Author Archive

kronik Kabızlık

By on Eylül 7, 2018

Kronik kabızlık diğer bir deyimle müzmin peklik seyrek, sert ve zor dışkılamayı tanımlar yani birden fazla boyutu vardır. Tamamen bağırsağın hareket sıklığı ile ilgili bir durumdur. Kronik kabızlık kalın bağırsakla ilgili bir durumdur. Normal insanda 20 dakikada bir defa kasılan kalın bağırsak peklik sorunu olan kişilerde 3-5 saatte bir defa kasılır ve bu kişiler günlerce tuvalete çıkmayabilirler.

Kronik Kabızlık Nedenleri ;

Bağırsağın uzun olması

Bağırsağın yavaş çalışması (tembellik)

Genetik yatkınlıkkronik kabızlık nedenleri

Posadan fakir beslenmek

Dışkılama alışkanlığı ( tuvalette uzun kalmak)

Dışkıyı ertelemek ( işi gereği tuvalete gidemeyenlerde yada dışarıda tuvalet kullanmayı sevmeyenlerde olur)

Kronik Kabızlık Tedavi ;

Tedavi sebebe yönelik olmalıdır, sebep çok açık değilse extra destek sağlanır.

Bağırsak uzunsa ve de aşağıdaki önerilere rağmen kabızlık düzelmediyse, hastanın yaşam kalitesini artırmak için ameliyatla bağırsak kısaltılabilir.

Yavaş çalışma için bol posalı gıdalar tüketilir, yine genetik yapı değiştirilemeyeceği için bol posalı gıdalarla desteklenmelidir.

Dışkılama isteği geldiğinde asla ertelenmemeli ve en kısa sürede yapılmalıdır.

Kronik Kabızlık Belirtileri

Sert dışkı çıkarma yanı sıra, gaz çıkarmada zorlanma, karında aşırı gaz birikimi, karında sancı gibi şikayetler görülür.

Kronik Kabızlık İçin Ne Yapılmalı

Tüketilen posalı gıda miktarı giderek artırılmalı, aynı gıdaları tüketmelerine rağmen bazı kişilerin kabız kalması bağırsağın yavaş çalışmasındadır. Bu durumda yapılması gereken şey hareketi arttırıncaya kadar giderek alınan posa miktarını artırmaktır. Normal yiyeceklerle bu sağlanamıyorsa bu durumda kepek tüketilmelidir. Kepek tüketmenin sınırı yoktur, önce günlük yarım bardak yenir sorun düzelinceye kadar gerekirse günde 3 su bardağı kepeğe kadar çıkılabilir. Kepek tüketimiyle düzelmeyecek kabızlık yoktur. Bu tamamen sistemin eğitimiyle ilgilidir. Sorunun düzeldiği posa miktarı belirlenip bu miktarın tüketimi 3-4 ay aralıksız devam edilirse bağırsaklar eğitilmiş olur ve artık sorun olmaktan çıkar.

Tüketime ek olarak hareketli yaşam da pozitif etki sağlar.

Posalı gıda tüketimine ek olarak;kayısı, kayısı kurusu, incir, erik gibi şeylerde olumlu etki sağlar.

kabızlık ilaçlarıDışkılama alışkanlıkları mutlaka normal düzeylere çekilmelidir.  Şunlara dikkat edilmelidir. İstek tam oluştuğunda gidilmeli ve tuvalet 1-2 dakikada terk edilmelidir. Bunu rahat yapabilmek için ilk kısım dışkı çıkarıldığı anda hala istek varmış gibi gelse bile kalkılmalıdır.

Kronik Kabızlık İlaçları ;

Doğrusu sorunu ilaçlarla değil yukarıdaki önerilerle çözmektir ancak geçiş sürecinde yani ilk dönemler. Bekunis, laksefenol, duphalac gibi ilaçlar kullanılabilir ama tüm bunlara geçici olduğu gözüyle bakılmalıdır yoksa bir süre sonra bunlar olmadan dışarı çıkılamaz. Kabızlık ilaçları bağımlılık yapar tereddütü işte buradan kaynaklanır.

Kronik Kabızlık Bitkisel Tedavi

Aslında bitkiler en iyi posa kaynağı olduğu için her bitki kabızlığa iyi kronik kabızlıkta bitkisel tedavigelir ancak bunlar içinde sinameki otu farklı bir yere sahiptir. Sinameki otu inca bağırsakları hızlandırma etkisi vardır ve kabızlığı düzeltir ancak sinameki otunu ilaçlardan farkı düşünmemek gerekir , bitkisel olsa da bir anlamda bağımlılık yapar.

Kronik kabızlıkta bitkisel ilaç nasıl hazırlanır ? Sinameki otu normal çay gibi demlenir ve duruma göre az miktarla başlanıp giderek artırılır. Fazla içilirse bezdirici düzeyde ishal yapabilir.

Kabızlık zararlımıdır ?

Evet zararlıdır, bilinen makat hastalıklarının hepsinin sebepleri arasında sayılmaktadır. Özellikle basurla ilişkisi çok nettir. Kalın bağırsak kanserleri sebepleri arasında da sayılmaktadır.

Bağırsak Tembelliği Çözümü

En doğru yaklaşım posalı gıda tüketimidir. Ne kadar posa tüketilmesi gerektiği kişiden kişiye çok değiştiği için sorun yaşayan kişi giderek artan bir şekilde posa tüketimini artırmalıdır. Öncelikle günlük tüketilen sebze ve meyve miktarı artırılmalıdır. Çok artırılmasına rağmen düzelmiyorsa bu durumda en etkili posa olan kepek tüketilmelidir. Beslenme konusu konunun sonunda ayrıntılı yazılmıştır.

Dışkılama alışkanlığı normale getirilmelidir. Nerede olunursa olunsun ihtiyaç halinde gidilmeli asla bekletilmemelidir. Sabah kahvaltıyı evde yapıp kahvaltıdan sonra tuvalete gitmeyi alışkanlık haline getirip bunu bağırsaklara öğretmelidir. Tuvalete tam ihtiyaç olduğunda girilmeli ve sadece ilk kısım çıkarılıp hala ihtiyaç varmış gibi gelse dahi tuvalet terk edilmelidir. Asla daha fazla çıkarmak için çabalamamalıdır.

Kabızlıkta Ne Yenir

diski-sertlesmesiAslında olayın özü yemektir ve şöyle bir yol izlenebilir; Genel anlamda sıvı tüketimi artırılmalıdır bu su, çay veya başka bir sıvı gıda olabilir ancak tek başına sıvı artışı sorunu çözemez. Var olan yeme alışkanlıklarında sebzenin miktarı artırılmalı ve özellikle akşamları meyve tüketilmelidir. Ekmek olarak sadece kepekli ekmek yenmelidir. Bunlarla istenilen sonuç elde edilemediyse tüketilen sebze ve meyve miktarı giderek artırılmalıdır. Hala çözüm bulunamadıysa o zaman ek olarak kepek tüketilmelidir. Bu konuda en etkili posa kepektir. İneklere verilen kepekten (iri parçacıklı olması daha iyidir) her akşam bir su bardağı kepek süt, ayran, yoğurt çorba gibi gıdalara karıştırılarak yenmelidir. Yine yetersiz kalıyorsa yani dışkının kıvamı normale getirilemediyse bu bir bardak kepek 2-3 bardağa veya daha fazlasına çıkarılabilir. Uygun miktar yakalanıp aralıksız 2-3 ay kullanılması durumunda bağırsağın hareketlenmesini kalıcı olarak artırması sorunun kalıcı çözülmesi anlamına gelir ki en doğru yaklaşım budur.

Bebeklerde Kabızlık

Bebek dışkılayamaz dışkılayamadığı için daha da kabızlaşır ve rahatsız ettiği için sürekli ağlar. Ek gıdaya geçildiyse erişkinlerde önerildiği gibi sebze meyve püre halinde verilebilir. Ek gıdaya geçilmediyse yukarıda bahsedilen emilmeyen şeker içeren duphalac normolak gibi şuruplar kullanılabilir, belirlenmiş hiçbir yan etkisi olmadığı için bebeklerde de güven kullanılabilir. Kullanılacak miktar sorun çözülene kadar artırılabilir.

Kabızlığın Neden Olduğu Hastalıklar

Makat hastalıklarının hepsinin oluşumunda kabızlığın etkisi az veya çok vardır. Makat çatlağından bağırsak kanserine kadar tüm hastalıkların oluşumunda etkisi vardır. En fazla neden olduğu hastalıkların başında makat çatlağı gelir ki neredeyse % 95 kabızlıktır. İkinci sırada hemoroid (basur) gelir. Buraaki etkisi direk değildir ıkınmaya neden olarak hemoroid oluşmasına neden olur.

https://www.ideaklinik.com/kabizlik-nasil-giderilir.html

Saç egzama

By on Eylül 6, 2018

Egzama vücudun her yerinde görülebilen bir cilt rahatsızlığıdır, yapısı gereği en sık rastlanan yerlerden biriside saçlı deridir. Tam bir alerjik reaksiyon olmasa da klinik bulgular alerjiye çok benzer. Saçlı deri egzamasının sebebi çok açık değildir ama aşırı yağlanma olması ve hastaların % 60 kadarında mantar (malassezia furfur) görülmesi hastalığın mantar ve yağ metebolizmasından olduğunu düşündürür. Bunun dışında stres, tahriş edici şampuan kullanımı, saç ilaçları kullanımı, boya ve benzeri kimyasallar, jöle kullanımı gibi saçlı deriye uygulanan maddelerle de olabileceği bilinmektedir.
Klinik olarak deride kırmızılık, kaşıntı, aşırı kepeklenme, yağlanma ve nemlilik vardır. Seyrek olarak bu bulgulara saç dökülmesi de eşlik eder.

Kafada Yağlı Egzama

Aslında hastalık bir saç hastalığı değil saçlı deri yanı kafa derisinin bir hastalığıdır, doğru tanımlama budur. Tedavisinde e deri tedavi edilir.

Yağlı İgzama İlacı DermoTTO

Sayfada bu sınıf ürünlerin en değişik olanı incelenmiştir, yağlı egzamanız varsa koumalısınız. Yağlı egzama tedavisinde en önemli sorun kullanılan kortizonların yan etkileri ve bu sebeple ilaçların sürekli kullanılamamasıdır. ilaç kesilince hastalık tekrar ortaya çıkar.
DermoTTO nun en önemli avantajı budur içerdiği bitkisel kortizon sayesinde yan etki yaşanmaz ve seyrek olarak kullanılarak hastalığın tekrarı engellenir.
DermoTTO saçlı deri sorunları için geliştirilmiş bür losyondur. konazol gibi aşırı kepek sebebi olan mantarın tedavisinde etkili olduğu gibi dermovate gibi kortizon içeren losyonların kullanıldığı sebore ve sedef tedavisi için geliştirilmiş bir üründür.
İçeriğindeki iki bitkisel özler hakkında en fazla bilimsel çalışma yapılmış tedavi ürünleridir.
Bunlardan TTO (Tea Tree Oil) mantar ve yağ salgısından kaynaklanan sebore tedavisinde meyan kökü özütü ise bitkisel kortizon içeriğiyle sebore ve sedefte tüm dünyada kullanılan maddelerdir ve son derece başarılı sonuçlar olduğu bilimsel olarak kanıtlanmıştır.
Saçınızda sebore veya yoğun kepek varsa kortizon ve mantar ilacı kullanmak yerine tercih edebileceğiniz bir ürün. Kortizonun yan etkilerini yaşamadan sorununuzdan kurtulabilirsiniz.
Diğer ürün meyan kökü özütü ise bitkisel kortizon kabul edilen herbal steroidlerin en yoğun olduğu üründür ve kortizon yerine güvenle kullanılabilir.

Dermo TTO Kullanılan Durumlar

Kepek
Kepek normalde herkeste olur ve cildin yenilenmesinden kaynaklanan fizyolojik bir durumdur ancak yoğun kepek durumu normal değildir ve temelde malassezia furfur adlı mantar sebep olur.
Yoğun mantarda asıl sebep olan mantar tedavi edilmediği sürece yani sıradan şampuanlarla kepek önlense de kısa sürede yeniden ortaya çıkar. Kepeğin aşırı olduğu durumlarda mantar tedavisi yapılmalıdır.TTO yoğun kepek sorununun çözümünde cilde yerleşmiş bu mantarı yok ettiği için mantarı da kalıcı olarak düzeltir.
Yağlı egzama
Net sebebi bilinmemektedir,cildin enflamatuar reaksiyonudur ve aşırı yağlanma görülür. Yapılan çalışmalarda % 60 sıklıkta mantarlar olduğu görülmüştür.
Tedavide kortizonlar ve mantara etkili madde içeren solusyonlar kullanılmaktaydı ancak son yıllarda yapılan bilimsel çalışmalarda TTO nun enflamasyonu azalttığı, mantarı yok ettiği ve ciltten yağ salgısını azalttığı görülmüş ve tedavi protokolüne alınmıştır.
Sedef
seboreik dermatite benzer klinik bulgular vardır sebebi bilinmeyen bir şekilde cildin yenilenme hızı normalin 30-40 katına çıkmıştır.Tedavisinde yaygın olarak bölgesel kortizon kullanılmaktadır. TTO kortizone benzer şekilde ciltteki kızarıklığa sebep olan reaksiyonu azaltmaktadır.

ilerlemiş yağlı egzama
Meyan kökü bitkisel kortizonun en yoğun olduğu bitkidir,kökün özütünden elde edilen solusyonların prednizolon ve diğer kortizonlarla kıyaslamasında yakın etki görüldüğü bilimsel olarak kanıtlanmıştır.
Saçlı derinin en sık görülen rahatsızlıklarından biri olan seboreik dermatittir ve yaygın olarak kortizonlu solusyonlarla tedavi edilir ancak hastalığın kronik olduğu ve sürekli alevlenmeler gösterdiği göz önüne alınırsa kortizonuların yan etkileri tedavinin devamına engel olmaktadır.

kulak arkasında yağlı egzama
Meyan kökü özütünden elde edilen fitokortizon tüm bu yan etkilere sebep olmamaktadır.
Yağlı egzama tekrarladığında bu güne kadar kullandıklarınızdan farklı bir ürün olan ve tamamı bitkisel özlerden oluşan dermotto denemenizi öneririm.

Seboreik dermatit egzama

Yağlı alanlarda gelişen bir tür kronik bir deri reaksiyonudur.Aşırı yağlanmanın bir türü gibi değerlendirilebilir ama alerjik zeminde önemlidir: Kesin nedeni belli olmayan enflamatuar ve kaşıntılı bir hastalıktır. Toplumdaki sıklığı %3-4 sıklıkta görülür.

Bulgular

Özellikle üç farklı yaş grubunda; bebeklikte, orta yaşlarda ve yaşlılarda görülür. Bebeklerde, 8-12 ay arasındakilere herhangi bir tedavi yapılmadan iyileşir Kaşıntı bebekler arasında yaygın değildir. Sık sık inatçı bir pişik derisi döküntü eşlik eder.
Bunun sebebi doğumdan önce anneden çocuğa geçen hormonların yavaş yavaş kaybolması olabilir. Bazı bebeklerde sadece bez kullanılan yerlerde gelişir; fakat bu durum farklı bez kullanımlarıyla giderilebilir. Diğer yaş gruplarında görüldüğünde, tedavi edilsin veya edilmesin tekrarlar ve kaybolur. Soğuk havalarda alevlenmeler olabilir. Uzun yıllar süren ve inifli çıkışlı seyir gösteren hastalık sedef hastalığı için zemin hazırlayabilir

Saçlı deri ve kıllı alanları çok seven hastalık, yüzde, göğüs ortası ve sırtta çok sık yerleşir. Görüntüsü bölgeye göre değişebilmekle birlikte tipik görüntü kırmızı turuncu eritemli zeminde yağlımsı şeklindedir.

Saçlı deride görülen seboreik dermatit çok aşırı kepeğe neden olduğundan hastayı çok rahatsız edebilir.

Nedenleri

Hormonal dahil olmak üzere birçok faktör, suçlanmış olmasına rağmen genellikle nedeni bilinmemektedir, ancak hastalık genetik (kalıtsal) ve çevresel faktörlerin bir kombinasyonu sonucu olduğu genel bir bilgidir.
Genellikle, bir sinirli cilt, zayıf bağışıklık sistemi ve genetik bir faktör nedenleri arasında yer almaktadır Fiziksel stresin neden olduğu, nörolojik şartlardaki kişilerde ,Parkinson hastalarında yüksek doz ve sürekli alkol alanlarda eğilim fazladır .
Varisli damarlar ve kronik enfeksiyonlar ,bacaklar hesabında kan akışını etkileyen durumlar olası nedenleridir. Çocularda aşırı A vitamini alımı, biotin eksikliği nedenler arasında sayılabilir

Net olarak kanıtlanmamış olsade mantarlarda suçlanmaktadır, Seboreik dermatit Malassezia maya bir formun bir çoğalmasına inflamatuar reaksiyon içerebilir,
Maya cilt tahriş eder ve alevlendiren toksik maddeler üretir. Seboreik dermatit olan hastalar mayaya karşı düşük bir dirence sahiptirler

Seboreik dermatit zamansız uygulanan bir ilaç yüzünden de ortaya çıkabilir (kükürt, civa, antihistaminikler, sülfamitler, penisilin, vb. ile yapılmış tozlar ya da merhemler).

Ev kadınlarında görülen egzama (el egzaması) çamaşır suyundaki potasyum bikromata, çeşitli çamaşır sularına, hatta lastik eldivenlere bağlıdır.

Giysilerin yaptığı egzamalar genellikle kauçuktan ve sentetik dokumalardan ileri gelir (oysa, aslı nedeni boyadır, özellikle siyah, mavi ve yeşil renkli boyalar, yoksa hep söylendiği gibi kumaş değil). Boyundaki egzama çoğunlukla yüksek yakalı hırka giyilmesinden ileri gelir.
Ayak egzaması ayakkabıdan ileri gelebilir (deri boya, cila ya da yapıştırıcı). Madenler (özellikle nikel) bir temas egzamasına neden olabilir (saat bileziği, zincir vb.). Deri testleri bazen temas egzamasının nedenini ortaya çıkarabilir.

Tedavide sıklıkla kortizonlu kremler kullanılır ancak uzun süre kortizon kullanımı ciddi yan etki yapabilmektedir.

Saçlı deride ise en önemli sorun uygulanacak kortizonlu losyonlar saç dökülmesi yapabilmektedir.
Üzerinde çok sayıda bilimsel çalışma yapılmış TTO ve bitkisel kortizon meyan kökü extractı nın kortizonlardan daha iyi sonuç verdiği kanıtlanmıştır.Yan etki yaşamamak için bu gurup ürünler tercih edilebilir.

Sebore

Sebore yağ anlamına gelen sebum kelimesinden türemiştir yani yağlı cilt sorunudur.
Tüm cildi etkileyebili, cilt kıvrımları ve yağ salgısının fazla olduğu kıllı alanlar en sık tutulan yerlerdir.
Sebore kolay söylendiği için alışıldık kelime olsa da tam adı yağlı egzamadır.
Saçlı deri yağlı egzamanın en sık rastlandığı alanlardandır.Rahatsızlığın fazla olmasının sebebi kafa derisinde yağ salgısı ve kaşınma daha fazladır,ilaç uygulamak daha zordur ve abartılı düzeydeki kepek hastaya sıkıntı verir.
Bu bölgedeki hasalık daha çok saçın sınırına kadar gelir ama yüz bölgesine kadar ilerlemez ve çizgi şeklinde sınırlanır. Kafadaki hastalığın tedavisi daha çok bölgesel uygulamalarla yapılır.
Uygulanan ilaçlar sıklıkla kortizon içeren krem veya solusyon şeklinde ürünlerdir.
Kortizonlu ürünler hastalığın kaşınma, pullanma gibi bulgularını kısa sürede geriletir ancak bir süre sonra hastalığın bulguları yeniden ortaya çıkar.
Sürekli kullanılması ise bu kez kortizona bağlı yan etkiler görülmeye başlar.

Bitkisel kortizona ek  olarak çay ağacı yağı kullanımı seboreik dermatitlerde % 60 sıklıkta görülen mantarın tedavisini yapması yanı sıra cilt reaksiyonunu hafifletmekte ve daha hızlı bir düzelme sağlamaktadır.

Saçlı derideki sebore tedavisi için genellikle diğer cilt sorunlarında da kullanılan kortizonlu kremler yada losyonlar kullanılır ve yan etkileri sebebiyle kısa sürede kesilmesi gerekir hastalık tam iyileşemediğinden tekrar ortaya çıkar.
Saçlı deri seboreik dermatiti sedef tedavisine özel geliştirilen dermoTTO losyon bitkisel kortizon ve TTO içermekte ve kortizonun yan etkilerine sebep olmamaktadır.

Hastalığın daha çabuk düzelmesi ve tekrarının engellenmesi için seborede etkili bir şampuan kullanılmalıdır, tedavide en etkili madde climbazol dür ve climbazol içeren şampuan mutlaka kullanılmalıdır.

http://www.seboderm.com için tıklayın

Saç egzaması tedavisi

Flebit

By on Eylül 6, 2018

Flebit toplar damar iltihabı demektir.En sık sebep varis varlığıdır, varise balı olarak toplar damardaki dolaşımın yavaşlaması veya çevresel travmalar sonucu ortaya çıkan iltihabi durumdur.Varis olmadan flebit olma ihtimali çok düşüktür.

Flebit Nedir

Flebo yani toplar damar, sonuna gelen it eki ise iltihabı yanı toplardamar iltihabı demektir. Vücudun her yerinde görülme ihtimali olmakla birlikte neredeyse tamamı bacaklarda görülür

Flebit Belirtileri
flebit

Bacakta ağrı, şişlik, kızarıklık, ateş, bölgesel olarak ısı artışı, su toplanması.
Bu belirtilerin hepsi veya bir kısmı görüldüğünde flebit teşhisi konur. Genellikle ciddi sorun yaşanmasa da çok seyrek görülen emboli denilen iltihaptan parça kopup akciğer damarlarını tıkaması riski vardır bu sebeple dikkatli olunmalı ve damar cerrahının kontrolünde tedavi olunmalıdır. Beyin damarlarını tıkar görüşü olsa da kesinlikle böyle bir ihtimal yoktur.
Tedavi de kanın pıhtılaşmasını engelleyen (kan sulandırıcı da denir) heparin veya aspirin kullanımı yanı sıra bacak veya bacaklar yukarda olacak şekilde (elavasyon) istirahat gerektirir.İstirahat mutlak önerilir, sadece tuvalet ihtiyacı için kalkılması hatta yemeğin bile yatakta yenmesi önerilir. En pratik yaklaşım sırt üstü yatarken ayağın altına yastık konulmasıdır.
Ağrı tedaviye başladıktan sonraki 4-8 günde azalmaya başlar ama tamamen düzelmesi haftalar sürebilir. Yoğun tedavi ve istirahat döneminin sonunda düşük doz aspirinin sürekli kullanımı önerilir.
Flebitin tedavisi bittikten 1-2 ay sonra varislerin yok edilmesi daha sonra tekrar oluşmasını engelleyecektir.

Yüzeyel Tromboflebit

yüzeyel damar iltihabı

Yüzeyel toplar damar iltihabı daha çok damarlarda kan akımının yavaşladığı varis hastalarında görülür. Her yaşta ve her iki cinste de görülebilir ama en sık orta yaş kadınlarda görülür.
Yüzeyel tromboflebit nedenleri
Hareketsiz yaşam
Uzun süreli yolculuk
Varisli damar bölgesinin yaralanması
Yatkınlığa sebep olan sistemik hastalıklar
Bazıı sindirim sistemi tümörleri
Behçet hastalığı
Bourger hastalığı
Lenfanjit (lenf yolu iltihabı)
Yüzeyel tromboflebit belirtileri ;
Ciltte kızarık
Sıcaklık artışı
Ağrı
Yanma
Deride hassasiyet
Ödem ve sertlik
Bazı vakalarda kahverengileşme
Yara
Lenfanjit, erzipel, fronkülozis, dermatit gibi hastalıklarla karışabilir.

yüzeyel tromboflebit görselleri

Yüzeyel Fromboflebit Tedavisi

Mutlak istirahat gerekir.
Hastalığın ilerlemesini durdurmak için kan sulandırıcılar (aspirin, heparin vs)
Mikrobik olabileceğinden antibiotik verilir.
Sorunlu ayak yüksekte tutulur
Ayağın yüksekte bir şekilde, mümkün olduğunca zorunlu işler dışında istirahat edilmelidir hatta yemek yerken bile bacak yükseltilmelidir. İstirahat ve bu elevasyon işlemi minimum 2 hafta sürdürülür. Bu süre zarfında hastalıkta belirgin gerileme varsa istirahatteki sıkılık azaltılabilir, şiddet azalmadıysa devam edilmelidir.
Hastalık geriledikten sonra sebep olan varis veya başka bir sorun varsa ortadan kaldırılmalıdır.

flebit nedir

Trombo flebit

Tromboflebit bir varis iltihabıdır ve önceden var olan varisler üzerinde oluşur. En sık sebep varis varlığıdır, varise balı olarak toplar damardaki dolaşımın yavaşlaması veya çevresel travmalar sonucu ortaya çıkan iltihabi bir durumdur.
Varis olmadan flebitin olma ihtimali çok düşüktür.
Trombolebitin klinik bulguları; Bacakta ağrı, şişlik, kızarıklık, ateş, bölgesel olarak ısı artışı, su toplanması.
Lenfanjit hastalığında da bu bulgular görülür ama uzman doktor bunu muayeneyle rahatlıkla ayırt edebilir.
Bu belirtilerin hepsi veya bir kısmı görüldüğünde teşhis konur. Genellikle ciddi sorun yaşanmasa da çok seyrek görülen emboli denilen iltihaptan parça kopup akciğer damarlarını tıkaması riski vardır bu sebeple dikkatli olunmalı ve damar cerrahının kontrolünde tedavisi yaptırılmalıdır. Pıhtının akciğere gidip damarını tıkaması çok ciddi bir sorundur.

trombo flebit tedavisi
Tedavi de kanın pıhtılaşmasını engelleyen (kan sulandırıcı da denir) heparin veya aspirin kullanımı yanı sıra bacak veya bacaklar yukarda bir şekilde istirahat gerektirir. İstirahat mutlak önerilir, sadece tuvalet ihtiyacı için kalkılması hatta yemeğin bile yatakta yenmesi önerilir. En pratik yaklaşım sırt üstü yatarken ayağın altına yastık konulmasıdır.
Ağrı tedaviye başladıktan sonraki 4-8 günde azalmaya başlar ama tamamen düzelmesi haftalar sürebilir. Yoğun tedavi ve istirahat döneminin sonunda kan sulandırıcı olarak coraspin gibi bir ialcın sürekli kullanımı önerilir.

trombo flebit
Tromboflebitin tedavisi bittikten 1-2 ay sonra varislerin tedavi edilmesi daha sonra tekrar damar iltihabı oluşmasına engel olur. Trombo flebit tekrarlama eğilimindedir ve yaygınlığı çok değişebilir.

Varis iltihabı tehlikelimidir

Variste iltihap gelişmesi hastanın yaşam kalitesini düşüren bir hastalıktır ve ciddiye alınması gerekir. Bütün iltihaplar gibi tehlikeli olabileceği akıldan çıkarılmamalıdır. Bu konu varis iltihabı yani flebit ile ilgili bilgiler içerecektir. Bütün dokular gibi damarlar da iltihaplanabilir, damar iltihabı daha çok iç yüzeyinin iltihaplanması şeklinde olur ama kısa sürede içinde pıhtı oluşmasına sebep olur ve damar tıkanır. Toplar damardaki varise bağlı kanın akış hızının yavaşlaması veya çevresel travmalar sonucu ortaya çıkan bir durumdur. En sık sebep kan akım hızını yavaşlatan geniş varislerin olmasıdır.

Toplar Damar İltihabı Belirtileri

varisin iltihabıYürürken şiddetli ağrı, iltihap alanında ağrı, ödem, kızarıklık, vücutta ateş, bölgesel olarak ısı artışı, vücutta ateş, ayağın üzerine basıldığında yürütmeyecek kadar şiddeli ağrı en sık görülen bulgulardır. Bu belirtilerin hepsi veya bir kısmı görüldüğünde damar iltihaplanması teşhisi konur,gerekirse ultrason ile teşhis doğrulanır. Varisi olan kişide yukarıda belirtilen bulguların biri veya birkaçı ortaya çıktıysa muayene olmalıdır.Bu konuda yetkin uzman olan fleboloji uzmanına muayene olunmalıdır, yaşanılan yerde fleboloji uzmanı (flebolog) yoksa kalp damar cerrahisi uzmanı da teşhis koymakta ve tedavisini yapmakta yetkindir.

Varis İltihabı Teklikelimidir

Genellikle ciddi sorun yaşanmasa da çok seyrek görülen emboli denilen iltihaptan parça kopup akciğer damarlarını tıkaması riski vardır bu sebeple dikkatli olunmalı ve damar cerrahının kontrolünde tedavi olunmalıdır. Damarda bir kez iltihaplanma olduğunda tekrarını engellemek için düşük doz aspirin kullanılmaya devam edilmesi önerilir.
Her hastalık gibi varis iltihabından korunmanın en doğru yolu tespit edildiğinde varislerin tedavi edilmesidir, böylece iltihaplanma riski de ortadan kaldırılmış olur. Bunun dışında diğer iltihap kaynaklı tehlikeler örneğin o alanda yara açılması, mikrobun kana karışması, o bölgede apse gelişmesi, iltihabın kemiğe ilerlemesi gibi tehlikeleri de vardır ancak bunlar da oldukça seyrek rastlanabilen durumlardır.

Varis İltihabı Tedavisi

Yukarıda bahsedildiği gibi flebolog tarafından yapılır. Tedavide ciddi bir girişim yoktur. Pıhtının daha fazla ilerlememesi ve pıhtının olduğu yerden kopup tehlikeli sonuçlara neden olmaması için pıhtı oluşumunu yavaşlatıcı ve kan sulandırıcılar verilir. Enfeksiyona yönelik olarak mikrop öldürücü etkileri için antibiotik başlanır. Hasta mutlak yatak istirahatine alınır. İstirahat ederken ayakların kalp hizasından yukarıda olacağı şekilde bacaklar kaldırır pozisyonda olmalıdır. Bacak altına yumuşak yastık konur. Kızarık alanlara alkol pansumanı yapılır. Alkol pansumanı bir bezin ıslatılarak iltihap alanına serilmesi şeklinde yapılır.

 

Makat çatlağı bu bölge hastalıkları arasında en sık rastlanan hastalıkların ikincisidir ve makttaki ağrı sebepleri arasında en sık görülenidir. Hastalar ağrı ve fissüre bağlı küçük meme sebebiyle sıkça hemoroid olarak yorumlalar ve bu şüpheyle araştırma yapıp ve muayene olurlar.
Makat hastalıkları arasında en sık görüleni olan hemoroidde lazer tedavisi uygulanmaktadır hastalar bu benzeşim sebebiyle anal fissür hastalığındada lazer tedavisi olduğunu sanmaktadır. Lazerle tedavilerin uygulama alanında yüksek ısı oluşturma prensibine dayanır ancak anüs çatlağında gereksiz yere şiddetli kasılan kasın kesilerek yada ilaçla felç edilerek gevşetilmesi gerekir lazerin böyle bir etkisi yoktur.
Makat çatlağı tedavisinde lazer uygulaması yoktur. Anal fissür tedavisi bir makatı sıkan kas kesilerek yapılmaktadır ve lazerle bu kasın kesilmesi şeklinde bir ameliyat yapılmamaktadır.halk arasında var olan bu inanç tümüyle yanlış anlaşılmalardan kaynaklanmakta ve yapılan ameliyatı lazerle yapıldığuı sanılmaktadır.
Lazerle tedavide yanlış anlaşılmanın bir diğer sebebiyse anüs çatlağına eşlik eden 1.-2. derece iç hemoroidlerin aynı seansta lazerle tedavi edilmesinden kaynaklanabilmektedir.
Müzminleşmişçatlağın ameliyatsız tek tedavi şekli botoxla tedavidir. Botoxla çatlak tedavisi 1-2 dakikada ayaktan uygulanan bir tedavi şeklidir. Anal fissürün ilk 2-3 haftalık döneminde mutlaka ilaçla tedavi denenmelidir, uygun ilaçlar kullanılarak hastaların % 50 sinde tam düzelme sağlanabilir.
Özetle;
Anal fissürde lazerle ameliyatsız yöntem diye bir seçenek yoktur, kelime oyunlarına dikkat etmelisiniz.
Kendinize bir iyilik yapın ve bilim çevrelerinin kabul ettiği şu doğru tercih sırasını takip ederek tedavinizi olmaya çalışın

1- İlaç tedavileri (kabızlığın engellenerek krem kullanılması)
2- Btox enjeksiyonu
3- Ameliyat (yapılan tek ameliyat LİS ameliyatı)
Bunların dışında kelime oyunlarıyla uyanıkların oyununa gelmeyin.

Makat çatlağı ilaç tedavisi

Çatlağının başlangıçtan sonraki 2 -3 haftalık dönem yeni olarak değerlendirilir ve kremlerle tedavi edilmeye çalışılır. Kremlerle tedavinin bu dönemde başarısı azımsanmayacak düzeyde % 40 civarındadır. Kronikleştiğinde bu oran düşer ama yine de ilaç denenebilir.

İlaç tedavisinde ilk tercih Anuflex Merhem olmalıdır, Anuflex muadillerine göre daha başarılı, uygulaması kolay ve başarısı daha yüksektir. Tek ilaç olarak kullanılır.

İlaç kullanımında ikinci tercih Anestol adlı uyuşturucu merhem ve Rectodem adlı trinitrogliserinli kremdir, ikisinin birlikte kullanılması gerekir. Tedavide kabızlığın engellenmesi yanı sıra , sıcak su oturma banyosu ek olarak yapılmalıdır. Bu uygulamalara rağmen düzelmezse % 90-95 düzeylerinde iyileşme sağlayan botox enjeksiyonu yapılır.

Makat çatlağı tedavisinde botilismus toxini A kullanılır. Muayenehane şartlarında 1 dakika gibi kısa sürede yapılan enjeksiyon sonrası herhangi bir risk, yan etki ve ızdırap olmaz. Hasta enjeksiyon sonrası işine dönebilir.

Makat Çatlağında Botox Uygulaması

  • kas kesilmediği için botoxda makatta kalıcı hasar oluşturulmaz,ameliyat sonrası kesilmeye bağlı makatta kalıcı  şekil bozukluğu oluşurken botoxta makatın görünüm bozulmaz.
  • Ameliyat korkusu olan ve ağrı eşiği düşük canı tatlı insanlara rahatlıkla uygulanabilir.
  • Çatlağın ameliyatla tedavisinden sonra görülebilen çok ciddi sorun gaz ve dışkı kaçışına asla rastlanmaz..
  • Narkoz gerekmediği için riski de olmaz.
  • Bir  dakikada uygulanabilme rahatlığı vardır.
  • Hiçbir hazırlık (lavman, musil, traş, rektoskopi) ve tahlil gerektirmez.
  • Kullanılan çok ince iğne sayesinde uygulama hafif ağrılıdır.
  • Tedavide başarı şansı yüksektir tecrübeli ellerde uygun dozda % 90-95 .
  • Hasta uygulamadan hemen sonra işine döner.
  • Ameliyat olmadığı için kanama riski yoktur
  • İltihap riski yaşanmaz

Dezavantajları:

  •  Türkiyede resmi ve özel sigortalar kurumlar tedaviyi karşılamaz hasta kendi öder
  •  Kullanılan ilaç pahalıdır.
  •  İlaç özel koşullarda nakledildiği ve saklandığı için bu konuda birikimli kliniklerde sürekli bulundurulsa da bir çok yer lacı hazır bulunduramaz.
  •  Uygulamayı bilen doktor sayısı azdır ve hastalar ameliyata ikna edilir

En İyi Şampuan Hangisidir

By on Eylül 5, 2018

İnsanoğlunun ister kadın olsun ister erkek olsun en önemli aksesuarı saçıdır.saçımız canlı ,parlak ve istediğimiz şekli alıp koruyabiliyorsa kendimizi daha güzel ve iyi hissediriz.Herhangi bir nedenle hayatımızda olumsuz bir durum yaşandığında genellikle daha iyi hissedebilmek için ilk yaptığımız şey saçımızın rengini ,şeklini değiştirmek olur.
Saç dökülemleriyşe ilgili görseller için instagram.com/sacdokulmesitedavisi adresini takip edebilirsiniz.
Güzel görünümde saçlar önemli bir yer tutmaktadır.Durum böyle olunca saçlarımızın bakımı ve temizliği için aldığımız şampuanlar önem arz eder ve saçımız için her zaman en iyi şampuanı almak isteriz.

Uygun fiyatla orijinal saç ürünü almak için https://www.enbipharma.com/

En İyi Şampuan Hangisidir?

Saçımızın özelliklerine göre şampuandan beklentimiz çok büyük değişiklikler gösterebilir.Kepek sorununuz varsa kepeğe etkili şampuan kullanabilirsiniz fakat yoğun kepek varsa sadece şampuan yetersiz kalacaktır çünkü temelde kepeğin nedeni mantar yada seboreik dermatitdir.Bu durumda sadece şampuan değil tedavi amaçlı başka ürünlerde kullanmak zorundasınız.Yoğun kepek ve seboreik dermatitda en etkili losyon DermoTTO veya benzeri bir ürün tercih edilmelidir.

Saçınızda kalite sorunu yani kırılma, kırılarak dökülme, sönükleşme, parlaklığını kaybetmesi gibi sorunlar varsa saç kalitesini arttırmak için en etkili vitamin olan B7 vitaminini içeren biotinli şampuanları tercih etmelisiniz. Saçlarınızda dökülme varsa bu durumda yapılacak en iyi şey bir uzmanla görüşüp saç dökülme nedeninizi tespit etmek ve soruna yönelik en uygun ilaçları kullanmaktır.Eğer nedenleriniz arasında ailesel dökülmede varsa saw palmetto içeren şampuanları tercih etmeniz sizin yararınıza olacaktır.Saç dökülmesinin bilinen en sık nedeni DHT dir (%95) ve ve saw palmetto bilinen en etkili DHT engelleyicidir ve saw palmettonun genetik saç dökülmesini önlediği yönünde yapılmış yüzlerce güvenilir bilimsel yayın vardır.

Yağlı Egzama İçin En İyi Şampuan

Saçtaki sorun egzama ise bu durumda içeriğinde mantarlara da etkili bir madde bulunmalıdır.Ketokonazol içeren şampuanlar uzun yıllardır kullanıldığı için mantar enfeksiyonlarında direnç geliştiğinden dolayı artık etkisi yetersiz kalmaktadır.Bu nedenle son yıllarda geliştirilen climbazol içeren şampuanlar tercih edilmeli. %1 climbazol içerenler en etkili egzama şampuanı olarak değerlendirilir ve genellikle yeterli de olmaktadır.Fakat seyrek olarak görülen ağır yağlı egzama vakalarında climbazol içeren şampuanda yetersiz kalabilmekte bu durumda tedaviye ek olarak DermoTTO losyon benzeri solusyonla tedaviyi desteklemek gerekebilir. Aşırı yağlanmada tedavi seboredeki gibi yapılabilir. Climbazol içeren çok sayıda şampuan vardır, Seboderm Şampuan bunlar içinde içeriğindeki climbazol oranını veren tek şampuandır. Hair Pharma kalitesiylşe üretildiği için güvenle kullanabilirsiniz.
Saçlı derideki sedef için şampuan; Bu hastalık genellikle solusyonlarla tedavi edilmesi gerekecek kadar ileri ve tedaviye dirençlidir bu durumda sadece yıkama için ürün önermek yetersiz kalır.

Normal Saçlar İçin En İyi Şampuan

Saç derisindeki yağ oranı normal olan saç tipleridir. Kullanılması gereken şampuan derinin nem ve yağ oranını dengelemeli. Saçınızı yıkadıktan 24 saat sonra yağlanma olmuyorsa normal saçlar için olan şampuanları tercih etmelisiniz.

Yağlı Saçlar İçin

Saçlı derideki yağ oranı fazla olan saç tipleridir. Kullanması gereken şampuanlar saçtaki yağ dengesini sağlamalıdır. Aynı zamanda saçlarda oluşan elektriklenmeyi de engellemeli. Şampuan alırken üzerinde yağlı saçlar için ibaresine dikkat etmenizin önemi burada gizlidir. Ayrıca yağlı saçlara sahip olanlar kesinlikle kremsiz şampuan kullanmalıdırlar.
Kuru, yıpranmış, boyalı saçlar:Çeşitli fiziksel etkilere maruz kalan saçlar için yenileme ve bakım yapma özelliği olan şampuanlar tercih edilmelidir. Böylece nem dengesini kaybeden saçlar nemini yeniden kazanırken aynı zamanda beslenmişte olurlar.

Zayıf ve Yıpranmış Saçlara En İyi Şampuan

Sağlığını kaybetmiş saçlar için kremli formüle sahip onarıcı canlandırıcı ve bakım yapan şampuanlar tercih edilmelidir. Ayrıca onarıcı proteinlere sahip bakım maskeleri kullanmak saçlarınıza kaybettiği canlılığı kazandıracaktır.

İnce Telli Saçlar İçin Şampuan

Genellikle bu ince yapı doğuştandır yani kişinin genetik yapısından kaynaklanan bir durumdur yine sıklıkla ince telli olması yanı sıra aynı zamanda seyreklik te vardır ve o da doğuştandır. Saç saısı değiştirilemeyeceği için seyrekliğe bir şey yapılamaz ancak kalitesi artırılırsa daha sık görünmesi sağlanır. İnce saç için dışardan uygulanacak ürünlerin etkisinin olacağını söylemek yanıltıcı olur çünkü saç kökten beslenir. Bu sebeple ince telli saçlara en güzel çözüm ağızdan alınan haplardır. Bunun için en basiti günlük 2 mg B7 vitamin tableti almaktır. Daha etkili ilaç alınmak istenirse içeriğinde biotin yanı sıra saçın yapım maddeleri olan keratin, L-Sistin, methionin, çinko gibi maddeler de bulunduran xpecia tablet veya benzeri geniş spektrumlu ilaçlar kullanılabilir.

Saç dökülmesi için hangi şampuan kullanılmalı

Şampuanların reklamlarının çoğunda saç dökülmesini durdurduğu yönünde açık yada gizli mesajlar verilmektedir. Bu bilgilerin nerdeyse tamamı bilimsellikten çok uzaktır ve gerçeği yansıtmaz.
Saçların dökülmesi hormonlarla ortaya çıkan tedavi edilebilir bir hastalıktır. Ancak tedavisinde şampuan etkili değildir. Her ne kadar şampuan reklamlarında % 100 dökülmeyi önler gibi tamamen aldatmaca cümleler kullanılsa da gerçekte şampuanın amacı temizliktir.Ş ampuan seçiminde temizliğin ötesinde saç dökülmesi konusunda beklenti olmalı ve tercih bu beklentiler doğrultusunda olmalıdır.

Şampuan Seçimi

Saç dökülmesinde bilimsel ilaçlar yanında bunu destekleyen şampuanlar kullanılabilir bu şekilde dökülmesi duran ve çıkacak saçların kalitesinde artış sağlanabilir. Saç dökülmesi tedavisi süresince içeriğinde biotin gibi saç besleyici ve saw palmetto gibi DHT yi baskıladığı yönünde bilgiler olan şampuanlar tercih edilebilir ama beklenti sınırlı olmalı ve asıl etkili olacak ürünün şampuan değil diğer bilimsel ilaçlardır.
Saçın dökülmesi dışında uzun saçlı bayanlarda yıllarca travma (boya, sık yıkama, güneş ışınları, toz, kir vs) yaşayan saçta çatallanma, kırılma, dipten kırılarak dökülme, parlaklığını yitirme gibi sorunlar olabilir bu gibi sorunları azaltmak içinde aynı şekilde biotinli şampuan tercih edilebilir. Biotinli şampuan kullanmak saçın kalitesini artırdığı gibi saç uzama hızını da % 10-30 düzeyinde artırabilmektedir, saç uzatan bayanların şampuan seçerken biotin olup olmadığını araştırması akıllıca olur. Erkeklerde ise tüyleşmiş kılların kalitesini artırabilir,diğer taraftan saç dökülmesi konusunda çok beklenti olmamak kaydıyla LSSRE içeren şampuanlar tercih edilebilir, bilindiği üzere saç dökülmesi tedavisinde saw palmettonun aktif özütü olan LSSRE kullanılan etkin bir maddedir.

Baş Biti İçin En Etkili Şmapuan

Eskiden zehir içeren ilaçlar kullanılırdı gerek etkilerinin azalması ve gerekse zehirlenme vakaları görülmesi sebebiyle büyük oranda terk edilmiş ve dimetikon içeren şampuanlar yaygınlaşmıştır. Dimetikon içeren spreylerde başarı oranı % 100 dür ancak şampuanların kullanımı daha zor olduğu için biraz daha düşüktür. Baş biti konusunda en akıllı yaklaşım pedikap gibi set kullanmaktır. Bu tür setlerde biti % 100 öldüren sprey yanı sıra yeniden baş biti oluşumunu sonraki 1 sene boyunca engelleyen şampuan da bulunmaktadır. Ayrıca bu tür şampuanlar yukarıda bahsedildiği gibi tek başına tedavide de kullanılabilir.

Hangi saça hangi şampuan uygundur

Herkesin saç yapısı farklıdır şampuan ihtiyacı da değişiktir. Saçın tipi, yapısı, saçlı deri şikayetleri gibi şeyler kullanılacak ürünü seçmemizi gerektirir. Aslında aynı durum sabun için de geçerlidir; bazı saçlar için defne sabunu önerilirken bazılarında zeytinyağı bazılarında bıttım sabunu önerilmektedir.
Hiçbir sorun olmayan normal saçlar için ; Saçlarınız yıkandıktan sonra birgün içinde yağlanmıyorsa saç ve saçlı deriniz normaldir,yağ üretimi dengelidir. Bu nedenle normal saçlar için üretilmiş şampuanları seçmelisiniz. Bu şampuanlar saç ve saçlı derinin nem ve yağ oranını dengede tutar, saçlarınızın kuruyup kırılması engeller.
Kuru ve boyalı saçlar için şampuan
Boyalar, renk açmak ve saça kalıcı şekil vermek için kullanılan kimyasallar,sık fön ,gibi uygulamalarla fiziksel olarak zarar görmüş saçlar için uygun olan şampuanlardır. Yenileme ve bakım özelliği nedeniyle saçın kaybettiği nem dengesini yeniden sağlarlar.
Yağlı saçlar için şampuan
saç ve saçlı derisinde yağ oranı fazla olanlar bu tür şampuanları kullanmalıdır. Her gün ya da gün aşırı kullanılması durumunda saçtaki yağ oranını dengeler.Bu şampuanlar aynı zamanda statik elektriği de azaltır.
Zayıf ve yıpranmış saçlar için
Hastalık,stres,ilaç kullanımı gibi çeşitli nedenlerle sağlıksız, yoğun bakım isteyen saç tipleri için uygun olan şampuanlardır. Kremli formülleri sayesinde saçların kolay taranmasını sağlar, onarıcı ve canlandırıcı özellikleri ile saça yoğun besleyici bakım sağlarlar.

Kepekli saçlar için

Kepeğe karşı etkinliği kanıtlanmış aktif maddeler içerirler.Düzenli olarak kullanıldığında kepek oluşumunu engeller.Yoğun kepek varsa,zinc pyrition ve climbazole içeren şampuanlar kullanılabilir.
Dökülen saçlar için
Saç dökülmesini önlemede şampuanların etkinliği yüksek olmasa da yine saç dökülmesini azaltmak ve şampuanın saça verebileceği zararlardan korunmak için bitkisel içeriğe sahip, Saw palmetto (tercihen aktif özütü olan LSSRE) ve Biotin içeren şampuanlar kullanılabilir.
Saç dökülmesi sorunu yaşayanlar ayrıca kullandıkları şampuanların içeriğine özellikle dikkat etmeli. Saç ve saçlı deriye zarar verebilecek kimyasalları, boya , parfüm ,SLS, SLES, paraben gibi sağlığa zararlı olduğu bilinen yada allerji yapabilecek maddeler içermemeli.

Seboreik dermatiti olanlar için

Ağır yağlı egzama da görülen yoğun kepeğin tedavisinde egzamaya bağlı tedaviler uygulanmalı ve ek olarak climbazole içeren uygun şampuan kullanılmalıdır. Hastalığın tekrarını önlemek için de yoğun kepek tedavisi için önerilen şampuan kullanımına devam edilmelidir.
Saçı matlaştırmayan, kuruluğa neden olmayan günlük kullanıma uygun fakat mantarı öldüren etken maddeyi içeren şampuanlar tercih edilmelidir.Climbazol içeren şampuanlar diğer egzama şampuanları gibi tedavi etme etkilerinin yanı sıra saç kalitesini koruma ve saçı besleme özelliğine de sahiptir.

kıvırcık saçlara şampuan
Sebore yani aşırı yağlanma varsa bu durumda saçlı deride de sorun olduğu için şampuan tek başına climbazol içeren şampuan yetersiz kalabilir bu durumda ek ürünlerle birlikte dermotto benzeri ilaçla birlikte kullanmak gerekir.

Şampuanlarda bulunan zararlı maddeler

Saç temizliği ve saçlı deri sorunlarının tedavisi için kullanılan şampuanlarda çeşitli etkileri artırmak ve tüketicinin daha çok beğenmesi için bazı zararlı maddeler eklenmektedir. Bunların bir kısmı benzeri kimyasallardan daha ucuz olduğu için tercih edilmektedir.

Sırdan şampuanlarda yaygın olarak kullanılan bu tür zararlı kimyasallar medikal şampuanlarda ve ucuza şampuan üretme çabasında olmayan kurumların ürettiği şampuanlarda kullanılmamaktadır.

Şampuanlardaki kimyasal maddeler ve zararları

Aşağıda sıralanan maddeler ve zararları ele alınmıştır, bu maddelerin zararlı olduğunu söyleyen yayınlar kadar hiçbir zararı olmadığı yönğünde de çok sayıda çalışma vardır. Karar okuyucunundur.

SLS ( Sodium Lauret Sulfate);

Kanser yapıcı etkileri olabileceği yönünde teoriler vardır bunun dışında,cildi tahriş edebilir, göze zarar verebilir ve allerjik reaksiyonlara sebep olabilir.

SLES ( Sodium Lauryl Ether Sulfate);

SLS gibi kanser yapıcı etkileri olabileceği yönünde teoriler vardır bunun dışında, cildi tahriş edebilir,göze zarar verebilir ve allerjik reaksiyonlara sebep olabilir

Paraben;

Koruyucu özelliğe sahiptir şampuanın son tüketiciye kadar bozulmadan kalmasını sağlar.

Tuz;

Şampuanlarda kıvam artırmak yani jöle kıvamına getirmek için kullanılır, ciddi bir zararı olmamakla birlikte saçı sertleştirir, parlaklığını azaltır ve yıpranmaya sebep olur.

Boya;

Görsel alımlılığı artırmak için kullanılır ciddi zararları olmasa da hassas ciltlerde allerji benzeri şikayet yapabilir.

Koku (parfüm);

kullanıcının hoşuna gitmesi için çeşitli parfümler kullanılır bunların da ciddi bir zararı olmamakla birlikte kimyasal yapısı sebebiyle hassas ciltlerde kaşıntı ve allerjiye sebep olabilir.

Genel olarak araştırıldığında sawpoo şampuan bu maddelerin hiçbirini içermediği yazan bir şampuandır. Üretici firmaya güven duyuluyorsa kullanımı önerilebilir

Ekim sonrası yara kabuklu, kanlı, şiş bir kafayla dolaşmak ciddi bir sorundur ve herkes en kısa sürede kurtulmak ister. Kurtulurken de ekilen saçların zarar görmemesini ister, işte tüm bu beklentileri karşılayacak tek ürün post op , ile ilgili ayrıntılı bilgiler. Saç ekimi sonrası temizlikle ilgili olarak ekim yaptıran herkesin kafasını kurcalayan en önemli sorular şunlardır;

Saç Ekimi Yaptıranlar Şu Soruları Sorar

– Kökler zarar görür mü?
– İltihap kapar mı?
– Ekilen yerde iltihap olursa kökler ölür mü?
– Nasıl çabuk temizlenir?
– Kabukları koparırken köküyle gelir mi?
– Hangi şampuanı kullanmalıyım?
– Şampuanı nasıl köpürtmeliyim? Ve daha bir çok soru.

Türkiye’nin popüler saç ekim merkezlerinin formül önerisiyle üretilen post op bu soruların ciddi olanlarının hepsini olumlayacak bir içeriğe sahiptir. İltihaplanma riskini minimize eder, köklerin zarar görme ihtimalini azaltır,pıhtıların ve kabukların daha kolay uzaklaştırılmasını sağlar.

Saç Ekimi Sonrası Yıkama

Bu güne kadar yapılan uygulama şöyleydi, yaygın olarak kullanılan cilt nemlendiricisi bepanthol losyon sürülür yumuşaması için 35-40 dakika sonra yıkanırdı. Bepanthol yağlı bir yapıya sahip olduğu için temizlemek zor olurdu ve hastayı tedirgin ederdi, diğer taraftan nemlendirici yeterince temizlenmezse hava alamadığından altında mikrop çoğalıp köke zarar verebilirdi. Bu ve buna benzer çok sayıda sorun vardı ama bepanthol e alternatif ürün olmadığı için neredeyse her saç ekim merkezi bununla yumuşatıp sonrasında şampuanla yıkama yapardı yada önerirdi. Ekim bölgesinde şampuanın köpürtülmesi de ayrı bir sorundu çünkü köpürtmeye çalışırken yine köklerin zarar görme ihtimali vardır.

Sonunda birileri bu sorunların çözümüne kafa yorup ideal bir ürün çıkarmış, adı Postop saç ekimi sonrası temizlik seti.

Postop Saç Ekimi Sonrası Temizlik Seti

Postop temizlik seti çok sayıda ekim hastası üzerinde denenmiş ve yukarıdaki bir çok sorunu çözdüğü için tıbbi gelişimlerdeki yenilikleri yakından takip eden ekim merkezlerinin rutin kullanımına girmiştir.

Ameliyat sonrası anlamına gelen post op ( post: arkasından, op: operasyon) adı verilen set iki üründen oluşmaktadır

Post-OP Jel ve Köpük şampuan

postop

Bana göre jelin en büyük özelliği içeriğindeki clorhexidin sayesinde sürüldüğü alandaki mikropların % 99.9 unu öldürmesidir, diğer taraftan kolay uygulanması, su tutulduğu anda hemen temizlenmesi, kabukları çok çabuk ve yeterince yumuşatması ve içeriğinde biotin gibi besleyiciler, allantoin ve aloe vera gibi şişlik önleyici ve yara iyileşmesini hızlandırıcı maddeler olması önemli avantajlarıdır,

Köpüğün en önemli avantajı ise normal şampuan gibi köpürtmeye gerek olmamasıdır çünkü şampuanı köpürtürken kökler yerinden oynayıp ölebilir. Hazır köpük olması yanı sıra biotin ve E vitamini gibi saçı besleyicilerin, aloe vera gibi yara iyileştirici ve şişlik azaltıcı madde olması da avantajdır.

Saç ekimi yaptıranların işine yarar bir öneri olduysa ne mutlu bana J

Buradan sonraki yazılar üreticinin sitesinden alıntıdır.

Postop Saç Ekimi Sonrası Temizlik Seti Nasıl Kullanılır

Jel uygulaması
Temizliğe jel ile başlamalısınız.Tüm alana yetecek miktarda jeli pompası yardımıyla avucunuza alınız.Temizlenmesi planlanan ekim ve donör alana 2-3 mm jel tabakası oluşturacak şekilde yayınız. Yayma işlemi sırasında ekilmiş saçlara sert dokunmamaya özen gösteriniz.Jelin kurumasını beklemeden 10-15 dakika içinde orta basınçlı ılık su duşu ile yıkayınız.Jelin yapısı sayesinde pasif duş akımıyla temizlenecektir ancak gerekirse elinizle hafif okşama şeklinde yardım edebilirsiniz. Postop Jel içerdiği clorhexidin sayesinde bölgedeki mikropları % 99.9 oranında öldürücü etkiye sahiptir.
Jelde klorheksidin yanı sıra yara iyileşmesini hızlandıran ödemi (şişlik) azaltan aloe vera ve allantoin, saçın beslenmesini artıran biotin olması da ekimden sonra ortaya çıkan şişlik sorunun daha az olmasına katkı sağlar.

Klorhexidin ameliyat öncesi cerrahların ellerini yıkarken kullandıkları temizlik ürününde ve diş implant ameliyatlarından sonra kullanılan gargara ve benzeri ilaçların içinde bulunan son derece güvenilir bir maddedir.

Köpük uygulaması
Köpük zararlı madde içermeyen saçı besleyicilerle desteklenmiş bebe şampuanı yapısındadır.Jeli yıkadıktan hemen sonra pompası yardımıyla avucunuza doldurduğunuz köpüğü temizlenecek alana kalın bir tabaka olacak şekilde yayınız, 4-5 dakika bekledikten sonra orta basınçlı ılık duşla bolca yıkayınız. Hafif okşama şeklinde temizlenmesine yardımcı olunuz. Köpük şampuan kaliteli bir şampuan içeriğine sahip olduğundan sonraki dönemde de kullanmaya devam edebilirsiniz

Köpüğün içeriğindeki E vitamimi, biotin ve aloe vera yaralı alanda daha çabuk iyileşme, gliserin ve aloe vera sayesinde nem uzun süre korunduğu için kaşıntıda azalma sağlar.

Postop Ne Kadar Kullanılır

postop setEkimi gerçekleştiren doktor farklı bir şekilde önermediyse ekimden 48 saat sonra ilk banyonuzda kullanmaya başlayabilirsiniz. İlk banyodan sonra her gün yıkamanız daha çabuk temizlenmesini sağlayacaktır.

İlk 3 banyodan sonra günde 2 defa yada bir banyoda arka arkaya 2 defa yıkanması durumunda yara kabukları ve pıhtılar 1 hafta içinde temizlenebilir.
Ayrıntılı bilgi için http://www.postop.com.tr/

Saç Ekimi Sonrası İltihaplı Sivilce

İnsan derisinin her noktasında binlerce bakteri yani mikrop vardır, normal deride bu mikroplar sorun yaratmaz ve iltihaba neden olmaz. Deride herhangib bir şekilde yaralanma olduğunda bu yaralanma yerinden mikroplar girerek iltihaba ya da iltihaplı sivilcelere neden olur. Kılın kökündeki bu sivilceli iltihap kök ölümlerine neden olabilir. Kafa derisi çok iyi kanlandığı için sık görmediğimiz bu durum bütün emeklerin heba olmasına neden olabilir.
İltihaplanmayı engellemek için uygulandığı alandaki mikropları % 99.9 oranında öldüren Postop Jel ve Postop köpük şampuan kullanmak yerinde bir davranış olur.

Anal fissür bitkisel tedavisi

By on Eylül 5, 2018

Anal fissür (makat çatlağı) de iki temel sorun  vardır çatlak bu sorunun sebebidir ama tedavinin özü bu iki sorunu ortadan kaldırmaktır.

1- Makat kaslarında kasılma (spazm – kramp girmesi)i fissürün iyileşmesini engelleyen sebeptir

2- Kısmen çatlaktan daha çok kas spazmından kaynaklanan ağrı

Gerek ameliyatta, gerek ilaçlarda gerekse botox tedavisinde amaç kas spazmını çözüp ağrıyı azaltıp çatlağın iyileşmesini sağlamaktır. Bitkisel tedavilerde de amaç bu olmalıdır. Oluşan kas spazmının ağrısı ağrı kesicilere cevap vermeyen bir ağrıdır.

Anal Fissür Bitkisel Tedavi

Anal fissür bir tür iyileşmeyen yaradır ancak burada sorun yaranın iyileşme yeteneğinin veya yara bakımının yetersiz yapılması değil, bölge kaslarının çok kasılması sebebiyle yara bölgesine yeterli kan gidememesi ve iyi beslenememesidir. Yani iyileşmeyi engelleyen şey kasın fazla kasılmasıdır. Durum böyle olunca direk yara bakımı yapmak sorunun çözümü için yetersiz kalır.
Gerek eczanede satılan ilaçlar, gerek çok daha etkili botoxla ve gerekse ameliyatta yapılmaya çalışılan tek şey kasılan bu kası gevşetmektir. Bölgesel olarak kullanılan rectomer yarayı iyileştirici değil kası gevşetici bir pomaddır. Yine benzer şekilde her hastaya önerilen sıcak su oturma banyosu gibi uygulamalar da yine anüsün rahatlaması ve ağrının azaltılması içindir.

Anuflex Merhem
Anal fissür tedavisine özel geliştirilmiş tek ilaç anuflex merhemdir. Tamamı aşağıda ayrıntısı ele alınmış bitkilerle oluşturulmuş içeriğe sahiptir.
Ameliyata karar vermeden önce 1-2 hafta kullanmak akıllıca olur. İçeriğindeki ağrı ve acıyı kesen eugenol sayesinde basur şişmesi ve anal hematom gibi ağrılı hastalıklarda da ağrıyı azaltmak amacıyla etkili bir şekilde kullanılmaktadır.

Anal Fissür Bitkisel Tedavi

Ciddi düzeyde etkili bir bitkisel tablet yoktur, hazırlanmış paket olarak sunulan bitki içerikli hapların hepsi piyasayı vurmak için üretilmiş ve hiçbir olumlu etkisi olmayan ürünlerdir çünkü bu hastalığın tedavisi hapla yapılamaz, bölgesel ilaç kullanmak gerekir.
Daha çok evde hastanın kendisinin hazırlayabileceği ve uygulayabileceği ürünler tercih edilir çünkü bunlar daha etkilidir. Adı fissür çağrıştıran tablet veye bölgesel ürünlere boşa para harcamak yerine daha etkili ev içi hazırlanan ürünler tercih edilir.

Anal fissür (Makat yırtığı) de önerilen bitkisel tedaviler

  • Ağrının azaltılması için mutlak yapılması gereken kabızlığın engellenmesidir. Bunun için bol sebze meyve yenmeli, ekmek kepekli olandan tüketilmeli, kayısı veya ürünleri kullanılmalıdır. Kabızlık engellenmeden fisssür tedavisi neredeyse mümkün değildir, diğer taraftan çatlak düzeldikten sonra kabızlık yine engellenmelidir çünkü iyileştikten sonra kabız kalınması halinde hastalık yeniden ortaya çıkabilir.
  • Kas spazmının çözülmesi için en etkili uygulama sıcak su oturma banyosudur. Papatya çayı hazırlayıp oturlacak suyun içine 1-2 fincan koymak daha iyi sonuç alınmasını sağlayabilir ancak başarısı düşüktür. Tedavinin özünü oluşturan bu iki sorunu çözen bitkisel ilaç Anuflex Merhemdir ve yüksek başarı beklenebilir.

Sıcak Su Oturma Banyosu Nasıl Hazırlanır

Bir demlikte papatya çayı hazırlanır 5 litre kadar hafif can yakacak kadar sıcak suyun içine bir çay bardağı konur ve ondan sonra 4-6 dakika oturulur.

Bu şekilde bitkilerle makat yırtığı tedavisi yapıldığında erken dönemlerde başarı % 10 – 30 civarı olabilmektedir ki oldukça yüksek bir başarıdır, müzminleşmiş makat çatlağında bu başarı oranı daha düşüktür. Bu uygulamaları yaparken kesinlikle kabızlık engellenmelidir.

Anal Fissür Bitkisel Krem

Yukarıdaki tedavi 5 – 10 günde belirgin düzelme sağlanmadıysa anuflex merhem kullanılmalıdır. Anuflex merhemin başarısı çok daha yüksektir ama % 100 değildir. 2 haftalık kullanıma rağmen çatlak iyileşmediyse daha fazla ısrar etmek anlamsızdır ve daha etkili yöntemlere geçilmelidir.

Makattaki çatlağın görünümü (şematik)

makat çatlağı bitkisel tedavisi

Makat çatlağı tedavisinde yukarıda yazılanlarla istenilen sonuç elde edilemediyse botox tedavisi veya ameliyat  yaptırılmalıdır. Ameliyattan sonra seyrekte olsa kalıcı gaz ve dışkı kaçırma sorunu yaşanabildiği için gelişmiş ülkelerde botox tedavisi önerilmektedir, hatta bazı ülkelerde çatlak ameliyatlarının uygulaması kaldırılmıştır.
Doğru dozda (100 ünite) botox yapıldığında ameliyata yakın başarı elde edilebilmektedir. Yan etkisi vardır ama yine de ülkemizde yaygın bir şekilde ameliyat yapılmaktadır, bunun en önemli nedeni ne yazık ki SGK botox tedavisinin ücretini ödememektedir.

anal fissür bitkisel tedavisiYukarıda kısaca değinildiği gibi hangi tedavi yöntemiyle iyileşirse iyileşsin iyileştikten sonra kesinlikle kabız kalınmamalıdır, yoksa hastalık nüks eder.
Kabızlığı engellemek için şunlar yapılabilir; sebze meyve alışık olduğunuzdan çok tüketin, kepekli ekmek yiyin, akşamları kayısı veya incir tüketin, tuvaletinizi günün belirli saatinde, tercihen kahvaltıdan sonra yapmayı alışkanlık haline getirin. Tuvaletten 1 dakikada çıkmayı öğrenin , bağırsaklarınıza öğretin. 1 dakikadan uzun kaldığınız ölçüde hatalı davranıyorsunuz demektir.
Bütün bu uygulamalara rağmen kabızlığı engelleyemiyorsanız veya yukarıda sayılanları yapamıyorsanız (sevmemek veya yaşam tarzı sebebiyle) Bekunis Tablet veya başka kabızlık ilacı kullanın ama doğal yolların daha iyi olduğunu unutmayın.

aşırı kepeklenme

By on Eylül 4, 2018

Aşırı kepek koyu renk giyilen kış aylarında omuzlarda kirli görünüme sebep olarak ciddi sıkıntı yapabilir. Hafif düzeydeki kepekği sıradan şampuanlarla rahatlıkla tedavi edebilirsiniz her ne kadar tekrarlasa da yeniden şampuan kullanımıyla düzelir ancak orta ve yoğun kepeklerde sıradan şampuanların etkisi yetersiz kalır ve daha etkili ürün kullanmak gerekir.

Aşırı Kepek Neden Olur

Yoğun kepeklenmede asıl sorun mantar olmasıdır, malesezia furfur ve pytrosporum ovale adlı mantarlar aşırı kepeklenme yapar ve tedavide mutlaka bu mantarları öldüren şampuan kullanılmalıdır.
Bu mantararda en etkili madde climbazol dür ( climbazole ) eskiden beri kullanılan ketokonazol, itrako nazol gibi ürünler mantarlar tarafından tanındığı için etkileri daha sınırlı kalmaktadır bu sebeple climbazollü şampuan kullanımı daha iyi sonuç alınmasını sağlar.
Aşırı kepeğe etkili şampuanlar genellikle kötü kokuludur ve saçı çok kuruttuğu için günlük kullanıma uygun değildir bu sebeple haftada 2 defadan fazla kullanım önerilmez ancak bunların dışında günlük kullanılan kaliteli şampuanlara benzer şekilde hazırlanmış ve içeriğinde climbazol olan şampuanlar da vardır.Yoğun kepekte en etkili şampuanlar

Aşırı kepek her ne kadar mantarlar sebebiyle ortaya çıksa da bu mantarın başkalarına bulaştığı yönünde bilgi yoktur ve yine bu mantrlar daha ağır iltihaplanamaya sebep olmazlar.
Diğer taraftan dikkat edilmesi gereken bir başka husus ta seboreik dermatitin başlangıç dönemlerinde keperme şikayete ön plandadır, climbazol içeren şampuanlara rağmen şikayet devam ediyorsa seboreik dermatit açısından dermatologun fikri alınmalı seboreik dermatit ise ek ürünler kullanılmalıdır.

yoğun kepekte en etkili şampuan
Aşırı derecede kepekğiniz varsa sıradan şampuanlarla çözemezsiniz, çözseniz bile kısa sürede yeniden eskisi gibi olur.Kalıcı olarak kurtulmak için etkinliği bilimsel olarak kanıtlanmış üzerinde yeterli deneysel çalışma yapılmış şampuanlar tercih etmelisiniz.

En etkili kepek şampuanı

Yoğun kepekğin saçtagi görsel kirlilik yanı sıra koyu renk giyilen kış aylarında omuzlarda kirli görünüme sebep olarak ciddi sıkıntı yapabilir.

Hafif düzeydeki kepeklenme sıradan şampuanlarla rahatlıkla tedavi edilebilir her ne kadar tekrarlasa da yeniden şampuan kullanımıyla düzelir ancak orta ve yoğun kepeklerde sıradan şampuanların etkisi yetersiz kalır ve daha etkili ürün kullanmak gerekir.

Yoğun kepeklenmede asıl sorun mantar olmasıdır, malesezia furfur ve pytrosporum ovale adlı mantarlar aşırı kepeklenme yapar ve tedavide mutlaka bu mantarları öldüren şampuan kullanılmalıdır.

en etkili kepek şampuanı

Bu mantararda en etkili madde climbazol dür ( climbazole ) eskiden beri kullanılan ketokonazol,itrako nazol gibi ürünler mantarlar tarafından tanındığı için etkileri daha sınırlı kalmaktadır bu sebeple climbazol içeren şampuan kullanımı daha iyi sonuç alınmasını sağlar.

Aşırı kepeğe etkili şampuanlar genellikle kötü kokuludur ve saçı çok kuruttuğu için günlük kullanıma uygun değildir bu sebeple haftada 2 defadan fazla kullanım önerilmez ancak bunların dışında günlük kullanılan kaliteli şampuanlara benzer şekilde hazırlanmış ve içeriğinde climbazol olan şampuanlar da vardır.

Yoğun kepeğin her ne kadar mantarlar sebebiyle ortaya çıktığı düşünülse de bu mantarın başkalarına bulaştığı yönünde bilgi yoktur ve yine bu mantrlar daha ağır iltihaplanamaya sebep olmazlar.

aşırı kepek için şampuan

Diğer taraftan dikkat edilmesi gereken bir başka husus ta seboreik dermatitin başlangıç dönemlerinde keperme şikayete ön plandadır, climbazol içeren şampuanlara rağmen şikayet devam ediyorsa seboreik dermatit açısından dermatologun fikri alınmalı seboreik dermatit ise ek ürünler kullanılmalıdır.

Kepek Saçı Dökermi

Yoğun kepeği olan insanlarda saç dökülmesi biraz daha sıktır, bu sıklığın sebebi kepekten çok kepeğe neden olan yağlıegzama veya kaşıntı varsa kaşıntı sonucu saçların kırılarak dökülmesi olabilir. yani kepeğin direk saçı döktüğünü sölemek zordur. Ama toplumda yaygın kanı yoğun kepeğin olduğu dönemlerde dökülmenin de arttığı yönündedir.

Sonuç olarak
aşırı derecede kepeklenme sorununuz varsa sıradan şampuanlarla çözemezsiniz bilimse olarak etkinliği kanıtlanmış şampuanlar kullanmalısınız.

Yağ Bezeleri

By on Eylül 4, 2018

Yağ bezeleri (lipom) deri altındaki yağlı dokunun olduğu her bölgede çıkabilen iyi huylu bir tür tümörlerdir. Kötü huylu olup ta lipoma benzeyen liposarkom diye bir başka hastalık vardır ancak çok seyrek rastlanan bir hastalıktır.

Yağ Bezeleri Nerede Olur
yağ bezeleri resimleri

Vücudun avuç içi, ayak tabanı ve kafa derisi dışında her yerinde oluşabilir. Kafa derisinde görülen beze değil kisttir bu ikisi yapı olarak çok farklıdır. Kapsülü olan lipom, iyi huylu (tedavi edilebilir) bir tümör çeşididir, kapsülü zar yapısındadır bezenin içeriği koyunların kuyruğuna benzer kıvamdadır. Tedavisi cerrahi yöntemle yapılır. Cilt bezenin çıkarılabileceği en küçük şekilde açılıp dokudan çıkarılır. Göz çevresindeki kolesterol birikimleridir ve beze gibi değildir. Yine farklı bir yapı olan abartılı sivilcelerden sonra tabanda kistler olabilmektedir, bunlada beze yapısında değil kist yapısındadır, yani kist içeriği nebati margarin gibi parmakla sürülerek yayılabilir.

Vücuttaki Yağ Bezeleri Nasıl Geçer

Tedavisi cerrahidir. Geride kalan iz yapılan cerrahinin kalitesi önemlidir. Genellikle kitlenin büyüklüğünün 1/3 kadar yeri kesmek yeterli olmaktadır ve bu şekilde çok az bir izle tedavi yapılabilir. Lipsuction denilen göbek ve basen yağlarını emerek alma tekniği lipom tedavisi yapılabilir bu teknikte ciltte açılan 6-7 mm lik delikten boru yardımıyla yağlar emdirilerek çıkarılır ancak kapsülün çıkarıldığından emin olunamaz ve beze yeniden oluşabilir. Cerrahi yöntemde kapsülün çıkarıldığından emin olunduğu için başarı şansı % 100 ler düzeyindedir. Başka yerlerden çıksa da alınan tekrar oluşmaz. Ancak başka bölgelerde başkaları çıkabilir.

Göz Çevresindeki Yağ Bezeleri

Aslında bunlar da kafa derisindeki gibi beze değil kist yapısındadır. Küçük küçük noktacıklar şeklindedir, genellikle çok kabrık olmazlar. Büyük olmadıkları için cerrahi olarak çıkarılmaları zordur. En pratik çözüm radyo frekansla almaktır. Radyo frekans dokunulduğu anda yağlar eriyip kaybolur. Son derece pratik bir çözümdür. Basit bir işlam olması sebebiyle ekonomik uygulanabilmektedir.
Bu konuda en tecrübeli klinik İdea Kliniktir.

Yağ Bezesi Patlatma

Özellikle vücutta görülenlerden kist yapısında olanlar sıkılarak boşaltılabilir. Çok büyük değilse bunu yapmak zor olmaz. Sivilce sıkar gibi yanlardan bastırılarak içerik boşaltılabilir. Boşaltacak delik yoksa steril iğne ile delinerek o delikten boşaltılabilir. Her halükarda kistin içini dolduran hücre salgı yapmaya devam edeceği için yüzde yüz tekrarlar ama tekrar tekrar sıkamta sakınca olmaz.

Yağ Bezesi Nasıl Alınır

vücutta yağ bezesiTek tedavi yöntemi cerrahidir, ilaçlarla, kremlerle yada lipoliz gibi uygulamalarla hiçbir şekilde yok edilemez. Ameliyatla kapsülüyle birlikte alınması gerekir, liposuction denilen yöntemle alınmaya çalışılsa da kapsül net çıkmayacağı için tekrar ihtimali yüksektir ve liposuctionla bezeyi almak ta bir tür ameliyattır.

Bu konuda tecrübeli olmayan bir cerrah 5 cm lik bir yağ bezi için cildi 5 cm keser oysa tecrübeli bir cerrah 5 cm lik bir bezeyi 2 cm gibi küçük bir kesikle çıkarabilir.

Bunun ne önemi var derseniz aynı yöntemle tedavi edilmesine rağmen gereksiz yere büyük kesik yapılırsa 2-3 kat daha büyük bir iz kalır. Ameliyata karar vermeden önce doktorunuzun bu konudaki yaklaşımını öğrenmeniz daha az izle kurtulmanızı sağlayabilir. vücutta yağ bezesi nasıl alınırOluşumu çıkarmak için kesilen yer mutlaka gizli dikişlerle kapatılmalıdır yoksa kalacak iz balık kılçığı görünümünde ve son derece çirkin olur, yine bu konuda da doktorunuzdan bilgi almalısınız çünkü estetik için yapılan bir işlemin daha çirkin biz iz bırakması yıllarca sinirinizi bozabilir.
Ameliyat sonrası genellikle hiçbir sorun yaşanmaz. Dikişler gizli konulduğunda ertesi gün banyo yapılabilir ve yara bakımı, pansuman gerekmez.

çok sayıda yağ bezesi

Bezeler Alınmazsa Ne olur

Bezenin yeri hayati önemi olan bir organ civarında değilse, mesela göğsün yanı gibi önemli bir noktada değilse çok önemli bir sorun yaşanmaz. Ama asıl unutulmaması gereken şeyler
Kitle çıkarılmadıkça iyi huylu mu kötü huylu mu anlaşılamaz
Kendi haline iyileşmez
İlaçla tedavisi yoktur;
Büyüme potansiyeli vardır, giderek büyüyebilir.

Yağ Bezesi Tekrarlar mı?

Hayır alınan kitle kapsülü ile birlikte alındığında aynı noktada tekrar olmaz ama vücudun başka yerinden çıkmasını da engellemez. Yenileri her zaman çıkabilir. Yenilerinin çıkması var olanların alınması ile ilgili değildir zaten çıkacak olanlardır.

Yağ bezesi aldırma fiyatı

Bu sayfada ücretlerini nette paylaşan bir kliniğin net ücretlerini bulabileceksiniz. Tedavi ücretleri başka kliniklerde farklı olabilir. Burada kliniğin bulunduğu semt veya şehir, kliniğin ücret politikası gibi faktörler etkilidir. Yoksa etkili olabilecek yüksek teknoloji cihazları yoktur, her yer yaklaşık aynı yöntemi uygulamaktadır.

Bu konuda internette ulaşılabilen tek yerin verdiği ücretler aşağıdaki gibidir ve İdea Klinik tarafından paylaşılmıştır.

İnternette site ve yorumlarında fiyat belirten klinik sitesinde beze ameliyat fiyatının SGK lı hastalara 500 TL SGK sı olmayan hastalara 1000 TL olduğu, aynı kişinin birden fazla beze varsa bu fiyatların yarısına yani 2. beze 250 TL ye aldığı belirtilmiş. Bu ücretler tabiki belli bir büyüklük için geçerlidir çok büyük olanların ücreti daha yüksektir. Çok büyük bezelerde de SGK indirimi uygulanmaktadır. Bu ücretlere tedavi olmak için aşağıdaki butondan randevu alabilirsiniz.

Ameliyatsız Yağ Bezesi Tedavisi

Aslında tam ameliyatsız denemez ama deri genişçe kesilmediği için ameliyatsız olarak değerlendirilebilir. Ameliyatsız denilen yöntem liposuction dur, liposakşın diye okunur. Liposuction da 6*7 mm lik delik açılır, bu delikten sokulan kanül yağı emerek çeker ve boşaltır. Dikkatli yapılmazsa kapsül kalabilir ve tekrarlayabilir.
Liposuctionla tedavi İdea Klinik Bakırköy şubesinde yapılmaktadır.

https://www.ideaklinik.com/yag-bezesi-lipom-tedavisi.html

 

Hemanjiom doktorları

By on Eylül 3, 2018

Damar beni diğer adıyla hemanjiom damar cerrahisi konusunda birikimli olan damar cerrahlarının alanına girmektedir. Her ne kadar yüz bölgesindekiler ciddi estetik sorun olsa da daha kolay cerrahiye alışık plastik cerrahların çok ta istekli yaklaşmadığı bir hastalıktır.

Hemanjiom Uzmanları

Genellikle atar daha seyrek olarak toplar damarlardan kaynaklanan hemanjiomlar ameliyatı çok zor vakalardır. Damardan yoğun olduğu için ciddi kanama olur bu sebeple cerrahlar daha çok hakimdir diğer taraftan diğer damar hastalıklarından gelen bu bilgi ve teknoloji birikimleri sayesinde ameliyatsız damar beni tedavileri konusunda da yeterince birikimleri vardır, yani hemanjiom doktorları dendiğinde kalp cerrahları akla gelir.
Aşırı kanama ve çok yüksek oranda tekrarlamaları sebebiyle bu tür benler için çok değişik ameliyatsız tedavi yöntemleri geliştirilmiştir. Radyo frekans, lazer, termokoagülasyon, köpük tedavisi, skleroterapi gibi yöntemlerle eskiden ameliyat edilen hatta ameliyat edilmesine cesaret bile edilemeyen tüm hemanjiomlar ameliyata gerek kalmadan başarıyla tedavi edilebilmektedir.

hemanjiom tedavi resimleri  hemanjiom tedavi görüntüleri
Türkiye’de hemanjiomun tedavileriyle ilgilenen doktorlar dendiğinde altı şubeyle hizmet veren İdea Klinik öne çıkmaktadır.

İstanbul Hemanjiom Doktorları

Doç. Dr. Onur GÜRER
Halaskargazi mahallesi. Halaskargazi caddesi. Kuran İş Merkezi No:145 5. Kat Şişli – İstanbul
TEL: 0212 246 10 04 – 0212 247 10 04
GSM: 0532 463 96 82

Op. Dr. Orhan Coşkun
Zeytinlik mahallesi. Yakut sokak. No:24 Kat:3 Bakırköy – İstanbul
TEL: 0212 542 08 88 – 0212 572 72 65
GSM: 0542 621 08 88

Ankara Hemanjiom Doktorları

Op. Dr. Nihat AYDIN
Atatürk Bulvarı No:81/5 Kızılay – ANKARA
TEL: 0312 431 75 47 – 0312 431 95 47
GSM: 0532 350 2587

İzmir Hemanjiom Doktorları

Op. Dr. Serkan Akarsu
Atatürk Caddesi No:174/1 Kat:4 (Cumhuriyet Meydanı) KONAK – İZMİR
TEL: 0232 422 10 06 – 0232 464 10 06
GSM: 0542 295 52 54

Bursa Hemanjiom Doktorları

Op. Dr. Eren Anğ
Cumhuriyet mahallesi. Yağmur Sokak. Cadde 224 Sitesi. B Blok / Daire: 5
TEL: 0224 247 10 06 – 0224 249 10 06
GSM : 0532 152 26 75

Bunlar dışında damarsal sorunların tedavisini yapan doktorlar daha çok ameliyatla tedavi yöntemi yapan kliniklerde çalışmaktadır.

bacakta hemanjiom
Bu kadar farklı yöntemle tedavi edilebilen hastalığın tedavisini araştırırken mutlaka teknolojik tedaviler konusunda birikimli diğer bir deyimle teknoljiye sahip doktorlar ile mutlaka görüşülmelidir yoksa “yapacak bir şey yok” gibi tüm ümitlerinizi kırabilecek bir söz duyabilirsiniz. Daha çok hemanjiomlar konusuyla ilgilenen uzmana ulaşmanız daha iyi sonuç almanızı sağlar. Unutmayın bu konuda uzman bir doktor belki bazıları zor ve uzun sürebilir ama her hemanjiomun tedavisi yapılabilir.

Ameliyatsız hemanjiom tedavisi

Hemanjiomun bulunduğu bölgeye göre tehlike arz eder aynı şekilde ameliyatla tedavisi de risk taşır. Örneğin göze yakın bölgedeki damar tümörleri hastalarda göze zarar verebilir korkusuna sebep olmaktadır ve de doğrudur. Göze yakın oluşumların tedavisi çok dikkatli olmayı gerektirir. Ekli resimde göreceğiniz hemanjiomun ameliyatla alınması göze zarar vermeyebilir ancak göz kapağının genişçe alınması göz kapağının açık kalmasına sebep olabilir.
Bu tür hemanjiomlarda tedavi kesinlikle ameliyatsız yöntemlerle alınmalıdır.
Çünkü ameliyatla tedavide;
– İz kalabilir
– Aşırı kanama olabilir
– Tamamı çıkarılamazsa tekrarlayabilir
– Geniş alınırsa göz kapağı kapanmayabilir.
Ameliyatsız tedavilerde bu sorunların hiçbiri görülmez. Yukarıdaki fotoğrafta görüleceği gibi tedaviden sonra tedavi edildiğine dair hiçbir belirti kalmamaktadır. Tabiki ileri vakalarda belirgin iz kalabilir.
Lazer, köpük tedavisi, skleroterapi, termokoagülatör ve infrared koagülatör yöntemleriyle hemanjiomların tedavisini ameliyatsız bir şekilde yapmaktayız.

https://www.ideaklinik.com/hemanjiom-damar-beni.html

https://www.hemanjiomtedavisi.com

Hemanjiom görselleri

gözde hemanjiom

boyunda damar beni

kafada hemanjiom

kolda damar beni

 

Bacak damarı tıkanıklığı

By on Eylül 3, 2018

Bacak atardamarlarında tıkanıklık seyrek görülen ancak çok ciddi hatta hayati bir rahatsızlıktır. Baçakta ağrı olur ama yorgunluk, egzersiz yetersizliği ya da romatizma ağrısı gibi değildir, hasta “bıçak saplanıyor gibi” tarif eder. Tam tıkanmalarda saatler içinde müdahale edilmezse ayak gangrene kadar gidebilir.
Dokular, bu atardamardan ihtiyaç duydukları oksijen ve besin maddelerini alırlar. Atardamarlardaki hastalıklar sonucu ise kan akımı tıkanma nedeniyle azalır ya da kesintiye uğrar. İlk bulgu dayanılmaz ağrıdır.
Damar sertliğine bağlı kısmi tıkanmalarda ağrı eforla artar önceleri 1 KM de başlayan ağrı daralma arttıkça 500 metrede hasta dinlenme ihtiyacı duyar ve zamanla yürünebilen mesafe giderek kısalır. Buna fonksiyon kapasitesinde daralma denir. Diğer önemli bulgu ise bacağın giderek incelmesidir.
Ağrı, atardamarlardaki tıkanıklık derecesiyle orantılıdır. Bacak damarlarındaki tıkanıklık çok ciddi değilse ağrı yürüyüş sırasında olur, dinlenince geçer. Çünkü atardamarlardaki darlık nedeniyle bacaklara gelen kan, bacak beslenmesine yeterken, yürüyüş sırasında yetmemeye başlar.

Bacak damarlarında tıkanma teşhisi

En kolay uygulanan ve büyük oranda bilgi veren doppler ultrasondur, bunun sonucuna göre gerekirse anjiografi yapılır.

bacak damar tıkanıklığı

Bacak damarlarında tıkanma tedavisi

Tedavi atardamardaki tıkanıklığın derecesine göre uygulanır. Kısmi tıkanıklıklar damar genişletici ilaçlarla tedavi edilebilirken belli bir seviyenin üzerindeki tıkanıklıklar ek müdahale gerektirir.
Tıkalı alana stent konunr, kan akımı artar ve uygulamadan hemen sonra hasta rahatlar.
Tıkayan pıhtı çıkarılabilir.
Damar sertliği şeklinde tıkanmaysa yeni bir damar yolu (by pass) açılır ve ayağa kan gidişi sağlanır.
Tıkanıklık açılmazsa ayaktan başlayarak yukarı doğru çıkan gangren olur.
Her tedavi yönteminde de tama yakın düzelme sağlanır.
Farklı bir tıkanma şekli olan burger hastalığında tedavi çok farklıdır, ayrı bir konuda incelenecektir. Op.Dr.Onur GÜRER den alıntıdır.

bacak ağrısı

Toplardamar Tıkanıklığı Belirtileri

Toplardamar tıkanıklığı yukarıda anlatılanlardan farklıdır, belirtileri hastalığın düzeyine göre çok değişkendir, bir bacakta olabildiği gibi her iki bacakta da olabilir, diğer vücut bölgelerinde görülme ihtimali çok düşüktür.

toplar damar tıkanma resimleri
En sık karşılaşılan bulgular;
Bacakta ödem (şişlik bir tarafta olabildiği gibi her iki tarafta da olabilir)
Ağrı çok değişik düzeyde olabilir, bazen dayanılmaz olur.
Kızarıklık; İltihabi duruma bağlıdır, iltihabın şiddetine bağlı olarak tüm bacağı sarabilir.
Hareket kısıtlılığı; Hastalığın şiddetine göre değişir.
Düzeldikten sonra kahverengi leke kalabilir.
Yara tıkanıklık yaralar açabilir.
Düşük olsa da emboli riski vardır (pıhtı kopup organlara zarar verebilir)
Toplardamarlarda tıkanıklığın sebepleri ;
Damarın içinde pıhtı oluşması
Varis;buna bağlı olarak kanın dolaşım hızı yavaşlar ve pıhtılaşma riski artar,
Varis iltihabı ; flebit denen durumdur ve yüzeysel damarlarda tıkanıklık gelişir.
Kapak bozukluğu
Travmaya bağlı damarın ezilmesi
Toplardamarlar tıkanmanın teşhisi ;
Doppler USG ;akım olan organların görüntülenmesinde kullanılan bir tür ultrasondur,% 100 yakın emin olmayı yardımcı olur.
Sıkça gerekmeyen ve pek kullanılmayan diğer teşhis yöntemleri ise şunlardır
Venografi ; damardan ilaç verilerek röntgeni çekilir.
Tomoğrafi ; ilaçlı yada ilaçsı çekilebilir seviye belirlemeye yardım eder.
MR yani magnetik rezonans ; tomoğrafinin gelişmiş halidir radyasyon olmaması avantajı sağlar.
Damar içi USG ; pek ihtiyaç duyulmaz ve yapılmaz.
Tedavi ; Toplardamarda tıkanıklık atar damarlardaki tıkanıklıklar kadar ciddi değildir ancak tedavi edilmelidir.
Tıkanmış alanın altından ilaç vererek pıhtıyı eritme; başarısı son derece düşüktür ve tekrar ihtimali çok yüksektir pek uygulanmamaktadır.
Stent uygulamaları ; tıkalı alanı açmak için sepet gibi boru konur, tekrar ihtimali vardır.

Toplar damar tıkanması tedavisi

Tıkanmış alanın altından ilaç vererek pıhtıyı eritme; başarısı son derece düşüktür ve tekrar ihtimali çok yüksektir pek uygulanmamaktadır.
Stent uygulamaları ; tıkalı alanı açmak için sepet gibi boru konur, tekrar ihtimali .ok yüksek olduğu için pek uygulanmamaktadır.

toplardamar genişlemesi nedir

İlaçla toplar damar tıkanıklığı tedavisi

Bacak bölgesi tıkanmalarda en yaygın uygulanan tedavidir, mutlak yatak istirahatı önerilir, pıhtılaşmayı azaltıcı (kanı sulandıran) aspirin veya heparin benzeri ilaçlar verilir, ayak kalpten yukarda olacak şekilde bacak desteklenir. Pıhtının kendiliğinden eriyip damarın yeniden açılması beklenir. Seyrek olarak tedaviye cevap vermeyebilir bu durumda bacakta ciddi şişlik olur.

Toplar Damar Tıkanıklığı Hangi Bölüme Gider

Toplar damarlarda tıkanmaya bakan branş kalp cerrahıdır, bu branşın üst branşı olan fleboloji bölümü daha ilgilidir.
Deride kızarıklık ve diğer bulgular hastayı yanıltıp deri hastalığı olduğunu düşünmesine neden olur ve dermatoloji bölümüne gidebilir ancak dermatolojinin işi değildir.
Kalp cerrahisi bölümü yoksa cenel cerrahi bölümü de bakabilir. Ciddi tetkik ve tedaviler gerekmediği için genel cerrahi uzmanı da sorunsuz bir şekilde bakabilir.

Tekrar Tıkanma

Temel sorun kaldığı için hastalığın görüldüğü kişide yeniden ortaya çıkması normal toplumdan daha sıktır bu sebeple bu hastalara sonraki dönemde aspirin kullanması önerilir.

Varis toplar damar olan her yerde görülebilir ancak kdınlarda memelerde görülen damar genişlemeleri varis olarak sınıflanmaz ancak güzel görünmediği için estetik amaçlı yok edilebilir. Bazen çok rahatsız edici görüntüye neden olabilmektedir.

Memelerdeki Damarlar Neden Genişler

Özellikle kadınlarda meme büyütme operasyonları sonrasında ya da yapısal, hormonal etkiler sonucunda her iki memede ve göğüs duvarındaki normal ince venler koyu yeşil renkte görünür hale gelebilirler, Skleroterapi memelerdeki ve göğüs duvarı üzerindeki mavi venlere ve örümcek tarzı venlere yapılabilir.
Bir ya da birden fazla tedavi seansı gerektirebilir.
Tedavi sonrası bariz koyu renkli venlerin göze hoş gelmeyen görüntüsü bariz şekilde azalır. Hamilelik döneminde memelerin büyümesi ve süt üretiminin kan ihtiyacını artırması gibi sebeplerle damar genişlemesi daha sık görülür, bu dönemde genişleyen memedeki toplar damarlar bazı hastalarda geniş olarak kalabilir bu genişlemiş toplar damarlarda güvenle tedavi edilebilir. Tedavi sonrası hiçbir iz kalmaz.

Göğüsteki Damar Genilemesi Nasıl Yok Edilir

memedeki geniş damarlar

Kendi yapacaklarınızla, ilaçlarla veya bitkisel ilaçlarla yok etme şansınız yoktur, kalp damar cerrahına daha doğrusu fleboloji uzmanına tedavi olmanız gerekir. Bacaklardaki varislere benzer yöntemlerle tedavi edilebilir. Son derece kolay ve başarılıdır. Tedaviden sonra tekrar süt vermenün sakıncası olmaz ancak süt verme döneminde tedavi yapılmamalıdır. Güvenle uygulanan bu köpük tedavisi, radyo frekans tedavisi gözle görülebilir kalınlıktaki tüm toplar damarlara uygulanabilir.
Memedeki damar genişlemelerinde tedavi olabileceğiniz Türkiye’deki en yaygın klinik İdea Klinik şubeleridir. İstanbulda 3, Ankara, İzmir ve Bursa şubelerinde tedavi olabilirsiniz.

Diğer Meme Hastalıkları

Bu hastalıkların varise neden olması beklenmez ama birlikte olabilir.

Memenin Ağrıması

Kadınların polikliniklere en sık başvurma sebebi (neredeyse yarıdan fazlası) ağrıdır. Adet gören hanımların önemli bir bölümünde adete birkaç gün- bir hafta kala memelerinde bir dolgunluk, ağırlık hissi, hassasiyet ve şiddeti kişiye göre değişen ağrı olabilir. Bazen bu ağrı kişiyi ciddi şekilde etkileyebilir. Bazı kişilerde bu ağrı adetten epey bir süre önce başlayabilir ve şiddeti adete kadar giderek artar. Bu tip ağrıların en önemli özelliği periyodik (döngüsel) olmasıdır. Kadının periyodundaki hormonal değişme sonucu oluşur.

Diğer bir ağrı çeşidi de döngüsel olmayan devamlı ağrılardır. Genellikle 40 yaş üstündeki hanımlarda görülür. Altında genellikle bir patoloji bulunur; kistler, fibroadenom, süt kanalları genişlemeleri, vs. Bunların çoğunluğu önem arzetmez.

Ağrının sebebinin ne olduğu bilinmelidir. Ağrının altında önemsiz sebepler yatsa bile, bu sebebin belirlenebilmesi açısından doktor kontrolü önem arzeder.

Meme Başı Akıntısı

Memelerin ucunun sıkılmasıyla oluşan akıntılar önemsizdir. Önemli olan kendiliğinden çamaşıra gelen değişik renkli akıntılardır. Hormonal olabilir. Akıntı kanlı ise daha da önem kazanır.

Memenin İyi HuyluUrları

Kistler, içi sıvı dolu keseciklerdir. Yaygın görülür, ağrı yapabilirler. Herhangi bir müdahale gerektirmez.

Fibroadenomlar, iyi huylu içi katı, düzgün sınırlı kitlelerdir. Takipte hızlı büyüme olursa, şekil değiştirirse, önem arzeder.
fibromlar; Fibro adenomlara benzer.

Yağ bezeleri: Herhangi bir müdahale gerektirmez.

Memede İltihap

Çoğunlukla süt verme döneminde görülür. Önlenmesi açısından meme ucu hijyeni önemlidir. Ciltte kızarıklık, şişme ve şiddetli ağrı yapar. Apseleşirse dayanılmaz zonklama tarzında ağrı olur. Acil müdahale gerektirir. Tedavisi zordur, hijyen ile iltihap olmasını önlemek önem arzeder.

Süt verme dönemi haricindeki iltihaplanmalar oldukça önemlidir. Sıklıkla iltihabi meme kanserleriyle karışabilir. Gecikme durumunda iltihabi kanserler ölümle sonuçlanabilir. Memeye ait spesifik iltihap mı yoksa iltihabi meme kanseri mi ayrımı yapılabilmesi için erkenden doktora başvurulmalıdır.

Meme Kanseri

Memenin hastalıkları arasında en ciddisi kanserlerdir;

Belirtiler;
Kitle
Memenin başındaki değişiklikleri
Akıntı
Ciltte çekilme
Deride kızarıklık veya portakal kabuğu görüntüsü
Koltukaltında ele gelen kitle

Kendi Kendine Meme Muayenesi Nasıl Yapılır

Hastanın kendi kendine muayenede kadın üst vücut kısmı çıplak, ayna karşısına geçer ve önce kolları yanlarda, başının arkasında ve belinde olmak üzere memelerini gözler. Dikkat edilmesi gereken hususlar; her iki memenin başının simetrik ve aynı yöne bakıyor olması, memelerin başında içeri çökme olmaması, memenin cildinde gamzeleşmelerin olmaması ve kızarıklık olmamasıdır.

Daha sonra yatar pozisyonda hangi memesini muayene edecek ise o kolunu başının altına alarak diğer eli ile muayeneye başlar. Memeyi yoklama saat 12 hizasından başlayarak memenin başına doğru ışınsal çizgiler çizerek önce yüzeysel sonra parmak uçlarını bastırarak derin yapılır. Memede kitle aranır. Daha sonra memenin başı hafif sıkılarak gelen akıntıya bakılır. Şu unutulmamalıdır ki her kadının memesi sıkılırsa mutlak bir akıntı gelir. Önemli olan kendiliğinden gelen, sutyeni kirleten ve kanlı akıntıdır. Bu yoklama işlemi her iki memeye yapılır.

Daha sonra kadın tekrar oturur pozisyon alır,son aşaması olan koltukaltı muayenesine geçer. Muayene edilecek koltukaltının kolu gayet gevşek gövdenin yanına sarkıtılmışken, diğer elin parmakları koltukaltının dört duvarını yoklar. Ön duvar, arka duvar, göğüs kafesine yapışık olan duvar ve kol iç kısmına yapışık olan duvar. Lenf bezi büyümeleri aranır.

Kanser memede kitle olarak ortaya çıktığından yeni fark edilmiş kitle mutlaka doktora götürmelidir. Kitlenin iyi mi kötü mü olduğunun tespiti doktorun işidir.

Şüpheli Meme Muayenesi Olması Durumunda

Şunlar yapılmalıdır;
Mamografi
En önemli tanı yöntemidir. Şikâyetine ve doktorun isteğine göre çektirilir. Hastanın yaşına göre tarama mamografileri çektirilebilir. Tarama mamografisinde amaç kanser ele gelir büyüklüğe gelmeden erken evrede yakalayabilmek böylelikle tedavinin daha etkili olmasını sağlamak ve sağ kalımı artırmaktır. Son 30 yılda tarama mamografilerinin rutine görmesiyle dünyada ölümler yüzde 32 oranında azalmıştır. Gelecekte kadınlar daha çok aydınlandığında bu oran daha da artacaktır.

Meme ultrasonu
ikinci önemli tanı yöntemidir. Kitlelerin karakteri hakkında bilgi verir.

MR
Gençlerde ve yoğun yapılı hastalarda önem kazanır. Kanser teşhisi konulan, memeyi koruyucu ameliyat planlanan hastalarda ameliyat öncesinde çok merkezli tümör varlığı kontrolü açısından çektirilir.

İğne biyopsisi
Kanserin kesin tanısı biyopsi ile konulur. Kalın iğne biyopsisi (trucut) açık biyopsinin önüne geçmiştir.

 

Basurda en iyi tedavi hangisidir

By on Ağustos 30, 2018

Basur diğer adıyla hemoroid iç ve dış olarak iki tipi 1 den 4 kadar değişen derecesi olan bir hastalıktır. Derecelendirme hastanın anlattıkları ve muayene sırasında tespit edilen klinik bulgulara göre yapılır. İç basurlarda 1. derece hastalığın en erken safhası 4.derece en ileri safhasıdır.

Tedavi seçimi hastalığın tipi ve derecesine göre yapılır.

Dış Basur

Genellikle hiçbir şikayet yapmaz daha çok estetik olarak hastayı rahatsız eder. Eğer ağrı kanama gibi bulgular da varsa bu durumda dış basurla birlikte başka bir hastalık olabileceği akla gelmelidir. Dış basurun tek tedavi şekli keserek almaktır. Bu ameliyat bölge uyuşturularak yada narkozla yapılabilir. Başarısı çok yüksektir tekrar etme ihtimali çok düşüktür.

İç Basur

En İyi Basur Tedavisi
Seçim hastalığın derecesine göre değişmektedir
1.Derece iç basur
Genellikle ciddi şikayet yapmaz,ara sıra kanama ile bulgu verir. Tedavide bitkisel yada beşeri ilaçlar yeterli olmaktdır. Beşeri ilaç olarak daflon veya doxium tablet önerilir. Kortos fitil veya proctoglivenol krem eklenebilir. Kanama varsa ve bu tedavilerle düzelmiyorsa o zaman lazer tedavisi uygundur.

2.Derece iç hemoroid
Hasta tuvaletini yaparken memeler dışarı çıkar ayağa kalktığı anda memeleri geri içeri girer. Tedavisi ilaçla yapılamaz ancak var olan şikayetleri azaltmak amacıyla 1.derece önerilen ilaçlar kullanılabilir. Kalıcı tedavi seçeneklerinden en etkili ve pratik olanı lazer ve boğma yöntemlerinin birlikte uygulanmasıdır. Daha küçüklere lazer büyüklere RBL uygulanır.

3.Derece Basur
Hasta dışkılarken memeler dışarı çıkar ancak kendiliğinden içeri girme ya hastanın el yardımıyla içeri itmesi gerekir yada saatlerce bekleyince girer. Tedavisinde ilk seçenek yine lazer ve boğma yöntemidir ancak ileri vakalarda longo THD ve klasik ameliyatlarda yapılabilir. Klasik ameliyat çok zahmetli olduğu için, longonun orta vadade başarısı düşük olduğu için THD tercih edilebilir.

4.Derece Hemoroid
Memeler her an dışarıdadır,içeri sokulamaz. En doğru tedavi seçeneği klasik cerrahi ameliyatlarıdır. Longo,THD gibi ameliyatlar 4.derece basurun tedavisinde tatmin edici sonuç vermeyebilir. Dışarıdaki memeler rahatsız etmiyorsa daha düşük seviyelere çekmek için lazer ve boğma uygulamaları yapılabilir. Ağrıdan çekiniliyorsa THD tercih edilmelidir çünkü klasik cerrahide 2-4 hafta işgücü kaybı olabilir.

en iyi hemoroid doktoru

İç ve Dış Basurun Birlikte Olması

Sık rastlanan bir durumdur. Yaklaşım hastanın tercihine göre olmalıdır. Zahmetsiz bir uygulama istiyorsa dışarıdakiler bırakılıp asıl rahatsız eden içeridekiler alınabilir. Her iki tipi de aynı anda alınan klasik cerrahi de uygulanabilir. Bunun yanı sıra zahmeti az olup içeridekileri tedavi ederken dışarıdakileri de büyük oranda gerileten damarı bağlama (THD-HAL) yöntemi uygulanabilir.

Ameliyat Sonrası Tekrar Basur Oluşur mu?

Hastaya ve uygulanacak tedavi yönteminin doğru seçilmemesine bağlıdır. Hasta kabızlık sorununu çözmez ve tuvalette fazla ıkınırsa % 10-15 ihtimalle hastalık tekrar oluşabilir. Bu ihtimal tüm tedavi seçeneklerinde vardır ama hastanın dışkılama alışkanlığıyla yakından ilgilidir. Bu sebeple hangi yöntemle olursa olsun tedaviden sonra dışkılama alışkanlığı mutlaka normale çekilmelidir ve şunlara dikkat edilmelidir;
Tuvalette 1-2 dakikadan fazla kalınmamalıdır
Fazla ıkınılmamalıdır
Kabız kalınmamalıdır
Ikınmaya neden oluyorsa acı tüketilmemelidir

en iyi hemoroid tedavisi

En iyi basur doktoru

Doktorun kötüsü olmaz ama iyisi olur. En iyi hemoroid doktoru dendiğinde aslında doktordan çok teknolojiye sahip olup olmadığı ve bu teknolojilerin kullanımı konusunda yeterli birikimi olandır.
Diğer taraftan doğru teşhis te önemlidir çünkü doğru konmayan bir teşhisle doğru olan bir tedavi yapılması mümkün değildir. Örneğin genel cerrahların sıkça yaptığı hatalardan biri makat çatlağı olan bir hastaya hemoroid teşhisi koyup onun ilacını verilirse iyileşme ihtimal düşük olacaktır.
Bir çok hastalıkta olduğu gibi bu hastalığın tedavisinde de çok farklı yöntemler ve teknolojiler kullanılmaktadır.
Proktolog diyebilmek için tüm bu yöntemleri bilmeli ve teknolojilerin kullanımına hakim olmalıdır. Zaten bu kadar birikimi varsa o zaman genel cerrah olmaktan çıkıp genel cerrahinin bir bölümü olan makat hastalıkları uzmanı yani proktolog olmaktadır.
Hemoroid dış ve iç olmak üzere iki çeşidi ve iç olanların da ilerlemişliğine göre 4 derecesi olan bir hastalıktır.
Doğal olarak bu kadar farklı olan bir hastalığın tedavileri de çok farklı olmaktadır. Bu kadar tedavi çeşitliği olan bir hastalık konusunda tecrübesi ve teknolojisi olan bir doktor ancak o hasta için en uygun tedaviyi seçebilir.
Şöyle ki ; sadece klasik yöntemle cerrahi tedaviyi bilen bir doktor THD (HAL) yöntemini hastasına sunamaz ve hastayı kaçırmamak için diğer yöntemlere yönlendirir, böylece hasta bu güzel tedaviyi olma şansını kaybeder.
En iyi basur doktoru derken yine aynı şekilde kurumun yapısı da önemlidir, kliniğin cihaz yatırımı, fiyat politikası, bu konudaki tedavi sayıları gibi veriler de en iyi klinik özelliğini getirmektedir.
Bazı klinikler sadece hemoroid tedavisiyle ilgilenirken bazı klinikler “ne iş olsa yapar” bu iki yaklaşımın getirdiği bilgi birikimi farklı olacaktır.

En iyi demek için şu özellikleri taşımalıdır;
Genel cerrahiye ek olarak proctoloji eğitimi almış olmalıdır
Hastasına en yeni yöntemleri sunabilmelidir
Önce hasta diyebilmelidir
Hastanın sosyal yaşamına çabuk dönmesini sağlamalıdır
Mahremiyete önem vermelidir
En ekonomik yöntemleri sunmalıdır
Yenilikleri yakından takip etmelidir
Her hastasına anoskop muayenesi yapmalıdır
Gereksiz kolonoskop ve benzeri tetkikler istememelidir.

En iyi basur doktoru dendiğinde göze çarpan proktoloji uzmanları ;

İstanbul Proktoloji Uzmanları

Op. Dr. Nizam KURTDERE (Nişantaşı)
Op. Dr. Ali Rıza Şahap BARLAS (Kadıköy)
Op. Dr. Atilla KAYA (Bakırköy)
Op. Dr. Seher Şirin (Bakırköy)

Ankara Proktoloji Uzmanları
Op. Dr. Adil ALTINSOY

İzmir Proktoloji Uzmanları
Op. Dr. Demet Ağras

Bursa Proktoloji Uzmanları

Op. Dr. Ergun AYGÖREN

https://www.basur-tedavisi.com

En iyi yağlı egzama şampuanı

By on Ağustos 30, 2018

Yağlı egzama diğer adıyla seboreik dermatit saçlı derinin en çok şikayete sebep olan kronik bir hastalığıdır vücudun diğer bölgelerinde görülse de en sık görüldüğü bölge kafa derisidir, bu sebeple kullanılacak şampuan günlük kullanıma uygun olacak kadar hafif formülasyonlu olmalıdır.
Saçlı deride kızarıklık,büyük parçalar halinde kepeklenme, kaşıntı ve ıslaklık hissi gibi şikayetler yapar. Hastaların % 60 -80 kadarında hastalığın etkeni olarak mantar (massezia furufur) tespit edilir % 20-40 kadarında net bir sebep bulunamaz.
Bilimsel deneylerde mantar varlığı araştırılsa da pratikte mantar araştırması yapılmadan ilaç ve şampuanlar verilir.sebore için en etkili şampuanEn önemli sebep mantarlar olduğu için kullanılacak şampuanda mutlaka mantar öldürücü (climbazol, ketokonazol vs) bulunmalıdır,ek olarak kepeği eritecek zink pirition veya benzeri ürün selenyum sülfit bulunmalıdır. Mantar ilaçları içerisinde en etkilisi climbazol denilen aktif maddedir.
Yağlı egzama için üretilen şampuanların büyük çoğunluğu şampuan özellikleri azaltılmış daha çok ağır kokulu ilaç formunda üretilmektedir ve haftada 2 defadan fazla kullanılmaz hatta 2 defa kullanmak bile hastayı rahatsız edebilir oysa aynı maddelerle birlikte kaliteli şampuanların genel içeriğiyle birlikte yapılan şampuanlar rahatsız etmeyeceği için günlük kullanılabilir ve bu sayede tedavi edilen yağlı egzama tekrar oluşamaz.
Yağlı egzama (seboreik dermatit) için şampuan seçerken içeriğinde mutlaka climbazol veya benzeri mantar ilacı, zink pyrithion veya selenyom sülfit (pis kokulu olduğundan tercih edilmez) olmalı ve günlük kullanımda ek bir şampuana ihtiyaç duyulmayacak kadar kaliteli olmalıdır.
Yağlı egzama tedavisi ağır olgularda sadece şampuanlar yeterli gelmez diğer bilimselliği kanıtlanmış ürünlere ek olarak kullanılmalı ve cilt rahatladıktan sonra hastalığın tekrar etmemesi için şampuanla devam edilmelidir.
Bilimselliği kanıtlanmış ürünler arasında en az yan etki yapan dermotto losyonu araştırmadan hangi ürünü kullanacağınıza karar vermemelisiniz.
Özetle; seborik dermatit hafif ve orta düzeyde ise doğru şampuanla tedavi edilebilir ve tekrarı engellenebilir ancak ağır olgular losyonla tedavi edilmeli ve tekrarını engellemek için seboreik dermatit için önerilen şampuan kullanılmalıdır.
Unutmayın seboreik dermatit doğru ilaçlarla tedavi edilebilir bir hastalıktır.
yağlı egzama için en iyi şampuan

Seboreik dermatit bitkisel ilaçlar

Bitkisel ilaçlar denilince akla bitkilerden elde edilen ilaçlar gelir bunların bir kısmı kocakarı ilaçları denilen ve etkinliği kanıtlanmamış karışımlardır ve etkinlikleri şüphelidir diğer gurup ise fabrika ortamında oranları bilimsel deneylerle belirlenmiş etkinliği deneysel çalışmalarla kanıtlanmış ürünlerdir.
Fabrika ortamında üretimde her bitkisel özün miktarı, bu oranlarda elde edilebilecek başarılar ve olabilecek yan etkiler yüzlerce denek üzerinde basamak basamak denenerek tespit edilir.
Seboreik dermatit tedavisi için geliştirilen 2 bitkisel öz vardır ve şu şekilde etkilidir.

TTO (Tea Tree Oil)

Avustralyada yetişen bir ağaçtan elde edilir. Seboreik dermatitte % 60 oranında rastlanan mantarı tedavi edici özelliği yanı sıra ciltteki kızarıklık, pullanma gibi klinik bulgularıda yok eder.

Meyan kökü extractı

Ülkemizde yaygın olarak yetişmektedir. Bitkisel kortizon içermektedir kortizonlu kremler gibi etki ederken kortizonun yan etkilerine sebep olmaz, özellikle kaşıntı ve kızarıklık için oldukça etkilidir.
Saçlı deri seboreik dermatit tedavisinde % 4-5 TTO, % 1 meyan kökü içeren solusyonlar kullanılır. Çok daha düşük oranlarda TTO içeren şampuanlar üretilse de bu tür şampuanların herhangi bir olumlu etkisi olması beklenmez.
Saçlı deri seboreik dermatiti tedavisi için üretilen ürünler arasında bu oranlara en yakın bitkisel içerik yoğunluğu olan dermoTTO solusyon vardır.

Yağlı egzmaya benzeyen bir diğer hastalık da sedef hastalığıdır, kısaca bahsetmek gerekirse;

Saçta Sedef Hastalığı

Sedef diğer adıyla psöriazis yüz bölgesi hariç tüm cildi etkileyebilen bir hastalıktır. Yüz bölgesinde çok seyrek rastlanır. Daha çok diz ve dirsek gibi ekle alanları ve cilt kıvrımlarında görülür. Saçta sedef çok sık görülmez ama en çok rahatsız eden yerlerden biridir. Rahatsızlığın fazla olmasının sebebi kafa derisinde kaşınma daha fazladır, ilaç uygulamak daha zordur ve abartılı düzeydeki kepek hastaya sıkıntı verir. Bu bölgedeki hasalık daha çok saçın sınırına kadar gelir ama yüz bölgesine kadar ilerlemez ve çizgi şeklinde sınırlanır.

Vücutta görüldüğünde bir çok tedavi yöntemi denenir bunlardan en yaygın uygulananı PUVA dır ve ilaçla birlikte ultraviyole ışık verilir. Kıllar sebebiyle kafa derisinde bu tedavinin uygulanması daha zordur.

Kafadaki hastalığın tedavisi daha çok bölgesel uygulamalarla yapılır. Uygulanan ilaçlar sıklıkla kortizon içeren krem veya solusyon şeklinde ürünlerdir. Kortizonlu ürünler hastalığın kaşınma, pullanma gibi bulgularını kısa sürede geriletir ancak bir süre sonra hastalığın bulguları yeniden ortaya çıkar. Sürekli kullanılması ise bu kez kortizona bağlı yan etkiler görülmeye başlar. Bu durumda kortizonun yan etkilerine sebep olmayan fito sterol denen bitkisel kortizonlar daha akıllıca bir yaklaşım olmaktadır. Fito kortizonlar içinde en etkilisi ve yaygın kullanılanı meyan kökü özütüdür. Ek olarak çay ağacı yağı kullanımı cilt reaksiyonunu hafifletmektedir.

Yağlı Egzama İlaç Tedavisi

Yağlı egzama en sık kafa derisi olmak üzere vücudun yağlı her yerinde görülebilen bir hastalıktır. Genellikle saçlı deride aşırı yağlanma, kaşıntı ve yoğun kepek eşlik eder. Seboreik dermatit, sebore olarak ta adlandırılır. Kafa derisi, sakal bölgesi, kaşların olduğu alanlar dışında vücutta en sık görüldüğü yer burun yan ve üstleri,kulak kanalı,meme ve koltuk altlarıdır.

Yağlı Egzama İlaçları

Bu konuda daha çok saçlı derideki yani kafadaki yağlı egzama tedavisi ile ilgili bilgiler aktarılmıştır benzer olsa da diğer bölgelerdeki hastalık tedavileri farklılık arz etmektedir.konusu ele alınmıştır.
Bütün hastalıklar gibi burada da sebebe yönelik tedavi yapılmalıdır bilindiği üzere yağlı egzamanın bilinen en yaygın sebebi mantarlardır hastalığa sebep olan mantarları öldürücü madde içeren solüsyon ve şampuanlar yüksek başarıyla kullanılmaktadır. Solusyonlarda mantar öldürücü yanı sıra cildi rahatlatıcı da olmalıdır.

yağlı egzama ilaçları
Kortizon içeren ilaçlar uzun süre kullanılamaz yoksa daha ciddi bir sorun olan cilt incelmesi ve saç dökülmesi eklenebilir.
Şampuan olarak climbazol içeren şampuanlar seboreikdermaittin tedavisi ve tekrarının engellenmesi yönünde en etkili şampuanlardır ve şampuan alırken içeriğinde % 1 climbazololduuna dikkat edilmelidir. Solusyonlar arasında ise en etkili olan ve yan etki yapmayan madde TTO dur TTO içeren solüsyonlarla % 100 yakın başarı elde edilebilir.

yağlı egzama ilaç
Sonuç olarak;
Seboreik dermatitiniz varsa bundan kurtulacağınıza inanmalı ve doğru tedaviyi düzenli uygulamalısınız.Bunun için haftada 1-3 defa dermoTTO solüsyon yanı sıra climbazol içeren şampuanlardan birini kullnabilirsiniz. Bu gurup şampuanlar günlük kullanıma da uygundur ancak haftada 2-3 defa kullanmanız yeterli olur diğer günler dilediğiniz şampuanı kullanabilirsiniz. Doğru tedavi ve doğru idame tedaviyle yağlı egzamandan kalıcı olarak kurtulabilirsiniz. Ketoral , zetion gibi şampuanlar haftada 2 defadan fazla kullanılmamalıdır.

Yağlı Egzama Krem

Yağlı egzama diğer adıyla seboreik dermatit sık rastlanan cilt hastalıklarındandır. Tedavisinde krem , merhem, losyon ve şampuan gibi sorunun olduğu yere göre değişen formda ilaçlar kullanılır.
Yağlı egzama krem ;
Kıl olmayan alanlarda özellikle yüz, koyluk altı, kulak, burun yanları gibi bölgelerde krem veya aynı sınıftaki merhemler kullanılır. Görünen bölgelerde pruzon merhem gibi cilt rengine yakın renkli merhemler tercih edilirse bir şey sürülmüş görünümü olmaz.
Saç, kaş gibi kıllı alanlar dışındaki vücut alanlarındaki egzama ve yağlı egzama için merhem kullanılır demiştik. Bu ilaçlardan kortizon içerenler ve bitkisel kortizon içerenler vardır. Kortizonun yan etkileri olduğu ve hastalığın kronik yani uzun tedavi süreci gerektireceğini bilerek bitkisel kortizon olan https://www.hairpharma.com.tr içeren merhemler tercih edilmelidir. Bu konuda öncelikli tercih extract yoğunluğu yeterli olan pruzon merhem olmalıdır.

yağlı egzama krem
Kıl olan bölge dendiğinde daha çok saç, sakal, bıyık, kaş akla gelir ve bu bölgelerde kortizon içeren losyonlar yada kortizonların yaptığı yan etkilere sebep olmayan bitkisel kortizon ( meyan kökü extractı- fito steroid) içeren ve ek olarak mantar etkili TTO içeren ürünler ( dermotto losyon gibi) kullanılır. Kıllı alanlardan saçlı deride şampuanlarda kullanılmalıdır. Şampuan olarak seboderm gibi climbazol içeren şampuanlar veya ketokonazol içeren şampuanlar kullanılır. Seboderm günlük kullanıma uygun kalitede üretilmiştir diğer yağlı egzama şampuanları haftada 2 defadan fazla kullanılırsa saçı yıpratabilir.

yağlı egzama bitkisel krem
Özetle;
Seboreik dermatit yani yağlı egzama tedavisinde saçlı alan dışındaki bölgelerde merhemler kullanılır, merhemlerden kortizonlu ilaçlr yerine fitosteroid denilen meyan kökü özütü içeren bitkisel kortizonlar tercih edilmelidir.

Yağlı Egzama İçin Şampuan Önerisi

Yağlı egzama diğer adıyla seboreik dermatit saçlı derinin en çok şikayete sebep olan hastalığıdır. Saçlı deride kızarıklık, büyük parçalar halinde kepeklenme, kaşıntı, ıslaklık hissi gibi şikayetler yapar. Hastaların % 60 kadarında hastalığın etkeni olarak mantar tespit edilir % 40 kadarında net bir sebep bulunamaz. Bilimsel deneylerde mantar varlığı araştırılsa da pratikte mantar var mı diye araştırma yapılmadan ilaç ve şampuanlardan biri verilir.

En önemli sebep mantarlar olduğu için kullanılacak şampuanda mutlaka mantar öldürücü (climbazol, ketokonazol vs) bulunmalıdır, ek olarak kepeği eritecek zink pirition veya benzeri ürün selenyum sülfit bulunmalıdır. Mantar ilaçları içerisinde en etkilisi climbazol denilen aktif maddedir.
http://www.yagliegzama.com/ için üretilen şampuanların büyük çoğunluğu temizleyici özellikleri azaltılmış daha çok ağır kokulu ilaç formunda üretilmektedir, haftada 2 defadan fazla kullanılmaz hatta 2 defa kullanmak bile hastayı rahatsız edebilir oysa aynı maddelerle birlikte kaliteli şampuanların genel içeriğiyle birlikte yapılan şampuanlar rahatsız etmeyeceği için günlük kullanılabilir ve bu sayede tedavi edilen yağlı egzama tekrar oluşamaz.

seboreik dermatit için şampuanlar
Seboreik dermatit için şampuanınınızı seçerken içeriğinde mutlaka climbazol veya benzeri mantar ilacı, zink pyrithion veya selenyum sülfit (pis kokuludur) olmalı ve günlük kullanımda ek bir şampuana ihtiyaç duyulmayacak kalitede olmalıdır.

Seboreik dermatit tedavisi, ağır olgularda sadece şampuan tek başına yeterli gelmez diğer bilimselliği kanıtlanmış ürünler ek olarak kullanılmalı ve cilt rahatladıktan sonra hastalığın tekrar etmemesi için şampuanla devam edilmelidir. Bilimselliği kanıtlanmış ürünler arasında en az yan etki yapan dermotto losyonu araştırmadan hangi ürünü kullanacağınıza karar vermemelisiniz.

yağlı egzama şampuanı

Seboreik dermatit için şampuan seçerken içeriğinde etkinliği kanıtlanmış ürünler yanı sıra günlük kullanıma uygun kaliteli bir şampuanın içeriğine de sahip olmalıdır. Konazol, fungoral gibi şampuanlar ancak haftada 2 defa kullanılabilirken ve saçı ciddi ölçüde kuruturken seboderm gibi şampuanlar günlük kullanıma uygun içerikleri sayesinde her gün kullanılabilir. Diğer şampuanlar gibi saçı kurutmadan tedavi edilmesini sağlar.

Yağlı Egzama İçin Günlük Şampuan Önerisi

Bu hastalıkta en önemli sorun hastalığın tekrarlama eğiliminin yüksek olmasıdır. tekrarını engellemek için günlük kullanıma uygun şampuanlar normal şampuan gibi kullanılabilir, böylece tekrarı engellenir. Bu konuda tercih edilebilecek şampuanlardan en bilineni seboderm şampuanı araştırılabilir.

Basur kanaması kaç gün sürer

By on Ağustos 29, 2018

Anüsten kanamaların önemli bir kısmını basurlardan kaynaklanır ancak sebebim ne olduğundan emin oluncaya kadar tetikte olunamalı, uygun yöntemlerle teşhis edildikten sonra planlanmalıdır. Sayfanın ikinci kısmında diğer kanama nedenleri ele alınmıştır.

Basur kanaması kaç gün sürer ? bu tamamen neden olduğuna, alınacak önlemlere ve başlanacak tedavi seçeneklerine bağlı bir durumdur.

Temel sorun hemoroid ise ve çok şiddetli değilse tuvalette kısa kalınarak ve fazla ıkınmayarak önlenebilir, ek olarak dışkı yumuşatıcı ve hemoroid ilaçları kullanmak bu süreci daha da hızlandırır.

Kanama fark edildiğinde öncelikle anoskop muayenesi yapılmalı çıkan sonuca göre planlama yapılmalıdır. Kanser veya başka bir sebep yoksa hemoroid ile ilgilenilmelidir.

Basur Kanaması Tedavisi

Dış basurlarda kanama olmaz, kanamanın varlığı içte sorun olduğunu düşündürür. Basurun derecesine göre şu şekillerde yaklaşılabilir;

1. Derece Basur
Hastalığın en erken safhasıdır, yüzeylerinin tahriş olmasından kaynaklanır. Kabızlığın engellenmesi ve fazla ıkınılmazsa çok büyük ihtimalle ilaca ihtiyaç duyulmadan kendiliğinden düzelir. Kanama durmuyorsa o zaman 1-2 dakikada uygulanan lazer tedavisi yapılır. Lazer memeye dokundurulduğu anda sorun biter.

2. Derece Basur
Burada memeler dışarı çıkacak kadar ilerlemiştir, bir öncekilerde uygulananlar burada da uygulanır ancak ek olarak doxium tablet, kortos fitil ve proctolog krem gibi ilaçların eklenmesi başarıyı artırır. Bu uygulamalarla durabilir ama durmayabilir de . Her iki durumda da temel sorunu çözmek için daha etkin tedavi yöntemleri de uygulamak gerekir. Bunlar lazere ek olarak lastikle boğma yöntemi veya tek başına THD yöntemi olabilir. Klasik cerrahi bu düeyler için gereksiz agresif bir yöntemdir.

3. Derece İç Basur
Burada dışarı çıkan memeler içeri rahatça giremediği için kanamanın şiddeti daha abartılı düzeylerde olur ve sıklıkla hasta kansızlık bulgularıyla gelir. Korkak veya duyarsız hastalar genellikle bu düzeye kadar bekler. Hastanın anemisi yani kansızlığı varsa kalıcı tedaviler düşünülmeli öneriler veya ilaçla vakit kaybedilmemelidir. Lastikle boğma yöntemi veya THD en etkili seçeneklerdir. Lazer tek başına yetersiz kalacağından hasta oyalanmamalıdır.

4. Derece Basur (hemoroid)
Bu kadar ilerlemiş hemoroidlerde genellikle kanamanın artık olmadığı görülür, seyrek olarak karşımıza çıkar. Tedavide yine beslenme ve dışkılama önerileri yada çeşitli ilaçlar kullanarak vakit kaybetmek yerine direk etkin yöntemler uygulanmalıdır. 4.derecede lazer ve lastikle boğma yöntemleri tamamen etkisiz kalır bunlarda tercihen THD yöntemi veya klasik ameliyatlardan biri (tercihen milligan morgan ameliyatı)yapılmalıdır.

basur kanaması kaç gün sürer

Basur kanaması nasıl durur

İlaçlar genellikle çok etkili olmaz, çeşitli hap ve kremler ilaç kullanılsa da asıl etkili olan fazla ıkınmamak yada müdahale etmektir.

kanamalı basur tehlikelimiHemoroid kanaması süresince ıkınmaya sebep olabilecek acı tüketimi azaltılmalıdır. Acının direk zararı olmaz ancak yanma hissi ıkınmaya sebep olarak kanamaya sebep olabilir veya arttırabilir.
Bunun dışında gereksiz yere suçlanan turşu ekşi istenildiği kadar tüketilebilir.
Tüm bu önlemlere rağmen kanama devam ediyorsa daha fazla kan kaybetmeden uygun yöntemlerle uzmanına tedavi ettirilmelidir.

Sonuç olarak;

Kanamanın ne kadar süreceğinin önemi yoktur, sebep netleştirilip tedavi başlanmalıdır, sıklıkla hayati önemi olmasa da ciddiye alınmalıdır sonuçta kaybedilen değerli bir şeydir. Kirli kanı akıtarak rahatlamaya çalışmak yanlış bir yaklaşımdır. Soruna adet görmek gibi yaklaşmanın anlamı yoktur. Kanserin de benzer şekilde kanamaya neden olduğu unutulmamalı konu komşu önerisiyle hareket edilmemelidir.
Unutmayın makattan kanamaya neden olan en sık sebep hemoroiddir ama bağırsak kanserlerinin görülme sıklığı da azımsanmayacak kadar çoktur ve erken teşhis çok önemlidir.

Kanamaya neden olan diğer hastalıklar

Makat Kanaması

Makat kanaması olan kişinin aklına ilk olarak hemoroidin kanadığı gelir oysa hemoroid dışında çok sayıda hastalık kanama yapabilir. Bu hastalıkların bir kısmı önemsizken bazıları ise çok tehlikelidir ve en kısa sürede tedavisine başlanması gerekir daha doğrusu teşhis ve tedavisinin gecikmesi hayati öneme sahiptir.

basur-kanamasi-nasil-durur

Makat Kanaması Sebepler

  • Hemoroid
  • Anal fissür, çatlak, yırtık
  • Fistül, makatın yanında delik ve akıntı olması
  • Mayasıl
  • Makatta siğil
  • Pilonidal sinüs (Kıl dönmesi)
  • Et beni (polipoid çıkıntılar)
  • Bağırsak kanserleri
  • Makatta kanser olması
  • Chron hastalığı
  • Kolitis ülseroza
  • Hastalıklara ait belirtiler ve tedavileri

    makat-kanamasiAnal fissür

    Anal bölgenin en ağrılı hastalığıdır, iç kısımda bir tür yırtılma olur. Yırtığın yeni olduğu dönemde peçeteye bulaşma şeklinde kan olabilir. Hastalık kronikleştikçe kan görülme ihtimali azalır çünkü yırtığın zemini yeni bir tabakayla kaplanır. Çatlak tedavisi öncelikle ilaçlarla yapılır 1-2 hafta ilaç kullanmaya rağmen geçmediyse ameliyat yada botox yapılır. Ameliyatta çatlağın iyileşmesini engelleyen kas kesilir ve başarısı % 99 lar düzeyinde, botox tedavisinde ise kası kesmek yerine geçici olarak felç eden ilaç enjekte edilir. Başarı oranı % 95 civarıdır.makat-catlagi

  • Fistül
    Anüsün yanında sürekli akıntı yapan bir delik vardır.En sık sebebi bölgede oluşan apselerdir.Apse iyileşirken geride boru gibi bir kanal kalır ve sürekli akıntıya neden olur.Akıntı sıklıkla iltihap leklindedir ancak bazen kanal tahriş olur veya ezilir bu durumda kanlı akıntı görülür.Komplike ve inkomplike olarak tipleri vardır.Tipleme kanalın makat kaslarıyla olan ilişkisine göre yapılır ve tedavi seçiminde önemli bir kriterdir. Kaslarla ilişkisine göre fistülotomi, lazerle tedavi veya seton gibi değişik cerrahiler uygulanır.
  • Mayasıl
    Makatın ve civarının en kaşıntılı hastalığıdır, öyle ki hastayı çıldırtacak kadar kaşınma yapabilir. Bu kadar şiddetli kaşıntıyı geçirmek için hastalar kaşır ve bölge cildini tahriş ederek kanamaya neden olur. Ciddi düzeyde kan olmaz, daha çok iç çamaşırı kirletecek düzeylerdedir. Tedavisinde pruzon merhem kullanılır. Kaşıntıyı 2-3 günde geçirir. Neden olabilecek gıdalar veya uygulamalar çıkarılırsa tekrar olmaz.
    Anogenital siğiller
    Karnabahar gibi küçük çıkıntılar olur. Sonradan olduğu için çok zariftir ve kopma yada tahriş olma eğilimindedir. Koptuğu yerden minimal düzeyde kan sızabilir. Kanamasının önemi yoktur ancak çok bulaşıcı bir hastalık olduğu için kısa sürede tedavi edilmelidir. Kondilom anal sex yapanlarda özellikle gaylerde daha sıktır ancak herkeste görülebilir.
  • Pilonidal sinüs
    Kuyruk sokumu civarından kan gelmesi seyrek karşılaşılan bir durumdur.Kıl yumağıyla makatın arasında kanal oluşup akıntı varsa ara sıra kanama olabilir,bazen kuyruk sokumu civarındaki delikten de kan gelebilir. Tedavisi cerrahidir. Fenol veya gümüş uygulamaları yapılsa da bunlar daha çok ağrıyan çürük diş için ağrı kesici almak gibidir. 15 farklı çeşit ameliyat vardır. Klasik yöntemleri uygulayanların sayısı giderek azalmaktadır, son yıllarda çağdaş ameliyat teknikleri hızla yaygınlaşmaktadır. Özellikle hastanın 10 dakika sonra işine dönebildiği mikro sinüsektomi yöntemi yaygın şekilde yapılmaktadır.
  • Et beni
    Vücudun diğer bölgelerindekine benzer et beni gibi çıkıntılardır, nemli bölge olması sebebiyle yüzeyleri tahriş olarak yada koparak kanamaya neden olabilirler.Tedavisi radyo frekansla 1-2 dakikada yapılabilir. Tedavi kalıcıdır.
  • Bağırsak kanserleri
    En riskli guruptur çünkü hızlı ilerle ve vücudun diğer hayati organlarına sıçrayabilir. Sık rastlanan kanserler gurubuna girer.hemoroidim kanıyor diyerek tedavi başlamadan önce kesinlikle muayene ve anoskop muayenesi, gerekirse daha ileri tetkikler yapılmalıdır. Basur kanamasıyla sıkça karıştırılır ama çok daha ciddi bir durumdur. Bölgede en sık görülen kanser türüdür, erken dönemde teşhis edilmesi halinde tedavi başarısı % 90 lara kadar çıkmaktadır ancak geç fark edilirse bu oran tersine dönmektedir.makat-kanseri-nasil-olur
  • Makat kanseri
    Seyrek görülen kanser türlerindendir. Basur gibi memeye benzer bir yapısı olduğu için hastaların neredeyse hepsi önce bir fitil kullanırlar. Bu konuda tecrübeli bir proctoloji uzmanı baktığı anda şüphelenir ve biopsi alarak sonuca gider. Tek tedavisi cerrahidir, ek olarak diğer kemoterapi ve radyo terapi uygulamaları da yapılır. Basur memesine benzer şekilde meme gibi çıkıntı yaptığı için neredeyse hastaların tamamı önce kendi kendine basur teşhisi koyar ve konu komşu veya eczacı önerileriyle çeşitli fitil, krem veya haplar kullanır. Ne yazıkki çok kıymetli zaman kaybedilmiş bu kadar önemli bir hastalığın tedavisi geciktirilmiş olur.
  • Chron hastalığı
    Daha çok ince bağırsakları tutan iltihabi bir hastalıktır. Vücut kendi dokusuna zarar veren maddeler üretir. Tedavisi ilaçlarla yapılır ve gastro bölümünce takip edilir. Yakın takip önemlidir.
  • Kolitis ülseroza
    Bağırsağın iç yüzeyinde yüzeysel bir sıyrılma gibi bir hastalıktır. Dar bir alanda olabileceği gibi tüm bağırsağa da yayılabilir. Kanama durdurulamazsa tüm kalın bağırsak cerrahi olarak çıkarılır.
    Vücuttaki tüm kanamalar mutlaka izah edilmelidir. Mesela dişimizi fırçalarken kan görebiliriz bunu önemsemeyiz önemsememek mantıklı da olabilir çünkü biliriz ki fırçanın yaptığı tahriştendir ama öksürmekle kan gelmesi yada idrarda kan olması veya dışkıda kan görmek diş eti kanaması gibi izah edilebilir bir durum değildir ve mutlaka profesyonel destek alınmalı gerekli görüntüleme yöndemleri yaptırılmalıdır. Özellikle anüsten taze kan gelmesi muayene kadar basit bir şekilde yapılabilen anoskop muayenesi iler 1-2 dakikada % 99 doğrulukla izah edilebilir. Türkiye’de sindirim sistemi kanserlerinin sık görüldüğü akıldan çıkarılmamalıdır.

Makattan Kanamanın Teşhisi

Kesinlikle görüntüleme yöntemleriyle teşhis edilmelidir, parmak muayenesiyle “hemoroidin var” dendiyse ikna olunmamalı araştırmaya devam edilmelidir. İlk yapılacak şey anoskop muayenesidir. Anoskop muayensinde kanamaların sebebi % 90 doğru bir şekilde tespit edilebilir. Anoskopide tespit edilemediyse o zaman kolonoskop yapılması gerekir.

Anoskop Fiyatı

Kolay, 1-2 dakikadai hazırlık gerektirmeden yapılabilmektedir. İdea Klinik şubelerinde anoskop SGK lılara ücretsiz, SGK sı olmayanlarda 150 TL alınmaktadır daha doğrusu muayenein bir parçası gibi değerlendirilip üzret alınmamaktadır. Hastanelerde SGK lılardan alınan ücret 200-400 TL arasında değişmektedir.

Makattan kanam sebepleri arasında hemoroid (basur ) sık görülse de kötü huylu tümörlerinde kanama yapabildiği akıldan çıkarılmadan sebebi ortaya koymak için mutlaka anoskopi yaptırılmalıdır. Bu yapılmadan eczacıya danışarak veya konu komşu önerisi ile çeşitli ilaçlar kullanmak çok kıymetli zamanların kaybına ve hastalığın ilerlemesine sebep olur.

https://www.basurdoktoru.com/basur-kanamasi-neden-olur

Popoda pişik tehlikelimidir

By on Ağustos 29, 2018

Popoda pişik yanma, sızlama,acı gibi hastaya ciddi rahatsızlıklar verse de genellikle ciddi bir sorun değildir ve tedavisi basitçe yapılabilir.Ancak ilgisiz kalınması, sebebin engellenmemesi veya tedaviye başlanmaması ciltteki sorunun daha derinlere ilerlemesine sebep olabilir. Cildin yüzeyel katlarının çok hasar görmesi sorunun daha derinlere ilerlemesine sebep olabilir.

Çok seyrekte olsa pişikte ortaya çıkabilen bu durumlarla karşılaşmamak için pişiği önlemeye yönelik uygulamalar ve tedavi dikkatle yapılmalıdır.

Pişikten Korunmak İçine Ne Yapilmalı

pişikPişik tedavi edilebilir ama aynı zamanda önlenebilir bir hastalıktır, önlemek daha akıllıca olur.
Önlem olarak

Bezi sık değiştirilmeli
Islak tutulmamalı
Temizlikte tercihen duru su kullanılmalı ve arkasından kurulanmalı
Gün içinde uygun ortamda havalandırılmalı
Devam ediyorsa bezin markası değiştirilmeli
Tedavide bir çok ürün kullanılabilir
Kortizonlar;yan etkileri sebebiyle kısa süre kullanılmalı

Bitkisel Kortizonlu Kremler

Kortizon gibi hızla düzelme sağlar ama kortizonun yan etkilerine sebep olmaz, bu konuda geliştirilmiş ürünlerden pruzon merhem bitkisel kortizon meyan kökü yanı sıra tabaka oluşturan kalamin ve cilt koruyucu çinko ayrıca mantar ve bakteri öldürücü çay ağacı yağı içermektedir.

Pişik Nedenleri

Genellikle kalçaların arasında ve anüse yakın bölgelerde olan, daha seyrek olarak kasıklarda, koltuk altında ve kuyruk sokumunda da görülebilen bir tür cilt hasarıdır.
Yüzeyel bir hasar olsa da neden engellenmez, iyi bakım yapılmaz veya iyi tedavi uygulanmazsa derinleşip cilt çürümesine kadar gidebilir.

  • Seyrek bez değişimi.
  • Altının ıslak tutulması
  • Kalitesiz bez kullanımı
  • Kimyasal içeren ıslak mendil kullanımı
  • Bazı gıdalar, bu daha çok erişkinlerde görülen nedendir
  • Allerji
  • İshal, dışkı içeriğindeki safra asitleri deriyi yakar
  • Banyoda uygun olmayan sabun kullanımı
  • Dar kıyafet giydirilmesi, bebeklerde kundak yapmak gibi
  • Mantarlar, önemli bir kısmında
  • Aşırı sıcak hava, sürekli ıslaklık nedenidir
  • Gün içinde havalandırmama

Pişik Nasıl Önlenir

Yaklaşım iki şekilde olmalıdır korunma ve tedavi. Öncelikle korunma önlemleri alınmalı sorun hala düzelmiyorsa tedaviye geçilmelidir.

Pişiklerden korunma

  • Bebeğin bezi sık değiştirilmeli.
  • Altı ıslak tutulmamalı
  • Bez rahatsız ettiyse başka markaya geçilmeli
  • Kimyasal içerebileceğinden ıslak mendil kullanmak yerine duru su ile yıkanmalı
  • Pişiği azdıran gıda varsa yedirilmemeli.
  • Gün içinde sıkça açık bırakıp altı havalandırılmalı.
  • Banyoda sabun kullanımı azaltılmalı
  • Dar kıyafet giydirilmemeli.
  • Zor iyileşip çabuk tekrarlıyorsa mantar araştırması yapılmalı

Bu önlemlerin alınmasına rağmen yine tekrarlıyorsa bu durumda önlemlere yeterince dikkat edilmediği düşünülür. Bu durumda pişiği tedavi eden ve tekrarını engelleyen bitkisel koruyucu ve bilimsel tedavi edici ürünlerin birlikte olduğu pruzon merhem veya benzeri bir ürün kullanılabilir.

Kortizonlu merhemler kullanılabilir ancak literatürde çok sayıda pişiğin tedavisine bağlı chushing sendromu vakası yayınlanmıştır.
Chushing sendromu ciltten emilen kortizonun vücutta yaptığı yan etkilerin oluşturduğu bir hastalıktır.

Pişiklerin tedavisiyle ilgili bilimsel yayınlar için pruzon.com a bakabilirsiniz.  Pişik tedavisi

Pişik Tedavisi İçin Krem Önerisi

Öncelikle sebepler ortadan kaldırılmalıdır, sebeplerin kaldırılmasına rağmen çocuğun pişiği devam ediyorsa yaygın olarak kortizonlu merhem ya da kremler önerilmektedir ancak özellikle bebeklerde kortizonların yan etkileri sorun olabilmektedir (cushing sendromu yapabilir) bu nedenle yan etki yapmayan bitkisel kortizon içeren ilaçlar tercih edilmelidir.
Doğru tedaviyle sorun 2-3 günde düzelir ama neden ortadan kaldırılmadığı sürece yeniden oluşma ve ilerleme ihtimali her zaman vardır. Burada şuna dikkat edilmelidir, sorun düzeldikten sonra yeniden başladıysa o günlerde olan değişikliklere dikkat edilmeli ve sebep bulunmaya çalışılmalıdır.

Bitkisel Pişik Kremi

Bitkisel kaynaklı kortizon dendiğinde en bilineni meyan kökünden elde edilendir, yapılan karşılaştırılmalı bilimsel çalışmalarda diğer kortizonlara benzer düzeyde başarılı sonuçlar alınmıştır. Bitkisel kortizonla ( diğer adı herbal steroid) birlikte ek ürünler de içeren Pruzon Merhem dermatologların en çok reçete ettiği ilaçtır.
Bu tercihen en önemli sebebi herbal steroid yanı sıra mantar ve mikrop öldürücü çay ağacı yağı ve koruyucu bariyer oluşturan kalamin olmasıdır. kalamin de mikrop öldürücü etkiye sahiptir. Koruyucu bariyerin pişikte en önemli avantajı dışkı ve idrarın deriye değmesini engellemesidir.

 

Saçkıran için en etkili ilaç

By on Ağustos 27, 2018

Farklı kliniklerden farklı çalışma sonucu çıksa da genel ortalamada en etkili ilaç tüm bu çalışmalar ışığında belirlenir. Saçkıranda uygulanan bölgesel ürünler arasında etkinliği bilimsel olarak kanıtlanmış 2 üründen biri S.A.D.B.E dir.
Bir tür kimyasal madde olan SADBE açık adıyla Squarik Asit Di Butil Ester alopecia areata tedavisi için geliştirilmiştir. Bu amaçla kullanılan diğer tüm ilaçlardan farklı bir yönden etkili olmaktadır, bu sayede başarısı diğer yöntemlere göre çok daha yüksektir ve tekrar ihtimalini çok azaltır. saçkıran için en etkili ilaçSadbe tedavisi saç dökülmeleri arasında sadece saçkıranda etkili olur, ancak saç yanı sıra sakal, bıyık, kaş gibi alanlardaki dökülmelerde de başarıyla kullanılmaktadır.

Saçkıran özellikle genç yaşlarda daha sık görülür ve ne yazık ki % 100 başarıyla kullanılabilecek ilaç yoktur. Her tedavinin başarı oranı farklıdır.

Sarımsak sürmek hastaların yarısında başarılı olmaktadır, kortizonlu merhemler, minoxidil, procapil gibi maddelerin başarısı da bundan biraz fazladır.
Kortizon iğnesiyle tedavinin başarısı farklı kaynaklarda % 70-85 arasında verilmektedir ancak kortizonun yan etkileri de tedirginlik verir.
Tüm bu tedavi yöntemleri sebebe yönelik değil daha çok deneme yanılma tedavisidir ve uygulanıp beklenir. Yani asıl sorun olan vücudun köke zarar veren maddelerin oluşumunu veya köke zararını engellemezler.

Saçkıran hastalığının sebebi olan immun maddelerin köke zararını engelleyen tek madde SADBE (Squarik Asit Di Butil Ester ) dir. Sorunu temelden çözmektedir ve bu sayede başarısı farklı çalışmalarda % 90-97 arasında verilmiştir.

Dünyada yaygın olarak üretilen SADBE Türkiye de eczanelerde eczacı tarafından hazırlanarak hastaya verilmektedir. Yüzde kaç oranında yapılacağını doktor reçete ile belirtir ve eczacı buna göre yapar. On binde 1 ile binde bir oranlarında kullanılmaktadır.

SADBE kullanım süresi kişinin verdiği cevaba göre değişir, tüm diğer tedavi yöntemleri gibi aylarca devam etmek gerekebilir. Tedavide en önemli sorun tedaviye uyumdur, yukarda yazılan % 90 dan fazla olarak verilmiş başarı oranı sabırla kullanım sonucu elde edilebilmektedir.

saçkıran kimlerde olur

Saçkıran tedavisinde immunoterapi denilen bu tedavi yöntemi denenmeden tedaviden ümit kesilmemelidir. Özellikle dökülmenin üzerinden 2 seneden daha uzun süre geçmediyse geri çıkma ihtimali çok yüksektir. Daha uzun yıllar geçtiyse başarı oranı düşer.

 

Saçkıran nedenleri

Saçkıran diğer adıyla alopecia areata  (AA)neden olduğu bilimsel olarak tam olarak kanıtlanamamış bir hastalıktır, vücutta kıl olan her bölgesinde kökten kıl kaybı yapar. En sık görüldüğü bölge kafadır.Kaş, sakal, bıyıkta da olur.
Kafada yama veya bozuk para şeklinde tamamen kel alanlar görülür. Bu alanlar bir tane veya çok sayıda olabilir. Saç kıran hastalığında nadiren tüm saçlı deride kıl kaybı olabilir. Hatta hastalık tüm vücuttaki tüylerin dökülmesi şeklinde görülebilir.
Saçkıran (alopecia areata) en sık çocuk ve genç erişkinlerde görülür.Her iki cinste de görülür ancak erkeklerde daha fazla kıllı alan olduğu için daha sık rastlanır. Hastaların çoğu 20 yaş altındadır. Alopecia areata hastalığında aile öyküsü araştırıldığında başka hastalarında olduğu tespit edilebilir.

Saçkıran Neden Olur

saç kıran neden olur

Sorusunun cevabı sebebi konusunda en kabul edilebilir görüş kişinin kendi kök hücrelerine karşı madde üretmesidir (bu gurup hastalıklara oto immün hastalıklar denir). Ancak stresin saçkıranda önemli rol oynadığı düşünülmektedir. Hastalarda tiroit problemleri yani guatr ve kansızlık sıklıkla görülebilmektedir ama guatr sebepler arasında sayılmamaktadır
Alopecia areata hastalığında tırnak hastalıkları da (tırnak kalınlaşması, tırnak yüzeyinde çukurcuk ve çizgiler gibi) varsa bu durumda hastalık daha ağır seyredebilir. Benzer şekilde birden fazla yerde olması da tedavinin daha zor olacağını gösterebilir ama bu kesin değildir çünkü bazı çoklu hastalarda çok hızlı düzelme görülebilmektedir.
Alopecia areata hastalarında rutin laboratuar testlerinde özellikli bir sonuç çıkmaz, yol gösterici değildir. Ancak özellikle çocuklarda tiroit testleri yapılmalıdır.
Biopsi hastalığın sebebini değil kesin teşhis konmasını sağlar. Alopecia areata dramatik görünmekte ve başkalarını tedirgin edebilmektedir ama bulaşıcı bir hastalık olmadığı kesindir.
En sık görüldüğü yer saçlı deridir çünkü en geniş kıllı alan kafadır, sakalda görülme sıklığı ikinci sıradadır.

Saçkıran ailesel midir?

Saç kıran kesinlikle genetik bir hastalık değildir, yani saçkıran hastalığı anne babadan çocuğa geçmez, ailede bir kişide veya daha fazla kişide görülmesi tamamen tesadüfi bir durumdur ve hastanın doğacak çocuklarına geçmez,bir başka yazıda anlatıldığı gibi kesinlikle bulaşıcı da değildir.

Peki bu saçkıran nedir?
Dünyada yaygın şekilde toplam nüfusun % 0.1 (bin kişide bir) kadarında görülür yani ülkemizde 70 000 kadar alopecia areata hastası olması beklenir.Her iki cinste de yaklaşık aynı sıklıkta görünür hastaların çoğu 25 yaş altındadır ancak her yaşta görülebilir. Alopecia areata denilir.
Vücutta kıl olan her yerde görülebilir, tipik bulgusu değişik çaplarda yuvarlak şekilli dökülme alanları oluşur. Diğer saç dökülmeleri gibi yıllar içinde zayıflayarak dökülme değil birden dökülme olur ve dökülme alanı avuç içi gibi parlak hale gelir.
Sebep olarak sıkıntı , stres, özellikle matem, ayrılma ve kazalar gibi olaylar hastalığı başlatıcı veya yenilerinin çıkmasını sağlayıcı faktör olarak değerlendirilse de gerçekte kesin sebebi net olarak ortaya konamamıştır.
Tüm dünyada yaygın görüş vücudun kendi kendine geliştirdiği bir sorundur. Otoimmün denilen bu durum bir çok hastalığın sebebi olarak görülmektedir. Otoimmün vücudun saç köklerini öldürücü bir madde oluşturması anlamına gelir.
Vücut tarafından üretilen bu saç köküne zarar veren madde saçı yapan hücrelerin ölümüne neden olmaktadır ama saçların tedaviyle geri çıkması köklerin ölmediğini gösterir ki bu çelişkili bir durumdur. Diğer taraftan oluşan bu madde kan yoluyla taşınmasına karşın neden belirli bölgelerdeki saçı dökerken bir başka alandaki kıl dökmediği de izah edilebilir bir durum değildir.

saçkıran bulaşıcı bir hastalıkmıdır
Tedavisinden ayrıca söz edilecektir ancak en sık capsaicin /kapsikum), procain, merhem şeklinde bölgesel veya enjeksiyon olarak kortizon kullanılabilir.
Özellikle capsaicin ve procain solusyonları yaygın şekilde kullanılmaktadır. Doğru hazırlanmış bir ilaçla saçkıran tedavi başarısı % 85-90 düzeylerindedir.

Saçkıran Nerelerde Olur

Saçkıran adı sanki saçta olurmuş gibi algılamamıza neden olsa da vücutta kıl olan her yerde saçkıran olabilir. Sakal kıran, kaş kıran kelimeleri sıkça kullanılmaz ve genel isim kullanılır.
Kaş, kirpik, sakal, favori, kafa, vücut kılları, etek kılları, koltuk altı gibi vücudun kıl bulunan her yerinde olabilir. Her ne kadar Türkçede sakalkıran, kaş kıran gibi kelimeler kullanılsa da ortak adı alopecia areata yani saçkırandır.

saç kıran
Yaygınlığına göre adı değişebilmektedir örneğin sadece kafadaysa alopecia totalis, vücuttaki kılların tamamı döküldüyse alopeci universalis denir.
Saçkıranın nerede olduğu tedavi şeklini değiştirmez tümü yaklaşık aynı şekilde tedavi edilir ama çok geniş alanları tuttuğunda kortizon enjeksiyonunun yan etkileri abartılı düzeylerde olabileceğinden bu durumda bölgesel kortizon enjeksiyonu yapılmaz.

sakalkıran
Yüz bölgesinde görülen genel olarak sakal kıran denilen saçkıran en fazla dikkat çekici olandır çünkü çok sık sakalların ve bıyıkların arasında hiç kılsız alan görsel olarak dikkat çeker, kafada görülen saçkıran alanları çok geniş değilse saçlar biraz uzun tutularak kamufle edilememektedir.
Genel olarak değerlendirildiğinde sakal bölgesinde görülen saçkıranın tedaviye cevabı saçlı deridekilere kıyasla daha yüksektir.

kaş kıran
Kaş bölgesinde görülen saç kıran da çok dikkat çekici olur ancak geçici çözümün en kolay uygulandığı da budur çünkü basitçe kalemle o bölge doldurulabilir. Kalıcı makyaj adıyla yapılan dövme de yapılabilir ancak silinmesi, renk değiştirmesi ve suni görünmesi rahatsız edicidir.

çucukta saçkıran
En rahat kabullenilen saç kıran oluşma yeri ise vücuttur çünkü elbise ile rahatça kapatılabilmektedir.

Saçkıran Bulaşıcı mıdır?

Saç dökülmesi sebepleri arasında nedeni kesin bir şekilde bulunamamış hastalıklar arasındadır. Sebep olarak en çok kabul gören teori vücudun kökteki hücreleri öldüren madde salgıladığı görüştür.
Bu görüşe göre otoimmün yani kendi kendine zarar verme şeklindedir. Bunun dışında sebep olarak stres gösterilmektedir ki aslında tıpta sebebi tanımlanamamış tüm hastalıkların temelinde stres faktörü olabileceği bilinmektedir.

Saçkıran Başkasına Bulaşır mı?

Bilindiği gibi bulaşıcı hastalıkların temelinde mutlaka mikrop olması gerekir, bu mikrop bakteri mantar veya virüs olabilir. Hiçbir saç kıran hastasında mikrop tespit edilemez yani saç kıranın bulaşıcı olmadığı net bir şekilde söylenebilir.

Halk arasına tam tanımlanamamış olması ve bazı mantar iltihabına bağlı saç dökülmelerine benzemesi sebebiyle konu hakkında bilgisi olmayan kişiler bulaşıcı olabileceği tedirginliği yaşarlar ama bunun hiçbir bilimsel desteği yoktur yani bulaşıcı değildir.

Bulaşacağı olduğu yönünde şüphe olmasının bir diğer sebebi de ailede bir kişide çıktıktan bir süre sonra başka birinde veya aynı kişinin bir başka yerinde  çıkmasıdır.
Bu sebebi izah edilememiş bir durumdur ama anlaşılan o ki kardeşlerin genetik benzerliği yada olmayan kardeşin bu konuda strese girmesidir.
Stres alopecia areatının başlatıcı ve ilerlemesine sebep olan faktörler arasında sayılır aile içinde genel stres olması görülme sıklığını artırıyor olabilir.

saçkıran görüntüleri

Alopecia areata vücudun kıl olan her yerinde görülebilen bir hastalıktır, bir insandan başka insana veya aynı kişinin bir yerinden başka bir yerine asla bulaşmaz çünkü bulaşan bir hastalık değildir.

Daha seyrek görülen bölgesel mantar enfeksiyonu veya diğer mikrobik hastalıklarda kökler öldüğü için dar alanda bölgesel dökülmeler olabilir ve alopecia areata ile karıştırılabilir ancak bu hastalıklarda kelleşme öncesinde akıntılı iltihabi bir süreç vardır buna karşın alopecia areata da böyle bir dönem olmaz saçlar günler içinde tamamen dökülür ve alttan parlak cilt çıkar. İltihaba bağlı dökülmelerde cilt yara izi şeklinde daha sorunlu görünür.

saçkıran başkasına bulaşırmı

Alopecia Areata Önlenebilir mi?

Bu sorunun cevabı hem evet hem de hayırdır. Stresten uzak durarak yeniden çıkma ihtimali azaltılabilir ancak mutlaka önlenebilir demek mümkün değildir. Hastalığın oluşması da stres nedeni olabilir bu durumda en akıllıca yaklaşım yeni nesil ilaçlarla % 95 ihtimalle tedavi edileceğini bilmeli ve stres yapmamalısınız. Squarik asit di butil ester yüksek başarıyla tedavi edebilmektedir.

Ayrıntılı bilgi için http://www.sackiran.com.tr

Ben aldırmanın tehlikeleri

By on Ağustos 27, 2018

Toplumda kanser konusunda en fazla bilgilenilen konu ben konusudur ama ne yazık ki nerdeyse tamamı yanlış bilgilerdir. Bunun en önemli sebebi çoğu insanda ben olması ve herkesin olur olmaz fikir üretmesidir. Bilimsel açıdan bakıldığında bu bilgilerin büyük çoğunluğu doğru değildir.

Ben doğuştan olabildiği gibi cildin deformayonu yada güneş ışınlarının etkisiyle sonradan da olmaktadır. Her benin kanserleşme riski vardır bu risk oranı benin yapısına,rengine ve bulunduğu yere göre değişir.

Ben Aldırmanın Tehlikesi Var mı ?

Bu sorunun cevabı çok açık ve nettir;alınan ben artık vücutta olmayacağı için tehlikesi de olmaz diğer bir deyimle ben alındığı anda gelecekte ortaya çıkabilecek kanserleşme riski de ortadan kalkmış olur.Olmayan benin kanseri de olmaz. Bunu şu şekilde de söyleyebiliriz; ur sebebiyle rahmi alınan bir kadının rahim kanseri riski olamaz.

Ben Kanser Riskine Karşı Nasıl Takip Edilmeli ?

Benlerin kanser olma ihtimali vardır özellikle güneş gören yerlerdeki koyu renkli benler daha risklidir ama bu risk trafik kazası geçirmekten çok daha düşüktür. Kanserleşmiş bir ben sebebiyle ölme riski ise o kişinin başına yıldırım düşerek ölme riskinden çok daha düşüktür. Malign melanom denilen ve çok çok seyrek görülen kanser dışındaki benlerin tedavisi % 100 e yakındır. Her ne kadar bazı uzmanlar hastanın yılda 2 defa muayenehaneye gelmesi için “bu ben tehlikeli olabilir” diyerek hastayı yıllarca takip etse de bu yaklaşımın mantığı yoktur. Yapılması gereken şey çok basittir muayene süresi kadar kısa bir sürede beni tedavi etmek en doğru davranıştır.

Tedavi Edilen Benin Riskleri de Yok Olur mu ?

 Evet ben tedavi edildiği anda olabilecek tüm riskler ortadan kaldırılmış olur. Bu sebeple bilimsel yaklaşılmalı ve beni çürük bir diş gibi değerlendirip tedavisi yapılmalıdır, bu en doğru davranıştır. Diğer taraftan toplumda çok yaygın olduğu için genellikle önemsenmese de benler ciddi estetik kusur oluşturabilmektedir ve tedaviyle bu kusurda düzeltilmiş olur.

Beni aldırırsanız kanserleşir, bene dokunulmaz,ben kanarsa tehlikelidir gibi halk arasındaki bu inanışlar tümüyle yanlış bilgilerdir ve hiçbir bilimsel yayında bu tür bilgilere rastlanmaz.

Tehlikeli benler nasıl anlaşılır ?

Aslında çok çok düşükte olsa her benin kanserleşme riski vardır ama vücudun güneş gören bölgelerindeki koyu renkli benler güneşin zararlı ışınlarına daha çok maruz kaldığı için daha tehlikelidir.
Kanserleşecek benlerde şu özellikler ve farklılaşmalar aranır;
Etrafının düzensiz olması
İyileşmeyen yara şeklinde seyretmesi
Alışılmış olandan daha hızlı büyümesi
Renk değiştirmesi
Çabuk yaralanması
Civarında ya da benden gövdeye doğru olan kısımlarda bezeler çıkması
bunlar şüphe uyandıran bulgulardır kesin sonuç ancak alınan parçanın patoloji laboratuarında patolog tarafından incelenmesiyle alınabilir. Şüpheli benlerden punch denilen aletle küçük parça alınır bu parça laboratuarda incelenir.  ve kesin teşhis konur. Çıkacak sonuca göre tedaviye ek bir şey yapılacaksa yapılır.

Ben Haritası

Ben haritası uygulamasının aslında bir tek anlamı vardır o da hastanın gözünü boyama etkisidir bunun dışında hiçbir anlamı yoktur. Ben takibi adıyla da anılan harita çıkarmak yıllarca hastayı oyalamak, boşa zaman ve ekonomik kayba sebep olmak yerine tedavi yaparak beni ve risklerini ortadan kaldırmak en doğru yaklaşımdır. Ancak yıllarca süren ve belirli aralıklarla hastadan ücret alınan bir uygulama olduğu için kuruma sağlayacağı gelir önemli düzeylerde olabilmektedir. Şöyle ki 200 hasta bağlansa ve bu hastalara 6 ayda bir kontrol yapılsa her gün 3 hasta garantilenmiş olur.

Ben Haritası Nedir ?

Görüntülediği alanı 2-100 kat kadar büyüten mercek yada kameralarla görüntü alınır ve bir hard diske kaydedilir. Kullanılan cihaz trikoskop veya dermatoskop adlarıyla anılır. Piyasada var olan fotoğraf makinesiyle fotoğrafını çekip büyütmekten daha etkili bir cihaz değildir yani iyi huylumu kötü huylumu olduğu yönünde bilgi vermez. Bu tür bilgiler ancak biopsiyle elde edilebilir.

Ben Haritası Nasıl Çıkarılır ?

Dermatoskop veya kaliteli bir fotoğraf makenesiyle görüntü alınıp bu görüntü hangi bölgede kaç tane var, renkleri nasıl, büyüklükleri ne kadar gibi bilgiler tek fotoğrafla kayıt altına alınır tüm bunları kişi kendisi de yapabilir.
Hangi benlerin haritasını çıkarmak gerekir ?
Doğrusu hiçbir benin haritasıyla uğraşmak gerekmez. Son derece gereksiz bir takip yöntemidir şöyle ki;
Hastanın tedirginliğinin devam etmesine
Gereksiz yere zaman kaybetmesine
Ekonomik yük oluşturmasına
Rahatsız olduğu çirkin görüntünün olduğu gibi kalmasına
Benler kötü huyluysa sorunun büyümesine sebep olurlar.
1-2 dakikada hiçbir sorun yaşamadan tedavi edebilecekken “ ben haritası taktiği “ uygulamak son derece gereksizdir.Sonuç olarak
Benleriniz varsa bu konuda yeterli teknolojik donanımı ve tecrübesi olan bir kliniğe gidin ve aldırın, sorununuzdan kalıcı olarak kurtulun gereksiz şeylerle söğüşlenmeyin. Amerikalılıarın “en iyi Kızılderili ölü Kızılderilidir” lafı gibi en iyisi olmayan bendir.

Ben Kanseri

Ben kanserleri arasında en kötü huylu olanı malign melanomdur ve tedaviye rağmen bir kısmı ölümle sonuçlanan tek çeşididir.
Melanom cilde rengini veren melanin adlı maddenin birikip leke yada şişlik yapmasını malign ise huyunun kötü olduğunu yani kanser olduğunu ifade eder. Derideki kötü huylu tümörlerin en az görülenidir ve en tehlikelisidir.
Tehlikeli olması sebebiyle erken teşhis ve tedavi edilmesi önemlidir bu sebeple bu tarz yani koyu renkli cilt problemlerini bu konuda tecrübeli doktora tedavi ettirilmelidir. Lazerle ben tedavisi yazan güzellik merkezlerine gitmeden önce ne olduğundan emin olunmalıdır.

melanom tedavisi

Tabi her kahverengi lekesi olanın da paniklemesi gerekmez çünkü yukarıda belirtildiği gibi çok seyrek görülen bir urdur.
Temel renk verici olan melanin melanosit denilen hücrelerden salgılanarak birikir.
Melanom daha sık görülür ve iyi huyludur.
Kötü huylu olan güneşin dik geldiği ülkelerde daha sık güneşi az gören kuzey ülkelerinde daha seyrektir.
Seyrekte olsa cilt renginde amelanostik olanlarda görülebilir.
Türkiye de net sıklık konusunda kesin veri yoktur. Bilimsel bir veri olmamakla birlikte 15 yıldır yaptığım 10 000 den fazla hastada sadece bir vakamda malign melanom tespit ettim.
Bu veri tek kaynaklı olması sebebiyle kesin istatistiksel bir bulgu olmasa da çok seyrek görüldüğü konusunda ciddi bir bulgudur.
Avuç içi ve ayak tabanında bu sorunun görülme ihtimali çok düşükken vücudun her yerinde görülebilir.
Amelianostik dışında mikroskobik tanımlamada bir çok tipi vardır.

Malign Melanom Nasıl Anlaşılır

Renkli kısmın şekilsiz, kenarları düzensiz, kaşıntı gibi bulgularda şüphe duyulur ve bu bulgulara göre yönlenilir. Şüphe duyulan benden biyopsi alınarak kesin teşhis konur. Lezyon çok büyük değilse biopsi yani inceleme amaçlı alınırken tamamı çıkarılabilir. Bu daha doğru bir yaklaşımdır. Kan tahlili ya da yapılacak başka tahliller teşhiste yol gösterici değildir.

melanom görselleri

Malign Melanom Belirtileri

  • Asimetrik yapı (bir tarafı diğer taraftan farklıdır)
  • Kenarları düzensizdir
  • Benin üzerinde kahverengi, siyah, kırmızı alanlar olabilir
  • Uzun süredir iyileşmeyen yara
  • Lekelenme benin dışına taşarak etrafındaki deriye yayılır
  • Kaşıntı, hassasiyet, ağrı.
  • Benin yüzeyinde kabarıklık şeklinde değişim

Malign Melanom Tehlikelimidir ve Tedavisi

ben kanseri görseli

Lezyonun olduğu alan genişçe çıkarılır, onkoloji uzmanınca takip ve devam tedavisi yapılır. Erken dönemde fark edilmesi durumunda başarı çok yüksektir ancak tedavinin gecikmesi halinde başka yerlere sıçrar ve hayati tehlikesi artar. Bu gurup kanser oldukça seyrektir ve bu insanlık açısından şanstır. İleri yaşlarda ortaya çıkması daha sık rastlanan durumdur, gençlerde görülme ihtimali çok düşüktür.

Ben Aldırmak Zararlımı

Benlerin kanserleşebileceği şüphesi kanserleşme konusunda en popüler olandır ama en az kanser olan ve % 100 yakın oranda tedavi edilen ile yine bendir. Toplumda kanser konusunda en fazla bilgilenilen konu vücuttaki doğuştan var olan yada sonradan çıkan gereksiz çıkıntılardır ama ne yazık ki nerdeyse tamamı yanlış bilgilerdir. Bunun en önemli sebebi çoğu insanda benler olması ve herkesin olur olmaz fikir üretmesidir.

ben aldırmanın zararı varmı

Bilimsel açıdan bakıldığında bu halk arasında konuşulan bilgilerin büyük çoğunluğu doğru değildir.  Bir beni aldırmak tedavi edilemeyecek kadar çürümüş dişin çekilmesi gibidir.

Aldırmamanın riski olabilir ama benleri aldırmanın bilinen hiçbir riski yoktur. Ancak ameliyatla alınırsa rahatsız edecek düzeyde izler kalabilir bu önemli bir risk değildir ancak görsel olarak hoş olmayabilir.
Estetik cerrahiyle beni aldırmak diye bir kavram kullanılsa da ameliyatla alınıyorsa bunun estetik yada estetik olamayan şekilde alınması diye bir şey olamaz ancak alınan yer dikilirken estetik denilen tarzda dikilebilir ama bu da izin kalmasını engellemez.
Teknolojik cihazlarla alınırsa ise fark edilecek bir iz bırakmadığı için görsel riski de olmaz. Peki aldırılmazsa ne olur? Aslında benler aldırılmazsa da önemli bir riski yoktur.
Koyu renkli benlerin güneşin zararlı ışınları sebebiyle kanserleştiği bilinmektedir ama bu ileriki yaşlarda ve oransal olarak oldukça düşüktür. Diğer taraftan bu renkli benler kanserleşse bile tedavisi tedavisi aynı şekilde yapılabilmekte ve % 100 başarıyla tedavi edilebilmektedir.
Bu renkli yapılar arasında sadece malign melanomun tedavisi zordur ama bu da çok seyrek rastlanmaktadır.

Alınan Ben Kanserleşir mi?

Kesinlikle hayır. Halk arasında konuşulan bene dokunursan kanserleşir sözü gerçeklikten çok uzaktır bene dokunmak cildin herhangi bir yerine dokunmaktan farksızdır yani bene dokunmak veya beni tahriş etmek onu kanserleştirmez, beni kanserleştirdiği bilinen tek suçlu güneşin zararlı ışınlarıdır.

Benleri aldırma ücretleri için tıklayın https://www.ideaklinik.com/tedavi-ucretleri-bilgisi.html

Benlerini aldırmayı düşünen kişi şunlara dikkat etmelidir; Benin alınması gereklimi; büyümeyen beni almanın sağlık adına ciddi gereksinimi yoktur ama görsel olarak rahatsız ediyorsa alınabilir.

Benler hangi yöntemle alınmalı burada benin cinsi önemlidir ama benin bulunduğu yerde önemlidir, gövdede bulunan benler oluşacak izler tasa edilmeden alınabilir bu durumda ameliyatla alınmasının sakıncası yoktur ama yüz bölgesindeki benler iz kalmadan yada fark edilmeyecek kadar kalacak şekilde tedavi edilmelidir bu durumda ameliyat dışındaki toknelojik tedaviler araştırılmalıdır.
Gövdede bulunan benlerinde iz bırakmadan alınması isteniyorsa yine lazer , radyo frekans ve elektrokoter gibi cihazlarla alınmalıdır.

ben aldırmak zararlımı

Ben Alınırsa Çoğalır mı

Kesinlikle tamamen yanlış bir bilgidir. Bir kişinin neresinde nasıl ve kaç tane benin çıkacağı doğuştan sahip olduğu genetik yapısından bellidir.
Güneşe fazla maruz kalmak çıkacak benlerin sayısını artırabilir ama güneşle oluşacakların da ne kadar olacağı kişinin genetiğinde vardır.
Kişi benlerini aldırmasa da aynıları çıkar. Benin alınması başka benlerin çıkmasına neden olmadığı gibi başka benlerin çıkmasını da engellemez.

Ben Alınınca İz Kalırmı

ben tedavisi iz bırakırmı

Benlerini aldırmayı düşünen kişinin en çok aklına takılan soru budur “izi kalır mı”.Bu sorunun cevabı hem evettir hem de hayır. Şöyle ki;yapılacak tedavi şekline göre değişik düzeylerde izi kalır

  • Ameliyatla beni alma sonrasında benin çapının iki katı uzunlukta ameliyat izi kalır,eğer ameliyatla alınan benin yeri normal dikişle dikilirse bu durumda yine aynı uzunlukta balık kılçığı şeklinde iz kalır
  • lazerle alma sonrasında hiç iz kalmaz diyecek kadar hafif bir farklılık olabilir. Tabi bu durum ciltten kabarık olmayan koyu renkli benler için geçerlidir, kabarık benlerin lazerle yakılması durumunda izi kalır.
  •  Buharlaştırma tedavisi sonrasında fark edilmeyecek kadar belirsiz bir iz kalır, aslında bu iz değil o bölgeyi kapatan yeni cildin daha pürüzsüz olmasından kaynaklanır ve zamanla giderek hafifler.

İz konusunda aslında soru “izi kalır mı” şeklinde değil de “şu anki görüntüden daha iyi görünür mü” yada ameliyatla alınmasından daha mı az iz kalır şeklinde olmalıdır.

Benlerin tedavisi konusunda SSK hastalarına tüm tedavi seçenekleriyle hizmet veren www.ideaklinik.com den ayrıntılı bilgi alınabilir

Ben Aldırma Videosu

Zaralı Benler Nasıl Teşhis Edilir

Yukarda bahsedildiği gibi koyu renkli olanlar daha risklidir. Kenarlarında düzensizleşme, şekil değişikliği, yüzeyinde iyileşmeyen yara oluşması, sıkça kanayacak kadar hassaslaşması kötü huyluya dönüşebildiğini düşündürür, bu durumda uzman muayenesi yaptırmak akıllıca olur.

Muayenede eğer ihtiyaç varsa biopsi alınıp incelenebilir ve biopsi alındığı anda ameliyatsız yöntemlerle % 100 başarılı bir şekilde tedavi edilebilir. Benin üzerinde iyileşmeyen yara varsa kötü huylu olma ihtimali yüksektir ve en kısa sürede biopsi alınıp patolojide inceletilmelidir. Benin üzerinde iyileşmeyen yara kanserleşme ihtimalinin yükseldiğini gösterir. Bunlar daha çok güneş ışınlarını yoğun alan yüz bölgesindekilerde görülür.

Hangi Benler Alınmalıdır

Aslında bu sorunun cevabı da “hepsi” olmalıdır. Çünkü benin kendiliğinde, ilaçlarla veya bitkisel ürünlerle kaybolma ihtimali yoktur. Beniniz vücudunuzda kaldığı sürece yukarıdaki riskleri taşımaya devam eder. Oysa benler tedavi edildiği andan itibaren tüm bu riskler ortadan kaldırılmış olur.
Halk arasında konuşulan “bene dokunursan kanserleşir” sözünün tam tersine beni alırsanız kanserleşme riskini sonsuza kadar yok edersiniz. Olmayan dişin ağrıyamayacağı ya da rahmi alınan kadının rahim kanseri olamayacağı gibi olmayan benler de kanserleşemez.

Benlerin riskleri ve tedavi yöntemleri ile ilgili ayrıntılı bilgi için https://www.bentedavisi.com sitesine bakılabilir.

Varis zellikle bayanlarda yaygın bir hastalıktır ve ilerleyicidir yani tedavi edilmedikçe genişler ve yaygınlığı artar.Bütün hastalıklarda öncelikli yaklaşım hastalığın önlenmesi veya hastalık zaten varsa ilerlemesinin önüne geçilmesi olmalıdır.
Varis ilerlemesi yavaşlatılabilecek bir hastalıktır.Şu önerilere dikkat edilmesi ilerlemesini tamamen durdurmayabilir ama çok yavaşlatabilir.

Varisi Olanlar Nelere Dikkat Etmelidir

varis ilerlermi
* Varis yaraları çok zor iyileştiği için özellikle bacak alt kısımları küçük yaralanmalardan dahi iyi korunmalıdır.
* Uzun yolculuklarda mola verildiğinde kısa sürede olsa yürüyüş veya egzersiz yapılmalı
* Yolculuk boyunca oturulduğu yerde bacak kaslarını çalıştıracak hareketler yapılmalı
* Kaplıca,sauna ve hamam gibi sıcak ortamlarda uzun kalınmamalı
* Hareketli hayat tercih edilmeli ileri yaş bile olsa günlük yürüyüş yapılmalı
* Aşırı kilolar azaltılmalı
* Bacakların üst kısmını daha çok sıkan çorap pantolon gibi giysiler giyilmemeli
* Uzun süre ayakta durmayı gerektiren öğretmenlik, berberlik ve cerrahlık gibi meslekler icra edilirken ara verildiğinde oturup kalkma hareketleri gibi bacak kaslarını çalıştıran hareketler yapılmalı.
* Özellikle belirgin varisleri olanlar ve gebeler uygun ölçülerde varis çorabı giymeli
Tüm bu önlemler varisin ilerlemesini engellemez sadece yavaşlatır ve giciktirebilir bu sebeple tedavi olmak daha doğru bir yaklaşım olur.

Varisten Korunma

Her hastalık gibi varisten korunmak sorunu baştan engellemek anlamına gelir. Varis bilindiği gibi bir tür toplar damar hastalığıdır, toplar damarları genişletebilecek davranışlardan uzak durmak varislerin genişlemesini, uzamasını, yenilerinin çıkmasını geciktirir.
Bütün hastalıklarda öncelikli yaklaşım hastalığın önlenmesi veya hastalık zaten varsa ilerlemesinin önüne geçilmesi olmalıdır.
Varis ilerlemesi yavaşlatılabilecek bir hastalıktır.Şu önerilere dikkat edilmesi ilerlemesini tamamen durdurmayabilir ama çok yavaşlatabilir.

variste nelere dikkat edilmeliVaristen Korunmak İçin Yapılması Gerekenler

Variste nelere dikkat edilmeli sorusunun cevabı kişiye, kişinin cinsiyetine, mesleğe, ailesinde hastalığın olup olmamasına göre değişir, genelleme yapmak gerekirse varisi olan kişi şunlara dikkat etmelidir.

  • Uzun otobüs yolculuklarda mola verildiğinde kısa sürede olsa yürüyüş veya egzersiz yapılmalı, uçak yolculuğunda ayağa kalkıp bacaklar hareket ettirilmelidir.
  • Yolculuk boyunca oturulduğu yerde bacak kaslarını çalıştıracak hareketler yapılmalıdır
  • Kaplıca,sauna ve hamam gibi sıcak ortamlarda uzun kalınmamalı
  • Hareketli bir yaşam tarzı tercih edilmeli, ileri yaş bile olsa günlük yürüyüş yapılmalıdır
  • Aşırı kilolar azaltılmalı ve kilo alınmamalıdır
  • Bacakların üst kısmını sıkan çorap pantolon gibi giysiler giyilmemeli, rahat kıyafetler tercih edilmelidir.
  • Uzun süre ayakta durmayı gerektiren öğretmenlik, berberlik ve cerrahlık gibi meslekler icra edilirken ara verildiğinde oturup kalkma hareketleri gibi bacak kaslarını çalıştıran hareketler yapılmalı mümkünse uygun çorap giyilmelidir.
  • Özellikle belirgin varisleri olanlar ve gebeler uygun ölçülerde varis çorabı giymelidir
  • Ailesinde toplar damar hastalığı olanlar meslek seçimine dikkat etmeli ayakta durmayı gerektiren işlerde çalışmamalıdır.
  • Varisten kaynaklanan yaraların tedavisi zordur ve uzun sürer bu sebeple özellikle bacaklara yara oluşumunu engellemek için küçük travmalardan uzak durulmalıdır.

Acil bir hastalık olmasa da mümkün olduğunca erken dönemde uygun teknolojik yöntemlerle tedavi ettirilmelidir, teknolojik yöntemlerle ameliyatsız tedavilerin ameliyatlar çok sayıda üstünlüğü vardır.

https://www.varisistanbul.com/varis-ameliyati-olmak-zorunda-degilsiniz.html

Varise hangi doktor bakar

Varis bir tür damar hastalığıdır ve tedavisi kalp damar cerrahisi uzmanınca yapılır. Köpük ve skleroterapi tedavilerini diğer branş hekimleri yapsa da doğru olan asıl uzmanına tedavi olmaktır.
Gerek toplar damar ve gerekse atar damarların hastalıkları konusunda eğitim alan branş damar cerrahisi branşıdır
Varis tedavisiyle özel olarak ilgilenen KVC genellikle bu konuda teknolojik onanıma da sahiptirler.
Varis tedavisinde lazer,  radyo frekans, köpük tedavisi, pake exizyonu, normal ameliyat gibi çok sayıda alternatif tedavi vardır, sizin varisler için en doğru hangi yöntemse bunu size ancak bir KVC Uzmanı sunabilir.
Son dönemde girişimsel radyoloji uzmanları (röntgen uzmanı) kalın varislerin, güzellik merkezleri de kılcal varislerin tedavisini yapmaya çalışmaya başlamıştır ancak unutulmamalıdır ki hastalıklar sadece tedaviden ibaret değildir tedavi esnasında veya tedavi sonrasında olabilecek yan etkiler ve sorunlar ancak ilgili branş uzmanınca çözülebilir.
Tedavinizi röntgen uzmanına yaptırırken bir sorun çıkması halinde bu sorunun çözümü için doktora gittiğinizde size soğuk yaklaşıp “tedavinizi yaptırdığınız yerde komplikasyonuda çözdürmeliydiniz” şeklinde yaklaşabilir.
Muayene için gideceğinizde klinikte kalp damar cerrahi uzamanı olduğundan emin olduktan sonra randevu almalısınız.
Varisin teşhisi, tedaviye engel bir durum olup olmadığı ve hangi yöntemin daha memnuniyet verici olacağını ilgili uzmana sorarak karar vermelisiniz.
Unutmayın tıp sürekli gelişen bir bilim dalıdır branş uzmanları bile yenilikleri takip etmekte güçlük çekmektedir ve bu sebeple branş doktorları kendi branşlarının alt bölümleriyle ilgilenmektedir.
Örnek vermek gerekirse genel cerrahi uzmanlarının bir kısmı guatr, fıtık, safra kesesi, mide gibi organların ameliyatını yapmaz ve sadece makat hastalıklarının tedavisini yapar bu alt branşa proctoloji denir.
Türkiye’de kalp damar cerrahisi branşı içine girdiği için çok bilinmeyen bir branştır. Amerika gibi bir çok gelişmiş ülkede ihtisas yani uzmanlık eğitimi kalp cerrahisi ve toplar damar hastalıkları olarak ayrılmıştır, Türkiye’de bu branşlar ihtisasta ve hastanelerde ayrılmamış, tek ihtisas konusu halinde verilmektedir.
Türkiye’nin de gelişimine paralel olarak ihtisasta ayrılmasa da pratikte varis uzmanlar ayrılmaktadır. Yani bir gurup kalp damar cerrahisi (KVC) uzmanı doktor sadece varis tedavisiyle ilgilenmektedir. Bu ayrışmanın şöyle bir önemi vardır; Tıpta teknoloji ilerledikçe ve çeşitlendikçe uzmanın tüm teknoloji, yöntemlere hakim olması zorlaşmaktadır.
İşine önem veren doktorlar çok konuyu az az bilmek yerine az konuyu tam bilmeyi tercih etmekte, dar alana yoğunlaşmaktadır. Yani onlarca kalp ameliyat yöntemleriyle uğraşmak yerine sadece varis tedavisiyle ilgilenmekte, bu sayede gerek tecrübe gerekse teknoloji kullanımı konusunda en üst düzeylere gelmektedir.

Fleboloji Ne Demek

Flebo: Toplar damar, logie: Bilim kelimelerinin birleşmesiyle oluşmuş bir branştır. Toplar damarların hastalıkları dendiğinde ise akla toplar damar hastalıkları gelir. Yani, fleboloji varisin teşhis ve tedavisinin yapıldığı bölümdür.
Bu bölümde hasta kabul eden uzmanlar her ne kadar ihtisasları boyunca kalp ameliyatlarını da öğrenmiş olsalar da sadece varise özel hizmet vermektedir.
fleboloji ne demekTürkiyede az bilinen branştır buna karşın kadınların yarısında çeşitli seviyelerde varisler olduğu düşünülürse hastası en fazla olan branştır.
Bu uzmanın az ama hastanın en fazla olduğunu fark eden röntegen, dermatoloji gibi diğer uzmanlar da tedavi yapmaya çalışmaktadır. Hatta büyük şehirlerde tamamen zıvanadan çıkmış şekilde güzellik uzmanları da varisi tedavi etmeye çalışmaktadır. Tabiki işin doğrusu “ekmeği ekmekciye ver bir ekmek te üste ver” ata sözüne uyup işi bilene yaptırmaktır.

Flebolog Nedir

Flebolog toplar damarların hastalıkları uzmanı demektir. Dünyada flebolog dendiğinde sadece toplar damar hastalığıyla ilgilenen uzman doktor akla gelmektedir ancak Türkiye’de böyle bir dal olmadığı için kardio vasküler (KVC) cerrahi eğitimi sırasında öğrenilmektedir.
Bu varis estetik tedavisicerrahların bir kısmı eğilimleri sebebiyle sadece varisin teşhis ve tedavisiyle ilgilenmektedir yani flebolog olarak hizmet vermektedir.
Bazı röntgen uzmanları işi hafife alıp flebolog gibi varisleri tedavi etmeye çalışsa da gerçek flebolog olarak değerlendirilemezler.
Flebologlar ilgilendiği hastalıklarla ilgili olarak
Hastası artmakta buna paralel olarak tecrübesi artmaktadır
Teknolojik donanımını (lazer, radyo frekans vs) tam tutmaktadır
Hatasına en ideal tedavi seçeneklerini (köpük, skleroterapi, radyo frekans, lazer) sunabilmektedir
Tedaviye ait ortaya çıkabilecek komplikasyonlar konusuna hakim olmakta ve çözüm için başka uzmana ihtiyaç duymamaktadır
Teşhis konusunda başka branşlara ihtiyaç duymamaktadır (mesela doppleri kendi muayenehanesinde yapar ve hastayı başka bir yere göndermez, ek masraf çıkarmaz)
Hastanın kendisinin de teşhis etmiş olduğu hastalığı teşhis etmek için muayene ücreti almaya gerek duymaz.

Fleboloji Klinikleri

Yukarda bahsedildiği gibi Türkiye’de çok yaygın branş değildir. En bilinenleri Idea Varis Tedavi merkezleridir.
İstanbul, İzmir, Bursa ve Ankara’da toplam 6 şubeyle hizmet vermektedir. Ücretler her branşta standart olup hastalar istediği şubede başladığı tedavisine istediği şubede ek ücret ödemeden devam edebilmektedir.
Idea Kliniklerinin hepsinde ameliyatsız tedavi yöntemlerinin hepsi yapılmaktadır. Dünyada büyük oranda terk edilen klasi stripping ameliyatını asla uygulanmamakta, kıl inceliğinden başparmak kalınlığına kadar tüm varisler ameliyatsız yöntemlerle yok edilmektedir.

Fleboloji Uzmanları

Bakirköy Op.Dr.Orhan Coşkun
Kadıköy Prof.Dr.Hasan Berat CİHAN
İzmir Op.Dr.Serkan AKARSU
Şişli Doç.Dr.Onur GÜRER
Bursa Op.Dr.Eren ANĞ
Ankara Op.Dr.Nihat AYDIN
Bu uzmanlar her hastasına kendi kliniğinde damar ultrasonunu ücretsiz yapar, varisin tüm tedavi yöntemlerini uygularlar ve genellikle ameliyatsız yöntemleri tercih ederler.

Fleboloji Merkezleri İletişim

Idea Klinik (Bakırköy)
Adres: Zeytinlik mahallesi. Yakut sokak. No:24 Kat:3 Bakırköy – İstanbul
TEL: 0212 542 08 88 – 0212 572 72 65
GSM: 0542 621 08 88

Şişli
Adres: Halaskargazi mahallesi. Halaskargazi caddesi. Kuran İş Merkezi No:145 5. Kat Şişli – İstanbul
TEL: 0212 246 10 04 – 0212 247 10 04
GSM: 0532 463 96 82

Kadıköy
Adres: Bağdat Caddesi No:201 Akbank Çiftehavuzlar Şubesi Üstü / Kadıköy – İstanbul
TEL: 0216 357 00 02 – 0216 357 00 03
GSM: 0542 231 28 23

 İzmir Konak
Adres: Atatürk Caddesi No:174/1 Kat:4 (Cumhuriyet Meydanı) KONAK – İZMİR
TEL: 0232 422 10 06 – 0232 464 10 06
GSM: 0542 295 52 54

 Ankara Kızılay
Adres: Atatürk Bulvarı No:81/5 Kızılay – ANKARA
TEL: 0312 431 75 47 – 0312 431 95 47
GSM: 0532 350 2587

 Bursa Nilüfer
Adres: Cumhuriyet mahallesi. Yağmur Sokak. Cadde 224 Sitesi. B Blok / Daire: 5
TEL: 0224 247 10 06 – 0224 249 10 06
GSM : 0532 152 26 75

Kıl Dönmesi Ameliyatları

By on Ağustos 26, 2018

Kıl dönmesi hastalığı çok fazla tekrarlaması sebebiyle en çok ameliyat tekniği geliştirilen hastalıklardandır halihazırda uygulanan 15 farklı yöntem vardır, sadece 7-8 çeşit flap yöntemi vardır.. Tarif edilen her ameliyat bazı avantajlar eklemiştir ama iş gücü kaybı, tekrarlama gibi sorunlar bir çok yöntemde aşılamamıştır.

Kıl Dönmesi Ameliyatları

Çağdaş Kıl Dönmesi Ameliyatları

Mikro Sinüsektomi

Mikro sınüsektomide; mikro kelimesi işlemin küçüklüğünü, sınüsektomi ise yumağın (sinüs) çıkarılmasını ifade etmektedir.
Normal ameliyatlarda cilt 12-30 cm kesilirken, mikro sınüsektomide 1-2 cm cilt kesisi yeterli olmaktadır. Bu sayede ciltte görünür yara ve dikiş izi kalmaz. Kıl dönmesinde dikiş izi önemsenmese de kadın hastaların arkasında kocaman bir Z harfi şeklinde iz kalması ciddi sıkıntı yapabilmektedir.
Çağdaş pilonidal sinüs ameliyatları sınıfındandır. D.ğer çağdaş amelitarlar Bascom procedür, pit picking ve sinsotomi yöntmeleine benzer.

Çağdaş Kıl Dönmesi Ameliyatı Videosu
Bu videoyu izlemeden hangi yöntemle ameliyat olacağınıza karar vermemelisiniz.

Mikro Sınüsektomi Avantajı
Kıl dönmelerinin % 90 dan fazlası 1-2 cm lik bir alandadır ve ameliyat 1-2 cm lik küçük bir alandan gerçekleştirilebilir. Doğal olarak başvuran pilonidal sinüs hastalarının yaklaşık % 90’ı bu yöntemle işine, okuluna ara vermeden ayaktan tedavi edilebilir.
Ağrı kesici almayı gerektirmeyecek düzeyde hafif ağrı olabilir, iyileşme tamamlandığında görünür bir iz kalmaz. Hastanede yatmayı gerektirmediği için daha ekonomiktir.
Mikro sinüsektomide en önemli sorun bilen cerrah sayısının yetersiz olmasıdır. Giderek yaygınlaşsa da ne yazıkki hala klasik ameliyat yapan yerler vardır.
Mikro sinüsektomi dışında Bascom procedür, pit picking ve sinüsotomi ameliyatları da vardır. Hepsinin avantajları yaklaşık aynıdır. Bu yöntemler ayrı sayfalarda yazılmıştır.

Kıl dönmesi ameliyat videoları

Dünyada en fazla ameliyat çeşidi olan hastalıklardan biri kıl dönmesidir.Hala yapılmakta olan 12 farklı ameliyat çeşidir tarif edilmiştir ve her ameliyatın avantaj ve dezavantajları vardır.Bu sayfada ilk bakışta göze çarpan ameliyatlar alınmıştır.Özellikle ilk video da en sık yapılan iki farklı ameliyat karşılaştırılmıştır ve son derece ayrıntılı bilgi vermektedir.Son video ise aynı düzeydeki bir kıl dönmesinin ne kadar gereksiz yere genişçe kesilerek çıkarıldığı görülmektedir.
Bu kadar çok çeşidi olan bir ameliyatın sonuçlarını iyice araştırmadan hangi yöntemle ameliyat olacağınıza karar vermemenizi öneririm.

Bascom Ameliyatı

John Bascom tarafından tanımlanmışitır, nüans farkları olmakla birlikte mikro sinsektomi ve diğer çağdaş yöntemlere benzer şekilde uygulanır.
Sonuçları da bu ameliyatlara benzer. Yani hasta aynı gün işine dönebilir, tekrarı azdır, ağrı minimaldir.

Pit Picking Ameliyatı

Pit delik picking toplamak anlamına gelir, yani kılların giriş deliklerini almak şeklinde tarif edilebilir. Bu delikler alınır ve bu deliklerden içeri girilip kıllar temizlenir. Sinüsotomi denilen ameliyatsız yöntem olarak lanse edilen yönteme benzer.

Çağdaş Kıl Dönmesi Ameliyat Fiyatı

Klasik yöntemler gibi tahilil, konsultasyon, film, EKG, narkoz gibi uygulamalara ihtiyaç olmadığı için daha ekonomiktir. SGK sı olmayanlara herşey dahil 2700, SGK sı olanlara yine herşey dahil 1350 TL dir. İlerlemiş vakalarda minimal artış olabilmektedir.

Klasik Kıl Dönmesi Ameliyatı

Uzun yıllardır yapılan bir ameliyattır. Kıl dönmesinin olduğu alan genişçe çıkarılır, oluşan açıklık cilt uç uca gelecek şekilde kalın iplerle dikilir. Rutin pansumanlar sonrası 12-14.günlerde dikişler alınır.
Klasik Ameliyatın Avantajları ;
Her hastaya uygulanabilir
Ameliyat süresi kısadır(25-30 dakika).
Klasik Ameliyatın Dezavantajları
Tekrarlama ihtimali çok yüksektir % 30 (% 50 ye çıktığını yazan yayınlar mevcuttur)
Narkoz gerektirir
2-4 Hafta pansuman ve bakım gerektirir
10-15 gün iş gücü kaybı olur
Yataklı tedavi kurumu gerektirir.
Ameliyatın sonrası ağrı çok fazladır, giderek azalan şekilde 10-15 gün devam eder.
Geniş yara izi kalır.
Yüzde 10-15 enfeksiyon gelişebilir
Ameliyat sonrası erken dönemde yara açılabilir.
Ameliyat sonrası zorunlu yatış pozisyonu gerekir.

Yarı Kapama Tekniği
Kıl dönmesinin olduğu alan kesilerek çıkarılır; oluşan boşluk yanlardaki cilt uç uca değil, zemine dikilir. Uç uca dikilmediği için açık kalır ama açık yönteme kıyasla daha küçük bir yara kalır. Çok tercih edilen bir yöntem değildir.
Yarı Kapama Tekniği Avantajları
Cerrah açısından kolay uygulanan bir tekniktir.
Diğer ameliyatlardan kısa sürer ( 20-25 dakika)
Bölgesel uyuşturmayla yapılabilir.
Hasta açık yara olmasına rağmen 4-10 günde işine dönebilir
Her vakaya uygulanabilir.
Yarı Kapama Tekniği Dezavantajları
İş gücü kaybı fazladır
3-6 ay pansuman gerektirir
Ağrı fazladır.
Geniş yara izi kalır.
Yüzde yüze yakın ihtimalle iltihap gelişir ama genellikle ciddi sorun yaratmaz
İltihaba bağlı aylarca akıntı ve koku olur.
Ameliyat sonrası erken dönemde kanama olabilir.
Tekrar etme yada hiç düzelmeme ihtimali % 10 kadardır

Açık Bırakma Tekniği

Kıl dönmesinin olduğu alan genişçe çıkarılır, oluşan boşluk kendi haline dolmaya bırakılır. Boşluk alttan dolarken aynı anda ciltle kapanır, bu süre zarfında rutin pansumanlar yapılır. Yeni oluşan cilt kılın batmasına karşı daha dirençli olduğundan tekrar kıl dönmesi olma ihtimali diğer ameliyatlardan azdır.
Avantajları;Ameliyatlar arasında en az tekrarlayan tedavi şekillerinden biridir ( % 5 )
Cerrah açısından kolay uygulanan bir tekniktir.Diğer ameliyatlardan kısa sürer ( 20-25 dakika)
Bölgesel uyuşturmayla yapılabilir.
Hasta açık yara olmasına rağmen 4-10 günde işine dönebilir
Her vakaya uygulanabilir.
Açık Bırakma Tekniği Dezavantajları
İş gücü kaybı fazladır
3-6 ay pansuman gerektirir
Yataklı tedavi kurumu gerektirebilir.
Ağrı fazladır ancak 3-5 günde azalır
Geniş alanda çukur şeklinde yara izi kalır.
İltihaba bağlı aylarca akıntı ve koku olur.
Ameliyat sonrası erken dönemde kanama olabilir.
Ameliyat sonrası zorunlu yatış pozisyonu gerekir.

Kapalı Pansumansız Kıl Dönmesi Ameliyatı

7-8 yıldır uygulanan bir tekniktir. Kıl dönmesinin olduğu alan vücudun tam ortasından değil de bir tarafa kaydırılarak yapılan kesiyle çıkarılır ve cilt karşı tarafa kaydırılarak derinden yüzeye doğru kat kat dikilir. Cilt dikişi estetik dikiş denen şekilde gizli konulur bu sayede ameliyat bitiminde belirgin bir açıklık kalmaz.
Kapalı Pansumansız Teknik Üstünlükleri
Ameliyat süresi kısadır
Kalan iz daha kabul edilebilir düzeydedir
Tekrarlama ihtimali % 7 dir
Pansuman ve bakım gerektirmez
Kapalı Pansumansız Teknik Dezavantajları
İş gücü kaybı fazladır(kapalı dense de açılma riski ve ağrı sebebiyle 10 gün)
Narkoz gerektirir
Sonrası ağrı fazladır.
Yara izi olur .
Yüzde 12 civarında enfeksiyon gelişebilir
Ameliyatın 1-2 haftasında erken dönemde yara açılabilir.
Ameliyattan sonra zorunlu yatış pozisyonu gerekir.
Dikiş sonrası vakum aleti konmazsa kanama ve enfeksiyon riski çok artar.

Kıl Dönmesi Flap Yöntemi

Çok farklı flap tekniği vardır ,farkları çevrilen cildin şekli farklıdır.Genel olarak orta hattaki kıl dönmesini çıkarıp yerine yanlardan daha dayanıklı kılsız bir cilt parçasını getirip dikme işlemini içerir.Kıl dönmesi çıkarıldıktan sonra oluşan boşluğa yan taraftan cilt, cilt altı ve kasın zarını içeren bir parça dil şeklinde kökü vücuda bağlı olarak getirilip dikilir. En büyük üstünlüğü tekrarı diğer ameliyatlara oranla daha azdır. En sık yapılan flap yöntemi Limberg’dir, bunun yanı sıra rhomboid, eliptik, karydakis, modifiyelimberg, V-Y flap, Z plasti gibi flapler de vardır. En iyi flep yöntemi karidakis’tir.

Limberg Flep

Limberg flep kıl dönmesi ameliyatları arasında en sık yapılanlardandır. Tarif eden kişi adıyla anılmaktadır. Baklava dilimi gibi kesilerek çıkarılan yer yine baklava dilimi gibi ama bu defa 3 kenarı kesilen yan taraftaki deri getirilir. Bir tür deri kaydırma yöntemidir. Çok çeşitli flep ameliyatlarından biridir.

limberg flep ameliyatı
Çıkarılan geniş doku parçasının oluşturduğu açıklığı yandaki cildi çekerek kapatmak yerine yan tarafından cilt kaydırılır temel amaç gerginliğin azaltılmasıdır. Gerginlik daha az olunca ağrı, yara açılması, tekrarlama gibi sorunlar daha az görülür.Farklı kaynaklarda tekrar ihtimali % 7 ile 20 arasında değişen rakamlar olarak verilmektedir.
Limberg flep standart bir büyüklükte kesi ile yapılır hastalık küçücük bir alanda da olsa geniş bir yeri çıkarmak gerekir, bu da gereksiz yere kesidir. Öyle vakalar vardır ki çıkarılması gereken dokunun 20 katı da sağlıklı doku çıkarılır.

limberg flep
Kıl Dönmesi Tedavisinde Limberg flep dezavantajları;
Çok büyük bir Z harfi şeklinde rahatsız edibi bir ameliyatın izi kalır ki kadın hastalar için çok ciddi sorundur.
Kan emici dren konduğu için 2-4 gün hastanede yatmak gerekebilir.
25-35 tane dikiş atıldığı için en az 2-3 hafta yatak istirahatı önerilir.
Geniş alan kesildiği için kanama, iltihaplanma, yara açılması gibi her ameliyattan sonra görülebilen sorunlar daha sık olur
Sonuç olarak;
Genel olarak değerlendirildiğinde gerçekte 1-2 cm lik alanda olan hastalıklı dokuyu almak için 20 – 30 cm lik cildi kesmek son derece gereksiz bir uygulamadır.
Yöntemleri iyi araştırmadan karar vermemelisiniz. Karidakis yöntemini bilen cerrahlar limberg flep ameliyatını yapmamaktadır. Aynı mantıkla doku kaydırılır ancak çok daha pratiktir. Karidakis yöntemi ayrı bir sayfada incelenecektir.

Karidakis Ameliyatı

Deri D harfi gibi kesildiği için D flap de denmektedir. Karidakis falp ameliyatında kıl yumağını (pilonidal sinüs) içeren cilt kesiği tam ortadan değil ortanın bir tarafından daha fazla olacak şekilde yapılır ve az kesilen tarafın cildi karşı tarafa doğru kaydırılıp o şekilde dikiş atılır. En hasta lüksünün en iyi olduğu yöntemdir.

Karidakis yöntemi ile pilonidal sinüs ameliyat ücretleri için http://www.ideaklinik.com/tedavi-ucretleri.html
Karydakis flap avantajları ;
* Tekrar ihtimali düşüktür
* Operasyon sonrası iz azdır.
* Uygulaması kolaydır.
* Daha az ağrı olur
* Ameliyat sonrası hasta lüksü iyidir
* Daha az cilt kesildiği için kanama riski düşüktür
* İltihaplanma ihtimali azdır
* Çok ilerlemiş kıl dönmeleri dahil her vakada uygulanabilir.
Karidakis flap olumsuzlukları
* Mikro sinüsektomi ( bascom ) ameliyatına göre daha büyüktür
* Belden aşağı uyuşturma veya narkoz gerektirir
* Hastanede yapılması gerekir
* Uygulamayı bilen cerrah sayısı azdır.

karidakis flap

Karidakis Ameliyatı Zor mudur ?

Çağdaş pilonidal sinüs ameliyat yöntemlerine kıyasla zordur ama klasik yöntemlere göre daha kolaydır. Örnek sayısal tanımlama şu şekilde yapılabilir klasik cerrahiyi genel olarak 10 zorluk, çağdaş ameliyatları bir zorluk olarak değerlendirirsek Karidakisi üç olarak sınıflayabiliriz. Yani klasiklerden çok kolay ama çağdaşlardan daha zordur. İş gücü kaybı da böyledir. Yani yöntemlerde hasta aynı gün işine dönebilir, eski yöntemlerde 12-15 gün yatak istirahati gerekir karidakiste 3-4 gün istirahat önerilir.
Tekrarlama ihtimali flap yöntemlerinden biraz daha azdır % 5 civarıdır. Hastalığınız mikro sinüsektomi, bascom, pit picking ve sinüsotomi için ileri ise karidakis yöntemini tercih edin.

Flap Yöntemi Avantajları
Tekrarlama ihtimali düşüktür(% 7- 8 )
Gerginlik olmadığından daha az ağrılıdır ancak kesilen alan çok fazla olduğu için uzun süren ğrı olur

Flap Yöntemi Dezavantajları

İş gücü kaybı fazladır (10-15 gün yatak istirahatş gerektirebilir)
Narkoz gerektirir(bölgesel uyuşturmayla yapılabilir ama kalite düşer)
Yataklı tedavi kurumu gerektirir bu da maliyeti artırır
Abartılı bir yara izi olur ( 10-12 cm uzunluğunda büyük bir “Z” harfi şeklinde
Yüzde 12 civarında enfeksiyon gelişebilir, bazi iltihaplarda yara açılır ve iyileşme süresi aylarca sürebilir
Erken dönemde yara açılabilir, zorunlu yatış pozisyonu gerekir.
Vakum aleti konmazsa kanama ve enfeksiyon riski çok artar.
Teknik olarak zor bir ameliyattır çünkü çok kesik yapılır ve 20-30 dikiş atmak gerekir.
Uzun sürer (40-45 dakika)
Bütün bunlar ve artık uygulanmadığı için burada bahsedilmeyen ameliyatlardan sonra Idea Kliniği tarafından geliştirilen mikro sinüsektomi ile kıl dönmesi tedavisi avantajları sebebiyle giderek yaygınlaşan bir tekniktir. Orta vadede uygun vakalarda standart tedavi haline gelecektir.
Tedavi olmaya karar verilmeden önce yöntemlerin farkları iyi algılanmalıdır

Ameliyatsız Kıl Dönmesi Tedavisi

Geçmişte uygulanan fenol ve gümüş nitrat tedavileri gerçek bir tedavi olmamaları ve neredeyse hastaların hepsinin yıllar içinde tedavi olmak zorunda kaldığı için uygulayıcısı pek kalmamıştır.

Bu fenol ve gümüş nitrat uygulamaları sorunu gerçek anlamda çözemez çünkü hastalığın asıl nedeni olan kılların giriş delikleri ve sinüs olduğu gibi kalır.
bilinen tek etkili ameliyatsız yöntem sinüsotomidir. Sinüsotomi ayrı sayfada ayrıntılı ele alınmıştır.

Tedavi ücretleri bütün hastalıklarda olduğu gibi bazı faktörlere bağlı olarak çok değişir. Aynı ameliyat olsa bile yapılan kurum, kişinin sosyal güvencesi gibi durumlar fiyatı çok değiştirir. Ücretlerin ayrıntısına geçmeden önce şunu bilmekte yarar var; önemli olan hizmeti kaç liraya aldığınız değil nasıl bir sağlık hizmeti aldığınızdır. Pilonidal sinüs için tarif edilmiş 4 ü çağdaş, 10 klasik olmak üzere 14 hatta bir kısmı pek uygulamayan daha fazla çeşit yöntem vardır. Benim bu güne kadar duyduğum en yüksek rakam Maslak Acıbadem Hastanesinde yapılan klasik pilonidal sinüs ameliyatı fiyatıdır ki 22 000 TL fatura edilmiştir. Bu kadar abartılı bir ücret karşılığında kalitesiz bir operasyon ama çok lüks otelcilik hizmeti almaktansa devlet hastanesinde kaliteli bir operasyon ama son derece ilgisiz personelden kötü bir otelcilik hizmeti almak çok daha akıllıca bir yaklaşımdır. Personel ilgisizliği ya da kötü hizmet sizi ancak bir gün üzebilir ama kötü bir cerrahi işlem sizi ömür boyu üzebilir.

Kıl Dönmesi Ameliyatı Fiyatı

Fiyatlar genellikle 3.000-7.000 TL arasında değişmektedirhastanın SGK sı varsa bu fiyatları çok düşürür. Devlet hastanelerinde herhangi bir ücret alınmadan tedavi yapılır.
Mikro sinüsektomi yönteminde kıl dönmesi tedavi ücreti sabittir sadece hastanın kurumuna göre değişir.
Sosyal güvencesi olmayan hastalardan muayene ücreti dahil 2700 TL
SGK sı olan hastalardan 1350 TL
Özel sigortası olanlardan sigortasından fatura karşılığı geri alacağı kadar 2300 lira alınmaktadır. Sigortalı aldığı faturanın karşılığını sigortasında geri alır. Ne kadar alacağı anlaşma türüne göre değişir.
Bu fiyatlara muayene, ameliyat, lazer, gerekirse kontrol ve pansuman ücretleri dahildir, değişik isimler adı altında sürpriz ödemelerle karşılaşılmaz. Hasta kliniğe gelirken ne kadar ödeyeceğinden emindir.

Yukarıda bahsedildiği gibi araştıracağınız en son şey işlemin ücreti olmalı, öncelikle hangi yöntemle tedavi olacağınıza karar vermelisiniz. Bunun için de karar vermeden önce yöntemleri iyi araştırıp sizin için en uygun olanı tercih etmeli bu yöntemi en uygun fiyata yaptıracağınız kliniği araştırmalısınız. Tabi bu arada yöntem konusunda tecrübeyi de önemsemelisiniz.

Araştırmanıza ciddi katkı sağlayacak şu videoyu izlemelisiniz

Çağdaş Pilonidal Sinüs Ameliyatı Video


www.kildonmesi.com.tr den özetlenerek alıntıdır.

https://www.ideaklinik.com/mikro-sinusektomi-ameliyati.html

https://www.ideaklinikankara.com/mikro-sinusektomi-ameliyati/

Makat kaşıntısı rahatsızlığı olan kişiler genellikle utanma sebebiyle daha çok eczacıya gidip bir merhem ister yada aile içindeki kişilerden öneriler alır ve onu kullanır. Öyle ki diğer hastalıklarda olduğu gibi konu komşudan bile yardım alınmaz. Gerçek anlamda doğru teşhis ve doğru tedavi yapılmadığından rahatsızlık düzelmez ve profesyonel destek alma gereği duyulur.

Makat Kaşıntısına Hangi Doktor Bakar

Anüs bölgesinde görülen tüm şikayetler gibi kaşınma durumunda da hemoroid sanıldığı için genel cerraha gidilir, bu bölgedeki hastalıklar konusunda en fazla birikim bu branşta olduğu için bu yaklaşım doğrudur.

Makatı kaşınan kişiler kaşıntının cilt rahatsızlığı olduğunu düşünerek dermatoloji yani cildiye bölümüne de giderler ancak doğrusu genel cerraha gidilmesidir çünkü makatta kaşıntı yapan hastalıklardan sadece anal dermatit bir tür cilt hastalığıdır ve dermatolog tarafından da tedavi edilebilir.
Diğer anüs kaşınması yapan anal fissür, hemoroid (basur), kondilom (siğil), fistül ve anal hematom gibi hastalıkların hepsi genel cerrah tarafından tedavi edilebildiği için genel cerraha gitmek daha doğru bir çözüm üretilmesini sağlar.

anüs kaşınması
Bu hastalıklardan fissür, hemoroid (basur), kondilom (siğil), fistül ve anal hematom farklı yöntemlerle tedavi edilir ve asıl hastalığın tedavisiyle birlikte kaşıntı da geçer sadece dermatitin tedavisi ilaçla yapılır.
Anal dermatite halk arasında mayasıl veya mayasır da denir.

Burda yazılan bir çok sebep vardır ancak kaşıntıların % 95 kadarında sebep dermatittir yani genel olarak mayasıl tedavisi şeklinde ilaç kullanmakla % 95 düzeylerinde başarı sağlanmış % 5 ihtimalle yanılmış olunur.

Bütün hastalıklarda olduğu gibi öncelikle olabilecek sebepler ortadan kaldırılmalıdır, tedavide pruzon merhem benzeri ürünlerle 2-3 gün içinde düzelme sağlanır.

Mayasıl

Makat bölgesinin en kaşıntılı hastalığıdır ve dayanılmaz düzeylerde kaşıntıya sebep olabilmektedir. Özellikle yaz ayları hastalar için çekilmez olur. Anüs dermatiti olarak ta anılır.

makat kaşınması kremi
Mayasıl belirtileri

Makat bölgesinde özellikle geceleri artan kaşıntı.
Anüs ve civarında ıslaklık düzeyinde nemlilik.
Zaman zaman hafif kanama (kaşıntıyla olan tahrişten)
Bölge cildinde kalınlaşma ve sertleşme.
Ciltte oluklaşma şeklinde meme görünümü
Çamaşırı kirletecek düzeyde akıntıya benzer salgı.
Pis koku(dışkı kokusundan farklı)
Yapısal değişiklik ve tahrişe bağlı hafif ağrı.
Cidin elastikiyetinin azalmasından kaynaklanan küçük çatlaklar.

Mayasıl Nasıl teşhis konur

Teşhis muayeneyle konur, diğer tetkik ve teknolojinin anlamlı faydası olmaz. Erkeklerde daha sık görülür. Muayenede anus çevresindeki cildin kabalaştığı, hassaslaştığı, çok nemli olduğu,  koktuğu ve çatlaklar olduğu gözlenir,akıntıya benzer cilt salgısı ve bunun çamaşırda yaptığı kirlenme görülür.

Mayasıl sebepleri

Aşırı temizlik (sıkça sabun kullanmak cildi koruyan tabakayı yok eder)
Baharat tüketimi (özellikle karabiber)
Patlıcan ve domates,çikolata ( bazı kişiler yemeyi bırakınca düzelir)
Fazla kilo (bölgenin havalanması azaldığı için nem artar)
Sıcak hava(terleme artar)
Fazla oturmak (bölgenin yeterince havalanmadığı için nem artar)
Kaşımak (tahrişi artırarak kısır döngü başlatır), Sentetik iç çamaşırı, Sentetik kadın bağı

Mayasıl tedavisi

Sebep olabilecek yukarda sayılan etkenler ortadan kaldırılmalıdır. Makattaki kaşıntılı durumlar için özel olarak üretilmiş pruzon merhem mayasılın tedavisinde tercih edilebilir, alternatif olarak kortizonlu merhemler kullanılabilir ancak yan etkileri sebebiyle kısa süreli kullanılmalıdır. Kullanmaya başlandığı gün kaşıntı ve ıslaklık azalmaya başlar ve 3 günün sonunda tama yakın düzelmiş olur.Şikayetler tamamen geçsede 3 gün daha günde tek doz pruzon kullanmak uygundur.

Sonuç olarak

Makat bölgesi kaşıntılarının doğru teşhis ve tedavisi genel cerrahi eski adıyla hariciye uzmanınca yapılır ancak asıl branş proctoloji uzmanıdır.

makat neden kaşınır

Makat kaşıntısına krem

Makattaki bezdirici kaşıntıların tedavisine özel geliştirilmiş Pruzon Merhem ile kaşınma 2-3 günde tamamen geçer ancak sebep bulunmaya çalışılmalıdır.Anüs bölgesi kaşıntısı kremlerle tedavi edilebilir ancak öncelikle kaşıntının sebebini bulup ortadan kaldırmalı buna rağmen kaşıntı devam ediyorsa o zaman kremle tedaviye başlanmalıdır. Aynı şekilde sorunun tekrar ortaya çıkmaması için bulunup gereken yapılmalıdır.
Tedavide genellikle kortizonlu merhemler kullanılır ancak kortizonun kendisi cildi rahatsız edebileceğinden önceleri rahatlama olsa da uzun vadede kaşıntı geri dönecektir çünkü kortizonlu kremler gerçek anlamda tedavi etmez şikayetleri azaltır.
Kalıcı tedavi için kortizon gibi şikayetleri azaltan bitkisel kortizon meyan kökü özütü, diğer sebepleri tedavi edebilecek TTO (tea tree oil – çay ağacı yağı) içeren kremler kullanılmalıdır.
Makat kaşıntılarının tedavisi için üretilen pruzon merhemi bitkisel içeriğiyle kortizonların yan etkisine sebep olmadan güvenle kullanılabilir.

Vajinada kaşınma

Vajina kaşıntıları nedenleri nelerdir ?

Vajina kaşıntılarının en sık karşılaşılan nedeni vajinanın mantar enfeksiyonlardır.Bu mantar enfeksiyonlarının nerdeyse tek sebebi kandida (vajinal candidiazis) dır.Vajinal kandida enfeksiyonların en önemli sebebi vajen asitliğinin bozulmasıdır (pH).Vajinanın normal mikrop yapısı değiştiğinde mantarların üremesi için ortam oluşur ve mantarlar çoğalır.Bu denge bozulmasının en önemli sebebi antibiotik kullanımıdır.Bunun dışında havuz sonrası ıslak mayoyla oturulması veya duş alınmaması gibi durumlarda vajen pH’ını bozabilir.Ayrıca cinsel partnerin mantar taşımasıda mantarın sebeplerindendir.

Kaşınmanın diğer bir sık sebebi vajinal trikomonas denilen hastalıktır.Bu hastalıkta yeşilimsi kötü kokulu akıntı olur.

Her iki hastalığın tedaviside asıl sebep olan etkene yönelik olmalıdır ancak mikropların tamamen temizlenmesi haftalar alacağından bu geçiş süresinde hastanın rahatı için kaşıntıya yönelik kremler kullanılmalıdır.pruzon gibi yan etkisi olmayan ürün kullanmaya başladıktan saatler sonra kaşıntı düzelir.

Daha seyrek görülen vaginal kaşıntı sebepleri

Gebelikten korunma amaçlı köpük kullanımı

Kondilom (ciltteki siğile benzer)

Vajen bölgesi kanserleri

Gereğinden fazla temizlik (sabun kullanımı cildi bozabilir) kaşıntıya sebep olabilir.

Kıl dibi iltihabı

Batıklar (apse ve iltihaba sebep olabilir

Kılların uzun tutulması

Yetersiz temizlik (ter buharlaşında biriken maddeler kaşıntı yapabilir)

 Vajinadaki kaşıntının sebebi nasıl teşhis edilir?

En doğru teşhiz uzman muayenesiyle konur.gerektiğinde vajinal smear alınarak teşhis doğrulanır.

Hasta açısından bakıldığında şu iki bilgi asıl sebebin ayırdımında yardımcı olur.

Vaginal kandida hastalığında akıntı kesik süt gibi beyaza yakın renktedir,sümük gibi yapışkandır,kokusuzdur.

Trikomonsa bağlı akıntı yeşilimsidir,yapışkandır ve kötü kokuludur.

Seyrek görülen bölge kanserlerinde akıntı değil yara vardır ve teşhis yaradan alınan biopsiyle kesinleştirlir.

Diğer seyrek sebepler muayeneyle tesbit edilebilir.

vajinal kaşıntı tedavisi temel hastalığın tedavisiyle olmalıdır,asıl hastalık tedavi edilirken kaşıntının hemen düzelmesi isteniyorsa pruzon merhem başlanmalıdır çünkü asıl hastalığın tedavisi başlansa bile kaşıntı 2 hafta kadar devam edebilir.

 

 

En İyi Varis Tedavisi Hangisidir

By on Ağustos 25, 2018

En iyi tedavi tüm hastalıklarda olduğu gibi burada da hastalığın çeşidine (kılcal,orta kalınlıkta,kalın) derecesine ve yaygınlığına göre değişen bir durumdur.Genel olarak düşünüldüğünde ameliyatsız varis tedavi yöntemlerinin hepsi ameliyatla yapılan tedavilerden daha üstündür.

Tedavi video ve fotoğrafları için instagram.com/varistedavisi

En iyi dendiğinde doğal olarak ameliyatsız yöntemler akla gelir

Ameliyatsız Tedavi Yöntemlerinin En Önemli Avantajları;
– Tekrarı daha azdır
– Hasta günlük yaşamını sürdürürken tedavisini olabilmektedir
– Bayanlar için diğer bir önemli avantajsa bacaklarda hiç iz kalmamasıdır.
– 0.1 mm kadar ince 2.5 cm kadar kalın tüm varisler yok edilebilir
– Aylarda bandaj veya çorap giymek gerekmez
– İş gücü kaybı olmaz
– Narkoz gerekmez
– Sadece bacak değil yüz bölgesindeki kılcallar da yok edilebilir
Yüksek teknolojiyle ameliyatsız tedavileri SGK lı hastalarına da sunmaktadır ve resmi kurum mensuplarının kılcal damar tedavisi yaptırabileceği tek kliniktir.
Kliniğimizde SGK hastalarına varis muayenesi ücretisizdir.

Uyguladığımız tedavi yöntemleri

Lazer ile Varis Tedavisi

Cilt üzerinden uygulanan lazer daha çok kılcal damar tedavisinde kullanılmaktadır.Kılcal damar çatlaması ciddi bir hastalık değildir,genellikle belirgin rahatsızlık vermez.tedaviye alınan hastaların büyük kısmı var olan sızlamaların düzeldiğini tarif etmektedir. Fiziki anlamda ciddi sorun yapmasa da özellikle etek giyen bayanlarda görsel kirlilik sosyal sorun olabilmektedir.Erkek bacakları kıllı olduğu için görsel sorun olmamaktadır.Kılcal damar tedavisinde en yaygın kullanılan tedavi radyo frekans ve lazerdir.
Tedavisi yapılmayan kılcal varisler giderek daha hızlı yaygınlaşmaktadır bu sebeple var olanların yok edilmesi yaygınlaşmasını da engeller.
Enerji taşıyan ışığın damara uygulanmasıyla yapılan bir tedavidir. Çeşitli yöntemlerle soğutulan cilt üzerinden uygulanan yoğun ışığın daha koyu renkli olan varis tarafından tutularak ısınıp yok olması prensibine dayanır. 70-90 dereceye kadar ısınan damar duvarı ve içindeki kan hücreleri tahrip olur ve vücut tarafından taşınarak yok edilir. Uygulanan kılcal damar için kalıcı tedavi sağlar yani tedavisi yapılan damar sonsuza kadar kaybolur.

Lazerle Tedavinin Avantajları

Uygulama kolay ve ağrısızdır, uyuşturucu ve narkoz uygulanmaz.
İstirahat gerektirmez, işlem süresince hasta işine devam eder
Hiç iz bırakmaz
Yüz bölgesi dahil her bölgeye uygulanır.
Uygulama alanında lekeler varsa onlarda geriler.
Kıl kökleri de etkilenebileceğinden bacak kılları dökülebilir veya zayıflar.
İşlem süresince ve sonrasında bandaj veya varis çorabı kullanılmaz.

Köpükle Varis Tedavisi

Varislerin tedavisinde kullanılan skleroterapi (ilaçla kurutma) yönteminin geliştirilmiş şeklidir ve giderek yaygınlaşmaktadır. Köpükle tedavide hastalıklı damarı yok edici ilaç 1 ilaç 4 hava şeklinde özel aletinde karıştırılarak köpük haline getirilir. Elde edilen köpük çok ince iğne yardımıyla damarın içine verilir. Köpürtülerek verilen ilaç damarın büzülerek yok olmasını sağlar. Tedavi edilen hastalıklı damar sonsuza kadar yok edildiğinden aynı damarda tekrar varis olmaz.

Köpük Varis Tedavisinin Üstünlükleri

Çok kalın(2 parmak genişliğinde) varislere uygulanabildiği gibi iğne girebilecek kadar ince kılcal varislere de rahatlıkla uygulanabilir.
Oluşabilecek leke miktarı azalır.
Verilen ilaç miktarı az olduğundan damar dışına kaçması ciddi sorun yaratmaz.
Kullanılan ilaç miktarı azaldığı için daha ekonomiktir.
Vücuda verilen ilaç azaltılmış olduğu için toxik doza yaklaşılmamış olunur.
Köpürtüldüğü için 4-5 katına çıkan ilaç sayesinde aynı senasta daha fazla damar tedavi edilebilir.
İlaç miktarı azaldığı için damarın vereceği reaksiyon azaltılmış olur
Daha az flebit ve pıhtı oluşur ki bu da sonrası şişlik ve ağrının daha az olmasını sağlar

Skleroterapi (ilaçla varisi kurutma tedavisi)

Köpük tedavisinde kullanılan ilacın köpürtülmeden damara verilmesi şeklinde uygulanır, köpük tedavisi ile aynı kabul edilebilir en önemli farkı daha fazla ilaç gerekmesidir.
Radyo frekans yöntemiyle varis tedavisi
Kılcal ve orta düzeyde genişlemiş damarların tümünün tedavisinde kullanılır. Damar cilt üzerinden uygulanan radyo frekansları yardımıyla ısıtılarak yok edilir.Etkisi uygulama anında görülür. Dokunulduğu anda damar kaybolur, tek seans genellikle yeterli olmaktadır, seyrek olarak geride kalmış olabilecekler için 2.seans gerekebilir.

Mikro Skleroterapi Nedir

Skleroterapi uygulamalarında pratiklik geliştikçe daha ayrıntılı işlemler yapılmaya başlandı. Mikro olarak tanımlanan bu yeni skleroterapi uygulaması uzun yıllardır lazerle, son yıllarda icat edilen radyo frekansla kılcal damar tedavisine alternatif olarak geliştirilmiş bir tedavi yöntemidir. Özellikle yoğun kılcal varisi (telenjektazi) olan hastalarda tedavinin daha kolay ve çabuk yapılmasını sağlaması en önemli avantajıdır. Her tür damarsal genişlemelerde uygulanabilmektedir. Bu konuda tecrübeli ellerde mükemmel sonuçlar alınabilmektedir. Erişkin kadınların yarısından fazlasında varis olduğu düşünülürse hızla yaygınlaşması beklenen bir yöntemdir.

Mikro Skleroterapi Nedir?

Skleroterapinin çok ince damarlara da uygulanabilen şeklidir yani kılcallar için geliştirilen ve ince ayrıntıları olan bir tedavi yöntemidir.

Mikro Skleroterapi Nasıl Uygulanır?

İki türlü yapılabilmektedir.
Likid skleroterapi
Köpükle mikro skleroterapi
– Likid ( sıvı ) Skleroterapi; poidokanol adlı hammadde içeren ilaç kullanılır. İlaç ampulden çekildiği haliyle uygulanır. İnce damarlarda binde beşlik oran kullanılır. Enjektöre çekilen uygun miktarda ilaç çok ince iğne (damardan daha ince) yardımıyla damara zerk edilir. İlacın damardan ilerlediği anda varisin de yok olduğu görülebilir. Sonuç net ve kesindir.
– Köpük Skleroterapisi; Sıvı olarak verilen ilaç 4 katı kadar hava ile bu işe özel alet yardımıyla karıştırılarak köpürtülür. Aktif madde aynıdır ancak çok daha az miktarda ilaçla çok daha fazla kılcal damar çatlaması tedavi edilebilir. Skleroterapinin iki katı yoğunlukla yani yüzde bir oranlı kullanılabilir. Benzer şekilde çok ince iğne ile damara ilaç verirken köpüğün damarın içinde hızla ilerlediği ve o kırmızı mor görüntünün saniyeler içinde kaybolduğu net bir şekilde görülür. Sonuç bu yöntemde de kesindir yani tedavi edilen damarın saniyeler içinde yok olduğu o anda gözle görülebilir. Bu illüzyon gibi tedavi hastayı şaşkına çevirecek kadar yüz güldürücüdür.

Mikroskleroterapi Kimlere Yapılır?
mikro skleroterapi

Hamile kadınlar dışında herkese güvenle uygulanabilir. Hamilelerde kullanımı önerilmemektedir ve çocuk üzerinde risk oluşturabileceğinden kullanılmamalıdır.Bir diğer sakıncalı hasta gurubu da hemofili hastalarıdır. Her ne kadar çok ince iğne ile yapılsa da hemofilisi olanlarda bu iğnenin girdiği yerden uzun süre kanama olu bu sebeple tedavi lazer veya radyo frekans gibi diğer yöntemlerle yapılmalıdır.

Özellikle etek veya kısa şort giyen kadınlar ince varislerin oluşturduğu kötü görüntü kişileri ciddi düzeyde rahatsız edebilmektedir. Bu şekilde etek giymek zorunda kalan kadınlar için en  ideal çözümdür.

Mikro Skleroterapi Yapılan Yerler

Devlet hastaneleri ve üniversite hastanelerinde daha çok ameliyat yapıldığı için uygulanmamaktadır. Özel hasteneler ise hastaya daha pahalı sunulan lazerle ameliyat, mikro skleroterapi yapılan hastanelerbuharla tedavi, zamkla yapıştırma ameliyatı gibi yöntemleri tercih etmektedir. Bu şekilde varislerin tedavisine yoğunlaşmış kliniklerin en bilineni ve Türkiye’de en yaygın olanı Idea klinik Varis Tedavi Cerrahi Merkezidir. İstanbul, İzmir, Bursa ve Ankara’da toplam altı şube ile hizmet vermektedir. Idea klinik Tedavi Merkezleri SGK lıya kılcal damar çatlaması tedavisi yapan tek kliniktir. Devlet hastaneleri sorunu hastalık değil estetik problem olarak değerlendirdiği için SGK mensubu hastalara uygulama yapılmaz.

Mikro Skleroterapinin Ücretleri

Yaygınlığı çok değişken bir sorundur, bir kadında minimal olabilirken bir başka kadında bunun 100 katı olabilmektedir. Ücretlendirme de buna paralel olarak değişkendir. Bu konuda internette ücretlerini yayınlayan tek klinik yine Idea Klinik Tedavi Merkezidir ve 400 TL den başlayıp 8.000 TL ye kadar çıkabilmektedir. Bu ücret kalın olanları da kapsamaktadır, sadece kılcal olanlarda daha düşüktür ve tüm tedavilerde SGK mensuplarına % 50 indirim uygulanmaktadır.

Köpük mikro skleroterapi hala uygulanan radyo frekans yöntemine alternatif olsa da radyo frekansla  tedavisi hala uygulanmaktadır. Uzun seanslar gerektirmesi sebebiyle lazerle kılcal damar çatlaması tedavileri büyük oranda terk edilmiştir. Dar alan uygulamalarında ve iğnenin giremeyeceği kadar ince damarlarda radyo frekans veya lazer tercih edildiği için hizmet alacağınız klinikte tüm bu uygulamaların varlığını araştırmalısınız.

Mikro Skleroterapi Yapan Doktorlar

Kalp damar cerrahlarından flebolojiyle ilgilenenlerin hakim olduğu bir uygulamadır yani flebologlar yapmaktadır. Tabi burada sadece branş değil aynı zamanda bu konuda tecrübeli olmayı da gerektirir. Kalp damar cerrahlarının önemli bir kısmı bu uygulamanın adını bile duymamış olabilir. Idea Klinik Tedavi Merkezi kalp damar cerrahi doktorlarının işleri sadece varislerin teşhis ve tedavisi olduğu için hepsi bu konuda yetkin uzmanlardır ve altı şubesinde 7 fleboloji uzmanıyla hasta kabul etmektedir.

Radyo Frekansla Varis Tedavisinin Avantajları
en iyi varis tedavisi hangisidir

Uygulama kolaydır
Uygulanan damar tek seansta yok olmaktadır
Herhangi bir kalıcı yan etki oluşturmaz
Etkisi uygulama anında görülür
Tedavisi yapılan varisler sonsuza kadar yok olur
Sadece bacakalrda değil yüz ve burun bölgesindeki kılcalların tedavisinde de kullanılır.
Kabul edilebilir düzeyde hafif bir acı olabilir, acı uyuşturucu yapmayı gerektirecek yada ağrı kesici almayı gerektirecek kadar olmaz.
Ameliyat edilebilen tüm varisler ameliyatsız yöntemle yok edilebilir hatta ameliyatla alınamayacak kadar ince varislerde tedavi edilebilir.
Bu zahmetsiz tedavilerin en önemli dezavantajı yatırım maliyetlerinin yüksek olması ve bu konuda tecrübeli doktor sayısının az olması ve bu tedavi yapan yerlerin sadece özel hastalara hizmet vermesi ve SGK lı hastaları kabul etmemesidir.
SSK ve diğer tüm resmi kurum hastalarına hizmet veren tek varis merkezi Idea Klinik’tir.

Kılcal varis tedavisi video

Varis Çeşitleri

Toplar damarın olduğu her yerde varisler olur ve oluşum süreci ve damarın önceki yapısına göre çeşitleri vardır. Yer çekimi etkisi ile bacaklarda daha sık rastlanan toplar ve kılcal damar genişlemeleri değişik şekillerde karşımıza çıkar, sınıflandırma da bacakta görülen sorunlar için yapılır.

Toplar damar genişlemeleri şu şekilde sınıflara ayrılır:

Kalın varis ; Başparmak kaılınlığında olabilmektedir

Örümcek ağını andıran spider anjiomları ve telenjektaziler ( kılcal damar genişlemesi ): Cildin üstünden gözle rahatça görünürler. Büyüklükleri 1 mm ve altındadır. Elle hissedilmezler.Mavi veya kırmızı renk değişiklikleri olarak görülürler. Örümcek ağına benzer çizgiler oluştururlar.

Retiküler varis :  Ciltten hafif kabarık çapları 4 mm’den küçük olan mavi renkli toplar damarlardır, elle dokunulduğunda zorlukla hissedilebilir.

Trunkal varisler :  Çapları 4 mm den büyük bazen 2-3 cm çapa ulaşabilen ve elle rahatça hissedilebilen toplar damarsal genişlemelerdir.Parmakla bastırıldığında içinin boşaldığı hissedilir.

Kılcal varisler ileride büyürmü ?

Kılcal varisler tedavi edilmezse zaman içinde yayılabilir, genişleyebilir ve derinleşebilir.Doğru tedavi yöntemleriyle kılcal damarlar kalıcı olarak yok edilebilir. Yok edilen varis veya kılcal damarlar çürük dişin çekilmesi gibi sonsuza kadar yok olur ama yeni dişlerin çürüyebileceği gibi yeni genişlemeler olabilir. Bu sebeple yok edilirken tüm varisler yok edilmelidir yani kalınları ameliyatla alıp orta kalınlıktakiler ve kılcal varisler bırakılırsa gelecekte bunlar da genişleyerek varisin yeniden oluşmasına sebep olur.

Estetik Varis Tedavisi

Özellikle etek giyen kadınlarda her zaman, etek giymeyen kadınlardaysa yazın şort giymek veya denize, havuza girmek varisleri olan kişide ciddi sıkıntı yapabilr.
Gerçekten de ileri düzeyde kalın varisler veya yaygın kılcal damar ağlarının varlığı ciddi görsel kirliliğe sebep olmaktadır.
Ek olarak ağrı, sızlama, kramp, karıncalanma, kaşınma, yara açılması gibi sorunlar olabilir.
Peki böyle bacaklarda solucan gibi kıvrımkıvrım uzayan kalın damarlar veya örümcek gibi bacağı saran kılcal damar çatlamaları nasıl yok edilir yada kaş yapayım derken göz çıkarmak gibi damarı yok edeceğim derken berbat bir ameliyat izi kalırsa.
İşte önemli olangörüntüyü düzeltelim derken yeni görsel sorunlara sebep olmayacak yöntemler uygulanmalıdır.Yağılan ameliyata göre değişen bir şekilde çok sayıda kesik izi ve bunları kapatmak için kullanılan dikişlere ait çok sayıda dikiş izi kalabilir.
Hatta çok ileri olmayan varislerin ameliyatından sonra kalan iz hastalığın kendisinden daha rahatsız edici bir görüntüye sebep olabilir çünkü varis yine kısmen doğal olarak algılansa da ameliyat izi doğal olmayan bir izdir.
Erkeklerde bacaklar kıllı olduğu için bu izleri kamufle edebilir ama kadınlarda dikkat çekici olacağından sıkıntı yapar.
Bu sorunların yaşanmaması için çağdaş tedavi yöntemleri araştırılmalı ve ameliyatsız teknikler tercih edilmelidir.
Ameliyatsız yöntemlerde varis tedavisi sonrası bacaklarda gözle görülebilecek bir iz kalmaz. Bacak neredeyse hastalığın başlamasından önceki güzelliğine kavuşur. Tabi olayın bir de sağlıkla ilgili yönü vardır. Şöyle ki; Ameliyatsız yöntemlerin ameliyatlara bir çok üstünlüğü vardır, aşağıda her yöntemin üstünlükleri özetle yazılmıştır.
Sayfanın yukarısında yazılanlar birer estetik varis tedavisi uygulamalarıdır.

İLETİŞİM BİLGİLERİ

Idea Klinik (Bakırköy)
Adres: Zeytinlik mahallesi. Yakut sokak. No:24 Kat:3 Bakırköy – İstanbul
TEL: 0212 542 08 88 – 0212 572 72 65
GSM: 0542 621 08 88

Idea Klinik (Şişli)
Adres: Halaskargazi mahallesi. Halaskargazi caddesi. Kuran İş Merkezi No:145 5. Kat Şişli – İstanbul
TEL: 0212 246 10 04 – 0212 247 10 04
GSM: 0532 463 96 82

Idea Klinik (Kadıköy)
Adres: Bağdat Caddesi No:201 Akbank Çiftehavuzlar Şubesi Üstü / Kadıköy – İstanbul
TEL: 0216 357 00 02 – 0216 357 00 03
GSM: 0542 231 28 23

 İzmir (Konak)
Adres: Atatürk Caddesi No:174/1 Kat:4 (Cumhuriyet Meydanı) KONAK – İZMİR
TEL: 0232 422 10 06 – 0232 464 10 06
GSM: 0542 295 52 54

Idea Klinik Ankara (Kızılay)
Adres: Atatürk Bulvarı No:81/5 Kızılay – ANKARA
TEL: 0312 431 75 47 – 0312 431 95 47
GSM: 0532 350 2587

Idea Klinik Bursa (Nilüfer)
Adres: Cumhuriyet mahallesi. Yağmur Sokak. Cadde 224 Sitesi. B Blok / Daire: 5
TEL: 0224 247 10 06 – 0224 249 10 06
GSM : 0532 152 26 75

 

 

Idea Klinik

By on Ağustos 25, 2018

Bu sayfa varis ve makat hastalıkları kliniği doktor önerisi olarak yazılmıştır. Idea Klinik isminden de anlaşılacağı üzere fikir geliştirme ve bu fikirleri paylaşma üzerine kuruludur, Platform üyesi altı kalp damar cerrahi uzmanı ve yedi genel cerrahi uzamanı vardır. Dört büyük şehirde çok sayıda uzman ile birlikte yürümektedir.
Anadolu Yakasından gelen hastaların uyarısı üzerine “hasta bize geleceğine biz hastanın ayağına gidelim” düşüncesiyle 2013 yılı sonunda Bağdat Caddesinde araştırmalar yapılmış ve kısa sürede 2. şubeyi açmıştır.
Hasta memnuniyeti sebebiyle Avrupa Yakasındaki Idea Klinik yetersiz gelmeye başlayınca yine “hasta bize geleceğine biz hastanın ayağına gidelim” felsefesiyle Halaskargazi caddesinde yer araştırılmış ve 3. Şube açılmıştır.
İstanbul dışı hastaların zorluk yaşamaları sebebiyle devam eden aylarda Ankara, İzmir ve Bursa şubeleri hizmete sokulmuştur.
Klinik her zaman kendi uzmanlık alanındaki tüm yenilikleri, teknolojik gelişmeleri ve yeni tedavi yöntemlerini takip eden branş uzmanlarını kadrosuna katmıştır.
Mesela kadrosuna katacağı genel cerrahi uzmanının sıradan genel cerrah olması yerine proktoloji yani makat hastalıkları uzmanı olmasına, kalp damar cerrahi uzmanı alacakken de sıradan kalp cerrahı değil fleboloji uzmanı yani varis tedavisi uzmanı olmasına özen göstermektedir.
Bunun ne önemi var gibi bir soru akla gelebilir. Şöyle bir önemi var; guatr, fıtık, mide, karaciğer, safra kesesi, yemek borusu, bağırsak ve daha bir çok konuda ameliyat yapan bir genel cerrahın birikimiyle sadece makat hastalıklarına odaklanmış bir genel cerrahın birikimi bir olamaz.
Daha az sayıda hastalığı tedavi eden cerrah hem hasta sayısı fazla olacağından hem de o konudaki yenilikleri ve teknolojileri kullanacağından daha iyi sonuçlar verecektir.

Fleboloji ( varis tedavisi ) uzmanları
Prof.Dr.Hasan Berat CİHAN (Kadıköy)
Doç.Op.Dr.Onur GÜRER (Şişli)
Op.Dr.Eren ANĞ (Bursa)
Op.Dr.Serkan AKARSU (İzmir)
Op.Dr.Orhan COŞKUN (Bakırköy)
Op.Dr Nihat AYDIN (Ankara)

Proktoloji ( makat hastalıkları ) uzmanları
Opr.Dr.Seher ŞİRİN (Bakırköy)
Opr. Dr Demet AĞRAS (İzmir)
Opr.Dr. Ergun AYGÖREN (Bursa)
Opr.Dr. Nizam KURTDERE (Şişli)
Opr.Dr. Adil ALTINSOY (Ankara)
Opr. Dr.Ali Rıza Şahap BARLAS (Kadıköy)
Opr. Dr.Atilla KAYA (Bakırköy)

Telefonla randevu, bilgi ve net ücret almak için whatsapp hatları

Bakırköy:  0542 621 0888

İzmir: 0542 295 52 54

Ankara:  0505 119 3690

Kadıköy:  0542 231 2823

Şişli: 0532 463 9682

Bursa: 0532 152 26 75

Idea Kliniğin Türkiye’ye kazandırdığı bir başka yenilik te whatsapp üzerinden fotoğraf göndererek tedavi ve ücret bilgisi alınmasının yolunu açmasıdır, bu uygulama her şube için vardır. Size en yakın şubeye fotoğraf gönderip ücret ve randevu alabilirsiniz.

Tedavi Edilen Hastalıklar ve Uygulanan Yöntemler
Varis; Lazer, skleroterapi, köpük tedavisi, mikroskleroterapi, EVLA, EVRFA,yapıştırma tedavisi, rayo frekans

Varis ülseri ( ulcus kruris) ; PRP (platelet rich plazma) tedavisi yapılmaktadır, varis yaraları çok hızlı bir şekilde iyileşmektedir.

Hemanjiom; Uygulama şekli çok farklı olsa da varistekilere benzer uygulamalardır. Köpük tedavisi, lazer, skleroterapi, radyo frekans, infrared koagülatör.

Hemoroid; Lazer, lastikle hemoroid memesini boğma, THD, De Longo ve klasik cerrahi milligan morgan

Kıl Dönmesi; Ameliyatsız yöntem sinüsotomi, çağdaş ameliyatlar olan pit picking, mikro sinüsektomi, bascom, klasik ameliyatlardan karidakis ameliyatı yapılmaktadır.

Ben Tedavisi; Radyo frekans, plazma ( plexr ), lazer, elektrokoter ve ameliyatla alma (ameliyatla ben alma işlemi sadece ısrar eden hastalara uygulanmaktadır)

Fissür; Botox enjeksiyonu, fissürektomi ve L.İ.S (lateral internal sfinkterotomi) ameliyatları.

Fistül (perianal fistl) ; Fistülotomi, fistülektomi, lazer ve seton uygulamaları

Kondilom ve siğil; Radyo frekans

Nasır Tedavisi; Tercihen radyo frekans yapılmaktadır, gerektiğinde cerrahi olarak çıkarılmaktadır.

Kaş, Sakal, Bıyık, favori ekimleri belirli şubelerde yapılmaktadır. Saç ekimi yapılmamaktadır.

Bu yöntemlerden ayakta yapılanların hepsi klinikte yapılmakta ve hasta aynı saatlerde işine dönebilmektedir. Narkoz gerektiren uygulamalar yakın hastanelerde yapılmaktadır.

İdea kliniğin Bakırköy, Şişli, Kadıköy, İzmir ve Bursa şubelerinden sonra Ankara şubesi de açılmıştır.

Idea Ankara açıldı

1994 Yılında Adana’da başlayan faaliyete başlayan Idea Klinik  2005 sonrası İstanbul Bakırköy’de devam etmiştir. 2014 Yılına gelindiğinde İstanbul’daki etkinliğini artıran Idea önce Kadıköy müteakibinde ise Şişli kliniğini açmıştır.

Alanında tecrübeli hekimlerin görev yaptığı Idea özellikle teknoloji ve tecrübeye dayalı ameliyatsız yöntemlerle sürekli gündem olmaktadır. İstanbul dışından gelen hastalarımızın rahatı için ilk şubemiz Ankara Kızılay’da 15 Mart 2015 tarihinde hasta kabulüne başlamıştır. İlerleyen zamanlarda farklı şehirlerden klinik haberleri vereceğiz.

Ücretsiz Muayene ve SGK Anlaşmalıyız

Varis, Hemoroid, Kıl Dönmesi, Anal Fissür, Kondilom, Ben Tedavisi, Hemanjiom hastalıklarının teşhisinde herhangi bir muayene ücreti ödemeyeceksiniz. Ayrıca SGK anlaşmalı olan kliniğimiz tedavi ücretlerinde %50 indirim imkanı sağlamaktadır.

Ameliyatsız Varis Tedavisi Ankara

En ciddi damarsal problemler arasında yer alan varis hastalığına ameliyatsız çözüm sunan Idea Klinik tüm varisleriniz için ameliyatsız çözümler sunuyor. Bunun için Lazer, Radyo Frekans, Köpük ve Skleroterapi ile 10 dakika gibi kısa bir sürede sağlığınıza kavuşursunuz. Hastanede yatma, narkoz, ameliyat izi gibi sorunları yaşamadan varislerinizden kurtulabilirsiniz.

Mikro Sinüksektomi Ameliyatı

Özellikle 20-35 yaş arası erkeklerin en ciddi makat hastalığı haline gelmiş olan Pilonidal Sinüs klasik ameliyatlar yerine Bascom’un modifiye edilmiş hali Mikro Sinüsektomi uygulanmaktadır. 10 Dakika gibi kısa bir sürede gerçekleşen Mikro Sinüsektomi yönteminde sadece 2cm’lik bir alanda kesi yapılarak cilt altındaki kıllar kapsülü ile çıkarılır. Hastamız tedavi sonrası evine, işine, okuluna dönebilir. Hastanede yatma, narkoz ve pansuman gerekmez.

Makat Çatlağına Botox Ankara

Anal Fissür hastalığı kişiyi en çok huzursuz eden hastalıklardan olup, artık ameliyat ve risklerini yaşama sorunu kalmadan sağlığınıza kavuşacaksınız. Sadece 1 dakika gibi kısa bir sürede Botoxla Anal Fissür tedavisi Idea Klinik

THD, RBL ve Lazerle Hemoroid Tedavisi

Bir diğer ciddi makat hastalığı ise halk arasında basur olarak bilinen hemoroiddir. Kabızlık ve ıkınma sonucu ortaya çıkan hastalık tedavisi geciktikce şikayetleri ve evresi artacaktır. Kliniğimizde hemoroid tedavisi THD ve lastikle boğma yöntemi yanısıra lazer ile gerçekleştirilmektedir.

Benlerinizden İz Kalmadan Kurtulun

Estetik yönden kötü göründüğü gibi kanserleşme riski bulunan benlerinizde iz kalmadan kurtulmak isterseniz Idea klinik genel cerrahi uzmanları ameliyatsız ben tedavi yöntemleri ile tedavi sonrası hiç bir iz kalmadan ben alımı yapmaktadır.

1 yıl takip garantili kondilom tedavisi Ankara da sadece Idea kliniiğince uygulanmaktadır.

https://www.ideaklinik.com

 

Gençlerde saç dökülmesi kişinin bedeniyle ilgili bir döneme denk geldiği için daha çok strese sebep olan bir durumdur. 17-20 yaşlarında yani gençlerde saç dökülmesinde en sık sebep genetik yani hormonlar etkilidir.

Gençlerde Saç Dökülmesi nedenleri

Ergenliğe girildikten sonraki 2-3 yılda hormonların köke verdiği hasar en yüksek düzeylere çıkar ve hormonların kökte yaptığı hasarın etkileri görülmeye başlar. Ancak dökülme için yaş biraz erken olduğundan yinede diğer faktörleri araştırmak gerekir.
Dökülmenin başladığı yaşlardan en sık olanı 20-22 li yaşlardır ve % 95 erkek tipi dökülmedir.

agresif saç gökülmesi
Yapılan tetkiklerde teşhis kansızlık, stres veya guatr gibi sebeplerse onlara göre ilaçlar başlanır ve temel sorun ortadan kaldırılmaya çalışılır. Ama tahlillerle veya diğer araştırma yöntemleriyle bu tür bir sebep bulunamadıysa erkek tipi dökülme olarak tedavi başlanmalıdır.
Gençlerde saç dökülmesi tedavisi ileri yaşlara göre daha başarılıdır önemli olan tedaviye ne zaman başlanacağıdır. 1-2 yıldan daha fazla zaman geçmediyse doğru ilaçlarla başarı ihtimali % 95 ler düzeyindedir.

gençlerde saç dökülmesi neden olur
Erkek tipi dökülmede şu maddeler tercih edilir;
Procapil % 3 kökün beslenmesini artırır, köke zarar veren maddenin zararını engeller
Minoxidil % 5 kökün beslenmesini artırır zamanla etkisi azalabilir bu sebeple finasterid, saw palmetto veya isoflavon ile birlikte kullanımı önerilir
Finasterid 1 mg tablet köke zarar veren maddenin oluşumunu engeller yan etkileri sebebiyle tercih edilmez
Saw palmetto ; Finasterid gibi köke zarar veren maddelerin oluşumunu engeller,bitkisel olduğu için bilinen yan etkisi yoktur.
Bunlardan Procapil, minoxidil ve saw palmetto her yaşta kullanılabilir ancak finasterid 19 yaşından sonra kullanılmalıdır daha erken kullanılması halinde sakal, bıyık gibi erkeksi özellikler oluşamayabilir. Diğer taraftan yine erken yaşlarda başlanması halinde penis büyüklüğü normalde olacağı büyüklüğe ulaşamaz ve küçük kalabilir. Bunlara ek olarak keratin, l sistin, çinko gibi maddeler de alınması uygun olur. Bunun en pratik çözümü tüm bu maddeleri içeren xpecia veya benzeri bir ilaç almaktır.

Genç kızlarda saç dökülmesi daha farklıdır, genellikle tüm kafada yaygındır ve sebebi bulunamaz. Bu durumda yaygın olduğu için bölgesel sprey tarzı ürünler işe yaramaz, ağızdan xpeica kadın tablet gibi geniş spektrumlu ilaçlar alınmalıdır.

Gençken saç dökülmesi

Gençken saç dökülmesi daha çok rahatsız eder çünkü gençlikte vücuda ilgi daha fazladır. Yeni doğmuş ve bebeklik dönemindeki biotidinaz eksikliğine bağlı dökülmeler doğumsal bir problemdir ve tedavisi çok farklıdır. Biotidinaz eksikliği dışında çocukluk yaşlarında dökülme oldukça seyrektir ağır hastalık ve beslenme bozukluğundan kaynaklanır ve tedaviye gerek kalmadan kendiliğinden çıkar.

15 yaş ve altındaki dökülmelerde genellikle ailesel özellik düşünülmez çünkü ergenliğe yeni girildiği için hormonlar yeterli aktiviteye ulaşamamıştır yani bu dönemdeki dökülmeler AGA olarak düşünülmez. Daha çok stres yada diğer faktörlerin etkili olabileceği düşünülür. Araştırmalar sonrası sebep bulunabilir. Ama bu dönemdeki okul ve sınav kaygıları stresi maximum düzeye çıkardığından akla en sık gelen sebeptir. gençken dökülmesi nedne olur

17-18 yaşlarında saç dökülmesinde ise genetik yani hormonların etkili olacağı düşünülür çünkü artık ergenliğe girileli 2-3 yıl olmuştur ve hormonların kökte yaptığı hasarın etkileri görülmeye başlar. 17-18 yaşlarında genç erkeklerde başlayan dökülmeler de AGA düşünülür. Ancak dökülme için yaş biraz erken olduğundan yine diğer faktörleri araştırmak yararlı olur.

Dökülmenin başladığı yaşlardan en sık olanı 20-22 li yaşlardır ve % 95 erkek tipi yani AGA dökülmedir.

Teşhis kansızlık, stres veya guatr gibi sebeplerse onlara göre ilaçlar başlanır ancak AGA kabul teşhisi konduysa  buna göre tedavi planlanır.

saç dökülmesi kaç yalşında başlar

Bilindiği üzere hormonlardan kaynaklanan bu tür dökülmelerde 3 gurup ilaç vardır.Bu maddeler (farklı markalarla satılır);

Procapil % 3

Minoxidil % 5

Finasterid 1 mg tablet.

Bunlardan Procapil ve minoxidil her yaşta kullanılabilir ancak finasterid 19 yaşından sonra kullanılmalıdır daha erken kullanılması halinde sakal, bıyık gibi erkeksi özelliklerin oluşması gecikebilir. Diğer taraftan yine erken yaşlarda başlanması halinde penis büyüklüğü normalde olacağı büyüklüğe ulaşamaz ve küçük kalır.

Kadınlarda durum biraz daha farklıdır, 16-17 yaşlarında kadınlarda görülen dökülmeler seyrek görülür,erkeklerdeki dökülmelerden farklı olarak bunlarda genellikle dökülme sebebi olarak sıklıkla demir eksikliği ve guatr teşhisi konur. gençken saç dökülmesi

Bu gurup dökülmeler telogen effluvium olarak değerlendirilir ve içeriğinde bir çok saç dökülme sebebini tedavi eden çoklu içerikli xpecia veya benzeri ilaçlar kullanmak en etkili sonuç verir. Kafanın her yerinden dökülme olduğu için bunlarda sprey tarzı bölgesel ürün önerilmez.

Buraya kadar gençlerdeki sorunu ele aldık bir de bunun tam tersi var, menapoz dönemi saç sorunları, şimdi ondan da bahsedelim

Menopozda Saç Dökülmesi

Menopoza giren kadında kadınlık hormonları östojen ve progesteron özellikle de östrojen hormonu salgısının azalması buna karşın normalde düşük olan erkeklik hormonu testosteronun oransal olarak yükselmesine neden olur diğer taraftan yaşın ilerlemesine bağlı saçların beslenmesinin daha sınırlı hale gelmesi saçta kalite kaybı, dökülme, solma, beyazlama gibi bulgular ortaya çıkmasına neden olur. değişimi şu şekillerde karşımıza çıkar

  • Saçın uzama ve kendini yenileme hızı düşer
  • Saçlarda kuruluk başlar
  • Parlaklığı azalır
  • Seyrelir
  • Telleri incelir
  •  Doğal şartlara (güneş ışını, rüzgar, toz gibi) dayanma gücü azalır.
  • Kuaförlük hizmetleri daha çok zarar verir.
  • Kırılganlığı artar
  • Rengini kaybeder (melanositler ölgüğü için renk veren melanin üretilemez)
  • Tüm bunlara ek olarak erkek tipi dökülme de görülür.
  • Kansızlık kökün beslenmesini azaltabilir.

kadınlarda saç dökülmesi neden olur

Yaş İlerledikçe Saç Neden Kalite Kaybeder ?

– Hormonal değişiklikler; Kadınlarda saçlarda kaliteyi koruyan en önemli etken kadınlık hormonu olan östrojendir, menopoza giren kadında yumurtalıklar artık çalışmadığı ve de hormon üretemediği için kan östrojen seviyesi düşer ve saçlarda kalite kaybı başlar.

– Eser element azalması; Her iki cinste de yaş ilerledikçe gerek bağırsaktan emilimin azalması gerekse yeterli beslenememek vücutta çinko, bakır, magnezyum gibi eser elementlerin azalmasına sebep olur. Bunların azalması saçın yapımını azaltır.

– Damar sertliği; ileri yaşta bütün damarlarda az veya çok daralma olur bu da kökün daha az beslenmesine sebep olur.

– Protein yapımı; yaş ilerledikçe protein sentezi azaldığı için bir tür protein olan saçın yapımı yavaşlar, ayrıca bağırsaklardan proteinin emilimi de azalır

– Hücre çoğalma hızı yavaşlar; saçı oluşturan keratinosit hücrelerinin çoğalması sonucu yenilenir ve büyür, hücre çoğalması yavaşlayınca saçlar ve tırnaklar daha yavaş uzar.

Menapoda Saçtaki İncelme Nasıl Düzelir ?

Yaşlanmanın önüne geçmek mümkün değildir ama saçın ihtiyaç duyduğu maddeler verilirse saçın yaşlanması durdurulabilir ve ciddi kalitede artış sağlanabilir. Yaşlanmayla alımı azalan çinko, magnezyum, demir gibi elektrolitler, saçların yapı taşı olan keratin, l-sistin gibi kalite arışı sağlayan maddeler, yine keratinin yapı taşı olan ve beyazlamayı geciktirdiği bilinen methionin, hormonal hasarı engelleyen ürünler alınması saçta kalite kaybını durdurup saçların eski kalitesine yaklaşmasını sağlayabilir. Bunların tümü içerisinde en önemlisi eksilen östrojenin yerine geçebilen sayoa isoflavonu almak en önemli ertkiyi yapar. Menopoz döneminde bu tür sorunları için bir çok tablet üretülmektedir bunlar içinde madde çeşitliliği ve yoğunluğu açısından bakıldığında menopecia tablet öne çıkmaktadır, incelemeden hangi tabletin alınacağına karar verilmemelidir. Menopecia menopoz döneminde görülen saç sorunlarına özel geliştilmiş bir ilaçtır.

Menopoz Saç Dökülmesi

Menaopozda Saç Dökülmesi Nasıl Durur

Yukarıda kabaca bahsedildiği gibi kadınlık hormonlarının azalması erkeklik hormonlarını saçları döker düzeye gelmesine neden olur. Yani aslında erkek tipi dökülmedir
Erkek tipi saç dökülmesi gibi tedavi edilebilir ancak menapozda ek olarak diğer maddelerde de azalma olduğu için en doğrusu bu döneme özel geliştirilmiş olan Menopeciaadlı ilacı kullanmaktır.
Tepelerde dökülme ve seyrelme daha fazla ise ek olarak bölgesel ürün kullanmak daha iyi sonuç alınmasını sağlar. Hairforte erkek dökülmeleri için en etkili olanlardandır.

https://www.ideaklinik.com/sac-dokulmesi.html
https://www.sachastaliklari.com/sac-dokulmesi-nedenleri/

Roaccutane saç dökülmesi

Aslında başlık ”sivilce ilacı saçı dökermi” olması gerekirdi ama en çok bilinen ilaç olduğu için adıyla yazılmıştır. Gençlerde en sık karşılaşılan sorunlardan biri de sivilceler yani aknedir. Sicvilceler ileri düzeydeyse ve bölgesel ilaçlarla düzelmiyorsa bu durumda tablet kullanılır. Roaccutane sivilce tedavisinde kullanılan hap şeklinde ilaçtır ve saç dökülmesi yapar. Benzerleri olan aknetrent ve zoretanin adlı tabletler de isotretionin içeren haplar saç dökülmesi yapar.
Roaccutane saç dökülmesi sebebi şu şekilde izah edilmiştir. Biotidinaz eksikliğine sebep olarak vücuttaki biotin oranını düşürür, kandaki biotin azalınca saç kalitesi düşer ve dökülme olur.

Biotin kıllanma yaparmı

By on Ağustos 25, 2018

Vücuttaki her kılın kaç yaşında çıkacağı, kalınlığının ne kadar olacağı ve kaç santimetre uzayacağı o kılın genetik kodlarında belirlenmiştir yani doğuştan bellidir. Çeşitli sebeplerle kalite kaybı olduğunda o sebep ortadan kaldırılınca eski kalitesini alır ama asla farklı bir kıl yapısına bürünemez.

Biotin Vücutta Kıllanma Yaparmı

10 mg b7 vitaminiSaç veya tırnak kalite kayıplarının tedavisi için alınan biotin (B7 vitamini) vücudun diğer bölgelerindeki kılların kalitesini değiştirmez. Bu durum şu örnekle izah edilebilir; parklardaki çimler vitamin ve mineral eksikliğine bağlı olarak yıllar içinde zayıflar rengi ve yaprak kalitesi bozulur. Bu çimleri geliştirmek için gübre verilirse rengi güzelleşir, yaprakları kalınlaşır, büyüme hızı artar yani eski hali gibi davranır ama asla ağaçlar gibi büyümez yani genetik kodunda ne varsa o gerçekleşir.

B/ vitamininin vücuttaki kıl kalitesini artırmadığının en tipik göstergesi şeker hastalarıdır.Şeker hastalığına bağlı yan etkileri azaltmak ve şeker dengesini normal sınırlarda tutmak için tedaviye ek olarak yıllarca günde 10 mg biotin alınmasına rağmen vücuttaki kıl kalitesi artmaz yani vücut kıllanması olmaz.

Biotinden Biraz Bahsetmek Gerekirse;
Suda çözünen bir B kompleksi vitaminidir farklı ülkelerde biotin, vitamin H ve B7 vitamini olarakta isimlendirilir, Türkiye’de en sık kullanılan adı B7 vitaminidir. Etki alanı sebebiyle saç ve tırnak geliştirici vitamin yada kozmetik vitamini olarak da anılır. Saç ve tırnaktaki kalite artırıcı etkisi sebebiyle B7 vitamini birçok kozmetik ürününde bulunmaktadır.

Biotin Nasıl Kullanılır?
Günlük doz saç veya tırnaktaki sorunun büyüklüğüne göre 1 mg ile 5 mg arasında değişir, 1 mg daha çok sorun olmayan saçta kalite ve uzama hızını artırmak amaçlı daha yükek dozlar kırılma, çatallanma ve dökülme gibi sorunlarda önerşilir. Şeker hastalarında (diabet) etkin doz günde 10 mg dır. Günlük doz bir defada alınabilir aç veya tok alınması önemli değildir gece yatarken alınması daha iyi emilmesini sağlar.

Biyotin Çeşitleri
Tablet formu; 0.3 , 0.6, 1 mg , 2, 5 ve 10 mg lık tablet ve kapsülleri vardır. Bazı firmalar 1 mili gram bazıları micro gram olarak yazmaktadır. 1 mg = 1000 mcg dir. Tablet dışında şurup, biotinli tırnak solusyonu ve biotinli şampuanlar vardır.

Biotin Fazlalığı
Suda çözündüğü için aşırı dozda alımının bir zararı yoktur, fazla alınan miktar idrarla atılır. Biyotin takviyeleri güvenle kullanılabilir. Karaciğer hastaları güvenle kullanılabilir, diyalize giren böbrek hastaları dikkatli olmalıdır.
Biotin Etkisi
Saç kalitesini artırır,saçın çapı ve uzama hızı % 30 civarında artar. Saçın güneş ışığı, toz, kir gibi doğal etkilere ve boya fön gibi kuaförlük hizmetlerinden kaynaklanan zararlara daha fazla dayanmasını sağlar. Saçın döngüsündeki anageni uzatarak dökülmeyi azaltır.

Biotin Eksikliği
Sağlıklı saç ve tırnakla ilgili bir vitamin olduğundan dökülme, kırılgan saçlar ve tırnaklar eksikliğin işareti olabilir. Tırnakta kırılma yumuşama,beyaz noktalar oluşması eksiklik olabileceği düşündürmelidir. İnsülinden bağımsız diyabet hastaları günlük 10 mg takviye olarak alabilir. Yapılan bir çalışma, 1 ay boyunca günde 9000 mikrogram biyotin takviyesinin insülinden bağımsız diyabette kan şekerini neredeyse yarı yarıya düşürdüğünü göstermiştir. Eksikliği diğer B vitamini türleriinin neden olduğu, kansızlık, depresyon, saç kaybı, yüksek kan şekeri, deri ve mukoza iltihabı, uykusuzluk, iştah kaybı, kas ağrısı, mide bulantısı gibi şikayetler ortaya çıkarabilir.

Güvenilirlik
B7 vitamini ham maddesi hayvanlar ve insanlar şeklinde üretilmektedir ve kimyasal yapısında değişiklik vardır. Hammaddesi hayvan için olanlar ucuzken insan için olan daha pahalıdır ancak bir tablete konan miktar az olduğundan kutu başına düşen maliyet azdır buna rağmen saç ürünleri konusunda uzman kuruluşun ürününü almak daha güvenli olacaktır. Pahalı olması güvenilir olduğu anlamına gelmemektedir

Biotin Fiyatları
15 TL-65 TL (doza, kutudaki tablet sayısına ve markaya göre değişmektedir, bazı markalar bilinirliliklerine güvenerek olması gerekenden çok pahalı satmaktadır)

Biotin Şurup

Biotin adlı maddenin sadece tablet formları vardı yeni form şurup ta piyasaya verildi. Özellikle biotidinaz enzim eksikliği olan bebeklerde tedavinin tabletle yapılması zorluklara neden oluyordu diğer taraftan hap yutamayan erişkinler için de aynı sorun yaşanıyordu, çözüm artık eczane raflarında.

Biotin Şurup
Biyotin literatürde biyotin, B7 ve H vitamini olarak ta bilinmektedir. Yetişkin insanlar saçlarla ilgili çok daha fazla problem yaşadığı için, kullanımı oldukça fazladır. Çocuklarda ise biotidinaz eksikliği görülebilir ve uygulanacak H vitamini ile tedavi edilmesi oldukça önemlidir. Biotidinaz eksikliğinde saç, tırnak ve deride kalite problemleri meydana çıkmaktadır. Enzim eksikliği çok belirginse tedavi edilmemesi ölümle sonuçlanabilir.
Biotin Şurup 5 mili litresinde (5 cc) 1.25 mg B7 vitamini içerir, tatlandırıcı olarak doğal pancar şekeri, aroma olarak portakal aroması kullanılmıştır.

Biotin Şurup Kullanımı
Hangi Durumlarda Kullanılır;
Yukarıda bahsedildiği üzere biyotin tüm saç, tırnak ve deri kalitesi problemleri için kullanılmaktadır. Kullanımı düzensiz ve rastgele olmamalı, ilk olarak problem için bir doktora muayene olunmalı daha sonrasında doktor önerisiyle gereken miktarda ve düzeyde kullanılması gerekmektedir.
biotin şurupDoktorun tespit edebileceği ve biyotin kullanılmasını gerektiren sorunlar şunlardır;
– B7 (H vitamini)vitamin eksikliği (kan tahliliyle teşhis edilir).
– Biotidinaz enzim eksikliği (kan tahliliyle teşhis edilir).
– Saç kalite kaybı ve beklenmeyen düzeyde dökülme.
– Tırnak kalite kaybı ve kırılması.
– Ciltte incelme ve diğer kalite sorunları.
Eksikliğin düzeyine göre doz çok değişir biotidinaz enzimi çok düşük bebeklerde günlük 10-20 mg biyotin gerekebilmektedir. Burada ilaç alımına başladıktan sonraki günlerde yapılan kan tahlilleri yol göstericidir. Tahlillerde düşüklük devam ediyorsa doz giderek artırılır.

Biotin Dozu Ne Kadardır
Eriş kullanımı sorunun şiddetine göre değişmektedir. Bebek ve çocuklarda doz kan tahlilleriyle belirlenir. Günde çeyrek ölçek kullanılabileceği gibi 5 ölçek kullanmak ta gerekebilir.

Biotin Şurup Satış
Türkiyedeki tüm eczaneerde bunun yanı sıra Hair Pharma resmi internet satış sitesinde satışı yapılmaktadır.

Biotin alırken Türkiye’de sadece saç ilaçları üreten Hair Pharma‘nın 100 tabletlik formlarını tercih edebilirsiniz.

Kronik Anal Fissür

By on Ağustos 25, 2018

Anüs bölgesinin en sık rastlanan ikinci hastalığıdır. Yine bu bölgen,n en acılı ve en ağrılı hastalıklarındandır. Hasta acısını “dışkımı yaparken makatımı cam kırıkları çiziyormuş gibi oluyor” , ağrısını “makatıma öyle bir kramp giriyor ki dayanılmaz düzeyde ağrıyor” şeklinde tanımlar. Klasik cerrahi kitaplarında “hasta tuvalete korkuyla girer ve gözleri yaşlı çıkar” şeklinde tarif eder. yani o kadar çok acır ki hastanın gözler yaşarır.

Kronik Anal fissür (Müzmin makat çatlağı)

Makat çatlakları,2 guruba ayrılır

Yeni oluşmuş (akut anal fissür)

Müzminleşmiş (kronik anal fissür)

Makatta çatlama olduktan sonraki 2 hafta süresince akut yani yeni makat çatlağı olarak değerlendirilir ve ilaçla tedavi denenir. İlaçlarla tedavi uygun şekilde uygulanır ve aynı dönemde kabızlık engellenirse % 30-40 ihtimalle tamamen düzelir % 60-70 ihtimalle müzminleşir. Akut dönemde hasta tuvalette acı duyar ama tuvaletten çıktığında ağrısı geçer. Müzminleştiğini gösteren en önemli bulgu hasta tuvaletten çıktıktan sonra 1-4 saat ağrısı devam etmesidir. Yani hastaya telefonla doğru teşhis konabilir, tabi ki görerek kesinleştirmek kaydıyla. İlaçlarla 2 haftada düzelmediyse kronikleşmiş olduğu kabul edilir, daha fazla uğraşmaya gerek yoktur, diğer yöntemlere geçilmelidir.
Makat çatlağı müzminleştiğinde yani kronik anal fissür ortaya çıktığında kişinin kendi kullanacağı ilaçlar veya bitkisel ürünlerle düzelme ihtimali oldukça azalır bu durumda iki tedavi seçeneği kalır;

Anal Fissür Ameliyatı

Makat çatlağı için bir çok ameliyat tarif edilmiş ve zaman içerisinde uygulanmıştır.Bir çok yönden özellikle tekrarının % 1 gibi düşük düzeyde olan L.İ.S ameliyatı neredeyse tüm kliniklerce benimsenmiş ve bu yöntemde karar kılınmıştır.
Halihazırda yapılan anal fissür ameliyatlarının büyük çoğunluğu bu şekilde yapılmaktadır. Lazerle tedavi gibi çeşitli laf kalabalıklarını bir tarafa bırakırsa tek seçenek denebilir.

Anal fissür ameliyatı yani LİS ameliyatında yapılan işlem çatlağın iyileşmesini engelleyen 2-3 kibrit çöpü kalınlığındaki kasın kesilmesi işlemidir.Bu ameliyat 2 şekilde yapılır

  • Açık anal fissür ameliyatı

Kası kesebilmek için anüs dışarıdan bağırsağa doğru 3-3.5 cm lik kesilerek kas açığa çıkarılır ve kas uygun şekilde kesilir.3-3.5 cm lik cilt kesisi açık bırakılabilir yada dikilerek kapatılır.
Kapalı yönteme göre çok daha fazla ağrı olur,kanama,iltihaplanma riski daha yüksektir. Kesi büyük olduğu için iyileşme süresi çok daha uzundur.

  • Kapalı anal fissür ameliyatı

Anüsün boyluca kesilmesine ihtiyaç duyulmaz, 1-1.5 cm delik açılır bu delikten girilip ince aletle kas görünür hale getirilir ve kanamayı azaltacak cihaz yardımıyla kesilir.Yapılan ciltteki kesik dikiş atmayı gerektirmeyecek kadar küçük olduğu için dikiş atılmaz.Ağrı açık ameliyata kıyasla çok azdır,kanama,iltihap riski yok diyecek kadar düşüktür,iyileşme günler içinde gerçekleşir. Doku içinde yapılan işlem aynı olduğu için hastalığın tekrarlama ihtimali aynıdır ve % 1 den azdır.
Makat çatlağı ameliyatını kapalı yapmanın şu avantaşları vardır;
Kanama riski azdır
İltihap riski daha düşüktür
Ağrı açığa kıyasla beşte bir kadardır
Anüs deformasyonu daha belirsiz olur
Ameliyat sonrası yaranın kapanması çok daha kısa sürede gerçekleşir
İşe dönüş daha erkendir
Dikiş gerektirmez
Özetle ;
Makat çatlağı ameliyatı olacaksanız daha iyi sonuç alacağınız kapalı makat çatlağı ameliyatını tercih etmelisiniz. Ancak ameliyatların ikisinde de düşük ihtimalle gaz ve dışkı kaçırma riski olduğunu bilmeli ve tercihen botox tedavisini uygulatmalısınız. Botoxta yan etki olmasa da botox yaptırmadan önce ilaç denemek akıllıca yaklaşım olur. Ben anuflex merhem öneriyorum. Anuflex merhem denemeden ümidinizi kesmemenizi öneririm, içeriğini incelediğim kadarıyla başarısının yüksek olması beklenir. Pahalı bulmuyorsanız denemekte yarar var. http://satis.hairpharma.com.tr/25-anuflex-merhem

Fissür Ameliyatı Sonrası Gaz Kaçırma

Ameliyatla tedavisi oldukça zordur ve tedavi başarısı düşük bir ameliyattır. Deformasyon alanına dolgu maddesi yapılarak tedavisi kolaydır ve son derece başarılıdır. Kaçak alanına dolgu yapma işlemi 1-2 dakikada tamamlanır ve kişi aynı anda işine dönebilir.

Botoxla Fissür Tedavisi

Bu tedavi şeklinde ameliyatta kesilen kas kesilmez içine ilaç enjekte edilerek kronik fissür düzelene kadar felç olması sağlanır.İşlem 1 dakika gibi kısa sürede yapılabilir. tecrübeli ellerde ve yeterli doz (100 Ünite) yapılırsa başarısı % 95 lerden daha yüksektir. Ameliyatta küçük ihtimalle görülebilen dışkı kaçırma, gaz kaçırma gibi sorunlar botoxta görülmez. İnsanların aklına “botoxun etkisi geçtiğinde çatlak yeniden oluşur mu?” sorusu gelmektedir. Kırışıklıkta botox uygulaması sonrası kırışıklık % 100 ihtimalle yeniden oluşur bunu herkes bildiği için yukarıdaki soru akla gelir ancak botoxun mantığı farklıdır. Kırışıklık fizyolojik bir durumdur ama çalak hastalıktır. Botoxla fissür düzeldikten sonra tekrar olma ihtimali sağlıklı bir insanın çatlak olması gibidir ve ihtimal de bu kadardır. kabız kalınmazsa tekrarlamaz.

Lazerle Makat Çatlağı Ameliyatı

Makat çatlağı tedavisinde “lazerle tedavi ediyoruz” gibi laflar olsa da gerçek anlamda ameliyatsız bir tedavi değildir, standart cerrahiye üstünlüğü olamaz çünkü koter, radyo frekans veya nejterle kesilen kasın lazerle kesilmesi avantaj getirmemekte, sadece hastanın aklını karıştırarak ikna etmeye yardımcı olmaktadır. Tedavi yöntemlerinin avantajlarıyla ilgili ayrıntılı bilgilere başka sayfalarda ulaşabilirsiniz.

Çatlak Ameliyatı Fiyatları

Her ne kadar ameliyat fiyatı olarak başlık açmış olsak ta özellikle İdea Klinik gibi yenilikleri yakından izleyen proctoloji kliniklerinde ameliyatlar yan etkileri sebebiyle büyük oranda terk edilmiş ve çağdaş yöntem olan botox tedavisine geçilmiştir. Hasta özellikle istemedikçe ameliyat tercih edilmemektedir. Ancak botoxa cevap alınamaması veya hastanın ısrarla istemesi durumunda ameliyat da yapılmaktadır. Fissür ameliyat fiyatı SGK lılara 980 TL SGK sı olmayanlara 1960 TL olarak belirtilmiştir.

Ücretler şu şekildedir;

Botoxla Fissür Tedavi Ücreti

Ameliyatsız bir tedavi yöntemidir. Ameliyatla keserek gevşettiğimiz kasın ilaçla gevşetilmesi işlemidir. İşlemi 1 dakika içerisinde yapıyoruz . 100 Ünite botox enjekte ediyoruz bu sayede ameliyata yakın bir başarı elde ediyoruz.  Ameliyat olmadığı için uygulama sonrası ağrı olmuyor ve hemen işinize dönebiliyorsunuz. Enjeksiyon 1 dakika sürüyor, başarı şansı % 95 – 98 sir. Kalıcı gaz ve dışkı kaçırma gibi yan etkileri yoktur. Tedavi ücreti muayene dahil 1300 TL dir. Hastaların anlatımına göre Medicinarts gibi bazı klinikler 100 ünitelik ilacı 4 hastaya bölerek uyguluyormuş bu durumda bir hastaya 25 ünite yapılır ki bu dozla başarılı olma ihtimali çok düşer.

Ameliyatla Tedavi ( L.İ.S ) Ücreti

Kapalı yöntemle L.İ.S. ameliyatı yapıyoruz. 2 cm lik bölgeyi uyuşturup 1-1.5 cm yerden  8-10 dakikada yapıyoruz ve tedavi sonrası kalkıp gidebiliyorsunuz. Uyuşturucunun etkisi geçtiğinde 2-3 gün orta düzeyde ağrı olabiliyor. Bu yöntemin başarı oranı % 99 dur. Çok küçük ihtimalle kalıcı gaz-dışkı kaçırma riski taşır.

Ameliyat ücreti 2700 TL dir. SGK hastalarına bu ücretlerin %50’si uygulanır yani 1350 TL ödersiniz. Ücretler tedavi ücreti olup ayrıca muayene, anoskop muayenesi ve diğer uygulamalar için ücret alınmaz. Ücretler İdea Klinik tarafından internette paylaşılan haliyle eklenmiştir, farklı sağlık kuruluşlarında farklı ücretler olabilir.

Tedavi yöntemleriyle ilgili ayrıntılı bilgi, adres ve telefon için https://www.analfissur.com  adresine bakabilirsiniz.

Fissür Ameliyatı Yapılırken Meme Alınabilir mi

Evet aynı seansta sentinel pili (bekçi kıvrım) denilen meme de alınabilir, ağrıyı bir miktar artırsa da hastanın rahatlığı açısından bakıldığında memenin alınması daha mantıklıdır. Memenin alınmaması tekrarda neden olmasa da hastaların neredeyse hepsi meme kaldığı için tekrar olur mu acaba şeklinde tedirginlik yaşarlar.

https://www.ideaklinik.com/anal-fissur-makat-catlagi-tedavisi.html
https://www.ideaklinikankara.com/makat-catlagi-tedavisi/