bilinen keratin L-sistin gibi başka maddelerde içeren xpecia tablet kullanılabilir. Bu önerilen ürünlerin yan etkisi yoktur,hamilelik dönemi dışında güvenle kullanılabilir.

PKO Nasıl Geçer?

Poli Kistik Over kelimelerinin baş harfleriyle oluşturulmuş bir hastalık ismidir, Türkçesi yumurtalıklarda çok sayıda kist olduğunu ifade eder. Hastanın doğurganlık yaşına göre yumurtalıklar cerrahi olarak çıkarılabilir veya patlatılabilir. Burada jinekoloji branşı devreye girer. Hastalıkta temel sorun oluşan bu kistler kontrolsüz bir şekilde testosteron denilen hormon salgılanır. Salgılanan bu hormon DHT ye dönüşerek istenmeyen kıllar çıkmasına kadında sakal, bıyık, favori, göğüs kılı gibi ve bar olan kol bacak kıllarında canlanma olur. Bu şekilde kıllar atraken testosteron DHT ye dönüşerek saçlarda tepeden ve üstten dökülmelere neden olur.

Konu Türkiye’nin saç sorunlarına yönelik ilaç üreten tek ilaç üreticisi Hair Pharma İlaç Sanayi sayfalarından derlenmiştir. http://www.hairpharma.com.tr/

https://www.ideaklinik.com/sac-dokulmesi.html

https://www.ideaklinik.com/sac-dokulmesi.html

https://www.sachastaliklari.com/sac-dokulmesi-nedenleri/#kadinlarda-sac-dokulmesi

Safra Kesesi Tedavisi

By on Mart 17, 2018

Safra Kesesi Nasıl Bir Organdır?
Karnımızda bulunan karaciğere yapışık halde duran küçük, armut şeklinde bir organdır. Karaciğerden gelen safranın vücutta depolanmasını sağlar. (Safra diğer adıyla öd, karaciğerde üretilip on iki parmak bağırsağına dökülen bir salgıdır. Yağ ve yağda eriyen vitaminlerin emilmesini sağlar. )
Kesenin temel iki görevi, salgısını depolamak, gerektiğine on iki parmak bağırsağına göndermek ve yağda emilen vitaminlerin emilimini sağlamaktır. Vücutta bulunan ana organlardan değil de, onlara yardımcı organ niteliğinde bir yapıdadır. Vücutta ki fonksiyonların işlevsel bir şekilde devam etmesi için olmazsa olmaz bir organ değildir. Bu organın herhangi bir sebeple yokluğu veyahut işlevini yapamaması durumunda karaciğer herhangi bir aksamaya sebep olmayacak şekilde safra kesesinin işlevini yerine getirebilmektedir.

Safra Kesesi Hastalıkları Nelerdir?
Bu organın hastalıkları sonradan meydana gelebilecekleri gibi doğuştan da olabilmektedir. Doğuştan olan hastalıklarda problem ya kesenin olmaması ya da birden fazla olmasıdır. Sonradan olan hastalıklar ise 3 grupta incelenmektedir. Bunlar; kese iltihabı, taşı, polipleri (ben denilen çıkıntı şeklinde yapılardır) ve urlarıdır.

 

Safra Kesesi Taşı Nedir?
Safra kesesinin içerisinde kolesterol ve pigmentler bulunmaktadır. Bunların çökelti oluşturması ile ortaya çıkan sert yapılara kese taşı denilmektedir. Bu maddelerin bozulma oranına göre oluşan yapılar farklılık gösterebilir. İlk oluştuklarında pigment veya birikinti şeklindedir. Zaman içerisinde safra taşı haline gelmektedir. Oluşan taşların çoğu kolesterol taşları, diğerleri billirubin taşlarıdır.
Kesede oluşan taş, kumlar bazı durumlarda hastada hiçbir şikayete neden olmazken bazı durumlarda da oldukça ağrılı olabilmektedir.
Kesede karşılaşılan hastalıkların neredeyse tamamı yaklaşık % 95 i taşl tır. Değişik taşlar oluşabilmektedir.
En sık karşılaşılan taş türleri
Kalsiyum taşı
Bilirübin taşı
Pigment taşı
Taşlar arasındas fark olsa da tedavisi aynıdır.

Safra Kesesinde Ben
Latince polip denilen bu hastalıkta kesenin içinde derideki et benine benzer çıkıntılar vardır. Saplı üzüm tanesi gibi görünür. Pilava konulan kuş üzümü büyüklüğündedir ama tedavi edilmezse giderek büyür. Ben gibi çıkıntıların yani poliplerin zamanla kanserleşme ihtimali olduğu yönünde çok sayıda bilimsel çalışma vardır. Ben varsa taş olmasa bile kese alınmalıdır.

Kimlerde Görülür?
Bağlık problemi erkeklere nazaran kadınlarda daha sık gözlenir. Özellikle doğum yapmış kadınlarda gözlenme oranı daha sıktır. Ayrıca kilolu bireylerde, hamilelerde ve yaşı ilerleyen bireylerde görülme ihtimali daha fazladır.

Belirtileri Nelerdir?
Oluşan taşlar genellikle hastalarda herhangi bir şikâyete sebep olmazlar. Ancak bazı hastalarda ise şiddetli ağrıların olduğu gözlenmiştir. Karın bölgesinin sağ üst bölümünde ve sırta vuran ağrılar, şişkinlik, kusma ve bulantı hastalığın belirtilerindendir.

Safra Kesesi İltihabı Nedir?
Bu hastalığın tıbbi ismi kolesistittir. Safra kesesinin tıkanması ile meydana gelir. Organda oluşmuş taş ve kum kesenin ağzını tıkar bu sebeple kese boşaltılamaz. Bu durum dolaşım bozukluğuna, ödem oluşumuna hatta çürüme, delinmeye sebep olabilmektedir.
Oluşan iltihapların 2 farklı türü bulunmaktadır.

Belirtileri Nelerdir?
İltihabın neden olduğu en büyük şikayet karnın üst bölümünde oluşan şiddetli, batma hissi veren, sürekli olan bir ağrıdır. Hastaların çoğu ağrıyı nefesle birlikte artan, iki kürek kemiğine kadar uzanan şiddetli bir ağrı şeklinde tanımlamaktadır. Kusma, bulantı, şişkinlik, yüksek ateşte hastalığın belirtilerindendir.

Safra Kesesi Uru Nedir?
Bu urlar iyi huylu ve kötü huylu olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. İyi huylu urlar genellikle iltihaplanma sonrasında gözlenir. Genellikle herhangi bir belirti ve şikayete sebep olmazlar. Başa bir hastalığın tespitinde veya kesenin radyolojik muayenesinde tespit edilirler. Kötü huylu urlar ise kanserlerdir. Genellikle uzun yıllar taşı veya kumu olan, kese iltihabına maruz kalan hastalarda görülmektedir ancak hiçbir sorun yaşamayanlarda da görülebilir.

Belirtileri Nelerdir?
Kese kanserinde rastlanan en sık belirti giderek şiddetlenen ve zaman içerisinde geçmeyen ağrıdır. Böyle bir ağrının ilaçla geçirilmesi mümkün değildir. Ayrıca hasta giderek kilo kaybetme eğilimindedir. Bulgulara rağmen tedavi başlatılmazsa hastalığın ileri evresi olarak sarılıkta meydana gelebilmektedir.

 Hastalıkları Neden Olur?
Hastalıklarının oluşmasının pek çok sebebi olabilmektedir. Safra miktarının ve yoğunluğunun artması, çeşitli kan hastalıkları, safra taşlarının sebep olduğu tıkanıklıklar, kanda bazı maddelerin fazlalaşması en önemli faktörlerdir.  İleri yaş ve yüksek kolesterol de hastalığın sebepleri arasındadır. Tüketilen yiyecek ve içeceklerin taş oluşmasına veya hastalıklarına doğrudan etkisi bulunmamaktadır. eğer taş oluşumu zaten gerçekleşmiş ise bazı yiyecekler ağrı yaşanmasına sebep olabilmektedir.

Hastalığın Teşhisi Nasıl Konulur?
Hastalığın tanısı muayene, kan tetkikleri ve karın USG’siyle konur. İlk aşama muayene ile hastanın karnının sağ bölgesindeki ağrının tespiti ile yapılır. Ardından kan tahlilleri yapılır. Bu tahlillerde beyaz küre denilen hücrelerdeki artış gözlenir.  Karın USG ile de kese duvarındaki değişimler, varsa taş, kum oluşumu saptanabilmektedir.

Kesenin Hastalıklarının Tedavisi Nasıl Yapılmaktadır?
Tercih edilen tedavi seçeneği organın alınmasıdır. İltihaplı durumlarda ilk etapta antibiyotik ile iltihabi durum hafifletilerek ardından cerrahi müdahale yapılmaktadır.
kesenin alınması için yapılan cerrahi müdahaleler 2 farklı yolla yapılmaktadır. Bunlar açık, kapalı yöntem olarak adlandırılmaktadır. Günümüzde kapalı olarak nitelendirilen yöntem tercih edilmektedir. Bu yöntemin tıbbi ismi laparoskopik tekniktir.

Safra Kesesi Ameliyatı

İki şekilde yapılmaktadır
Açık ameliyat (eski yöntem)
Kapalı ameliyat (laparoskopik, kansız bıçaksız yöntem de denir)

Laparoskopik Teknik Nasıl Uygulanır?
 Tedavide amaç kesenin sorunsuz bir şekilde karaciğere yapışık yüzünün ayrılması ve kesenin ( oluşan kum ve taş ile beraber) vücuttan çıkarılmasıdır. Bu tedavi uygulamasında işlem karına 3 4 delik açılarak uygulanır. Tedavi için hastaya genel anestezi uygulanmaktadır. Açılan deliklerden birine kamera yerleştirilir. Bu sayede müdahaleyi yapacak doktor görüntüyü büyüterek, istenilen açıdan görebilmektedir.
İşleme açılan deliklerden birisinden küçük bir boru sokup karın bölgesinin gazla şişirilmesi ile başlanır. Ardından sağ kaburganın altından da 3 küçük çubuk şeklinde alet vücuda sokulur. Bu aletler yardımı ile karaciğere yapışık olduğu karaciğer ve damarlardan bağımsız hale getirilir. Ardından açılmış olan kesilerden birinden bu kese çıkartılır. Karna doldurulan gazın tamamının boşaltılması ve açılan kesilerin gizli dikiş ile kapatılması ile işlem tamamlanır.
Hasta konforunun daha iyi olması ve işlem sonrasında daha az iz kalması bu yöntemin tercih edilmesini sağlamaktadır.

Safra Kesesi Kanseri
Seyrek görülen ancak çok tehlikeli kanserlerdendir, ciddi bir şikayet yapmadığı için sıkça geç fark edilir. Belirtileri safra kesesi taşı ile benzerdir, yol gösterici şikayetler olmaz.
Tedavisi cerrahidir, kese ameliyatla alınır ancak ilerleyip başka organlara sıçramışsa ameliyat önerilmez, daha çok kemoterapi gibi ameliyatsız yöntemler tercih edilir.

Ödü Patlamak
Çok korkmayı tanımlayan bir deyimdir. Korkuya bağlı olarak öd kesesinin yanisafra kesesinin patladığını ifade etmektedir ama bilimsel yönü yoktur. yani insan çok korksa da ödü patlamaz. Öd aslında zehir kadar zararlı bir sıvıdır, kaza, yaralanma veya ameliyata bağlı olarak karın içine akarsa ciddi sağlık sorunu yaratan ve çok acil durum olan peritonit ortaya çıkar.

Yüzeysel leke tedavisi

By on Mart 6, 2018

Özellikle yüzeysel farklı renkte oluşumlar ciddi görsel şikayet oluşturmaktadır.Leke gibi görünen yüzeysel ben veya benzeri yapıların tedavisinde bir çok tedavi seçeneği kullanılmaktadır bunlardan en yaygın olanları;kimyasal peeling, lazer ve radyo frekans yöntemleridir. Kimyasal peelingdir , bu yöntem sürekli yapmayı gerektirir buna rağmen gerçek bir tedavi değildir. Leke kısmen açılsa da kısa sürede tekrar eskisi gibi olur diğer taraftan tedavi sonrası devamlı yüksek faktörlü güneş koruyucular kullanmak gerekir. Diğer bir yöntem lazer tedavisidir lazerle leke tedavisi de 4-10 seans sürebilir, dikkatli uygulanmaması durumunda leke daha da büyüyüp koyulaşabilir. Radyo frekansla lazer tedavisi % 95 tek seansta lekeyi kalıcı olarak yok eder. Tedavinin sonucu saniyeler içinde görülür. Tedavi edilen lekeler en uygun cilt katmanına kadar indiği için tekrarlamaz ancak % 5 ihtimalle 2.seans gerekebilir. Uygulamada lazer ve kimyasal peeling ve lazerde her seansta ücret alınırken radyo frekansla tedavide sonraki seanslarda ücret alınmaz.Radyo frekans yerine lekenin buharlaştırılması da mümkündür, tecrübeli ellerde iz kalmadan uygulanabilir.

Yukarıdaki yazıyı 2014 yılında yazmışım. Son yıllarda plazma ile leke tedavisi tarif edildi ve cihazlar 2017 yılında Türkiye’ye de geldi. Plexr tedavisi  de denmektedir ancak teknoloji maddenin 4. hali olan plazma ile etkili olduğu için  plazma daha doğru bir tanımlamadır. Plexr bu yöntemde kullanılan onlarca marka cihazdan biridir. Türkiye’ye ilk gelen olma avantajı ile ismini öne çıkarmış ve yöntemin bu cihaz adıyla popülerize olması sağlanmıştır. Ama markası ne olursa olsun plazma konusunda tecrübesi yeterli olan her doktora güvenle tedavi olabilirsiniz. Piyasa ücret uygulamasını araştırırsanız yönteme ismini vermeye çalışanların nasıl bir ücret politikası uyguladıklarını hayretler içinde görebilirsiniz. yöntem , etki ve sonuçlar aynı olmasına rağmen marka olma çabasıyla reklam yapanlar reklam parasını tüketiciden çıkarmak için aynı işi 10 kat bedelle yapıyorlar. Araştırırken dikkat edin gereksiz kazık yemeyin.
Plazma enerjisi leke yanı sıra üst göz kapağında fazlalık, ben, kırışıklık tedavilerinde de kullanılmaktadır.

Hemoroidin dışarı çıkması

By on Şubat 16, 2018

Hemoroidin makattan çıkması birkaç türlü olabilir. Hastanın tarifine ve muayene bulgularına göre bu çıkış farklı isimlerle anılır ve tedavi yaklaşımı da farklıdır.
1-Hemoroid (basur) memelerinin dışarı çıkıp ayağa kalkınca kendiliğinden geri içeri girmesi, bu 2.derece iç basurdur.
2-Memelerin dışarı çıktıktan sonra ancak elle içeri konulabilmesi, bu duruma da 3.derece basur denir.
3- Hemoroidin dışarı çıkıp şiddetli ağrı yapması, şişmesi ve hiçbir şekilde geri içeri girmemesi bu durma da boğulmuş basur diğer adıyla tromboze hemorrhoid denir.
Hemoroidin dışarı çıkması olarak tarif edilen asıl durum işte bu 3. durumdur yani boğulmuş basurdur. Konu içeriği de buna göre belirlenmiştir.
Hemoroid Neden Dışarı Çıkar ?
* Kabızlık sorunu en sık görülen sebeptir, dışkıyı çıkarmak için çok şiddetli ıkınmaya bağlı olarak içerideki basur cildin altından makatın dışına doğru çıkar ve geri dönemediği için makat kasları tarafından kan dolaşımı bozulacak sıkılır bir anlamda boğulur. Bu anormal durumu parmağı iple sıkmaya benzetebiliriz. Kan dolaşımı bozulduğu için dayanılmaz düzeyde ağrı olur.
dışarı çıkmış hemoroid memesi* Doğum; normal doğum sırasında hastanın ıkınmasına bağlıdır.
* Acı tüketimi; aşırı acı yendiğinde acının yaptığı yanmadan olan şiddetli ıkınmaya bağlıdır.
* İshal; yoğun ishallerde sık tuvalete çıkmaya bağlıdır.
* Amip; ishal gibi sık dışkılamadan olur.

Dışarı Çıkan Hemoroid Tedavisi
dışarı çıkmış hemoroid memesi nasıl içeri girerEn doğru yaklaşım cerrahi müdahale yapmadan ağrıyı azaltmaya yönelik tedavi planlanmasıdır. Ağrı kesici tabletler ve özellikle sıcak su oturma banyosu rahatlatıcı etki yapar ancak ağrının tam geçmesi 1-2 hafta sürebilir. Anestol adlı merhem uyuşturucu etkisiyle ağrıyı azaltmaya yardımcı olur. Bu dönemde kullanılacak basur kremleri, fitilleri ve hapları iyileşme sürecini ve hastanın şikayetlerini değiştirmez yani hiçbir faydası yoktur aynı durum bitkisel ilaçlar için de geçerlidir. Ağrı 1-2 haftada şişlik ise 5-8 haftada tamamen kaybolur ve hasta eski fazla şikayet yapmayan basurlu durumuna döner.eski sorunsuz hale geldikten sonra lazer,lastikle boğma ve THD gibi zahmetsiz yöntemlerle basur tedavi edilir.
Anüsten çıkan hemoroid ağrısı çok fazlaysa şu şekillerde de yaklaşılabilir;
Memelerin içini boşaltmak; işelm 5-7 dakika sürer hastanın ağrısı %70-80 oranında azalır.
Memeleri alma; ağrı yapan hemoroid memesi kesilerek tümden alınır yani klasik ameliyat yapılır, zahmetli ve dışkı kaçırma, makat darlığı, kanama gibi komlikasyonların daha sık yaşandığı bir yaklaşımdır.
Sülük yapıştırma; Sülük tedavisinin etkili olabileceği tek sorundur, içindeki pıhtıyı emerek rahatlama sağlar, iyileştirici etkisi yoktur ama doku içindeki pıhtıdan kaynaklanan basıncı düşürerek rahatlık verir.

Dışarı Çıkan Basur Memesi Nasıl Girer
Buraya kadar yazılanlar ağrılı, kısa süre önce çıkanlar içindi, bir de her tuvalette dışarıya çıkma durumu vardır. Hasta tuvaletini yaparken memeler makattan dışarıya çıkar. Bu memeler kalkınca kendiliğinden içeri giriyorsa 2.derece iç hemoroid denir. Memeler kendiliğinden girmiyor ve hastanın eliyle içeri itmesi gerekiyorsa bu 3. derece iç basurdur. Yukarıda tarif edildiği gibi tromboz durumu varsa içeri girmez, zorla sokulsa da hemen geri çıkar.

Benzer Hastalıklar

Anal hematom; ıkınmaya bağlı olarak deri altına kanama olur , ciddi ağrılı bir sorundur. Cerrahların % 90 ı bu durumu hemoroidle karıştırır.
Makat Apsesi; iltihabi bir durumdur, boşaltılarak tedavi edilir.

Basur Ağrısı Nasıl Geçer
Yukardaki hastalıklar makat bölgesinin en ağrılı hastalıklardır. En etkili ve pratik uygulama sıcak su oturma banyosudur. Hafif can yakacak sıcaklıkta suya 10-15 dakika oturmak rahatlama sağlar, sınırsız sayıda oturulabilir. Tedavi edici etkisi yoktur. Sıcak su yerine o bölgeyi ısıtacak başka şeyler de kullanılabilir.
Ağrı kesiciler, bütün ağrılarda olduğu gibi ağrıyı azaltır.
Anestol merhem, bölgesel olarak uyuşma sağlar.
Basur kremleri; Çok sık reçete edilse de etkileri olmaz.